Çorakkapı Haziresi’nde tarih sessizliğe, mezarlar bakımsızlığa terk edildi

İzmir’in manevi önderlerinden, tasavvuf alimi Osman Nuri Efendi’nin kabrinin de yer aldığı Basmane semtindeki Çorakkapı Camii Haziresi’nin ilgisiz ve bakımsız görüntüsü, hem cami cemaati hem de ziyaret için gelen vatandaşların tepkilerine neden oluyor.
İzmir'in manevi önderlerinden, tasavvuf alimi Osman Nuri Efendi'nin kabrinin de yer aldığı Basmane semtindeki Çorakkapı Camii Haziresi'nin ilgisiz ve bakımsız görüntüsü, hem cami cemaati hem de ziyaret için gelen vatandaşların tepkilerine neden oluyor.
Konak ilçesi Basmane Meydanı yakınında bulunan tarihi Çorakkapı Camii, haziresinde metfun bulunan İzmir'in manevi önderlerinden, büyük tasavvuf alimi Osman Nuri Efendi sebebiyle büyük ilgi görüyor. Özellikle cuma günleri hem namaz hem de dua etmek için yüzlerce kişinin ziyaret ettiği caminin, ne yazık ki bakıma muhtaç hali ve ilgisiz bırakılan haziresi ise yürek burkuyor. 19. asrın velilerinden Osman Nuri Efendi'nin ve diğer kabirlerin hemen yanı başında gelişigüzel bırakılmış çöpler, yine içi çöp dolu saplı kürekler, ziyaretçilerin tepkisine yol açıyor.
Camiyi çevreleyen duvarın demir korkulukları, bazı noktalarda kaynak yerlerinden kırıldığı için tehlikeye davetiye çıkarıyor. Caminin batı tarafında yer alan kabir bölümünde ise etrafı çevreleyen parmaklıklar, plastik kaplamalar ziyaretçileri hem görüş hem ziyaret anlamında kısıtlıyor.
Hem caminin bakım ve onarıma alınması hem de hazirenin temizlenip çevre düzenlemesi yapılması gerektiğini ifade eden vatandaşlar, plastik kaplamalar yüzünden her gün binlerce kişinin geçerken gözden kaçırdığı kıymetli yerin çevresinin de görünür şekilde açılmasını istiyor.
Hak ettiği değeri göstermek gerekiyor
Çorakkapı Camii'nin gönüllü müezzini Kazım Kızıltaş, kabirlerin bakıma muhtaç olduğunun açıkça görüldüğünü belirterek, "Elimizden geldiğince camimize sahip çıkmaya çalışıyoruz ancak birçok camide olduğu gibi burada da kabirlerin bakımı yetersiz kalıyor. Burada bir çevre düzenlemesi yapılmasını talep ediyoruz. Mevcut duvar kaplamalarının buradan alınmasını, ziyaret için gelen veya dışarıdan geçen vatandaşlar tarafından kabirlerin görülebilir hale getirilmesini istiyoruz. Manevi değeri yüksek bu yerin hak ettiği değeri görmesini umuyoruz. Caminin etrafının açık ve ferah olması büyük önem taşımaktadır" dedi.
20 yıllık gönüllü türbedar: "Osman Nuri Efendi bir evliyadır, hizmet etmek görevim"
Caminin ve haziresinin temizliğini gönüllü olarak üstlenen Abdüllatif Bayar da yaklaşık 20 yıldır burada hizmet verdiğini ifade ederek, "Elimden geldiğince burayı temiz tutmaya çalışıyorum. Sonbahar nedeniyle yapraklar sürekli dökülüyor ve temizliğe yetişemiyorum. Çiçekler ektik ancak güneş görmediği için soluyor, yok oluyor. Burası manevi değeri yüksek olan bir yer o yüzden sahip çıkılması lazım. Burayı bilenler zaten düzenli olarak gelip ziyaretlerini yapıyor ancak ön taraf kapalı olduğu için yoldan geçenler tarafından görülemiyor. Burada büyük zatlardan Osman Nuri Efendi yatıyor. Kendisi bir evliyadır. Benim de burada hizmet etmek görevim. Gücüm yettiğince temiz tutmaya çalışıyorum ancak devletin bir el atıp burayı düzenlemesi şart" diye konuştu.
"Yolum düştükçe mutlaka ziyaret ederim"
Cuma namazları için bazen bu camiyi tercih ettiğini, aynı zamanda Osman Nuri Efendi'nin kabrini ziyaret edip dua ettiğini anlatan Yüksel Güven ise, "Bu yöne yolum düştükçe uğrarım. Namazı kıldıktan sonra kabirleri ziyaret ederim. Fakat kabirlerin olduğu alan oldukça bakımsız. Burada Osman Nuri Efendi isimli mübarek bir zat var. Evliyadır, hatta hocasının hocası Mevlana Halid-i Bağdadi Hazretleri. Biz de bu bilinçle, bu niyetle burayı ziyaret ediyoruz. Bizi üzen bir durum var ki o da ilgisizlik. Gönüllü bir amcamızın buranın bakımını yaptığını görüyoruz fakat yeterli olmuyor. Sadece düşen yaprakları toplayabiliyor. Kabir taşları dağınık vaziyette. Biraz daha derli toplu hale getirilmesi ve çevre düzenlemesi yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
İzmirli Osman Nuri Efendi kimdir?
Osman Nuri Efendi, 19'uncu asırda İzmir'de yetişen velilerden. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başlayan Osman Nüri Efendi, temel din bilgilerinin yanında, Kur'an-ı Kerim'i baştan sona ezberledi. İzmir ve Manisa'da, daha sonra İstanbul'da ilim sahiplerinin derslerine devam etti. Yüksek din ilimlerinde ve onlara yardımcı olan alet ilimlerinde tahsilini tamamlayarak, hocalarından icazet, diploma aldı. Memleketi İzmir'e dönerek Çorakkapı Camii'nde imamlık yaptı.
Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin halifelerinden Abdülfettah-ı Akri hazretlerinin sohbeti ile şereflendi.
1861 senesinde gittiği Medine'de, İmam-ı Rabbani hazretlerinin torunlarından Abdürreşid Sahib Faruki'nin hizmetinde uzun yıllar kaldı. Büyük Allah dostu Osman Nuri Efendi, Abdürreşid Sahib Faruki hazretlerinden aldığı feyzlerle Behaeddin-i Buhari, Abdülkadir-i Geylani, Şihabüddin Sühreverdi, Muinüddin Çeşti ve Necmeddin-i Kübra hazretlerinin yollarında kemale gelip icazet almış bir zat.
Osman Nuri Efendi, fıkıh ve hadis ilimlerinde de çok yükseldi. Hocasının vefatından önce ve sonra, birçok insana ilim öğretti. Mekke-i mükerremede mücavir kalarak yıllarca insanlara doğru yolu gösterip, ibadet etmekle meşgul oldu. Eğinli Hacı Hafız Mehmed Hulusi Efendi, İzmirli Hacı Ahmed ve Hacı Edhem efendiler, Yusuf Dağıstani Efendi ve Şirvanlı Haşim Efendi yetiştirdiği talebeleri arasında.















