İstanbul EdUnion Forum 2026'da 55 ülkeden eğitim sendikacıları buluştu

Eğitim-Bir-Sen'in düzenlediği forumda, 55 ülkeden 132 sendikacı küresel eğitim sorunlarını ele aldı. Bakan yardımcıları ve Vali Gül, eğitimdeki gelişmeleri ve uluslararası işbirliğinin önemini vurguladı.
Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen), dünyanın dört bir yanından sendikacı liderleri eğitimde küresel dayanışmanın yeni platformu "İstanbul EdUnion Forum 2026"da buluşturdu.
Maltepe'de bir otelde "Küresel Belirsizlikler Çağında Eğitim ve Emek: Ortak Sorunlar, Ortak Çözümler" temasıyla düzenlenen Uluslararası Eğitim Sendikaları Forumu- İstanbul EdUnion Forum 2026'da, 55 ülkeden 67 eğitim sendikası, 1 uluslararası ve 2 bölgesel eğitim örgütü olmak üzere 132 sendikacı lider bir araya geldi.
Forumun açılışında konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, bugün eğitim sistemlerinin önündeki temel sorunun "nasıl bir insan yetiştirmek istendiği" olduğunu belirterek, Bakanlık olarak yürütülen tüm çalışmaların bu soruya verilen güçlü cevaplar doğrultusunda şekillendirildiğini söyledi.
Demirli, bir eğitim sisteminin niteliğinin konuşulabilmesi için öncelikle sağlam bir altyapı ve kapasite zemininin oluşturulması gerektiğini ifade ederek, şöyle devam etti:
" Türkiye, son 23 yılda eğitim alanında yaptığı devasa yatırımlarla bu zemini önemli ölçüde tahkim etmiştir. 2002 yılından bu yana derslik kapasitemizi yüzde 108, öğretmen sayımızı ise yüzde 125 oranında artırdık. Bu büyük sıçrama, eğitim ortamlarının niteliğine de doğrudan yansımıştır. Aynı dönemde, derslik başına düşen öğrenci sayısında ilköğretimde yüzde 39, ortaöğretimde yüzde 33, öğretmen başına düşen öğrenci sayısında ise ilköğretimde yüzde 46, ortaöğretimde yüzde 39 oranında iyileşme sağladık."
Fiziksel kapasitedeki gelişimin dijital eğitim altyapısına yönelik yatırımlarla da desteklendiğini belirten Demirli, FATİH Projesi kapsamında dersliklerin tamamının etkileşimli tahtalarla donatıldığını ve okulların tamamına internet erişimi sağlandığını kaydetti.
Demirli, binalar, derslikler, teknolojik cihazlar ve dijital materyallerin eğitimde amaç değil, araç olduğunu anlatarak, "Güçlü bir eğitim sistemi, nicelik göstergelerinin ötesinde o dersliklerin içinde yetiştirdiği insanın niteliğiyle anlam kazanır. Dolayısıyla Türkiye olarak Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kapsayıcı vizyon ve himayeleri ile Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin'in liderliğinde altyapı ve eğitime erişim gibi meseleleri büyük ölçüde geride bıraktığımız ve eğitimi nitelikle tahkim ettiğimiz bir dönemin içinden geçiyoruz." ifadelerini kullandı.
Tüm bu felsefi ve yapısal dönüşümün asli taşıyıcı unsurunun öğretmenler olduğunu vurgulayan Demirli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Teknolojik gelişimin eğitim süreçlerini yeniden şekillendirdiği bir dönemde de bu hakikat geçerliliğini korumaktadır. Bakanlık olarak eğitim süreçlerinde yapay zekayı önemli bir öğrenme ortağı olarak görsek de merkezi rolün öğretmene ait olduğunu açıkça ifade ediyoruz. Eğitimin tabiatı gereği rehberlik eden, değer aktaran, öğrenme ortamını şekillendiren ve öğrencinin gelişimini bütün boyutlarıyla takip eden güç yine öğretmenlerimizdir. İnanıyoruz ki insanlığın karşı karşıya bulunduğu küresel sorunların çözümü de nihayetinde eğitimden geçmektedir. Barışı kalıcı kılacak olan da adaleti güçlendirecek olan da teknolojiyi insanlığın ortak yararına kullanacak olan da iyi yetişmiş insanlardır."
"Burada her ülke birbirinden bir şey öğrenecek"
İstanbul Valisi Davut Gül, eğitimin tıpkı iklim gibi küresel bir mesele olduğunu, iyiliklerinin de kötülüklerinin de birbirini etkilediğini belirterek, sadece eğitmenin yetmediğini, onun içine merhamet ile vicdanın da katılması gerektiğini, bunun eğitimcilerin omzundaki en büyük yüklerden biri olduğunu söyledi.
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun hazırlanma sürecinde diğer ülkelerin tecrübelerinden yararlanıldığını ve ilgili kişilerin bilgi birikiminden istifade edildiğini ifade ettiğini aktaran Gül, "Burada her ülke birbirinden bir şey öğrenecek. Her ülkenin sendikası, eğitim liderleri kendi iyi yaptıklarını anlatacaklar. Bunun neticesinde dünyada eğitimle ilgili herhalde en çok söz söylemesi gereken eğitimciler, eğitimin emekçileri. Buradan çıkan bilgilerin politika yapıcıları anlamında çok faydalı bir yol gösterici olacağına inanıyorum." diye konuştu.
Gül, Türkiye'deki mevcut eğitim düzenlemelerine değinerek, "Türkiye'mizin eğitim geçmişine baktığımızda, olumlu bir gelişme olduğunu görüyoruz. Eğitime ayrılan bütçe, Türkiye'de bakanlıklar arasında birinci sırayı aldı. Artık okulları sadece derslikten ibaret saymıyoruz, sosyal donatıları, kütüphaneleri, spor salonları, özetle çocuğun, gencin hayatını ilgilendiren her konuda yatırım yapan bir duruma geldik." ifadelerini kullandı.
