Dha Adana Bürosu Bölge Haberleri
(23.11.Güzel.ANTAKYA Ticaret Odası ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Remzi Güzel, 'zeytinde rekolte'nin yüksek olduğunu, ancak devlet desteğinin şart olduğunu' söyledi.
(23.11.2011, FOTOĞRAF)
///////////////////
Güzel: 'Zeytine devlet desteği şart'
ANTAKYA Ticaret Odası ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Remzi Güzel, 'zeytinde rekolte'nin yüksek olduğunu, ancak devlet desteğinin şart olduğunu' söyledi.
Son yıllarda devletin verdiği teşvikler sayesinde, zeytin ekiminin arttığını, Türkiye'nin ve dünyanın ihtiyacı olan zeytin çeşidi araştırılmadan ekim yapıldığına dikkat çeken Güzel, "Oysa ki, içindeki yağ oranının yüksekliği nedeniyle, Türkiye'de ekimi rağbet gören Gemlik türü zeytin, Avrupa devletlerinde tanınmamakta ve bu nedenle rağbet görmemektedir. Türkiye'nin ekimine ihtiyaç duyulan zeytin türleri; yeşile dönük kokteyl olabilen, içli olan palamut ve domat türü zeytinlerdir. Bunlar göz önüne alınarak, bundan sonra yapılacak olan zeytin ekimlerinde, önce toprağın analizi yapılıp, toprağın ve iklimin uygun olması halinde; palamut, domat ve kalamata gibi zeytinlerin ekimi yapılmalıdır" dedi.
'TON BAŞINA TEŞVİK'
Zeytin fiyatının her zaman korunduğunu belirten Güzel, "Örneğin; Gemlik zeytininin fiyatı geçen yıl 1,90 - 2,20 kuruş iken, bu yıl 1,20 - 1,60 kuruş arasındadır. Maliyetlerin yüzde 10 - 15 civarında yükselmesi ve fiyatın bu kadar büyümesi, çiftçiyi zor durumda bırakmıştır. Bu nedenle zeytinyağı desteklemesinde, devletimizin acilen çiftçiye ton başına 750 TL teşvik vermesi kanaati içerisindeyim" diye konuştu.
'KRİZ İHRACATI VURDU'
Ortadoğu'da meydana gelen olaylar ve Avrupa'da oluşan ekonomik kriz ihracatçıyı, dolayısıyla da çiftçiyi vurduğunu söyleyen Güzel, "Oysa çiftçinin en büyük destekçisi ihracattır. İhracatın olmadığı bir ülkede mal, istenilen değerde satılamaz. Ülkemizin bu konuda acilen yeni pazarlara açılmaya ihtiyacı vardır. Bu pazarlar açılmazsa, zeytin ve zeytinyağının stoğunu eritmemiz mümkün olmayacağı gibi, zeytin fiyatlarını daha da aşağı düşürecektir" diyerek, desteklemenin gerekliliğini dile getirdi.
Mehmet EZER/Hatay, (DHA)
(23.11.2011, FOTOĞRAF)
////////////////
'Ergenliği bilmek, çocuk suçlarını önler'
ADLİ Psikolog Keziban Karıncalı, ebeveynler tarafından ergenlik döneminin özelliklerinin bilinmesinin, çocuk suçlarının önlendiğini söyledi.
Adana Kent Konseyi Çocuk Platformu tarafından, Tarihe Kız Lisesi'nde düzenlenen 'Çocuk Hakları' paneline konuşmacı olarak katılan Karıncalı, çocuğun adalet sisteminin içine sokulmadan, koruyucu, önleyici, geliştirici ve tedavi edici yöntemlerin uygulanması gerektiğini belirterek, "Suça sürüklenen çocuklar bakımından, kamu davasının açılması, hükmün açıklanması, ertelenmesi ve uzlaşma gibi usüller, bu amaçla kullanmaya elverişli araçlardır. Bu süreçte, bir denetim görevlisinin çocuğa eşlik etmesi, yönlendirmesi, teşvik ve takdir etmesi çocuğun bütün hayat kurgusunu değiştirebilir" dedi.
Mağdur, tanık veya suça sürüklenmiş ergenin, kendiyle ilgili kararlarda görüşünün alınmasının çocukta sorumluluk bilinci oluşmasını sağlayacağını belirten Karıncalı, şöyle devam etti:
"Suça sürüklenen çocuklar çoğunluğunu erkek çocukların oluşturması, bu sistem içerisinde kız çocukların, özel ihtiyaçlarının görmezden gelinme riskini yaratıyor. Kız çocuklarına yönelik gözaltı, tutukevi, adliye, nezarethane gibi mekanların olmaması, gözaltındayken hijyenik ihtiyaçlarını karşılayacak malzemelere ulaşamamaları gibi örnekler verilebilir."
