Türkiye'nin Yapay Zeka Yol Haritası: 2026-2030 Eylem Planı
SETA Kıdemli Araştırmacısı Prof. Dr. Cenay Babaoğlu, 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı'nın dijital egemenlik ve stratejik özerklik açısından kritik önemini analiz etti. Plan; insan odaklılık, etik ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle dört eksende 16 eylem içeriyor.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Prof. Dr. Cenay Babaoğlu, 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı'nın Türkiye'nin dijital egemenliği ve teknolojik bağımsızlığı açısından taşıdığı önemi AA Analiz için kaleme aldı.
***
Yapay zeka teknolojileri günümüzde devletlerin ulusal güvenlik, ekonomik kalkınma, kamu hizmetlerinin sunumu ve toplumsal refah stratejilerini derinden şekillendiren bir yapısal dönüşüm aracı haline gelmiştir. Bu bağlamda, 18 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı, Türkiye'nin küresel teknoloji yarışındaki konumunun güçlendirilmesi ve dijital egemenliğin pekiştirilmesi adına kritik bir yol haritası sunmaktadır.
Eylem planında temel vizyon
Eylem planının temel vizyonu; Türkiye'nin yapay zeka ekosistemini insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda güvenilir şekilde yönetmektir. Bu vizyon beyanı, teknolojinin topluma yön verdiği determinist bir yaklaşımı reddederek teknolojinin toplumsal fayda, kamu yararı ve dijital egemenlik çerçevesinde şekillendirilmesi gerçeğine dayanmaktadır. Önceki plan döneminde daha çok dijital altyapı inşası ve farkındalık oluşturma üzerinde durulmuşken, 2026-2030 projeksiyonunda katma değer üretme, kamusal hizmetlerin iyileştirilmesi, ulusal güç kapasitesinin güçlendirilmesi ve yasal/etik düzenleyici çerçeve geliştirilmesi başlıkları ön plana çıkarılmıştır.
Yapay zeka ekosistemi ise teknolojik girdileri kamusal ve ekonomik faydaya dönüştüren beş dikey katman ve üç yatay bileşenden oluşan bütüncül bir mimaridir. Dikey katmanlar sırasıyla Enerji, Hesaplama Donanımı, Altyapı, Modeller ve Veri ile Uygulamalardan oluşur. Bu yapının sürdürülebilirliği ise Yetenek, Finansman ve Düzenleme ve Güven olmak üzere üç yatay bileşene dayanır. Enerjiden uygulamaya kadar uzanan bu yapı, sistemsel bir koruma sağlayarak Türkiye'nin dijital egemenliğini uzun vadede güvence altına alacaktır.
-Eylem planı ne vadediyor?
Diğer taraftan eylem planı; 'Fark et, İstifade et, Üret, Yönet' başlıklı dört temel eksen etrafında yapılandırılmıştır. Her birinde dörder olmak üzere toplam 16 öncelikli eylemi kapsayan bu yeni vizyon belgesi, bir yandan somut hedefler ortaya koyarken diğer yandan yapay zekanın sosyo-ekonomik sisteme entegrasyonu için nitelikli, etik ve sürdürülebilir bir sistem önermektedir.
Sistem tasarımındaki ilk başlık olan Fark Et ekseninde, iki yılda 5 milyon vatandaşa yapay zeka okuryazarlığı eğitimi vermeyi, 10 bin ileri düzey uzman ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirmek, dijital uçurumu kapatmak ve kamu personelinin yetkinliğini artırmak hedefleniyor. Bu aşama toplumsal boyutlara, farkındalık politikalarına ve dijital yetkinlik gelişimine odaklanıyor.
İstifade Et ekseninde ise kamu hizmetlerinde yapay zeka destekli karar destek sistemlerinin yaygınlaştırılması, açık veri paylaşımının sistematik hale getirilmesi ve özel sektör ile sanayinin dijital dönüşümünde yapay zeka entegrasyonunun teşvik edilmesi hedeflenmektedir.
Burada yapay zeka kaynaklı değer üretiminin temel hedef olduğu gözleniyor. Veriden değer üretimi yaklaşımının hem kamu hem özel sektör açısından öne çıkarılacağı alanlar ve eylemler planda yer alıyor.
