Çavuşoğlu: Rusya Cenevre'yi Sis Perdesi Olarak Kullanıyor

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bir italyan gazetesine verdiği demeçte, Rusya'nın hava saldırılarını yoğunlaştırmak için Cenevre müzakerelerini "sis perdesi" gibi kullandığını söyledi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İtalya'nın yüksek tirajlı ana akım gazetelerinden La Stampa'ya verdiği demeçte, Rusların Suriye'deki hava saldırılarını yoğunlaştırmak için Cenevre müzakerelerini "sis perdesi" gibi kullandığını söyledi.
"SINIRLAR KONUSUNDA DERS ALMAKTAN YORULDUK"
Çavuşoğlu, İtalyan gazetesine, Türkiye, Suriye krizi, Rusya'nın Suriye krizindeki tutumu ve göçmen krizi gibi başlıca konuları değerlendirdi. Gazetedeki röportaj haberde, "Suriye krizinin çözümündeki en büyük engel nedir?" sorusunun cevabının Çavuşoğlu'na göre, "Şüphesiz Rusya" olduğu dile getirilirken, Türkiye'nin geniş kapsamlı iş birliği mesajına hazır olduğu, bununla birlikte sınırlarının nasıl kontrol edileceğine dair ders almaktan yorulduğu ifadeleri de yer aldı.
"2.5 MİLYON SURİYELİ İÇİN ÇABALIYORUZ"
NATO'nun Türkiye'ye sığınmacı kriziyle yüzleşmek için önerdiği desteğin yeterli olup olmadığı sorusu yöneltilen Bakan Çavuşoğlu, "Suriye'den Türkiye'ye olan sığınmacı akını, 5 yıldır süren Suriye'deki çatışmanın temel semptomlarından biridir. Bu nedenle benim ülkem, kaçan 2,5 milyondan fazla sığınmacıyı ağırlamak, onların acısını dindirmek ve yasa dışı göçü kontrol etmek için büyük çaba harcamış durumda.
ULUSLARARASI TOPLUM ATIF YAPTI
NATO'nun, Türkiye'nin hava savunmasını takviye etmesiyle benzer şekilde, son olarak Türkiye için onaylanan güvenlik paketi de Suriye'deki son yaşananların ışığında alınan Türkiye'nin savunmasını destek sağlama amacı taşımaktadır. Bütün bu çabalar, devam etmekte olan bir krizin göstergeleridir. Bu çatışmanın köklerindeki sorunlarla yüzleşmek için uluslararası toplumun topyekun bu sorunların temel nedenlerini ele almasına ihtiyaç vardır" değerlendirmesinde bulundu.
EGE'DE YENİ MÜCADELE DÖNEMİ
Mevlüt Çavuşoğlu, 11 Şubat'ta NATO Savunma Bakanları tarafından varılan anlaşma çerçevesinde, Ege Denizi'nde yasa dışı kaçakçılık ve kaçak göç rotalarını kesmek için mücadele edileceğini, bir savaşma görevinin söz konusu olmadığını belirtti.
SURİYE'DE SİVİLLERE YÖNELİK RUS BOMBARDIMANI
"Rusya sorunun tarafı mı, çözümün tarafı mı?" şeklinde yöneltilen soruya da Çavuşoğlu, Rusya'nın eylül ayında "DAEŞ ile mücadele ediyorum" bahanesiyle Suriye'ye girdiğini belirterek, "O tarihten bu yana rejim, muhaliflere ve sivillere yönelik saldırılardan başka bir şey yapmadı. 7 bin 750'nin üzerinde saldırı, yüzde 89 oranında muhalifleri ve sivilleri hedef aldı. Sadece bu değil, Ruslar, Suriye'deki hava saldırılarını yoğunlaştırmak için Cenevre müzakerelerini de bir 'sis perdesi' gibi kullandılar.
Okulları, pazarları, hastaneleri, halka yönelik yerleri hedef alıyorlar. İşte bu nedenle siyasi süreç Cenevre'de tutuklanmıştır. Bütün bu saldırılara baktığınızda, en yalın haliyle bunların süreci baltalamak için olduğunu görebilirsiniz" diye yanıt verdi.
IŞİD VE RUSYA BOMBARDIMANLARI
Rus saldırılarının IŞİD'e herhangi bir etkisi olmadığına vurgu yapan Mevlüt Çavuşoğlu, "Muhalefet, kuzey Suriye'de DAEŞ'i püskürtmeye başladığında muhaliflere yönelik yapılan bombalamalar, onların DAEŞ karşısında geri çekilmesine neden oldu. Rusya, açıkça Suriye halkının karşısında, rejimden ve çatışmadan yana bir pozisyon almıştır. Rusya eğer çözümden yana taraf olmak istiyorsa yönelimini değiştirmeli ve saldırılarına bir an önce son vermeli, rejime siyasi süreci izlemesi gerektiğini ve geçiş sürecini başlatması gerektiğini söylemeli" ifadelerini kullandı.
"BMGK RUSYA'NIN SALDIRILARINI SIFIRLAMALI"
Tüm diplomatik çaba ve siyasi sürece yönelik çalışmalara rağmen Rusların ve rejimin, askeri operasyonlarını ileriye taşımayı sürdürdüğüne vurgu yapan Bakan Çavuşoğlu, "Sivillerin öldürülmesi durdurulmalı, şehirlerdeki kuşatmalar kaldırılmalı, insani yardım başlamalı. Eğer Suriye'deki insani krizi durdurmak, barışa fırsat vermek istiyorsak, BM ve BMGK üyeleri, Rusya'nın saldırganlığını frenlemeli. Uluslararası toplum, BMGK'nın insani yardımlara yönelik 2254 No'lu kararını sağlamak için Rusya üzerinde baskı kurmalı" diye konuştu.
"GÜVENLİ BÖLGEYİ" ÇÖZÜM İÇİN ADRES GÖSTERDİ
Türkiye'nin "güvenli bölge" isteğinin sığınmacılara yönelik yardım ya da Suriyeli Kürtlerin devlet kurmasına önlemeye yönelik bir girişim şeklinde görüldüğü yorumlar da sorulan Mevlüt Çavuşoğlu, şunları kaydetti: Rus bombardımanları, on binlerce göçmenin bizim sınırlarımıza kaçmasına yol açıyor. Milyonlarca sığınmacıyı zaten ağırlıyoruz. Binlerce insan Azez ile bizim Kilis kentimiz arasında kalan yerde. Güvenli bölgeler, Suriye'deki çatışmayı çözmeye kapsamlı stratejinin bir parçası.
"PYD VE YPG TERÖRİST OLUŞUMDUR"
Biz şimdi Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölgenin olmasını ısrarla istiyoruz, çünkü orada Suriyeli kürtleri temsil etmeyen terörist organizasyon PYD/YPG bulunuyor ve onlar tamamen Cenevre'de, Viyana'da mutabık kalınan BMGK'nın 2254 No'lu kararının tersine kendi gündemlerini izliyor.
PYD ve YPG'li teröristler, süreci bütünüyle tek taraflı sabote etmenin yolunu arıyorlar. 17 Şubat'taki korkunç Ankara saldırısının PYD tarafından yapıldığına dair elimizde kanıtlar var. Parmak izi, kullanılan cihazlar. Saldırıyı yapanın Türkiye'ye Kobani'den girdiğini biliyoruz. Türkiye, dost ve müttefik ülkelerden dayanışma ve destek bekliyor, sadece sözde değil, uygulamada da bunu görmek istiyor. Uluslararası toplum çifte standarttan kaçınmalı."