'TACİZ EDİLEN KIZ TOPLUMDAN DIŞLANIYOR'
Taciz olaylarında mağdur konumundaki kız çocuğuna, toplumun olumsuz tutumlar sergilediğini söyleyen Karıncalı, şunları dedi:
"Toplumun bazı değer yargıları, mağdur çocukların adalet sistemi içerisinde, yardım almalarını zorlaştırıyor. Bu tür olaylarda çocuklar, toplumsal dışlanmaya, küçültücü söz ve muameleye maruz kaldığı için, olayları bütün açıklığı ile paylaşmamasını, hatta çoğu zaman şikayetçi olmamasını sağlıyor.
Çocuk adalet sisteminde çalışan herkesin, toplumdaki olumsuz değer yargıları ve tutumların farkında olmasının ve bu tür davranışlardan kaçınmasının sağlaması gerekiyor."
Adana Cumhuriyet Savcısı Cumali Tülü'nün yönettiği panele, her okuldan bir rehber öğretmen ve bir öğrenci katıldı.
Çilem ANITKAN/ Adana, (DHA)
(23.11.2011, FOTOĞRAF)
/////////////////
Çiftçiye 11 milyon lira hibe desteği
GIDA, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından, makine ekipmanı desteği kapsamında 4 yılda 2 bin 224 makine desteği için 11 milyon 178 bin 748 lira hibe desteği sağlandığı açıklandı.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Adana İl Müdürü Ömer Akmaz, bu yıl Adana'ya tahsis edilen 5 milyon 280 bin lira tutarındaki hibenin bin 180 çiftçiye dağıtımının uygun görüldüğünü bildirdi. Dağıtılan hiberle ile ilgili açıklama yapan Akmaz şöyle dedi:
"Hibe sözleşmesi imzalayan çiftçilerden satın alma aşamalarını tamamlamış olanların makinelerin teslimi yapılmış ve yedekten hibe almaya hak kazanan başvuru sahiplerine ait uygulama çalışmaları devam etmektedir. Bu kapsamda Ceyhan İlçesinde 2011 yılı yedek listesinden hibe almaya hak kazanan ve işlemleri sona eren 57 çiftçimize makinelerinin teslimi için bir tören düzenlenmiştir."
Ceyhan'da 2008-2010 yılları arasında 289 çiftçilere 1 milyon 270 bin 976 TL hibe desteği sağlandığını hatırlatan Akmaz, "2011 yılı içerisinde ise, asil listeden 258 çiftçimize makine teslimatı yapılmış ve 1 milyon 291 bin TL hibe desteği verilmiştir. Bugün yedek listeden teslim edilen makinelerin hibe tutarı ise, 340 bin 680 TL. Böylelikle Ceyhan çiftçilerine 2007-2011 yılları arasında toplam 604 alet-makine kazandırılmış ve 2 milyon 902 bin 656 TL hibe ödemesi yapılmıştır" diye konuştu.
Adana, (DHA)
//////////////
'Ağaç Kavunu'nun nesli tehlikede
ANTAKYA'da sadece birkaç eski Antakya evinin bahçesinde kalan ve her derde deva olduğu iddia edilen şifalı 'Ağaç Kavunu'nun neslinin tükenmek üzeri olduğu bildirildi.
Turunçgillerden olan 'Ağaç Kavunu'nun, Türkiye'nin başka bölgelerinde yetişmediğini belirten Antakyalı İsa Özdağ, Antakya'da sadece bir kaç eski Antakya evlerinin bahçesinde bulunduğunu ve bu meyveyi kimsenin tanımadığını söyledi. Tansiyon ve böbrek hastalarına iyi geldiğini ileri sürülen bitkinin, böbreklerdeki taş ve kumları dökmeye yardımcı olduğunu belirten Özdağ, "Bunun şifalı bir meyve olduğunu bilseler, Antakya'da bunu herkes yetiştirir. Bilenler ise, bu meyvenin ağaçlarını çok iyi korumaktalar" dedi.
Meyvelerin tanesinin 1,5 -2 kilo geldiğini ve kavun gibi büyüdüğü için adına 'Ağaç Kavunu' dendiğini vurgulayan Özdağ, Antakya'da bulunan bu ağaçların 50-60 yıllık olduğunu söyledi.
