Ankara'da Keşmir Dayanışma Günü dolayısıyla program düzenlendi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Pakistan'ın Ankara Büyükelçiliği, Keşmir Dayanışma Günü vesilesiyle program düzenledi.

Pakistan'ın Ankara Büyükelçiliği, Keşmir Dayanışma Günü vesilesiyle program düzenledi.

Büyükelçilik konutunda düzenlenen etkinliğe, Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd, Pakistan-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik, Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) Genel Direktörü Zehra Zümrüt Selçuk, AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, Jeostratejik Öngörü Enstitüsü Başkanı Güray Alpar, Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Başkan Yardımcısı Alper Tan ve çok sayıda davetli katıldı.

Program, Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı ve iki ülkenin marşlarının okunmasıyla devam etti.

Davetlilere, "Keşmir ile dayanışma" konulu video gösterimi yapıldı.

Cüneyd, burada yaptığı konuşmada, "Kısa süre önce vefat eden ve Keşmir'in haklı davasının simgesi olarak bilinen Bakan Sukarno'nun kaybı nedeniyle en derin taziyelerimi sunarak başlamak istiyorum." dedi.

Programın, mazlum Keşmir halkı için Türk halkının sesini yansıttığını belirten Cüneyd, "Buradaki varlığınız, dünyada hala adaletin ve hakkaniyetin var olduğunun bir göstergesidir. Kalpten ve akıldan gelen sözleriniz, sadece kelimeler değil; insanlık, onur ve özgürlük hakkına inanan tüm özgürlük severler için çok değerli mesajlardır." dedi.

Cüneyd, Türkiye'nin, Keşmir konusunda dünyaya her zaman örnek olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Türk halkının Keşmir davasına verdiği desteğin olağanüstü olduğunu kaydetti.

Büyükelçi, "Türkiye gibi ülkelerin Keşmir davasına verdiği destekten gurur duyuyoruz. Filistin ile Keşmir arasında açık paralellikler vardır. Her ikisi de Birleşmiş Milletler'in çözümsüz bırakılmış en eski meseleleridir. Daha ne kadar Gazze'de ve Keşmir'de çocukların ölmesini izlemek zorundayız? Bu soruya insanlık cevap vermelidir." diye konuştu.

"Keşmir mücadelesinde asla yalnız yürümeyecek"

Pakistan–Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Şahin ise Keşmir Dayanışma Günü'nün bütün özgür dünyaya hayırlı olmasını dileyerek, Pakistan'ın terörle mücadelesinde ve Keşmir mücadelesinde asla yalnız kalmayacağını ve yalnız yürümeyeceğini söyledi.

Şahin, "Türkiye'deki Türk kardeşleri de hem terörle mücadelesinde hem de Keşmir mücadelesinde Pakistanlı kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Keşmir fiziki anlamda Anadolu'ya, Anadolu insanına her ne kadar çok uzak olsa da ruhani anlamda, manevi anlamda sıfır kilometremizde olan bir coğrafya. Keşmir'in 1948 yılından bu yana neler yaşadığını, hangi acılara maruz kaldığını, hangi travmalara maruz kaldığını Anadolu insanları olarak burada çok yakından hissediyor ve takip ediyoruz." dedi.

Son 30-35 yıl içerisinde yaklaşık 100 bin Keşmirlinin hayatını kaybettiğini, yüzlerce çocuğun yetim kaldığını ve on binlerce Keşmirli kadının tecavüze uğradığını belirten Şahin, şunları kaydetti:

"Keşmir meselesi sadece Pakistan'la Hindistan arasında, Pakistan Hindistan ayrışmasının tamamlanmamış bir parçası olmaktan çıkıp bölgesel istikrarı, bölgesel barışı ve küresel barışı tehdit eder hale geldi. Aslında bu konunun çözümü son derece basitti. Çünkü 1948 yılından bu yana uluslararası örgütlerin başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere almış olduğu çok sayıda kararlar vardı. Bu kararlar genellikle de ağırlıklı olarak da Keşmir halkının kendi geleceğini kendisi tayin etmesi yönünde alınmış son derece kıymetli, önemli, uluslararası kararlardı."

"Keşmirli kardeşlerimizle birlik içindeyiz"

Selçuk da, "Bugün, direnişçi Keşmir halkına desteğimizi bir kez daha teyit ediyoruz. Bugün, Keşmirli kardeşlerimizle birlik içindeyiz; onların meşru öz belirleme mücadelesini tanıyor ve haklı davalarına bağlılığımızı yineliyoruz." ifadelerini kullandı.

İslam İşbirliği Teşkilatının, Cammu ve Keşmir halkının meşru ve haklı mücadelesinin daima yanında durduğunu vurgulayan Selçuk, "Haziran 2025'te İstanbul'da gerçekleştirilen 51. Dışişleri Bakanları Konseyi oturumunda, İİT Konseyi Keşmir halkına ve onların ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları uyarınca öz belirleme hakkına olan sarsılmaz desteğini bir kez daha teyit etmiştir." dedi.

Cammu ve Keşmir halkıyla dayanışma sözünün bugünde yinelendiğini söyleyen Selçuk, "Uluslararası hukukta yer alan özbelirleme haklarını savunuyor ve çatışmanın adil ve barışçıl bir çözümü için birlikte çalışıyoruz." diye konuştu.

"BM'nin Keşmir kararlarının derhal uygulanması gerekiyor"

Alpar ise bugün bir kez daha Keşmir halkının yaşadığı acıları paylaşmak üzere burada bulunduğunu belirterek, "Keşmir'de tekrar tekrar yaşanan insan hakları ihlallerini kınıyoruz." dedi.

1947'den bu yana BM tarafından çözümsüz bırakılan bir meselenin doğurduğu acılarla karşı karşıya kalındığına dikkati çeken Alpar, "Keşmir'de, her 12 kişiye bir güvenlik görevlisinin düştüğü bir baskı ortamı vardır. Filmde de gördüğünüz gibi, bölgede bir milyondan fazla asker bulunmaktadır. Oysa dünya genelinde norm, her 250 kişiye bir güvenlik görevlisidir. Biz burada bir kez daha barış ve şeffaflıktan söz etmek istiyoruz. İnsan haklarının her insan için vazgeçilmez olduğunu hatırlatıyoruz." diye konuştu.

Alpar, uluslararası hukuka saygı gösterilmesi gerektiğini ve BM'nin Keşmir kararlarının derhal uygulanması gerektiğini vurguladı.

Milletvekili Kayatürk de, Keşmir halkına kendi kaderini tayin hakkının BM tarafından vaat edildiğini ve bizzat Hindistan liderliği tarafından da kabul edildiğini, ancak aradan geçen yetmiş yıla rağmen bu sözün yerine getirilmediğini hatırlattı.

Kayatürk, Türk milletinin Keşmirli kardeşlerinin haklı davasında omuz omuza durmayı sürdüreceğini ifade etti.

Milletvekili Mustafa Kaya ise uluslararası toplumun, Hindistan'ın yasa dışı işgali altındaki Cammu ve Keşmir'de devam eden insan hakları ihlallerinin sona erdirilmesi ve bölgede barış ile istikrarın tesis edilmesi amacıyla ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmasında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

SDE Başkan Yardımcısı Tan da, Pakistan ve Türkiye halkları arasındaki köklü tarihi dayanışmaya dikkat çekerek, bu birlikteliğin gelecekte de devam edeceğine olan inancını dile getirdi.

Tan, Türkiye'nin Keşmir halkının meşru kendi kaderini tayin hakkına verdiği ilkesel desteği yineledi.

Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.