Üret ekseni bir sonraki aşamaya geçişin eylem başlıklarını içeriyor. Örneğin yerli ve Türkçe odaklı büyük dil modellerinin geliştirilmesi, araştırma ve büyüme fonları sağlanması, teşviklerin ve girişim desteklerinin sunulması, veri alanları kurulması, altyapı kapasitesinin güçlendirilmesi öne çıkan eylemlerden bazıları. Bu başlıklar üzerinde yapay zeka ekosisteminin geliştirilerek hem üretim hem de önce bölgesel ardından küresel hedeflere uygun bir üretim ağının kurulması amaçlanıyor. Diğer taraftan Yönet ekseni ile kontrolsüz ve piyasa odaklı gelişim çizgisi izlenmeyeceği, yıkıcı teknolojik düzene karşı dengeli bir tekno-politik düzlemde hareket edileceği ifade ediliyor.
Bu kapsamda düzenleyici deney alanları, Avrupa Birliği (AB) Yapay Zeka Yasası ile uyumlu ancak milli değerlere duyarlı hukuki çerçeve, etik ve güvenlik mekanizmaları ile algoritmik etki değerlendirmesi ve açıklanabilirlik standartlarını öne çıkararak insan odaklı ve hesap verebilir bir yönetişim modeli kurma amacı dikkat çekiyor.
Plan; eylemleri ve tedbirleri yönetecek ve yönlendirecek idari yapı için yönetişimci bir mimari öngörüyor. Bu sistem içerisinde Ulusal Yapay Zeka Kurulu stratejik yönlendirme ve etik rehberlik; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı altındaki Program Ofisi uygulama takibi; Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı ve TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü ise teknik ve güvenlik değerlendirme rollerini üstleniyor. Bu model esneklik ve hesap verebilirlik potansiyeli taşırken, aktörler arası eşgüdüm önemli bir sınama alanı olma riski barındırıyor. Planın başarısı güçlü uygulama kapasitesi, kurumlararası işbirliği, tarafların sahiplenmesi ve etkin denetime bağlı olacaktır.
-Çok kutuplu dünyada dijital egemenlik ve özerklik
Temelde küresel yapay zeka yarışı üç temel model etrafında şekillenmektedir. ABD'de hızlı ve gerektiğinde vahşi gelişime odaklanan, insani değerleri öteleyen özel sektör ağırlıklı bir yaklaşım öne çıkarken; Çin modelinde devlet yönlendirmeli, atak, yayılmacı ve ortaklarını bağlayıcı bir yapay zeka ekosistemi gözleniyor. İki ana aktörün arkasında ise AB, sınırlayıcı hukuki çerçevelerle daha yavaş daha temkinli ve koruyucu bir model ortaya koyuyor. Bu üç kutup arasında Türkiye, yapay zeka alanında da stratejik özerklik politikası izleyebilecek bir güç potansiyeli taşıyor. Türkiye'nin savunma sanayiindeki otonom sistem birikimini sivil alana taşıması, güçlü e-Devlet altyapısı, nitelikli insan kaynağı, bölgesel işbirlikleri bu konumlanmayı güçlendiriyor.
Bu konumlamayı dikkate alan 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı; kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplumun birlikte eyleme geçtiği bir model ekseninde, teknolojik dönüşümün sosyolojik boyutlarını ıskalamayan kapsayıcı bir politika belgesidir. Kurgulanan bütüncül yaklaşım ve iddialı hedefler, Türkiye'nin kendi milli değerleriyle uyumlu, adil, hesap verebilir ve küresel çapta rekabetçi yapay zeka çözümleri geliştiren bir dijital lider olma vizyonuyla örtüşüyor. Bu yönleriyle eylem planı hem ciddi bir potansiyel hem de olası sınamaları barındırmaktadır. Tasarımdaki işbirliği imkanları, koordinasyon kapasitesi, izleme mekanizmaları ve bütüncül yaklaşım zorunluluğu, planın potansiyelinin gerçekleşmesinde ve sınamaların aşılmasında kilit noktalar olacaktır.
[Prof. Dr. Cenay Babaoğlu, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısıdır.]
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.