Mehmet EZER/Hatay, (DHA)
(23.11.2011, FOTOĞRAF)
/////////////////
Bilimsel dişhekimliği 103 yaşında
BİLİMSEL Dişhekimliğinin 103'üncü yılı, Adana Dişhekimleri Odası Yönetim Kurulu Üyeleri ve dişhekimlerin katılımıyla, Atatürk Anıtına çelenk konmasının ardından Adana Dişhekimleri Odası'nda yapılan toplantıyla kutlandı.
Diş hekimlerinin sıkıntılarının her yıl artarak büyüdüğünü, bu yüzden bu günü buruk kutladıklarını belirten Adana Dişhekimleri Odası Başkanı Dt. Hasan Yaman, "Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de 'Dişhekimliği Günü' yıllardır kutlanmaktadır. Son yıllarda dişhekimliği mesleğinin ve dişhekimlerinin sorunları inanılmaz bir şekilde artmış durumdadır. Dişhekimliği mesleğinin sıkıntıda oluşu, halkımızın da ağiz diş sağlığı hizmetlerini doğru bir şekilde alamaması dolayısı ile vatandaşlarımızın aynı şekilde sıkıntıda olması demektir. SGK mensubu vatandaşlarımız göz, kulak, kalp gibi tüm vücudu ilgilendiren rahatsızlıklarda, dışardan hizmet alımına yönlendirilmektedir. Ağız-diş sağlığı ile ilgili hizmetler ise dışarıdan alınmamaktadır. İnsanlarımız Sağlık Bakanlığı'nın açtığı iptidai yerlerden, hizmet alımına zorlanmakta, burada çalışan meslektaşlarımız günde 40-50 hastaya bakmaya mecbur bırakılmaktadır" dedi.
Adana, (DHA)
///////////////
Diyabet riskine karşı 30 dakika yürüyüş
Osmaniye İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Cingöz, diyabet hastalığı riski olanların, dengeli ve düzenli beslenme ve her gün 30 dakikalık yürüyüş yapmalarını önerdi. Cingöz, diyabet hastalarında yürüyüşün, bugüne kadar denenen tüm ilaçlardan daha etkili olduğunu kaydetti.
Yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde, Türkiye'de yaklaşık 6 milyon 500 bin kişinin diyabet hastası olduğunun altını çizen Cingöz, yaklaşık 3 milyon 200 bin kişinin ise, diyabet hastası olduğundan haberdar olmadığının tespit edildiğini belirtti.
'7 KİŞİDEN BİRİ DİYABET HASTASI'
Diyabet riski yüksek olan nüfusumuzun 14 milyon kişi olduğunun tahmin edildiğini aktaran Cingöz, "Diyabet hastalığının görülme sıklığının obezitenin artışına paralel olarak hızla arttığı ve ülkemizde 20 yaş üzerindeki, her yedi kişiden birinin diyabet hastası olduğu bilimsel çalışmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Tüm dünyada 160'ın üzerinde ülkede düzenlenen etkinliklerle, milyonlarca insanın bu hastalık konusunda bilgilendirilmesine, bilinçlendirilmesine ve toplum tarafından öneminin anlaşılmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır" dedi.
'DİYABETİ TANIYIN'
Diyabet Hastalığında en büyük tahribatın, damarlarda olduğunu söyleyen Cingöz, "Erişkinlerdeki görme kaybı, katarakt ve glokom adı verilen göz tansiyonu hastalığına, üremi adı verilen böbrek yetmezliğine, koroner kalp hastalığına, felce, gangren hastalığına ve gangren nedeniyle ayak-bacak kesilme mecburiyetinde kalınmasına neden olur. Ayrıca cinsel işlev bozukluklarına, his kaybına, mide-bağırsak sorunlarına, bazı cilt hastalıklarına neden olmaktadır. Diyabet hastalığının belirtileri ise; çok su içme, çok idrara çıkma, ağız kuruluğu, iştah fazlalığı, halsizliktir. Diyabet hastalığı riski olanlar için, dengeli ve düzenli beslenme ve her gün 30 dakikalık yürüyüş bugüne kadar denenen tüm ilaçlardan daha etkilidir" diye konuştu.
İbrahim EMÜL/Osmaniye, (DHA)
(23.11.2011, FOTOĞRAFLI) - Adana

















