AK Parti'den Terörsüz Türkiye için Kanun Teklifi

AK Parti'den Terörsüz Türkiye için Kanun Teklifi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

AK Parti, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sundu. Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin geniş istişareler sonucu hazırlandığını, yaklaşık 360 milletvekilinin imzasını taşıdığını belirtti. Teklif, PKK'nın silah bırakması ve toplumsal bütünleşmeyi hedefliyor. Adalet Komisyonu'ndaki görüşmeler 7 Temmuz'da yapılacak.

(TBMM) - Ak Parti, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sundu. Teklife ilişkin açıklama yapan Ak Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nda yer alan başlıkların tamamına yönelik uzun zamandır özel bir çalışma yürütüldü. Kurumlardan görüşler alındı" dedi.

Ak Parti, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sundu. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Başkanlığı fuaye alanında düzenlenen basın toplantısında, teklife ilişkin açıklamalarda bulundu.

Güler'e toplantıda, AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, AK Parti İstanbul milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Cüneyt Yüksel, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, MHP Grup Başkanvekilleri Filiz Kılıç ile Erkan Akçay ve teklife imza atan milletvekilleri de eşlik etti. Teklifin ilk imza sahipleri ise TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oldu.

Teklifin 12 maddeden oluştuğunu kaydeden Güler, imza sahibi parti genel başkanları ile milletvekillerine sürece katkı vermelerinden dolayı teşekkürlerini iletti.

Güler, 360'ya yakın milletvekilinin teklifte imzasının bulunduğunu söyleyerek, Meclis İç Tüzük hükümlerince, teklifin TBMM Başkanlığı'na sunulmasının ardından 48 saat geçmesinin bekleneceğini ve Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerin 7 Temmuz Cuma günü yapılacağını ifade etti.

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına değinen Güler, komisyonun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025 tarihinde yaptığını ve devamında 18 toplantı düzenlendiğini belirtti.

Komisyon çalışmaları kapsamında 137 kişinin dinlendiğini ve İçişleri Bakanılığı Milli Savunma Bakanlığı, MİT Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı'nın komisyonu bilgilendirdiklerini aktaran Güler, "Komisyonumuz nihai evrede Şubat ayına gelindiğinde çalışmalarını tamamladı. Raporları bir bütün haline getirerek oraya temsilci veren gruplarımızın ve yine grubu olmayan siyasi partilerin temsilcileriyle beraber uzun istişareler ve müzakereler sonucunda bir rapor ortaya çıktı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, 18 Şubat 2026 tarihiyle de ortak mutabakat ile rapor yayımlandı" dedi.

Komisyon raporunun 6'ncı başlığında yer alan ve sürece ilişkin yasal düzenleme önerilerinin yer aldığı bölüme atıfta bulunan Güler, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Komisyonun bir diğer önemli görevi, örgütün silah bırakma süreci ile birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal çerçeveyi belirlemektir. Milli dayanışma ve kardeşliğimizi pekiştirecek adımların atılmasını geniş katılımlı, temsil gücü yüksek, açık ve şeffaf bir istişare süreciyle temin etmektir'. 6.1: Kritik eşik, örgütün silah bırakması... Rapor aynen diyor ki: 'Süreçte en kritik eşik; PKK/KCK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bırakmasının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir'. Raporumuzun önemli başlığıdır.

Yine buradaki raporda tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması yalnızca silahlı örgütün tehdidinin sona erdiğinin ilanıyla sınırlı kalmayacak, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktası olacaktır. Son 6. maddenin 1. fıkrasında örgütün tüm unsurlarıyla feshi ile silahların teslimi/bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda da bütün partilerle genel bir anlayış ve mutabakatın varlığı da rapora yansıyor.

6.2. fıkrası: Toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek yasal düzenlemelerin içeriği nasıl olacak? Orada aynen raporda, 'Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye de ihtiyaç duyulmaktadır' diyor. Tabii buradaki mevcut kanunun, silah ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini hedeflediğini raporumuzda yine ifade ediyor.

GÜLER, KOMİSYON RAPORDAKİ ÖNERİLER İLE TEKLİFTEKİ MADDELERİ İŞARET ETTİ

Raporda nihai bölüm de buradaki doğrulamanın, bu doğrultuda gelişen olayların, örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmaması gerektiğidir. Kanunun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde toplumla bütünleşmesi ve kazandırılması noktasında da bir hedef ortaya koyması gerektiğini ifade ediyor. Raporun 6.3. maddesinde yasal düzenlemelerin asla toplumda bir cezasızlık ve af algısı gibi bir kanaate kavuşmaması gerektiği de ifade ediliyor. yine 6. maddenin 5. fıkrasında da raporda der ki: 'Kanunda, örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek yürütme içerisinde bir mekanizmanın da oluşturulması' burada teklif edilmişti. Kanunumuzda bu şekliyle beraber birazdan anlatacağız, bu hedef doğrultusunda bir çalışma ortaya konuldu. Yine kanunda yürütmeye verilecek, çerçevesi belirlenmiş yetki kapsamında kamu kurum ve kuruluşları arasında eşgüdüm sağlanması ve bu suretle sürecin etkin bir şekilde yürütülmesi de bu raporumuzda hedeflenmekteydi. Kanunumuzda bu konuda bir mutabakatı da arkadaşlarımızla paylaşarak metin olarak hazırlamış olduk. Sonuç olarak 6. maddesinde, yürütme sürecinde görev alanların, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanların, komisyon çalışmalarında yer alanların ve görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması da önerilerek raporda yer almıştı.

"RAPORUMUZDA YER ALAN BAŞLIKLARIN TAMAMINA YÖNELİK ÖZEL BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜLDÜ"

Raporumuzun, yani 18 Şubat tarihinde yayınlanan, kamuoyuyla paylaşılan bu raporumuzda yer alan başlıkların tamamına yönelik uzun zamandır özel bir çalışma yürütüldü. Kurumlardan görüşler alındı. Yine Milliyetçi Hareket Partisi ile yakın çalışma içerisindeydik. DEM Parti yetkilileriyle yakın diyalog halindeydik. 'Bu rapor doğrultusunda nasıl bir kanun metni ortaya konabilir' diye uzman arkadaşlarımızdan görüşler aldık. En son geçen hafta artık kanun belli bir teklif olgunluğuna erişmişti ve siyasi parti gruplarıyla da görüşmelere başladık. Pazartesi itibarıyla şu anda Meclis'te grubu bulunan Yeni Yol Partisi, Yeni Parti, Cumhuriyet Halk Partisi, grubu olmayan HÜDA-PAR ve diğer siyasi partilerle raporun bu beklentisini karşılayacak şekilde belli konu başlıklarında nelerin olabileceğine dair istişareler yaptık.

Yakın zamanda da pazartesi itibarıyla Sayın Abdülhamit Gül Bey ve Adalet Komisyonu Başkanımız yine parti gruplarını ziyaret etmek suretiyle bu başlıklardaki rapora yönelik olarak nasıl bir kanun teklifi olduğunu ifade ettiler. Sonuçları itibarıyla ben bu açıklamalardan sonra siyasi parti temsilcilerinin de kanun teklifine yönelik desteklerini ve imza atacaklarını beyan ettiklerini bugün huzurda sizlere açıklamış olalım."

(SÜRECEK)

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.