'Af Değil Kolaylık'

Maliye Bakanı Şimşek: "Torba Yasa Af Değil, Kolaylık"
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Torba Yasa'nın vergi affı olmadığını, bu kanunla mükellefe sadece vergi kolaylığı sağlandığını söyledi.
Adana Ticaret Odası (ATO), Adana Sanayi Odası (ADASO), Adana Ticaret Borsası (ATB), Ceyhan Ticaret Odası ve Ticaret Borsası ile Adana Vergi Dairesi'nin birlikte düzenlediği Adana Vergi Rekortmenleri, Başarılı İhracatçılar ve Yüksek Tescil Yaptıranlar Ödül Töreni'nde konuşan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bir ülkenin sağlıklı şekilde yoluna devam etmesi için, kamu hizmetinin vergi ile finanse edilmesi gerektiğini vurguladı.
Geçmişte kamu harcamalarının borçla veya para basarak finanse edilmesi nedeniyle Türkiye'nin uçurumun eşiğine getirildiğini öne süren Şimşek, vergi toplarken mükellef haklarını da gözettiklerini bildirerek, şunları söyledi:
"Hangi mükellef denetime tabi tutulacak hususunu kanunla düzenledik. Risk analiz modelini esas alarak birçok vergi topluyoruz. Bu verileri analiz edecek, yüzlerce veri üzerinde teknolojik altyapı risk analiz modelimiz var. Dolayısıyla biz vergiyi teknik bir husus olması dışında hiçbir zaman değerlendirmedik, değerlendirmeyeceğiz. Bir denetim maksimum 6 ayda bitecek, çok kapsamlıysa en geç bir yılda bitecek. Eskiden olduğu gibi keyfi mükellef seçimi yok, çünkü risk analize göre seçilecek. Aslolan mükelleftir. İlk önce iş, aş üretmek için yola çıkacaksınız ki vergiye konu ekonomik faaliyet olsun. Petrol kuyularımız yok, belki olmaması bu ülkenin hayrınadır. Olan ülkelerde insan stokuna yapılan yatırımlar, ekonomim gelişmesi anlamında yapılan yatırımlar bizden çok daha geri. Körfez ülkelerini çok yakından tanıyorum. Buraya gelmeden önce Ortadoğu, Afrika, bu bölgenin tamamından sorumluydum. Bu ülkelerin siyasi ve makro ekonomik analizlerini yaptık. Bugün Mısır'da olup bitenler, başka yerde yapılanlar sürpriz değil. Türkiye hakikaten ekmeğini taştan çıkarmaya çalışan, sırf enerjide dışa bağımlı olduğu için de ekonomik potansiyelin ötesinde çaba gösteren bir ülkedir. Bizim eğer enerji ithalatımız 50 milyar dolara ulaşmasa cari açık problemimiz olmaz."
TORBA YASASI
Torba yasasına da değinen Şimşek, bu yasa ile yeni bir sayfa açtıklarını, yasanın vergi affı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ben buna af demiyorum, çünkü afları adaletsizlik, vergide uyumu bozan olarak görüyorum. Basit bir örnekle söyleyeyim. Ahmet efendi, 2005 yılında bir şirketi var, üretmiş bir şeyler, ondan sonra vergi beyannamesini doldurmuş, 1000 lira kazanmış, 200 lira vergi vermiş. 2005'te bunu almışız. Mehmet efendi, aynı, 1000 liralık kar etmiş, kardan bize 200 lira vergi vermesi lazımdı, ne beyanda bulunmuş, ne de ödeme yapmış. Sonra Maliye Bakanlığı elemanları gitmiş. Biz ne yapıyoruz. 200 lirayı ver, yüzde 300 de ceza ver, eder 800, gecikme faizi var, çıkıyor bin liraya. Enflasyon çok şükür düştü, gecikme faizini ve cezaları almayalım, o 200 lirayı ver, hem de her yıl enflasyon kadar fark ver diyoruz. Ahmet efendiden 200 lira almıştık, Mehmet efendiden 200 lira ve enflasyon farkını alıyoruz. Bir kuruşluk af yok. Caydırıcı olsun diye koyduğumuz gecikme faizi ve cezayı almıyoruz. 31 tane vergi yapılandırmaları olmuş, her 2.5 yılda bir. Bizim sistem bu, kolaylık olsun diye yaptık, af olsun diye yapmadık. Bir bir tavır koyduk. 74 milyonun alacağının reel değerinden bir af vermiyoruz."
