AK Parti'nin Kızılcahamam Kampı Sona Erdi

AK Parti'nin Kızılcahamam Kampı Sona Erdi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Olarak Ayrıştırıcı Temalar Üzerinde Siyaset Yapmadıklarını, Muhaliflerin Çekmek İstediği Mindere Gelmeyeceklerini Belirterek, "Biz 70 Milyonun Kardeşliğini Güçlendirmeye Çalışıyoruz. Bu Ülkeyi Kendi Malı Zannedenlere Asla Pabuç Bırakmayacağız. Bu Ülke 70 Milyonun. Bu Ülkeye Huzuru ve İstikrarı Çok Görenlere Asla Meydanı Boş Bırakmayacağız. AK Parti, Bu Yo...

AK Parti'nin Kızılcahamam Kampı Sona Erdi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti olarak ayrıştırıcı temalar üzerinde siyaset yapmadıklarını, muhaliflerin çekmek istediği mindere gelmeyeceklerini belirterek, "Biz 70 milyonun kardeşliğini güçlendirmeye çalışıyoruz. Bu ülkeyi kendi malı zannedenlere asla pabuç bırakmayacağız. Bu ülke 70 milyonun. Bu ülkeye huzuru ve istikrarı çok görenlere asla meydanı boş bırakmayacağız. AK Parti, bu yolda tek başına da kalsa Türkiye'nin sadece fiziki ve idari bütünlüğünü değil, insani ve duygusal

bütünlüğünü de bütün gücü ve enerjisiyle savunmaya devam edecektir" dedi.

AK Parti'nin geleneksel hale getirdiği 11. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı sona erdi. Kızılcahamam Asya Termal Tesisleri'nde gerçekleştirilen toplantının kapanış konuşmasını yapan Başbakan Erdoğan, istişare toplantısında Türkiye'nin topyekün fotoğrafını bir kez daha görmüş olmaktan, parti grubunun ülke meselelerine bir bütünlük içinde bakmasından son derece memnun olduğunu kaydetti. Kamp boyunca toplam 95 milletvekilinin söz aldığını açıklayan Erdoğan, 2 gündür özgür bir ortamda dile getirilen

görüşlerin AK Parti'nin bir Türkiye partisi olduğunu, Türkiye'yi kucakladığını bir kez daha ortaya koyduğunu kaydetti.

MUHALEFETE YÜKLENDİ

Hiçbir ülke sorununu, tek noktaya odaklanarak çözemeyeceklerinin altını çizen Erdoğan, en büyük onurun AK Parti siyasetinin milletin yüreğinde yankı bulması olduğunu söyledi. AK Parti'nin, Türkiye'nin mutlu ve müreffeh kapılarını açan yegane anahtar olduğuna işaret eden Erdoğan, bu gerçeğin her geçen gün biraz daha iyi anlaşıldığını kaydetti. İç ve dış konjonktürün sıkıntılı olduğu, Türkiye'nin önüne çeşitli sıkıntıların çıktığı dönemde AK Parti'nin onurlu duruşunun, demokrasiye sadakatinin milletin

bekası için özellikle önem arzettiğini dile getiren Erdoğan, "AK Parti, birlik ve beraberliğin, dostluk ve kardeşliğin en güçlü temsilcisidir. Bu günlerde bu gerçek çok daha önem arzediyor. Zira AK Parti, Türkiye üzerinde oynanan oyunlara karşı ortak aklın, ortak hissiyatın sahibidir" diye konuştu. Muhalefeti 'Maalesef Türk siyasetinde çok uzun yıllardır toplumun sinir uçlarıyla oynayarak siyaset yapmak gibi kötü bir anlayış var' diye eleştiren Erdoğan, devlet ile milleti birlikte düşünemeyen, hizipçi

siyasetçilerin geçmişte devlet-toplum ilişkilerine büyük zararlar verdiğini kaydetti. Türkiye'yi yönetemeyenler yüzünden vatandaşın vicdanını yaralayan büyük yanlışlar yapıldığını ifade eden Erdoğan, "Allah'a şükür ki o vesayetçi siyaset de, o tefrikacı, hizipçi siyaset de tasfiye olmuştur. O irade AK Parti'dir. O iradenin öncü kadroları sizlersiniz" dedi. Türkiye'nin bu dönemde her zamankinden daha çok aklıselime, sağduyuya, sorumluluk taşıyan siyasi duruşlara ihtiyacı olduğunu belirten Erdoğan, şöyle

konuştu:

"Uzun vadeli düşünmek, duygularımızla değil aklımızla hareket etmek, parçayla değil bütünle uğraşmak zorunluluğumuz var. Herkesin, Türkiye'nin geleceğini düşünürek, asırlardır bozulmamış ahengini düşünerek hareket etmesi lazım. AK Parti, bu yolda tek başına da kalsa Türkiye'nin sadece fiziki ve idari bütünlüğünü değil, insani ve duygusal bütünlüğünü de bütün gücü ve enerjisiyle savunmaya devam edecektir. Biz hiçbir zaman popülist olmadık. Bunu asla kendimize ve siyasetimize yakıştırmıyoruz,

yakıştıramayız da. İnsanlarımızın hassasiyetleriyle oynayarak, onların duygularını sömürerek, duyarlılıklarını kışkırtarak gelecek tek bir oyu bile istemiyoruz. Sonucunda Türkiye kazanacaksa biz asla kaybetme korkusu taşımayız, bu böyle biline. Ama milletimizin sarsılmaz bir hakikat iradesi var. Bugüne kadar hakikatin yanında duran, hakikatten şaşmayan bu milletin gönlünde değerini kaybetmemiştir. Yüzde 47'nin oyunu aldık ama biz yüzde 100'ün gönlünü kazanmak istiyoruz. Asıl hedefimiz bu.

