Eğitim Sen: Bakan Tekin döneminde eğitim kamusal hak olmaktan çıktı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, MEB Bakanı Yusuf Tekin'in 3 yıllık görev süresini eleştirerek eğitimin kamusal niteliğinin zayıflatıldığını, özel okul sayısının 14 bin 700'e yükseldiğini ve müfredatın ideolojik hale getirildiğini söyledi.

(ESKİŞEHİR) - MEB Bakanı Yusuf Tekin'in görevde bulunduğu 3 yılı değerlendiren Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, Bakan Tekin döneminde eğitimin kamusal hak olmaktan çıktığını ve özel okul sayısının 14 bin 700'e çıktığını belirtti.

Yediler Parkı'nda açıklama yapan Eğitim Sen Eskişehir Şubesi, Milli Eğitim Bakanı (MEB) Yusuf Tekin'in 3 yılını değerlendirdi. Yusuf Tekin'in 23 yıllık AK Parti iktidarında 9'uncu Milli Eğitim Bakanı olduğunu söyleyen Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, Tekin'in eğitim müfredatını kendi ideolojik çizgisine uygun biçimde dönüştürmeyi hedeflediğini belirtti. Demirkol, Yusuf Tekin'in eğitimin kamusal niteliğini zayıflattığını ifade etti.

İdeolojik dönüşüm yaşandığını belirten Demirkol, "AKP'nin 23 yıllık iktidarı boyunca Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturan 9. isim olan Yusuf Tekin, 4 Haziran 2023 tarihinden bu yana Milli Eğitim Bakanlığı görevini yürütmektedir. Göreve geldiği ilk günden itibaren eğitim sistemini hem müfredat hem de yönetim anlayışı bakımından siyasal iktidarın ideolojik çizgisine uygun biçimde yeniden şekillendirmeyi temel hedef haline getiren Tekin, eğitim alanında yaşanan dönüşümün en açık uygulayıcılarından biri olmuştur" diye konuştu.

"EĞİTİM KAMUSAL HAK OLMAKTAN ÇIKARILDI"

Bakan Tekin döneminde eğitimin kamusal hak olmaktan çıktığını öne süren Demirkol, "Yusuf Tekin'in Bakanlık koltuğunda geçirdiği üç yıl boyunca, eğitim sisteminin kamusal niteliğinin zayıflatıldığı, laiklik ilkesinin sistemli biçimde aşındırıldığı, bilimsel eğitim anlayışının ise dinselleştirme, piyasalaştırma ve merkeziyetçi dayatmalarla kuşatıldığı bir dönem olmuştur. Tarikat ve cemaat yapılarıyla yapılan kurumsal protokollerin savunulması, karma eğitim ilkesinin hedef alınması ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adı altında müfredatın ideolojik bir çerçeveye sıkıştırılması, eğitimin çocukların üstün yararını temel alan bir kamusal hak olmaktan çıkarılarak siyasal-ideolojik bir nesil yetiştirme projesine dönüştürülmek istendiğini açıkça göstermektedir" şeklinde konuştu.

"EĞİTİMİN PAYDAŞLARININ GÖRÜŞÜ ALINMADI"

Eğitimin paydaşlarının görüşü alınmadan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin uygulanmaya başlandığına dikkat çeken Demirkol, "Bakan Tekin'in görev süresi boyunca eğitim emekçileri, öğrenciler, veliler, sendikalar, bilim insanları ve demokratik kamuoyu yok sayılmış; eğitim politikaları katılımcı, bilimsel ve demokratik süreçler işletilmeden tepeden inmeci yöntemlerle hayata geçirilmiştir. Sendikamızın ve eğitim bileşenlerinin tüm uyarılarına kulak tıkanmış; eğitim alanı, mensubu olduğu siyasal iktidarın ideolojik ajandasına göre yeniden düzenlenmek istenmiştir. Bakan Tekin'in görev süresi boyunca eğitim sistemine yönelik en tehlikeli uygulamalardan biri ise eğitim sendikalarının, akademisyenlerin, bilim insanlarının, velilerin ve eğitim emekçilerinin görüşü alınmadan; pilot uygulama yapılmadan hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli olmuştur. Yeni müfredatla eğitimin içeriği boşaltılmış, "sadeleşme" adı altında evrim teorisinden rasyonel düşünceye, bilimsel yöntemden eleştirel akla kadar pek çok temel başlık ya zayıflatılmış ya da müfredatın dışına itilmiştir" dedi.