İstanbul'da yaklaşık 1 milyon üniversite öğrencisi bulunduğunu, talep eden herkesin Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü yurtlarına yerleşebildiğini ifade eden Gül, "Yeter mi? Elbette yetmez. Sorunlarımız var mı? Elbette var. Daha iyisi mümkün mü? Elbette mümkün. Hep birlikte hem ülkemiz anlamında hem dost ve kardeş ülkeler anlamında, dünyanın birçok yerinden gelen ülkeler anlamında iyi örneklerin çoğaltılarak eğitimin herkes için temel insan hakkı olduğunu bilerek ve uygulayarak daha iyisini yapacağız." diye konuştu.
"Türkiye son yıllarda eğitimden göçe birçok alanda önemli tecrübeler geliştirdi"
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, Türkiye'nin son yıllarda eğitimden göçe birçok alanda önemli tecrübeler geliştirdiğini belirterek, göçmen çocukların eğitim sistemine entegrasyonu ve öğretmenlik mesleğinin güçlendirilmesine yönelik adımlar başta olmak üzere eğitimde insan merkezli çalışmalara ev sahipliği yapıldığını söyledi.
Yalçın, "Bizler Türkiye'nin en büyük sendikası, Eğitim-Bir-Sen olarak sahadan ve mücadeleden beslenen bu tecrübeyi uluslararası emek ve eğitim hareketleriyle paylaşmayı doğrusu bir sorumluluk olarak görüyor, onlarla ortak iyiyi bulmayı ve her şekilde karşılıklı dayanışmayı merkeze koymayı bu anlamda önemsiyoruz." dedi.
Cenevre'deki Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Kurulu'nda, Filistin'in gözlemci statüsüne yönelik girişimlere karşı uluslararası emek hareketinin gösterdiği ortak tepkinin önemli bir dayanışma örneği olduğunu belirten Yalçın, Memur-Sen olarak başlattıkları protestonun geniş karşılık bulmasından memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Filistinliler yalnız değildir." dedi.
Yalçın, forumun yalnızca entelektüel bir egzersiz olmadığını kaydederek, "Bu buluşma, küresel kapitalizmin çarklarına ezilen insanın emeğinin ve onun geleceğini kuracak olan eğitimin merkeze alındığı bir buluşma olsun iddiasında ve idealindeyiz. Önümüzdeki iki gün boyunca enine boyuna tartışacağımız başlıklar, panelimiz ve çalıştaylarımız bu anlamda fikirlerin harmanlanmasına, ortak iyinin keşfedilmesine vesile olacak." dedi.
Türkiye'de eğitim alanının temel unsurlarından biri olan öğretmenlik için hazırlanan Öğretmenlik Meslek Kanunu sürecinde büyük bir mücadele verdiklerini vurgulayan Yalçın, "Bundan önceki toplantılarda beraber bir araya geldiğimizde, ülkemizdeki öğretmenlik mesleğine ilişkin yasal mevzuat konusunda 'Nasıl bir düzenleme var, nasıl bir kariyer meslek uygulaması var?' gibi sizlerle sorular sormuş ve sohbetler etmiştik. Dolayısıyla biz onlardan çok istifade ettik. Ülkemizde bu konuda önemli bir adım atıldı ve öğretmenlik kariyer meslek düzenlemesi hayata geçtiği gibi, geliştirilmesi konusunda yine gayretlerimiz kesintisiz devam ediyor." diye konuştu.
Ülkemizin uluslararası sivil diplomasi kapasitesine önemli katkılar sunmuştur"
Program kapsamında, "Eğitimden Bir Kare 8. Fotoğraf Yarışması" ve "Eğitim Temalı 9. Uluslararası Kısa Film Yarışması"nın ödül töreni ile sergi açılışı da yapıldı.
Ödül töreni kapsamında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu ise kadim tarihi, medeniyetleri buluşturan kimliği ve kültürler arasında kurduğu güçlü köprüyle İstanbul'un tarih boyunca insanların, fikirlerin ve değerlerin buluşma noktası olduğunu söyledi.
Mumcu, bugün 55 ülkeden 67 eğitim sendikası ile uluslararası ve bölgesel eğitim örgütlerini aynı çatı altında buluşturarak, kentin bu tarihi misyonunu sürdürdüğünü ifade etti.
Savaşların, zorunlu göç hareketlerinin, ekonomik kırılganlıkların, dijital dönüşümün ve yapay zeka teknolojilerinin hayatın her alanını etkilediği bir dönemde, eğitimin ve emeğin korunması adına yürütülen bu ortak arayışın son derece kıymetli olduğunu ifade ederek, "Eğitim-Bir-Sen'in 2015 yılından bu yana 100'ü aşkın ülkede eğitim sendikalarıyla geliştirdiği işbirliği, ülkemizin uluslararası sivil diplomasi kapasitesine önemli katkılar sunmuştur. Bugün İstanbul Forum adıyla daha kıymetli, daha kurumsal ve daha kalıcı bir zemine kavuşan bu girişim, eğitim alanındaki küresel dayanışmanın önemli merkezlerinden biri olma potansiyeline sahiptir." diye konuştu.
Mumcu, "Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak kültürel üretimi destekleyen genç sanatçılarımızın önünü açmayı ve kültürün toplumlar arasındaki dostluk ve köprülerini güçlendiren rolünü geliştirmeyi son derece önemli buluyoruz." dedi.
Program, kısa filmlerin izlenmesi ve ödüllerin takdim edilmesiyle sona erdi.




















