Haberler

Şebnem Korur Fincancı'dan Adnan Oktar suç örgütünün isteği üzerine işkence raporu hazırladığı iddialarına yanıt

Güncelleme:

Adnan Oktar Suç Örgütü ile ilgili hazırlanan bir belgeselde Adnan Oktar'ın cemaatine yönelik 1999'da gerçekleşen operasyon sonrasında Adli Tıp Uzmanı Şebnem Korur Fincancı'nın örgüt üyelerinin isteği üzerine işkence raporu hazırladığı ve hapisten çıkmalarının sağlandığı iddia edildi. Fincancı, iddialara yanıt olarak "İşkence görenin kim olduğu, ne yaptığı işkence suçunu meşrulaştıramaz" dedi. Fincancı, hakkında yer alan suçlamalar için hukuki süreç başlatacağını duyurdu.

Adnan Oktar Suç Örgütü hakkında 140 Journos'un hazırlanan "Adnan" belgeselinde Şebnem Korur Fincancı'nın Adnan Oktar'ın cemaatine yönelik 1999'da gerçekleşen operasyon sonrasında örgüt üyelerinin isteği üzerine işkence raporu hazırladığı ve hapisten çıkmalarının sağlandığı iddia edildi. İddialara ilişkin açıklama yapan, "İşkence kamu görevlilerinin kasıtlı, korkutma, sindirme amacıyla yaptıkları bir şiddet eylemidir. Fail kamu görevlisi olduğundan devletlerin önleme, uygulamama ve cezasız bırakmama sorumluluğu olan mutlak yasak bir suçtur. İşkence görenin kim olduğu,ne yaptığı işkence suçunu meşrulaştıramaz" dedi. Fincancı, hakkında yer alan suçlamalar için hukuki süreç başlatacağını duyurdu.

140journos tarafından yayınlanan belgeselde örgüt üyelerinin Fincancı'ya başvurmasıyla emniyet hakkında işkence raporu düzenlendiği iddia edildi. Şebnem Korur Fincancı ise belgesel ekibinin kendisine ulaşmadığını söyleyerek sosyal medya hesabından bir açıklama yayınladı.

FİNCANCI: İŞKENCE GÖRENİN KİM OLDUĞU, NE YAPTIĞI İŞKENCE SUÇUNU MEŞRULAŞTIRAMAZ

Fincancı'nın açıklamaları şu şekilde: "İşkence kamu görevlilerinin kasıtlı, korkutma, sindirme amacıyla yaptıkları bir şiddet eylemidir. Fail kamu görevlisi olduğundan devletlerin önleme, uygulamama ve cezasız bırakmama sorumluluğu olan mutlak yasak bir suçtur. İşkence görenin kim olduğu, ne yaptığı işkence suçunu meşrulaştıramaz. Ancak işkenceyi meşrulaştırma çabaları ve cezasızlık işkencenin devam etmesi için yaygın olarak kullanılmakta, işkencenin görünür olması çabalarının değersizleştirilmesi için tüm yöntemler işleme sokulmaktadır.

Şebnem Korur Fincancı'dan Adnan Oktar suç örgütünün isteği üzere işkence raporu hazırladığı iddialarına yanıtAdnan Oktar

Bir belgesel (?) olarak yayına girdiği anlaşılan son dizi de işkencenin meşrulaştırılması için hakikat dışı söylemleriyle kişisel olarak benim düzenlediğim tıbbi değerlendirme raporlarını sahte gibi göstermeye çalışmaktadır. Beni hedefe koyar gibi yapan, ancak son noktada çok tehlikeli bir duruma kapı aralayarak, işkence görenlerin zarar görmesine yol açacak ifadelere yer vermektedir. Adli tıp uygulamalarında tıbbi değerlendirme; öykü, tıbbi muayene, ruhsal değerlendirme, tetkikler ve bu aşamalarda derlenen verilerin tartışılması, ayırıcı tanı ile sonunda tanıyı içeren bir sonuçtan oluşur. Bu aşamalar ilk muayenelerde olmadığında eksikler tanımlanarak tüm inceleme adımlarının tamamlanması gereğini ifade eden bir değerlendirme de mümkündür.

"BİR KEZ MEŞRU GÖRÜLDÜĞÜNDE TOPLUMUN TÜM BİREYLERİ İŞKENCE GÖRME RİSKİ İLE KARŞI KARŞIYADIR"

İşkencenin belgelenmesi için sürdürülen araştırmalar aylar, hatta yıllar sonra işkence tanısı koyabilmeyi mümkün kılan tanı yöntemleri geliştirilebilmesini sağlamıştır. İstanbul Protokolü de tüm bu aşamaları ve yöntemleri içeren bir kılavuzdur. Zarar verdiği ve zarar gördüğü iddia edilen tarafların varlığında bu taraflardan biri istediği olmadığında düzenlenen tıbbi belgeyi, kimi zaman da bu belgeyi düzenleyeni, kurumları değersizleştirmeye, bu olayda olduğu gibi nihai olarak işkenceyi meşrulaştırmaya hizmet eder. İşkenceyi meşrulaştırmak topluma zarar verecek bir girişimdir. Bir kez meşru görüldüğünde toplumun tüm bireyleri işkence görme riski ile karşı karşıyadır. O nedenle işkence ile mücadele eden insan hakları savunucuları kimin kime işkence yaptığından, meşru göstermek için ortaya konanlardan bağımsız ve ayrımsız işkenceyi görünür kılmak için uğraş verirler.

