Eğitim-İş'ten MEB önünde protesto: Taban maaş ve atama talebi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Eğitim-İş, MEB önünde düzenlediği eylemde taban maaş ve mülakatsız atama taleplerini yineledi; sendika başkanı sembolik nesnelerle eğitimdeki sorunlara dikkat çekti, öğretmenler tebeşir kırarak Bakan Tekin'i protesto etti.

(ANKARA) - Eğitim-İş'in Milli Eğitim Bakanlığı önündeki eylemine destek veren açlık grevindeki öğretmenler ve sendika yöneticileri, eğitim politikalarını ve öğretmenlerin çalışma koşullarını eleştirdi. Polis barikatının kaldırılmasının ardından yapılan açıklamada taban maaş ve mülakatsız atama talepleri yinelenirken, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay beyaz öğretmen önlüğü, okul temizlik görevlisi önlüğü, boş öğrenci çantası, temizlik malzemeleri ile içi çöp dolu torba ve kova kullanarak eğitimdeki sorunlara dikkati çekti. Eğitimciler ise ellerindeki tebeşirleri kırarak Bakan Yusuf Tekin'i protesto etti.

Eğitim-İş'in eğitim öğretim yılının sona ermesinin ardından Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapmak istediği basın açıklamasına izin verilmedi. Bunun üzerine Eğitim- İş Başkanı Kadem Özbay ve beraberindeki sendika üyeleri, polis bariyerleriyle çevrilmiş bakanlığın önünde oturma eylemine başladı. Eğitim-İş'in eylemine, özlük hakları ve taban maaş talebiyle açlık grevinde olan öğretmenler de destek verdi.

Oturma eyleminde, bakanlığın önünde yapılmak istenen basın açıklamasına izin verilmemesine tepki gösteren Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, "Bu utanç duvarını kabul edemeyiz. Biz MEB önünde eğitimde ne olduğunu nesnelerde göstermek istiyoruz. Yusuf Tekin'e neyin karnesini vereceğiz. Öğretmenin, öğrencinin öldüğü, aç susuz kaldığı bir tabloda Yusuf Tekin'i hangi not anlatabilir. Bundan daha büyük bir kötülük... Başka bir ülkede bir çocuğıun burnu kanasa orada o bakan kalmaz" diye konuştu.

"BU UTANÇLA YÜZLEŞECEKSİNİZ"

"Bu nasıl utançtır? Başka hangi bakanlığın ya da kurumun önünde yıl sonunda öğretmene reva görülen bu muameleyi gördünüz?" diye soran Özbay, şöyle konuştu:"

"Cumhuriyetin öğretmenlerinin öğretmenlik anlayışı budur. Yoksa biz bugün ne ülkede eğitimi bu hale getiren Yusuf Tekin'in yüzünü görmeye meraklıyız ne de duvarın önünde konuşmaya meraklıyız. Bu dersi öğretmenler verecek, vermemiz lazım. Emin olun, bunların hepsini çok iyi biliyorlar. Bugün bizim yerlerde oturduğumuzu, içinde bulunduğumuz durumu çok iyi biliyorlar. Öğretmenlerin 13 gündür açlık grevinde olduğunu, 13 günlük açlığın sonucunda insanların sağlık problemleri yaşamaya başladığını da çok iyi biliyorlar. O nedenle diyorum ki bu kadar da vicdansızlar. Çocuğunu gönderdiğin özel okulda istihdamı sağlanmadığı için çalışmak zorunda bırakılan öğretmenler, 13 gündür haklarını talep ediyor. Veliler artık çocuklarını okula gönderdiğinde huzurlu değil. Bunu bu iktidar yarattı. Şu anda bizi burada oturtan kim? Bu bakanlıkların bilgisi dışında mı? Öğretmenlerin burada açıklama yapmasından rahatsız olacak ne var? Cumhuriyet'in kurumu. Sahibi değilsiniz. AK Parti iktidarı bu ülkede her şeyin sahibi gibi davranıp, hiçbir şeyin sorumluluğunu almıyor. Bu utançlarla siz yüzleşeceksiniz."

ÖZBAY'DAN BAKAN TEKİN'E: "BASININ ÖNÜNDE GÖRÜŞELİM"

Özbay, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "Açlık grevine gelmeden önce bakanlığa gelselerdi" sözünün hatırlatılması üzerine, "Bakanlıkla iki kere görüştük. Defalarca yazılarımız var. Özel sektör öğretmenlerinin defalarca talep ettiklerini, bakanla da görüştüklerini biliyorum. En son sendikaları yemeğe çağırdı. Biz protesto ettik. Öğretmen arkadaşlar oraya gitti, zorla. Madem bunu söylemiş. Nerede istiyorsa, 'Edirne'deyim' desin biz Edirne'ye gideceğiz. Neredeyse eğer buysa sorun basının önünde görüşelim. Kimin doğruları söylediğini görelim" ifadesini kullandı.

