Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş'tan Türk devletlerine zararlı akımlara karşı ortak söylem çağrısı:

- "Huzurumuzu ve iç güvenliğimizi tehdit edebilecek her türlü zararlı akıma karşı ortak söylem ve stratejiler geliştirmek mecburiyetindeyiz"
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üye ülkelerinin huzur ve iç güvenliği tehdit edebilecek zararlı akımlara karşı ortak söylem ve stratejiler geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Arpaguş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen TDT Üye Ülkeleri Diyanet İşleri/Dini İdare Başkanları 7. Toplantısı'na katıldı.
Burada yaptığı konuşmada Arpaguş, dini duyguları istismar eden ve karanlık emellerine ulaşmak için her türlü gayriahlaki yolu meşru gören yapıların oluşturduğu tehdide dikkati çekti.
Bu yapıların toplumlara nifak soktuğunu, Müslümanlar arasına tefrika ve kavga tohumları ektiğini ifade eden Arpaguş, "Dini kavramlar üzerinden fitne üreten bu sözde dini akımlar, İslam'ın izzetini ve Müslüman varlığını açıkça tehdit etmekte, hem inancımıza hem de toplumsal huzurumuza kastetmektedir." dedi.
Arpaguş, İslamiyet'in özellikle bazı ülkeler tarafından şiddet yanlısı olarak gösterildiğini ve terörle özdeşleştirilmeye çalışıldığını belirterek, dünyanın pek çok bölgesinde Müslüman varlığına yönelik sistematik baskıların arttığını söyledi.
İnanç özgürlüğünü hedef alan nefret söylemlerinin ve yabancı düşmanlığının her geçen gün daha fazla etkisini gösterdiğini dile getiren Arpaguş, "Türk devletleri olarak birçok bakımdan huzurumuzu ve iç güvenliğimizi tehdit edebilecek her türlü zararlı akıma karşı ortak söylem ve stratejiler geliştirmek mecburiyetindeyiz." ifadesini kullandı.
Arpaguş, kurumlar arasındaki tecrübe paylaşımının artırılması gerektiğini vurgulayarak, İslam dininin dünya genelinde yanlış algılanmasının ve bazı terör örgütleri tarafından istismar edilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti.
Batı'da hızla körüklenen Müslüman karşıtlığı ve yabancı düşmanlığına karşı güçlü bir kurumsal duruş sergilenmesi gerektiğini belirten Arpaguş, Türk devletleri arasındaki dayanışmanın bu konuda "tek ses" olunmasına imkan sağlayacağının altını çizdi.
Aile ve gençleri koruyacak ortak rehberlik projeleri
Arpaguş, küreselleşme, yapay zeka ve dijitalleşmenin beraberinde yeni ahlaki ve toplumsal sorunlar getirdiğine dikkati çekerek, özellikle aile kurumunu ve genç kuşakları koruyacak ortak rehberlik projeleri üretilmesinin sorumlulukları arasında bulunduğunu söyledi.
Müslüman ülkeler arasında güçlü ve işlevsel bir siyasi birliğin bulunmamasının İslam coğrafyasının birçok konuda sorun yaşamasına neden olduğunu dile getiren Arpaguş, siyasi dağınıklık, istikrarsızlık, ekonomik ve teknolojik dışa bağımlılık ile eğitim eksikliğinin öne çıkan problemler arasında bulunduğunu kaydetti.
Farklı mezhep ve etnik kimlikler üzerinden oluşturulan kutuplaşmaların iç çatışmalara ve dış müdahalelere zemin hazırladığını belirten Arpaguş, bölgede yaşanan katliam, sürgün ve işgallere ilişkin ortak bilincin zayıflığına da dikkati çekti.
Arpaguş, "Bugün gerek bölgesel gerekse küresel ölçekteki krizlere, problemlere karşı ortak bir akıl ve irade ile yapılması gerekenleri detaylı bir şekilde ele almamız gerekmektedir." dedi.
Dini teşkilatların, İslam dininin ana kaynaklarından hareketle sahih dini bilginin üretimi için daha fazla gayret göstermesi gerektiğine işaret eden Arpaguş, üretilen bilginin toplumlara ve yeni nesillere doğru yöntemlerle aktarılmasının yollarının aranması gerektiğini söyledi.
Arpaguş, Hz. Muhammed'in örnek yaşantısının ve onun hayatını kuşatan, medeniyetin asli kaynağı olan Kur'an ahlakının yeniden günümüze taşınması gerektiğini dile getirdi.
Toplumların yapı taşı olan aile kurumunun günümüzde en fazla yıpratılan ve değer kaybına uğratılmak istenen alanlardan biri olduğunu belirten Arpaguş, aileyi güçlendirmeye yönelik ortak çalışmalara ağırlık verilmesi ve sosyal ile fıkhi yönden aileye ilişkin meselelerin titizlikle ele alınması gerektiğini kaydetti.
Din hizmeti ve eğitimiyle insanların manevi hayatına rehberlik eden kurumlar olarak toplumu tahrip etmeye yönelik oluşum ve akımlara karşı daha fazla direnç gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Arpaguş, bu konudaki çalışmaların hassasiyetle sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Fetvalar konusunda ortak çözüm çalışmaları
Arpaguş, TDT üyesi ülkelerin Diyanet İşleri ve Dini İdare Başkanları olarak ülkelerde fetvalar konusunda yaşanan kargaşanın ortadan kaldırılmasının ve aynı meselelerde ortak çözüm çalışmaları yapılmasının önemine işaret etti.
Fetva Koordinasyon Heyeti tarafından yürütülen çalışmaların, güncel gelişmeler ve çağın ortaya çıkardığı yeni meseleler karşısında oluşan talep ve ihtiyaçlara ortak bir anlayış ve yaklaşımla cevap üretilmesi bakımından önemli olduğunu belirten Arpaguş, bu çalışmaların söz konusu ihtiyacı büyük oranda karşılayacağını anlattı.
Arpaguş, dini bayramlar ile ramazanın başlangıcının tespiti, ibadet vakitleri, helal gıda, biyoetik ve sağlık, finans, zekat ve vakıf hizmetleri ile çevre bilinci gibi güncel alanlarda işbirliğinin somut faydalar sağlayacağına inandığını kaydetti.