KAYIT DIŞI VE VERGİLER
Geçen yıl idare ile mükellef arasında güç dengesini mükellef lehine yaptıklarını ifade eden Şimşek, şöyle konuştu:
"Kayıt dışı sadece vergi kaybı meselesi değildir. Ülkenin kalkınıp kalkınmayacağı, hangi hızla büyüyeceğidir. Bir ekonomide ekonomik geliri etkileyen çok basit iki etken vardır, biri verimliliktir. Hangi girdileri kullanıp, istihdam, sermaye, makine teçhizatı kullanıp daha fazla ürün üretebilmektir. Bunlar da yatırımla, rekabetle, reformla olur. Rekabetin olmadığı bir yerde, verimlilikten inovasyondan bahsetmek zordur. Zaten o nedenle, gelişmekte olan birçok ülke verimlilikte hep alt sıralardadır. Türkiye'de ortalama bir işletme, ABD'deki bir işletmeyle karşılaştırıldığında, esas aradıkları fark verimliliktir, yenilikçiliktir. Bunun da temel kaynağı adil rekabettir. Kayıt dışılık Türkiye'de vergi kaybı meselesi değildir. Bu ülkenin hangi hızla gelişeceği meselesidir. Vergiler yüksek onun için kayıtmışı gözlemine ben katılmıyorum. Ekmekte vergi yüzde 1, yüzde 1'i dahi vermiyorlar. Kayıt dışılığın en fazla olduğu sektörlerden biri budur. Ak Parti hükümetleri döneminde bütün vergiler inmiştir. Bana bir tek yükselen vergi yükünü gösterin, ben o alanda değişikliği yarın sabah yapayım. Şirketlerin karları üzerinden alınan vergi var, kurumlar vergisi. 2002'de yüzde 33'tü, yüzde 20'ye düşürdük. Bugün Adana'da yatırım yaparsa bir girişimci, kurumlar vergisi yüzde 8'dir, Şanlıurfa'da yüzde 2'dir. Türkiye'de gelişmişlik seviyesine göre maksimum yüzde 10, geri yerlerde yüzde 2'dir. Bunu dünyayla karşılaştırdığımız zaman, OECD'de 30 ülke arasında 25'inci sıradayız. Gelir vergini en yüksek dilim oranını yüzde 15'e düşürdük. Yetmez, daha da indirmemiz lazım. Türkiye'de en yüksek KDV oranı yüzde 18'dir. Eğitimde, sağlıkta, birçok gıda ürününde, turizmde, tekstilde birçok sektörde KDV yüzde 8, temel gıdalarda yüzde 1. AB'de 27 ülkenin sadece 3'ünde yüzde 18'in altındadır. Ortalamasıyla Türkiye en düşük KDV oranına sahiptir. Bugün yüzde 25.23 olan AB ülkeleri var."
Başbakanlık genelgesiyle yakında kayıt dışılıkla mücadele stratejisi belirleyeceklerini bildiren Maliye Bakanı, bu konuda önerilerin kendilerine ulaştırılmasını istedi. Türkiye'nin son yıllarda temelini sağlamlaştırdığını da kaydeden Şimşek, "Özü itibariyle Türkiye hakikaten iyi bir noktada, eksikliklerimiz var. Türkiye'de işsizlik hala büyük bir problem, kabul ediyoruz ama 2007 ile 2010 yılının arasında 2.2 milyon vatandaşa istihdam yaratmışız. Bizim işgücüne katılım oranı artıyor, çalışma çağındaki nüfus 600 bin kişi artıyor" dedi.