Milletin bütün renklerini kucaklamayı, bütünleşmeyi siyasetimizin ana ekseni kabul ediyoruz. AK Parti iktidarı, ikinci döneminde de milletin iradesinden, vicdanından, gündeminden ayrılmayacak, hizmet yolculuğunda aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edecektir. Bu ulvi yoldaki yoldaşlık ve kardeşlik çok önemlidir. Bütün insanlarının Türkiye'nin geleceğine sımsıkı sahip çıkmaları umudumuzu daha da artıyor. Bu ülkeye inanmanın, güvenmenin Türkiye aşkının 70 milyonla paylaşmanın verdiği güçle çok büyük

hizmetler için bileniyoruz."

"PABUÇ BIRAKMAYIZ"

Asıl hedeflerinin milletin hayır duasını almak olduğunu ifade eden Erdoğan, millete hizmetin herşeyin üstünde olduğunu kaydetti. "Muhaliflerimizin çekmek istediği mindere gelmeyeceğiz, ayrıştırıcı temalar üzerinde siyaset yapmıyoruz, yapmayacağız" diyen Başbakan Erdoğan, 70 milyonun kardeşliğini güçlendirmeye çalıştıklarını vurguladı. Erdoğan, şu mesajları verdi:

"Gönül rezervlerimiz çok ama çok zengindir. Buralara milletimize inanarak, güvenerek, birbirimizi severek, sayarak sadece vatandaş olarak, dost olarak, yoldaş olarak geldik. Asırlar boyu bu insanların arasına girememiş düşmanlıkları kini, asırlardır yaşattığımız bu topraklardan uzak tutmaya devam edeceğiz. Birbirimizin derdini bileceğiz. Birbirimizin sofrasına masasına oturacağız. Birbirimizin türküsünü söyleyeceğiz. Aşı olmayana aşımızdan, gücü olmayana gücümüzden, neşesi olmayana neşemizden vereceğiz.

Bu milletin en büyük serveti olan gönül bereketinden hep birlikte besleneceğiz, aslolan budur. İstanbul'da olanı Artvin'e, Ankara'da olanı Şırnak'a taşımak; nimeti de, külfeti de adaletle paylaşmak için çalışacağız. Bu ülkeyi kendi malı zannedenlere asla pabuç bırakmayacağız. Bu ülke 70 milyonun. Bu ülkeye huzuru ve istikrarı çok görenlere asla meydanı boş bırakmayacağız. Bu ülkeyi vehimlere mahkum etmek isteyenlere asla kulak vermeyeceğiz. Bu ülkeyi kendi kifayetsizliklerinin esiri yapabileceklerini

zannedenlere, Türkiye'nin o eski Türkiye olmadığını hep birlikte göstereceğiz. Millet olarak yolumuz budur, kararımız budur, istikametimiz budur."

BASINA UYARI

Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda medyayı uyardı. Terörle mücadele gibi hassas meselelerde, gerek yazılı gerek görsel medyada kaynağından doğrultulamamış, uydurma ve hayali senaryoların hala haber yapıldığını gördüklerini ifade eden Erdoğan, MKYK ve bazı kapalı istişare toplantılar sonrasında kendilerine atfen yapılan haberlerin de buna dahil olduğunu kaydetti. Erdoğan, basına yönelik eleştirilerini şöyle sıraladı:

"Bunu yapan basına söylüyorum. Kusura bakmayın. Eğer kötü niyetli değilseniz ya sizi işletiyorlar ya da bu rivayetleri işlerine geldiği gibi size fısıldayanlara alet oluyorsunuz demektir. İş işten geçtikten sonra doğrulandı ya da doğrulanmadı diye bizim üzerimize yıkıp sıyrışmaya çalışıyorsunuz. Biz burada evet-hayır oyunu oynamıyoruz. Ciddiyete ve sorumlu olmaya davet ediyorum. Gerek partimizi gerekse hükümetimizi ilgilendiren konularda yetkili birimler bellidir. Başbakanlık müşavirliği var, AK Parti

Tanıtım ve Medya Başkanlığı var. Lütfen doğrulatma mekanizmalarına haberi yayınladıktan sonra değil, önce başvurunuz. Bu tür yanlışları gazetelerde okuyunca ülkemiz adına üzülüyoruz. Bizim adımıza ne pazarlıklar yapılıyormuş, aman yarabbi. Halkımız bu yalan haberlere inanırsa kim kazanır, kim kaybeder. Siz daha fazla satacağınızı mı zannediyorsunuz? Hep kaybediyorsunuz. 70 milyonluk Türkiye'de 3 milyon yazılı medya satılıyorsa, burada bir yanlış var. Bunun üzerinde durun. Ciddi bir su kaçağı var, bunun

üzerinde durun. Bir gazetenin 15-20 milyon satması lazım. Güven telkin edersen var, etmezsen yok. 1 milyonu bulan gazete yok. En fazla 600 bin-700 bin satıyor. Böyle bir gazetecilik anlayışı yoktur."

(DA-OK-Y)