Teb Cetelem "Elektrikli Otomobiller" Anket Sonuçlarını Açıkladı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TEB Cetelem Genel Müdürü Paul Milcent, Avrupa çapında elektrikli araçlara en büyük ilgiyi Türkler'in gösterdiğini bildirdi.

TEB Cetelem Genel Müdürü Paul Milcent, Avrupa çapında elektrikli araçlara en büyük ilgiyi Türkler'in gösterdiğini bildirdi.

Türkiye'nin tüketici finansman şirketlerinden TEB Cetelem'in Avrupa çapında gerçekleştirdiği "Elektrikli Otomobiller" anketi sonuçları açıklandı.

Milcent, İngiltere, Rusya, Almanya, Belçika, İspanya, Fransa, İtalya, Polonya, Portekiz ve Türkiye'den toplam 6 bin kişiyle yapılan "Elektrikli Otomobiller" anketi çerçevesinde katılımcılara, elektrikli otomobillerin tüketiciler tarafından nasıl algılandığı, bu araçların yaygınlaşması için devletlerden beklentilerin ne yönde olduğu ve devletlerin elektrikli araçlara karşı tutumunun nasıl olduğu sorularının yöneltildiğini ifade etti.

Avrupa çapında elektrikli araçlara en çok büyük ilgiyi Türkler'in gösterdiğini belirten Milcent, "Bu denli geniş katılımlı bir anketi başarıyla tamamlamak için fazlasıyla emek verdik. Avrupa'nın otomobil pazarında önde gelen 10 ülkesinden tam 6 bin kişiye direkt olarak ulaştık. TEB Cetelem olarak bizler için otomotiv endüstrisinin temel gelişmelerini takip etmek büyük önem taşıyor çünkü bu sayede tüketicilere en iyi hizmet ve fırsatları sunma şansına sahip oluyoruz. Raporun sonuçlarının, elektrikli otomobil gelişimine inanan üreticiler ve devletler açısından oldukça faydalı olacağını düşünüyorum" diye konuştu.

-Anketten-

Ankette elektrikli otomobillerin tüketiciler tarafından ilgiyle takip edildiği belirtilirken, özellikle Türk tüketicilerin yüzde 93'ünün elektrikli araçlara ilgi gösterdikleri, yüzde 82'sinin de bu araçları satın almaya hazır oldukları ortaya çıktı. Ayrıca Türk tüketicilerin yüzde 67'si elektrikli araçların termal araçlardan daha ekonomik olduğuna inandıklarını açıkladı.

Elektrikli araçlara en fazla ilginin Türkiye'de olduğunu gösteren anketten elde edilen bilgiler şöyle:

"Tüketicilerin elektrikli araçlara yönelmesinin nedeni, Türkiye'de tamamen ekonomik gerekçelere dayanıyor. Avrupa'da ise anket için görüşülen kişiler, elektrikli otomobil alma olasılıklarının nedeni olarak, bu otomobillerin çevreye karşı duyarlı araçlar olmasını gösterdi. Buna karşın Türkiye'den katılımcılar, elektrikli araçların çok yüksek akaryakıt fiyatlarından dolayı içten yanmalı motorlara alternatif olabileceğini belirtti.

Kriz ortamında, Avrupalılar için alım gücü önemli bir kaygı olmaya devam ediyor. Ulaşım ile ilgili masraflar ailelerin bütçesine ağır geliyor. Bundan ötürü de otomobil ailelerin ihtiyaç sıralamasında ön sıralarda yer almıyor. Krizin etkisindeki Avrupalılar bu dönemde otomobili genellikle 'yersiz bir lüks' olarak değerlendirme eğilimindeler. Türkler, finansal açıdan hala aynı motivasyona sahipler.

Avrupalılar, 'eğer bir fedakarlık yapacak olsanız, elektrikli araca en fazla ne kadar öderdiniz-' sorusuna, 'içten yanmalı bir otomobilin yüzde 30'u kadar daha fazla' diyerek cevap veriyorlar. Elektrikli bir araç için geçerli olan daha düşük kullanım masrafları ise fiyat engelini aşmaya yeterli olmuyor. Tüketiciler bir satın alma sırasında ender olarak 'toplam sahip olma maliyeti' hesap ediyorlar. Almak istediği araç karşısında, ilk ve her şeyden önce satın alma sırasında ödeyeceği bedeli düşünüyor. Gelecekte yapacağı kullanım masraflarını hesaplamak ise hem zor geliyor hem de daha sonraya erteleniyor."