"Ekonomik model yok" eleştirilerine tepki gösteren Şimşek, "Ekonomik modelimiz, içerde maksimum rekabet, Türkiye'nin rekabet gücünü arttırmasıdır. Burada da Ar-Ge, eğitim, altyapı çalışmaları ön plana çıkıyor. Milli gelir 3'e katlandı, Ar-Ge çalışmaları 6 kat arttı. Demek ki bir model var. Altyapı çalışmalarımız sürüyor. 34 milyar Milli Eğitim Bakanlığı'na vereceğiz. Üniversitelere 12 milyar lira vereceğiz. En büyük kalem bunlar. İkinci sağlık, sağlıkta devrim yapılmıştı, tam 38 milyar lira veriliyor. Eskiden milli savunma, güvenlik birinci sıradaydı, bugün görüyorsunuz. Parayı nereye harcadığımız çok şeffaf" diye konuştu.
Törende, Adana'da Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi sıralamasında ilk 50'ye giren kurum ve kişilere, en fazla ihracat yapan 10, ATB'ye en yüksek tescili yaptıran 10, Ceyhan Ticaret Borsası'na en yüksek tecili yaptıran 10 firmaya, Ceyhan'da Kurumlar Vergisi sıralamasında ilk 10'a giren kurumlar ile Ceyhan gelir vergisi rekortmenlerine ödülleri verildi.
HİSARCIKLIOĞLU: DEMOKRASİ İSTİYORSAK KAYITDIŞI EKONOMİ BİTMELİ
Adana Vergi Rekortmenleri, Başarılı İhracatçılar ve Yüksek Tescil Yaptıranlar Ödül Töreni'ne katılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, Türkiye'de demokrasi isteniyorsa, kayıt dışı ekonominin bitirilmesi gerektiğini söyledi. Demokrasiden kimsenin vazgeçmek istemeyeceğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, şöyle dedi:
"Demokrasiden vazgeçmek isteyen var mı bu salonda,yok. Demokrasinin özelliği şu, hesap veremeyen hesap soramaz. O zaman hangi demokrasiden bahsedeceğiz. Eğer demokrasiyi istiyorsak, kayıt dışı ekonominin bitmesi için hep beraber çalışmamız lazım. Kayıt dışı ekonomisi bitsin diyen en çok kim varsa o da benim. Daha fazla istiyorum. Çünkü vergiyi veremeyen siz, hesap soramayan sizsiniz. O zaman peki vergiyi sen veriyorsun da niye hesap soramıyorsun. Kayıt dışılıktan dolayı soramıyorsun, korkuyorsun. Yarın hesap sorarsam birileri defter ister mi diye korkuyorsun. O zaman korkmamak için kayıt altına girmek lazım. Kayıt dışı ekonomi olduğu sürece, senin hakkını, isteklerini yerine getirmek de sıkıntı olur, hep taşeron ararsınız. Mekanizmada eksiklik yok, kanun var, her şey var, o zaman Türkiye'de en çok kayıtlı ekonomiyi isteyen bizim olmamız lazım. Hesap sorabilmek için de kayıtlı ekonomiyi bizim istiyor olmamız lazım."
Genel seçim sürecine girilirken, seçim ekonomisi olmaması çağrısı yapan Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi:
"Seçim dönemindeyiz, siyasetçiler geldikçe, bir şeyi sizden rica ediyorum, devlete harcama yaptıracak işi istemeyin ne olur. Biz şunu istiyoruz devletten; yapmayın. Devlet harcadıkça bunun kaynağını iki yoldan alır. Vergiyle gelir senden alır yada borç alır. Borç alırsa emir alır, yoksa vergiyle seni alır. Devlete harcattırmak istiyorsan vergi vermeye de hazır ol. O zaman da petroldeki, motorindeki gibi yüksek vergilere de razı olacaksın. Kayıt dışını tetikleyen bir unsur da yüksek vergidir. Bunun bitmesini istiyorsan kayıt dışılığı bitireceksin. Yüksek vergi haksızlığa uğratıyor. Seçim arenasında adaylarınız gelecekler, hizmet edecekler. Arkadaş, ben devletten bir kuruş para pul istemiyorum, benim rakiplerimle eşit şartlarda rekabet ettirsin. Hangi şartlarda vergisini ödüyorsa, işçi çalıştırıyorsa, insan yaşam standardı varsa bana bunu sağlayın, başka bir şey istemiyorum. 2010 yılı sonu itibariyle dünyanın 16'ncı büyük ekonomisi, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi haline geleceğiz. 30 yıl önceki durumumuzla Suudi Arabistan, Yunanistan Türkiye'den zengin, bugün ikisini koy üst üste bir Türkiye yapıyor. Bu ülkeyi inşallah devletimizin koyduğu 2023 hedefi doğrultusunda Türkiye'nin ilk 10 ekonomisi arasına sokarız."