Şebnem Korur Fincancı'dan Adnan Oktar suç örgütünün isteği üzere işkence raporu hazırladığı iddialarına yanıtŞebnen Korur Fincancı

Bir yargılama sürecinde olması gereken işkenceyle kanıt toplamak değil adil yargılama ile sürecin yürütülmesidir. Bir suç iddiasının araştırılmasında işkence görenlerin varlığı ve işkencenin görünür kılınması suçun araştırılmasını akamete uğratmaz. Tam tersine işkence uygulaması mutlak yasak olmasına rağmen devam ettiğinde, cezasız bırakıldığında ve suça dair delillerin uygun yöntemlerle toplanması yerine getirilmediğinde o iddia edilen suçun da örtbas edilmesine yol açar. Sahte rapor iddiaları da bu tıbbi belgelerin değersizleştirilmesi için yaygın olarak kullanılmaktadır. Yalnız bu ülkede değil, dünyanın pek çok ülkesinde bu tür iddialarla on yıllardır karşılaştım. Yapılan soruşturmalarda düzenlenen bütün raporların tıbbi bilgiye ve araştırmaya dayalı sonuçlar olduğunu kanıtlamış olsam da her seferinde denemekten vazgeçmediler, belli ki vazgeçmeyecekler.

İlgili tıbbi belgeleme süreci tümünde her zaman uyguladığımız gibi tıp biliminin olanakları ile ve birçok uzmanlık alanından görüşler ve ilgili tetkiklerin değerlendirmesiyle hazırlanmıştır. Elbette bu raporlar tıbbi ortamlarda tartışılabilir. Yeni tetkikler varsa değerlendirilir. Bir bilimsel yayının tartışması bilimsel ilkelerle yapılır ancak işkencenin meşrulaştırılması için kullanılamaz."

HUKUKİ GİRİŞİMLERDE BULUNACAĞIM"

Hakkında yer alan suçlamalar için hukuki süreç başlatacağını duyuran Fincancı "Uygunsuz bu süreç ve sosyal medyada emek verdiğimiz kurumları da içine alacak biçimde yürütülen karalama kampanyası ile ilgili hukuki girişimlerde bulunacağımı da buradan paylaşayım" dedi.

Şebnem Korur Fincancı'dan Adnan Oktar suç örgütünün isteği üzere işkence raporu hazırladığı iddialarına yanıt

ADNAN OKTAR DAVASI

Adnan Oktar silahlı suç örgütüne yönelik davada verilen kararın istinaf tarafından usulden bozulmasının ardından 72'si tutuklu 215 sanığın yeniden yargılandığı dava 16 Kasım 2022'de karara bağlanmıştı.

Mahkeme, sanık Adnan Oktar'ı "örgüt yöneticiliği", "cinsel istismar", "eğitim hakkının engellenmesi", "eziyet", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" ve "kişisel verilerin kaydedilmesi" suçlarından toplamda 891 yıl hapisle cezalandırmıştı.

Heyet ayrıca Oktar'ı yönetici konumunda bulunduğu için diğer sanıkların suçlarından da sorumlu tuttu. Oktar, diğer sanıkların cezalarıyla birlikte toplamda 8 bin 658 yıl hapse mahkum edilmişti.

Mahkeme, örgüt elebaşı oldukları iddiasıyla yargılanan sanıklar, Alev Babuna, Aylin Atmaca, Ayşegül Hüma Babuna, Bora Yıldız, Ulviye Didem Ürer, Yeliz Sucu, Merve Büyükbayrak, Sinem Hacer Tezyapar, Tarkan Yavaş, Halil Hilmi Müftüoğlu, İbrahim Tuncer, Mehmet Noyan Orcan ve Fatma Ceyda Ertüzün'e de benzer suçlardan ayrı ayrı 8 bin 658 yıl hapis cezası vermişti.

106 sanığı "örgüt üyeliği" suçundan 4 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptıran mahkeme, 8 sanığı "örgüte üye olmamakla birlikte yardım" suçundan 3'er yıl hapisle cezalandırmıştı.

Heyet, haklarında etkin pişmanlık hükümleri uyguladığı 16 sanığa ise çeşitli hapis cezaları verirken, 67 sanık da benzer suçlardan değişen sürelerde hapis cezası almıştı.

Mahkeme ayrıca, sanık Mert Sucu'yu "örgüt üyeliği", "cinsel istismar", "cinsel saldırı", "görevini yaptırmamak için direnme" ve iki polis memuruna karşı "öldürmeye teşebbüs" suçundan 152 yıl 5 ay hapisle cezalandırmıştı. 3 sanığın dosyası ise ayrılmıştı.