-Bataryayı kiralama-

Elektrikli araçların maliyetini aşağıya çekmek için çeşitli çözüm önerileri tartışılırken araçların fiyatının, bataryanın yüksek maliyetinden kaynaklı olduğu ifade edilen ankette, "Bunu aşmak için bulunan 'mucize çözüm' de bataryayı kiralamak olarak öne çıkıyor. Batarya aylık bir fiyatla kiraya verildiğinde eşdeğer içten yanmalı modellere karşı rekabetçi bir fiyat sunmaya olanak sağlayabiliyor" denildi. Ankete katılan Avrupalılar bu konuya da genellikle şüpheci yaklaşırken yüzde 63'ü bu sistem ile ilgilenmediklerini belirtti. Ruslar ve İtalyanlar yüzde 47'lik oranla bu fikre en açık olanlar. Ancak Polonyalılar, Türkler, İspanyollar ve Fransızlar bu fikri değişken sebeplerle reddettiklerini belirtirken, reddedenlerin bir kısmı aracın batarya dahil tamamına sahip olmak istediğini, bir kısmı ise kiralama sisteminin yeterince şeffaf ve bilgilendirici olmadığını vurguladı.

Aracın tam ortasında bulunan bataryanın, elektrikli otomobille ilgili soruların başında geldiği belirtilen ankette, şunlar kaydedildi:

"Avrupalılar'ın üçte biri bataryayı şarj etme süresi hakkında hiçbir bilgiye sahip değil. Ancak yarısı 2 saatten az bir sürede tamamen şarj olan bir batarya ihtiyacında olduklarını belirtiyorlar. Bu biraz ütopik bir istektir, çünkü priz tipine ve şarj eden enerjiye göre, yüzde 100'lük bir şarj için 7,5 ve 11 saat arası şarj etmek gerekiyor. Eğer, menzil bir problem arz etmekteyse, büyük ve hızlı şarj istasyonları kurmak otomobil sürücülerini rahatlatabilir. Yüzde 90'ının isteği bu yönde, yüzde 59'u ise bu tarz istasyonların 'kesinlikle' olması gerektiğini belirtiyor. İngilizler daha az hevesli bir duruş sergileyip yüzde 19 oranıyla böyle bir gerekliliği savunuyorlar."

-Elektrikli araçlar çevreci-

Avrupalılar için elektrik ile yolculuk etmek az da olsa dünyayı kurtarmak anlamına geldiği ifade edilen ankette, katılanların yüzde 84'ü elektrikli aracın yararlarının onları ikna ettiğini ifade ederken, onu 'çevrenin geleceği için en iyi çözüm' olarak tanımlıyor. Bu konuda, İngilizler yüzde 72 onay yüzdesi ile en az hevesliler içerisinde yer alırken Ruslar, Türkler ve Portekizliler de bu konuda oldukça olumlular. Bu üç ülkede katılımcıların sadece yüzde 6 ile 8'i arasında bir kısmı elektriğin çevre için en uygun çözüm olmadığını düşündüklerini belirttiler. Böyle düşünenlerin oranı on ülkenin ortalaması içinde ise yüzde 16 olarak belirlendi.

-Elektrikli araçlarda menzil sorun-

Ankette menzil ile ilgili şu değerlendirmeler yapıldı:

'İçten yanmalı motoru olan bir araç bir litre benzinle ortalama 25 km yol kat ederken aynı miktarda enerjinin ürettiği elektrikle alınabilen yol ise sadece 400 metre olabiliyor. Ankete katılanların yüzde 55'i elektrikli aracın menzilinin en az 250 kilometre olması durumunda satın almayı düşüneceklerini ifade ediyorlar. Bu soru üzerinde Almanlar (yüzde 70) ve Fransızlar (yüzde 71) ilk kez aynı fikirde olup ve kesinlikle daha titiz davranıyorlar"