"MESEM ÇOCUKLARI UCUZ İŞ GÜCÜ YAPTI"

MESEM'ler eliyle çocukların sanayide ucuz iş gücü olarak çalıştırıldığını söyleyen Demirkol, "Bakan Tekin, her fırsatta mesleki eğitimi ve bu alandaki denetimleri bir başarı öyküsü gibi sunmaktadır. Oysa Eğitim Sen olarak defalarca ifade ettiğimiz üzere, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) eliyle çocuklar "eğitim" adı altında organize sanayi bölgelerinde, ağır ve tehlikeli iş kollarında ucuz iş gücü olarak çalıştırılmaktadır. Bakanlığın "eğitim-üretim ilişkisi" olarak pazarladığı modelin arkasında; yetersiz denetimler, kağıt üzerinde kalan raporlar, çocuk emeğinin sömürüsü ve iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların acı gerçeği bulunmaktadır. Türkiye'de kamusal bir hak olması gereken eğitim, piyasacı ve plansız politikalarla sermayenin ihtiyaçlarına göre yeniden biçimlendirilmekte; çocukların üstün yararı değil, piyasanın çıkarları esas alınmaktadır" diye konuştu.

Özel okul sayısının 14 bin 700'e çıktığına dikkat çeken Demirkol, "Son üç yıla ilişkin resmi veriler, Bakan Tekin döneminde kamusal eğitimin güçlendirilmesi yerine özel öğretimin alanının genişlemeye devam ettiğini göstermektedir. MEB verilerine göre 2022-2023 eğitim öğretim yılı sonunda özel okul sayısı 14 bin 281 iken, 2023-2024'te bu sayı yine 14 bin 281 olarak korunmuş; 2024-2025 eğitim öğretim yılında ise 14 bin 700'e yükselmiştir. Böylece sadece son açıklanan resmi veriye göre özel okul sayısında 419 okul artış yaşanmıştır. Bu artış, devlet okullarında kalabalık sınıflar, ikili eğitim, fiziki yetersizlikler, temizlik ve beslenme sorunları sürerken; eğitim hakkının kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp piyasa koşullarına terk edildiğinin somut göstergelerinden biridir" şeklinde konuştu.

"OKULLARDA ÇALIŞMA BARIŞI BOZULDU"

Demirkol, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: "Yusuf Tekin'in görev süresinde öğretmenlerin emeğine ve sistemin taşıyıcı gücü olduğuna dair yaptığı vurgular sahadaki pratikle açıktan çelişmektedir. Bakanlık, mülakat sistemini ve şaibeli elemeleri uygulamaya devam ederek liyakati tamamen yok etmiştir. "Öğretmenlik Mesleği Kanunu" ile eşit işe eşit ücret ilkesi yok sayılmış, öğretmenler "uzman-başöğretmen" gibi hiyerarşik basamaklara ayrılarak çalışma barışı bozulmuştur. Milli Eğitim Akademisi ile öğretmen yetiştirme süreci siyasi bir denetime hapsedilmiştir. Ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmen intihara ve güvencesiz işlerde çalışmaya itilmiş durumdadır. Okullardaki mevcut öğretmenler ise ekonomik sorunlar, mobbing ve sendikal ayrımcılık kıskacında hayatta kalma mücadelesi vermektedir."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

let originalTop = masthead.offsetTop; let hasShown = false; let timer = null; function hasAdContent() { return masthead.querySelector("iframe, img, video, ins, object, embed") || masthead.innerHTML.trim().length >30; } function getTop() { const bottomSection = document.querySelector(".bottom-section.h-100px"); if (bottomSection) { return bottomSection.getBoundingClientRect().bottom; } return 102; } function showAd() { if (hasShown || !hasAdContent()) return; hasShown = true; wrapper.style.setProperty("--masthead-top", getTop() + "px"); wrapper.classList.add("is-overlay"); masthead.classList.add("is-fixed"); requestAnimationFrame(function () { masthead.classList.add("is-visible"); }); clearTimeout(timer); timer = setTimeout(function () { masthead.classList.remove("is-visible"); masthead.classList.remove("is-fixed"); wrapper.classList.remove("is-overlay"); wrapper.style.removeProperty("--masthead-top"); }, 5000); } window.addEventListener("scroll", function () { if (window.scrollY >originalTop + 50 && !hasShown) { showAd(); } }); }); --%>