Kaynak: Haberler.com Haber Merkezi / 3.Sayfa

Şebnem Korur Fincancı Adnan Oktar Adli Tıp Hukuk 3.Sayfa Yaşam Güncel Haberler

Bakmadan Geçme

Birol Güven kimdir, Birol Güven, kaç yaşında, nereli, mesleği ne? Galatasaray UEFA Konferans ligi muhtemel rakipleri kim? 2024 Müftüler Kararnamesi yayınlandı! İşte yeni Bayburt, Batman, Sinop, Kocaeli, Çorum, Balıkesir, Kırıkkale, Bingöl, Tunceli, Hakkari müftüleri! Galatasaray elendi mi, Galatasaray Avrupa'dan elendi mi (Sparta Prag)? 23 Şubat 2024 Konya elektrik kesintisi! GÜNCEL KESİNTİLER! Konya'da elektrik ne zaman gelecek? 23 Şubat Cuma Hutbesi yayınlandı! 23 Şubat Cuma Hutbesi tam metni! Diyanet 23 Şubat Cuma Hutbesi! 23 Şubat İstanbul elektrik kesintisi! GÜNCEL KESİNTİLER! Elektrikler ne zaman gelecek? İstanbul'da elektrik kesintisi! 23 Şubat Gaziantep elektrik kesintisi! GÜNCEL KESİNTİLER Gaziantep'te elektrikler ne zaman gelecek? Gaziantep'te elektrik kesintisi! 23 Şubat 2024 Antalya elektrik kesintisi! GÜNCEL KESİNTİLER Antalya'da elektrikler ne zaman gelecek? 23 Şubat 2024 On Numara çekiliş sonuçları açıklandı mı? On Numara sonuçları saat kaçta? On Numara CANLI izle! Bugün kazanan numaralar neler? 23 Şubat Manisa elektrik kesintisi! GÜNCEL KESİNTİLER! Manisa'da elektrik ne zaman gelecek? Manisa'da elektrik kesintisi! Son Depremler! Bugün İstanbul'da deprem mi oldu? 23 Şubat AFAD ve Kandilli deprem listesi! 23 Şubat Ankara'da, İzmir'de deprem mi oldu? 23 Şubat 2024 Resmi Gazete ATAMA KARARLARI! Bugünün kararları neler? 23 Şubat Resmi Gazete yayımlandı! 32266 sayılı Resmi Gazete atamalar listesi! 23 Şubat İzmir GEDİZ elektrik kesintisi! GÜNCEL KESİNTİLER! Bugün İzmir'de elektrik ne zaman gelecek? İzmir'de elektrik kesintisi! Fenerbahçe'nin UEFA Konferans Ligi muhtemel rakipleri kim?
500

Yorumlar (16)

Emirhan YILDIZ:

bu kadın imralıda olmasını gerektirecek kadar tehlikeli bence

169
15
yanıtYanıtla
Ufuk Gökceoglu:

Yağlı job tedavisi yakışır bu ajana

123
23
yanıtYanıtla
Mevlüt:

Bu kadın olmayan işkenceyi rapor ile var göstermedim demiyorda işkencenin meşrulaştırma hikayesini okumuş

95
6
yanıtYanıtla
Mark Kolçak:

Kelepçe olarak taktıkları o plasik şeyler aslında ucuza üretilmiyor. Eski zamanlarda köyde mesela.. öyle bir şey yokdu. İplik kullanırdık bir şeyleri bağlayabilmek için.

7
58
yanıtYanıtla
Kralçıplak:

“Tabiatın güzelliğine bak ! Dedim Ağaçlardan bir şey göremiyorum dedi” Sen nereye bakıyorsun aceba

yanıt39
yanıt3
Ser Dar:

sümer kolçak sen misin bu mark falan ne ayak?

yanıt2
yanıt0
Mark Kolçak:

Sayın "Kralçıplak" Önümüzde çok büyük ve çok korkuç bir problem olabilir çünkü hiçlikde ilk nokta oluştuğunda resmen etrafda yeterli MANA yokmuş ve o noktaya "DUR" diyememiş. Nokta kendi düşüncesine hakim olamamış ve diğer noktaları var yapmış olabilir. Şimdi ise Kainat hiçliğe huzurluca dönerken.. demekki etrafda yeterli MANA bulunamaya bilir ve çok zor olabilir hiçliğe huzurlu bir dönüş. Bu problemi çözmeliyiz hep beraber.

yanıt2
yanıt35
haksız mıyım:

mark kardeş, sanırım gaz sıkışması var. sen iyisi mi sal içindeki kötülükleri. emin ol burada yazıklarından daha manalı ses çıkar

yanıt10
yanıt0
necmettin durmaz:

dava aç mahkeme kararından sonra konuş duman ateş olan yerden çıkar

18
0
yanıtYanıtla
ayten sağdıç:

cıkınca rahat durmaz bunlar. sende rahat bırak bide kadınsın cıkınca kaç kadın kızı tuzaga düşürecekler bunlar

0
0
yanıtYanıtla
Tüm 16 yorumu okumak için tıklayın Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title