"Teknik olarak bu bariyer aşılabilir, ancak bugün piyasaya sürülen az sayıda elektrikli araç bu talebe sadece 'normal' kullanım koşullarında cevap verebilecek durumdalar. Bununla birlikte, Avrupalılar'ın yüzde 82'si günlük 100 kilometreden daha az yol yapıyor. Hatta yüzde 45'i günde 30 kilometreden az otomobil kullanıyor. Teorik olarak bataryanın menzili bu sürücüler için bir engel teşkil etmiyor ama sadece teorik olarak. Sürücülerin endişelerinin üreticilerin çabaları meyvelerini verene kadar geçerliliğini koruyacaktır. Teknolojik ilerleme elektrikli araçlarla sorunsuz tatil yolculukları planlanmaya başlanana ya da bugün Avrupalılar'ın yüzde 74'ü tarafından kısa bulunan menzille ilgili kanaat değişene kadar devam edecektir"

-Deneyim fikirleri değiştirdi-

Elektrikli otomobili kullandıktan sonra bu deneyimi "olumlu" olarak tanımlayan Avrupalı sürücülerin, aracın bakım ve servislerinin de mevcut içten yanmalı otomobillere göre avantajlı olacağı konusunda beklentileri olduğu belirtilen ankette, "Teknoloji de bu düşüncelerini desteklemektedir. Bir elektrikli motor birkaç yüz parçadan oluşurken termik motor binlerce parça anlamına geldiğinden, Avrupalılar'ın yüzde 69'u araç bakımın kolaylaşacağını düşünüyor. Türkler bu konuya da yüzde 83 ile en olumlu yaklaşan grup olurken en şüpheli yaklaşanlar ise yüzde 57 ile Almanlar oldu" denildi. Ankette, Avrupalılar'ın yüzde 64'ü elektrikli araç kullanımının onlara tasarruf yapmayı sağlayacağını belirtiyor.

-Avrupalılar'ın yüzde 30'u şimdilik elektrikli araç ile ilgilenmiyor-

Avrupalılar'ın yüzde 30'unun şimdilik elektrikli araç ile ilgilenmedikleri beyan ettikleri ankette, "Her ne kadar devrimci de olsa, bu teknoloji termik teknolojide olmayan zayıflıklar barındırıyor. On ülkenin ortalamasında yüzde 41'lik bir oranla, ürünün pahalı olmasının ilgisizliğin en büyük sebebi olduğunu görmek pek şaşırtıcı değil. Bununla birlikte elektrikli araç yalnızca 'çok pahalı' olarak görülmüyor, ayrıca yüzde 37'si tarafından 'menzili yetersiz' bulunuyor" denildi.

Ankette şunlar ifade edildi:

"Almanya, İspanya, Fransa, Rusya ve Türkiye gibi bazı ülkeler için, ürünün pahalılığından önce, menzil bir numaralı problemi oluşturuyor. Elektrikli teknolojinin kendini daha çok kanıtlaması gerektiğini düşünen ülkeler Rusya

(yüzde 25), Polonya (yüzde 24) ve Türkiye'dir (yüzde 23), bu konuda Avrupalılar yüzde 16 gibi bir oranla daha az çekimser kalmıştır. Bu güven probleminin arkasında, şarj etme süresi büyük bir problem teşkil etmekte, sorgulanan kişilerin yüzde 15'i için bunun büyük bir engel olduğunu belirtmiştir. Bu oran Rusya'da ise yüzde 39'a kadar çıkıyor."

-Bakan Ergün'den-

"Elektrikli Otomobiller" anketinden çıkan sonuç raporuna görüşleriyle katkıda bulunan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, "Bu konuda, hukuki, idari ve fiziki altyapıyla ilgili iyileştirmeler yapmamız gerekiyor. Biz bu konularla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biz dünyadaki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de yeterli altyapıyı en kısa sürede oluşturacağız. Elektrikli araçların özellikle şarj ve menzil sorunlarının çözülmesiyle birlikte, bu araçların daha fazla talep edileceğini düşünüyorum. O talep oluştuğunda, biz altyapımızı hazırlamış olacağız. Türkiye'de eskiden iş yapma biçimi, önce ihtiyacın belirmesi, sonra bu ihtiyaca göre adımların atılması şeklindeydi. Biz ise artık, gelecekte oluşacağını gördüğümüz bu ihtiyacın adımlarını şimdiden atıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de yıllık araç üretiminin 2023 yılında 4 milyona ulaşmasını beklediklerini belirten Bakan Ergün, "Sektörde böyle ciddi rakamlara oynayan bir ülkenin elektrikli araçlar ve komponentleri konusunda da markalar oluşturması gerekir" ifadesini kullandı.

- İSTANBUL

Kaynak: AA