AKPM'de dine dayalı ayrımcılıkla mücadeleye yönelik önerge kabul edildi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka: - "Avrupa genelinde, giderek artan dine dayalı dışlanma ve hoşgörüsüzlük tezahürleri son derece endişe edici bir mesele teşkil etmektedir" - AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı: - "(Avrupa'da) Her iki Müslümandan biri, ırkçı ayrımcılığa maruz kaldığını söylüyor. Bazı Avrupalı ülkelerde bu veri, yüzde 70'i aşıyor"

Merkezi Fransa'nın Strazburg kentinde bulunan Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), "Avrupa'da dine dayalı ayrımcılıkla mücadele, din ve inanç özgürlüğünün korunması" başlıklı önergeyi kabul etti.

Strazburg'daki AKPM Genel Kurulu'nda "Avrupa'da dine dayalı ayrımcılıkla mücadele ve din ve inanç özgürlüğünün korunması" başlıklı rapor ve önerge ele alındı.

Önerge 11 "hayır" oyuna karşı 83 "evet" oyuyla kabul edildi ve 6 parlamenter çekimser oy kullandı.

Raporda, her demokratik sistem için temel bir unsur teşkil eden düşünce, inanç ve din özgürlüğünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9. maddesi kapsamında korunduğu hatırlatıldı.

"Avrupa genelinde, giderek artan dine dayalı dışlanma ve hoşgörüsüzlük tezahürleri son derece endişe edici bir mesele teşkil etmektedir." ifadesine yer verilen raporda, son yıllarda Avrupa'da Müslüman karşıtlığı (İslamofobi) vakalarında artış yaşandığı kaydedildi.

Önergede, Avrupa Konseyi'ne üye devletlere, dine dayalı ayrımcılığa ilişkin veri toplamaları ve bu tür vakaların tespiti için kamu görevlilerine din kültürü konusunda eğitim verilmesi çağrısında bulunuldu.

"Bir kadına inancı nedeniyle iş vermeyi reddetmek tarafsız bir davranış değildir"

Ak Parti Konya Milletvekili Meryem Göka, Genel Kurulda yaptığı konuşmada, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslamofobi, Yahudi karşıtlığı ve her türlü hoşgörüsüzlüğe karşı olduklarını dile getirdi.

Göka, din özgürlüğünün insan haklarını korumaya yönelik uygulamaların merkezinde yer alan temelhaklardan olduğunu vurgulayarak, "Maalesef Avrupa genelinde din gerekçesiyle ayrımcılık artmakta. Avrupa Birliği (AB) Temel Haklar Ajansına (FRA) göre Müslümanların yüzde 47'si ırka dayalı ayrımcılık yaşadıklarını belirtiyor." ifadelerini kullandı.

Başörtülü kadınlar için bu verinin daha yüksek olduğunu aktaran Göka, bu kişilerin, kadın, Müslüman ve bir azınlığın mensubu olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğradığını kaydetti.

Göka, bu durumun doğrudan sonuçları olduğunu belirterek, "Bir kadına inancı nedeniyle iş vermeyi reddetmek tarafsız bir davranış değildir. İfade özgürlüğü gibi ilkelere saldırmak özgürlük değildir." dedi.

"Bugün Müslüman karşıtı ırkçılığın normalleşmesine ve dışlamanın kurumsallaşmasına şahit oluyoruz." diyen Göka, bu durumun ayrıca medya organları ve sosyal medya platformlarında klişelerin ve önyargıların dile getirilmesiyle yoğunlaştığını kaydetti.

Göka, mevcut teknolojilerin bu durumu artırmakta olduğunu ifade ederek, çok sayıda ayrımcılık mağdurunun bu durumu ilgili makamlara bildirmediğini, kendilerine güvenlerini kaybettiklerini dile getirdiğini ve bu durumun insan haklarına ve demokrasinin istikrarına yönelik tehdit teşkil ettiğini vurguladı.

Milletvekili Göka, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Avrupa, ayrımcılığın veya dışlanmanın kurumsallaşmasının normalleşmesine izin veremez. Daha fazla diyaloğa, kamu söyleminin daha sorumlu olmasına ve gerçek anlamda kapsayıcılığa ihtiyacımız var. Türkiye, ifade özgürlüğünün evrensel olduğu ve her bireyin onuruna saygı duyulduğu bir sistemi temsil etmeye devam edecektir."

"İslamofobi bunun en görünür tezahürlerinden biri"

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, insan haklarını korumanın din ve inanç özgürlüğünün Avrupa'da demokratik hayatın mihenk taşlarından birini oluşturduğunu vurguladı.

Cıngı, raporun dine dayalı ayrımcılığın arttığını gösterdiğini aktararak, "İslamofobi bunun en görünür tezahürlerinden biri." dedi.

AB Komisyonu verilerine göre Müslümanların Avrupa'nın en kalabalık ikinci dini grubunu oluşturduğunu ifade eden Cıngı, "(Avrupa'da) Her iki Müslümandan biri ırkçı ayrımcılığa maruz kaldığını söylüyor. Bazı Avrupalı ülkelerde bu veri yüzde 70'i aşıyor." diye konuştu.

Cıngı, İslamofobik vakalar arasında sözlü ve fiziksel saldırıların da yer aldığına işaret ederek, "Bu da Avrupa için demokratik bir sınama olduğunu gösteriyor çünkü dine dayalı ayrımcılık toplumsal uyumu ve vatandaşlar arasındaki eşitliği yalnızca zayıflatabilir." değerlendirmesinde bulundu.

"Kıbrıslı Türkler fiziki saldırılara, şiddet eylemlerine maruz kaldı"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Hasan Taçoy, Kıbrıslı Türklerin kültürleri ve dini kimlikleri nedeniyle farklı ayrımcılıklara ve düşmanca tavırlara maruz kaldığını bunun genellikle Müslüman karşıtı duygulara ve etnik önyargılara dayanmakta olduğunu dile getirdi.

Taçoy, Limasol, Larnaka kentleri ve Episkopi köyü gibi farklı yerlerde camilere ve ibadet yerlerine yönelik saldırıların gerçekleştiğini belirterek, aşırıcı siyasi partilerin Müslümanları "bir tehdit" olarak gösterdiğini belirtti.

"Son yıllarda, Kıbrıslı Türkler fiziki saldırılara, şiddet eylemlerine maruz kaldı: siviller saldırıya uğradı, araçlar tahrip edildi." ifadesini kullanan Taçoy, nefret söyleminin cezalandırılması gerektiğinin altını çizdi.

Fransız milletvekili Emmanuel Fernandes, "Soykırımcı İsrail hükümetinin politikalarına karşı çıkmak, Yahudi karşıtı bir tutumla bir tutulamaz." dedi.

Kaynak: AA / Esra Taşkın
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.