CHP TBMM Grup Toplantısı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Senin ne işin var Suriye'de."
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Senin ne işin var Suriye'de. Suriyeliler ile senin ne işin var- Suriye'de ölen her çocuğun sorumlusu, her kadının sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan'dır" dedi.
Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısındaki konuşmasında, patlamaların yaşandığı Hatay'ın Reyhanlı İlçesinde yaptığı ziyarette ilişkin gözlemlerini aktardı.
İncelemelerinin ve vatandaşlarla yaptığı görüşmelerin sonucunda 5 tespitte bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, bunlardan birinin Türkiye ve Suriye arasındaki sınır zafiyeti olduğunu belirtti.
"Bizim sınır diye bir şeyimiz kalmamış, Suriye ile sınırımız yok. Tam yol geçen hanı. İsteyen gider, isteyen gelir, isteyen bombayı götürür, isteyen silahla gelir" diyen Kılıçdaroğlu, sınırı koruyamamanın kabul edilemeyeceğini, bunun devletin meşruiyetini tartışma konusu haline getiren bir durum olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, "Hükümetin sınır güvenliğini ortadan kaldırarak, her türlü marjinal, radikal teröristlere kucak açtığını, onlara eğitim yapabilecekleri alanlar sağladığını, ellerine silah vererek, Suriye'ye gönderdiğini ve 'kardeşini öldür' dediğini" ileri sürerek, "Öyle bir noktaya getirdiler ki Bekaa Vadisi kapandı, şimdi yeni Bekaa Vadisi var. O da Hatay'dadır. Türkiye'yi Bekaa Vadisi'ne döndürdüler. Her türlü teröristin barındığı yerdir orası. Hükümetin gözetiminde ve denetiminde yapıyorlar" diye konuştu.
-"Kim size sınırı yol geçen hanına döndürün diye talimat verdi-"-
Türkiye'de sınır bölgesindeki askeri birliklerin kapısında "Hudut namustur" yazdığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Sınır namussa, o sınırı kim kaldırdı- Recep Bey. Hepimizin üzerinde durup düşünmesi gereken bir olaydır. 870 kilometrelik alanda boyda sınır yok. Her şey olabilir orada. Şimdi kalkıp Esad'ı suçlamak kolay. Sınırı koruyacak olan biziz, bu ülkenin askerleri, bu ülkenin güvenlik güçleri. Kim size sınırı yol geçen hanına döndürün diye talimat verdi- Ben söyleyeyim, Recep Tayyip Erdoğan."
Reyhanlı'ya ziyaretine ilişkin tespitlerinden bir diğerinin de Hükümetin dış politikadaki başarısızlığı olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, CHP'nin geçmişte iktidarı bu konuda uyardığını, ancak uyarılarının dikkate alınmadığını belirtti.
-"Esad ile Erdoğan arasında fark yok"-
Kılıçdaroğlu, CHP'nin dış politika konusundaki tespitlerinin doğru çıktığını, dile getirerek, "Ben hiç bir zaman Esad benim kardeşimdir demedim. Diyen kendisi. Ben hiç bir zaman eşimi alıp Esad ile tatile çıkmadım. Çıkan o. Peki bizi suçlayan kim- Recep Tayyip Erdoğan. Neymiş- Suriye'de demokrasi yokmuş, Recep Tayyip Erdoğan Suriye'ye demokrasiyi getirecekmiş. Demokrasi konusunda Esad ile Recep Tayyip Erdoğan arasında nüans farkı var, aslında hiçbir fark yok. Al bir diktatörü, vur öteki diktatöre" değerlendirmesinde bulundu.
Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Suriye konusunda Katar ve Suudi Arabistan'la ortak hareket ettiğini de söyledi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu da eleştiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Ne çapı var, ne becerisi var. Parmak işaretiyle çağrılan bir Dışişleri Bakanı. Parmak işareti ile çağrılırken bir maratoncu edasıyla hızla koşuyor.
