ABD Büyükelçisi John Bass: 'Milli' Üretim Artık Çok Önemli Değil

ABD Büyükelçisi John Bass: 'Milli' Üretim Artık Çok Önemli Değil Haber Videosunu İzle
ABD Büyükelçisi John Bass: 'Milli' Üretim Artık Çok Önemli Değil
Haberin Videosunu İzle
Haberin Videosunu İzle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

ABD Büyükelçisi John Bass Gebze'de teknoloji şirketlerini gezerken 'Milli gemi' veya 'milli uçak' gibi projeler artık gelişmişlik açısından önem arz etmiyor" dedi.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Ankara Büyükelçisi John Bass önceki gün İstanbul'a gelerek Anadolu Yakası'ndaki inovasyon alanında çalışan şirketlerini gezdi. Bass'ın ilk durağı Gebze'deki Generel Elektric (GE) Marmara Teknoloji Merkezi'ydi.

Burada Genel Müdür Aybike Molbay'dan tesis ve çalışmalarla ilgili bilgi alan Bass, daha sonra Kartal'da yer alan SANLAB Simülasyon'a, oradan da Ford Otosan'a geçti. Ziyaretlerinin bir kısmına eşlik ettiğimiz Bass, hem Türkiye'yi yüksek teknoloji alanlarında ilerletmeyi hedefleyen hem de global inovasyona katkı sağlayan öncü çeşitli şirketleri ziyaret ettiğini belirterek, "General Elektric'te ABD yatırımının doğrudan faydasını görüyoruz; yeni mezun Türk mühendisler GE'nin global inovasyon altaypısı için kapital haline geliyor. Buradan sonra SANLAB Simülasyon'da yaptıkları yazılımı ABD'li şirketlere satan Türk girişimcilerle görüşeceğim.

'Milli' üretim artık çok önemli değil

Son olarak Türk-Amerikan ortak projesi Ford Otosan'a gideceğim. Ziyaret ettiğim üç şirket farklı modellerde çalışıyor ama ortak yanları hepsi iki ülke arasında daha kuvvetli bağlar kurulmasına katkı sağlayarak şirketlerin global ekonomide daha verimli rekabet etmesine yardımcı oluyor" açıklamasını yaptı.

BAŞARININ ÜÇ SIRRI

İnovasyon ve girişimcilik denince akla ilk gelen şirketlerin çoğu ABD veya Batı Avrupa'da. Büyükelçi Bass, Türkiye'den neden bu tür girişimlerin çıkamadığına ilişkin ise şu açıklamayı yapıyor: "Çok farklı alanlardan genç Türk girişimciler ve kanaat önderleri Türkiye'de daha küçük ölçekte olmakla beraber benzer modeller inşa etmeye başlıyorlar. Ama eğer ABD'de bu konuda neden daha iz bırakan şirketlerin çıkabildiği soruyorsanız bu, üç şeyin işlemesiyle gerçekleşiyor...


Öncelikle tüm dünyadan uzmanlık ve katkıya çok açık bir ekonomimiz var. Bu sayede ABD'ye eğitim veya kariyer için gelen zeki insanlardan faydalanbiliyoruz. İkincisi iyi kapital modelimiz iyi fikirlere daha hızlıca yatırım sağlamaya olanak veriyor. Son olarak ABD'de çok açık bir entellektüel sistem mevcut. İfade, basın ve akademik özgürlüğe olan kuvvetli bağımızdan dolayı insanlar daha çok düşünüp yapmak istedikleri her şey üzerine çalışabiliyorlar. Bu bileşenlerin bir çoğunu Türkiye'de de görüyorum. Bence global ekonomide pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de en büyük zorluk Türkiye'ye uygun kombinasyonu bulmak. Yatırımcıların önünde pek çok imkan ve tercih var. Ülkeler de global pazara girmek istiyorsa yatırımcılar için çekici olmalı."

EKOSİSTEMDE ORTAKLIK

Bir ülkenin 'Milli gemi' veya 'Milli uçak' sahibi olmasının önemi hakkındaki soruyu ise Bass şöyle cevapladı: "ABD'de artık ürün ve hizmetler tek bir ülke veya şirketin elinden çıkmıyor. Global ekonomide, özellikle de bilgi alanında, dünyanın neresinde olduğundan bağımsız olarak şirket ve ülkeler bir ekosistem içinde ortak hareket ediyor. Ürün ve hizmetler için milli sınırlar artık ülkelerin ekonomik gelişmişliği açısından daha az önem arz ediyor. Çağdaş dünyada başarılı ekonomilerde farklılaşma var. Bunun Türkiye'de de geliştiğini görüyorum. Örneğin Sikorsky ortak bir girişimle bütün olarak helikopterleri Türkiye'de üretecek. Bu tür ortaklıklar hem ekonomik büyümeye katkı sağlıyor hem de Türk endüstrisisinin bilgi ve uzmanlık kazanmasına yardım ediyor."

"ABD-TÜRKİYE TİCARETİ 10 YILDA İKİYE KATLANDI"

Peki Türkiye yabancı yatırımcılar için ne kadar çekici bir ülke? Büyükelçi Bass, Türkiye ile ABD arasındaki ticaretin son 10 yılda ikiye katlandığını söylerek cevaplıyor: "Burada olmamın sebeplerinden biri de zaten ABD ve Türk şirketlerinden kendi deneyimlerini dinleyerek hükümetler olarak aradaki ekonomik ilişki ve ticareti artırmanın yollarını aramak.

Bu denklemde gördüğüm şirketler tahmin edilebilirlik, şeffaflık ve 5-10 yıl sonraki iş iklimini tahmin edip ona göre yatırım yapmalarına imkan verecek yasal çerçeveler ile kabiliyetlere kolay erişime ihtiyaç duyuyor. Şu an GE gibi şirketler Türkiye pazarında olmaktan memnunlar. Türkiye pazarının çekiciliği veya üç bölgeye yayılmış coğrafi pozisyonu sebebiyle pazarı isteyen başka Amerikalı şirketler de var." Büyükelçi Bass, hem iş dünyasında hem de ABD'deki daha geniş toplum içinde terör ve güven iklimi sebebiyle endişe olduğunu ama şirketlerin daha uzun vadeli perspektif yatırımlara baktığını da belirtiyor. (Kaynak:Hürriyet)

78 YIL ÖNCE TÜRKİYE'DE AYNISI OLDU

TÜRKİYE'DE HAVACILIK SANAYİİ KURULUŞU, GELİŞMESİ, AKIBETİ

1926'da Tayyare ve Motor Fabrikası adı ile Kayseri ve Eskişehir ayaklı olarak kurulan resmî devlet şirketimiz lisans altında uçak ve motor imâl ediyordu. Ama, Amerikan Marshall yardımı sonrası, sebebi dahi belirtilmeden 1928'de bu fabrika kapatıldı.

Savaş sonrasında başlayan iki kutuplu dünya düzeninde ise ABD'nin yanında yer alan Türkiye, Marshall yardımının getirdiği rahatlık içerisinde uçak üretimiyle ilgilenmekten vazgeçmek durumunda kaldı ve fabrika 1950 yılında 'Kayseri Hava İkmal ve Bakım Merkezi' haline dönüştü.

Kaynak: Haberler.com