"DİLEKÇELERİMİZİ ANKARA'YA TAŞIMAYA TIR YETMEZ"

Eğitim-İş'in oturma eylemine destek veren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali de şöyle konuştu:

"Biraz önce bir konuşmaya denk geldik. Basın mensupları, Sayın Yusuf Tekin'e açlık grevindeki öğretmenleri sordu. Kendisi bu konu hakkında, 'Açlık grevine girmelerine gerek yoktu, bize gelen bir şikayet yok' şeklinde cevap verdi. Bunu anlamakta güçlük çekiyoruz. Ben Öğretmen Sendikası'nın genel başkanıyım. Milli Eğitim Bakanlığı dahil, özel öğretim kurumları dahil, ülkenin her tarafındaki il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri kayıtlarına baksınlar. Benim imzamın olduğu binlerce şikayet göreceklerdir. Memleketin her tarafında özel öğretim kurumlarında patronların yarattığı mağduriyetleri gündeme getirdiğimiz, bakanlığı bu konuda sorumluluk almaya ve denetim yapmaya çağırdığımız binlerce dilekçe var. Bu dilekçelerin benzerlerini Ankara'ya tırlarla taşıyamazsınız. Tır kasası bile bu dilekçeleri buraya taşımaya yetmez. Bu kadar karikatürize etmenin, bu kadar yokmuş gibi davranmanın bir anlamı yok. Üstelik mesele sadece şikayet meselesi de değil. Bu kadar öğretmen ve aile günlerdir bu baskıyı göze alabiliyorsa, açlık grevine mecbur kalıyorsa, bunu yalnızca bir şikayet konusuna indirgemenin anlamı yok. On binlerce öğretmen asgari ücretle çalıştırılıyor. Herhangi bir ekonomik örgütlenme hakkı yok, sendikal hakları yok, ücret müzakeresi yürütebilecek mekanizmalara sahip değiller. Milli Eğitim Bakanlığı da bu mekanizmaları kurmuyor. Biz bunu anlamıyoruz. Binlerce öğretmen işsiz bırakılıyor ancak süreli sözleşmeler nedeniyle işten çıkarıldığını kanıtlayamıyor. Anayasal bir hak olan eğitimde süreklilik bu şekilde sağlanabilir mi? Sağlanamıyorsa bunun sorumluluğu sadece bizim mi? Sadece öğretmenlerin mi? Milli Eğitim Bakanlığı son üç yıldır özel öğretim kurumlarında yaşanan sorunlar karşısında hiçbir sorumluluk hissetmiyor mu?"

"BAKAN KARNEYİ HAK ETMİYOR, GİTMEYİ HAK EDİYOR"

Polis barikatının bir süre sonra kaldırılmasının ardından eğitimcilerin MEB önünde açıklama yapmasına izin verildi. Eğitimciler, "Taban maaş hakkı ve mülakatsız atama için direnen öğretmenlerin yanındayız" ve "Eğitimde her türlü şiddete son. Güvenli okul, sağlıklı eğitim istiyoruz" yazılı pankart açtı. MEB önündeki açıklamayı Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay yaptı.

Özbay, "Bu yıl yaşadıklarımız eğitimde nasıl bir çürümenin olduğunu ortaya koyuyor. O yüzden biz bugün bakanla karne getirmedik. Karne bir eksikliği ya da başarıyı anlatmak için verilen değerlendirme belgesidir. Okulda öğretmenin öldüğü, öğrencinin öldüğü,çocuğun aç susuz kaldığı, eğitimin gelecek vaat etmediği, etrafımızı çeviren polislerin de çocuklarını okula gönderirken artık huzurlu olmadı bir ülkede  bakan karneyi değil, buradan bir an önce gitmeyi hak ediyor. O nedenle biz 'Tarikatın Bakanı Yusuf Tekin istifa' diyoruz" ifadesini kullandı.

Özbay, beyaz öğretmen önlüğü, okul temizlik görevlisi önlüğü, boş öğrenci çantası, temizlik malzemeleri ve içi çöp dolu torba ve kova ile iktidarın eğitim politikalarına tepki gösterdi. Özbay ve beraberindeki eğitimciler, ellerindeki tebeşirleri kırarak Bakan Tekin'i protesto etti.

Açıklama sonrasında eğitimde şiddetin sona ermesi talebiyle hazırlanan rapor ve imzalar Milli Eğitim Bakanlığı'na teslim edildi.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.