'Acaba bana ne talimat verilecek-' diye. Biz boşuna siz batının egemen güçlerinin Ortadoğu'daki taşeronusunuz demiyoruz. Siz ülkenizin çıkarlarını savunmuyorsunuz. Eğer dış politikayı kendi ülkenizi değil, başka ülkelerin çıkarları üzerine inşa ederseniz, kendi ülkenizi de vatandaşınızı da felakete sürüklersiniz. Geldiğimiz nokta odur. 'Suriye konusunda batılılar bizi yalnız bıraktılar' diyor. Senin sırtını sıvazladılar, gaz verdiler. 'Aslansın, kahramansın' dediler. Sonra ne oldu- Yalnız bıraktılar diye şikayet ediyorsun. Senin ne işin var Suriye'de. Suriyeliler ile senin ne işin var- Suriye'de ölen her çocuğun sorumlusu, her kadının sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan'dır."
AK Parti iktidarının dış politikada komşularla sıfır sorun politikası ile yola çıktığını, ancak gelinen noktada herkesle kavgalı olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "O koltukta Davutoğlu oturduğu sürece, başbakanlık koltuğunda da Recep Tayyip Erdoğan oturduğu sürece bu ülkede huzur gelmeyecektir" dedi.
Reyhanlı ziyaretine ilişkin son tespitinin de Türkiye'nin iyi yönetilmediği olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, ülkenin en kanlı terör eylemlerini AK Parti iktidarı döneminde yaşadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bütün sorunlarını aşacak büyüklükte bir ülke olduğunu, ancak yalnızca dirayetli, onurlu, dik duran, kimsenin önünde eğilmeyen, halkına hesap veren CHP iktidarına ihtiyaç duyduğunu belirtti.
-"IMF'ye borçlarımızın ödenmesi, güzel"-
Kılıçdaroğlu, konuşmasında Türkiye'nin IMF'ye olan borcunun son taksitini ödemesine de değindi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 Mayıs günü İstanbul'da yaptığı konuşmada
"10 yıl önce IMF'ye 23,5 milyar dolarlık borç ile Türkiye'yi devraldık. O günden bu güne IMF ile stand-by anlaşması yapmadık" dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, bu sözlerin gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü. AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye'nin IMF'ye borcunun 23,5 değil, 22 milyar dolar olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Bir de 'O günden bu güne IMF ile hiç stand-by anlaşması yapmadık' diyor. Bizim güzel bir sözümüz vardır, 'Atma Recep din kardeşiyiz' diye. Bu kadar da atılmaz ki. 26 Nisan 2006 stand-by anlaşması. İktidarda kim var- Adalet ve Kalkınma Partisi var. Mektup kime gönderiliyor- Uluslararası Para Fonu'na (IMF) gönderiliyor. 10 milyar dolar alıyorlar bunun karşılığında. Ne diyor Recep Tayyip Erdoğan- 'İktidara geldiğimizden bu yana IMF ile hiç stand-by anlaşması yapmadık'. Bu kadar da kuyruklu yalan olur mu- İnsaf denilen bir şey var. Yürüyen yalan makinası dedim. 'Evet' dedi 'Ben yalan makinasıyım' ne diyeyim ben başka. Sizi halka havale ediyorum. 19. stand-by anlaşmasını yaptılar, halka yalan söylüyorlar.
Ama bütün bunlara rağmen Uluslararası Para Fonu'na borçlarımızın ödenmesi güzel mi- Güzel. Peki borçlar ödendi de Türkiye'nin borçları azaldı mı-"
İktidarın 38 milyar dolarlık özelleştirme yaptığını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin 2002 yılında IMF'ye olan da dahil toplam dış borcunun 129,5 milyar dolar olduğunu, bugün ise bu rakamın 337 milyar dolara çıktığını söyledi.
"IMF'nin borcunu ödedik, borcun adresi değişti. Başka kuruluşlar çıktı bu sefer" diyen Kılıçdaroğlu, vatandaşın da borç batağı içinde olduğunu savundu.
Kılıçdaroğlu, vatandaşın 2002 yılında 2,2 milyar lira olan tüketici kredi borcunun bugün 206 milyar liraya, yine 2002 de 4 milyar lira olan kredi kartı borcunun ise 73 milyar liraya çıktığını söyledi. CHP iktidarının bütün bu borçların üstesinden geleceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Üstesinden geliriz, çünkü biz kul hakkı yemeyiz, yandaşa hizmet etmeyiz" dedi.
(Bitti) - TBMM
