KADIN GİRİŞİMCİLER
Türkiye'nin hedefinin zenginleşmek olduğunu, bunun da girişimci sayısına bağlı olduğunu vurgulayan TOBB Başkanı, bir ülkenin ne kadar çok girişimcisi varsa o oranda zengin olduğunu belirterek, "Türkiye'de bugüne kadar 1 milyon 300 bin tüccar ve sanayici çıkarmışız, fakat haram kültüründen geliyoruz, bir kesimi tamamıyla ihmal etmişiz. Hangi kesim derseniz 36 milyonu kadını. Kadın girişimci sayısı, bütün Cumhuriyet tarihi boyunca sadece 70 bin. Zengin olmak istiyor musunuz? İstemeyen var mı bu salonda? O zaman yapacağız iş şu. Genç kızlarımızın önünü açacaksın. Bu çerçevede 81 ilimizdeki oda ve borsalarımızda, gençlerimize ve genç kızlarımıza kadın girişimciler kurullarımızı kurduk. Babalara özellikle sesleniyorum, çocuklarınızı girişimci olmaya heveslendirin" diye konuştu.
LİSEDE MESLEK ATÖLYESİ AÇTI
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Adana'da ödül töreninin ardından İsmet İnönü Endüstri Merkez Lisesi'nde, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş ve İşçi Bulma Kurumu (İŞKUR) ve Adana Sanayi Odası (ADASO) işbirliğiyle Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri (UMEM) Beceri 10' projesi kapsamında donatılan meslek atölyelerinin açılışına katıldı. Açılışta konuşan Bakan Şimşek, Türkiye'de ihtiyaç analizi yapılarak meslek kursları açtıklarını, bu kurslara önümüzdeki birkaç yıl içinde 1 milyon kişinin katılıp, meslek sahibi olmasını sağlamayı planladıklarını söyledi. Türkiye'de en büyük sorunun işsizlik olduğuna dikkat çeken Şimşek, "Meslek kurslarımız yapılan ihtiyaç analizlerine göre açılıyor. Ortak akılla yaptığımız çalışmalar, istihdam yaratıyor. Bu kurslara katılan gençlerimiz hem meslek sahibi olacak hem de ara eleman sıkıntısına çözüm olacak. Almanya, ikinci dünya savaşından sonra ara eleman yetiştiren meslek kurslarına önem verdiği için şimdi çok ileri seviyede bir ülke. Türkiye de, Avrupa projelerini örnek alarak, bu alanda çalışmalarını yürütüyor. Bu proje bu açıdan, Türkiye için çok önemli. Böylece hem eğitimi vermiş olacağız hem de istihdam yaratacağız" dedi.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, sanayici ve işadamlarının, iş alanında, bu projelerde eğitim gören kişilere öncelik vermelerini istedi. Daha sonra proje kapsamında donatılan atölyelerin açılışı yapıldı. Bakan Şimşek, burada eğitim gören ve çalışan öğrencilerle sohbet edip, atölyeleri gezdi. Daha sonra partisinin il başkanlığını ziyaret eden Şimşek, partililerle basına kapalı görüştü. Bakan Şimşek, toplantının ardından uçakla Ankara'ya gitmek üzere Adana'dan ayrıldı.























