AK Parti Eskişehir İl Danışma Meclisi Toplantısı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nedim Öztürk, Halkına Karşı Mesafeli Duran Bir Siyaset Anlayışını Milletin Kabul Etmesinin Mümkün Olmadığını Söyledi

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nedim Öztürk, halkına karşı mesafeli duran bir siyaset anlayışını milletin kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Öztürk, Öğretmenevinde düzenlenen partisinin İl Danışma Meclisi'nde yaptığı konuşmada, her alanda büyük fark meydana getiren, Türkiye'nin kalkınmasında ve vatandaşların refahında 30-40 yıllık bir çalışmayı 8 yıla sığdıran AK Parti iktidarının bu başarısında halkın büyük katkısı olduğunu belirtti.

Başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, AK Parti'nin başarılı çalışmalarla her alanda ülkede gözle görülür bir farka imza atıldığını ifade eden Öztürk, şöyle konuştu:

'Yoksulluk ve yolsuzluktan bunalan milletimiz 2002 yılında partimizi iktidara getirdiğini unutan siyasi çıkarcılar, başlarını kuma gömmüş olmalılar ki, kendi cehaletlerini görememektedirler. Bu milletin onlara geçit vermeye hiç mi hiç niyeti olmadığı yapılan onca seçim göstermemiş midir. Elbette ki her seferde ki yenilgi onların yeni bir umut kapısı haline gelmiştir. Yenilen pehlivan güreşe doymazmış diye bir atasözümüzde olduğu gibi. Bütün bunlar milletten uzaklaşmanın bir göstergesidir. Milletle arasına mesafe koyanlar, sandıktan bile uzaklaşıp, daha fazla demokrasi ve daha fazla özgürlük kelimelerinden korkar hale gelmişlerdir. İşte bir tarafta gelişen ve değişen dünyaya ayak uyduran ve halkımızın refahı, mutluluğu için çalışan bir AK Parti, diğer tarafta ise demokrasi dışı anlayışlardan bile medet uman bir muhalefet. Halkına karşı mesafeli duran bir siyaset anlayışının bu milletin kabul etmesi mümkün değildir. Egemenliğin kayıtsız, şartsız bu milletin olduğuna inanamayanlar, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Mustafa Kemal Atatürk'ü de henüz anlamış olmayanlardır. İstiklal Savaşı'nı başarıyla sonuçlandıran, TBMM'yi kuran ve milletçe dünyada ilk ve tek kurtuluş savaşı yapan bir millete sahibiz.'

AK Parti'yi güçlü kılan şeyin teşkilatları olduğunu söyleyen Öztürk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Bütün Türkiye'yi kucaklayan, partimizin başarısı başındaki lidere, güçlü kabinesine, iyi çalışan parlamentomuza ve sizlere bağlıdır. Belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz, il genel meclisi üye ve başkanlarımız, mahalle sorumlularımız, muhtarlarımız, sandık görevlileri ve her kademedeki teşkilat mensuplarımız, kadınlarımız ve gençliğimiz partimizin zenginliğidir. Her şey insanladır. Hizmet insana yapılır, yapanda insandır. Genel başkanımızın söylediği bir söz vardır. Biz milletimizin hizmetkarıyız. Gerçekte siyaseti bu şekilde algılamak gerekir. Hangi kademede olursak olalım millete hizmeti bir görev olarak ele alırsak, bu makamların o zaman hakkını vermiş oluruz. Belediye başkanlarımız birer mucize gerçekleştiriyorlar. Odunpazarı Belediye Başkanımız başarılı çalışmalarıyla adeta tek başına ekibi ile birlikte Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı hizmetler daha fazla hizmet yapıyor. Diğer belde ve ilçe belediyelerimiz onlar da fevkalade güzel hizmetler yapıyor, verdikleri sözleri yerine getiriyorlar.'

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Salih Koca da, siyaseti, şu veya bu mevkilere gelmek için değil, pırıl pırıl bir dava ahlakını ve sorumluluğunu kuşanarak yapmak olduğunu belirterek, şunları söyledi:

'Bu yılki çalışmalarımıza damgasını vuran iki temel husus oldu. Bunlardan ilki temel ilkeleri noktasında ruhumuzu, heyecanımızı ve coşkumuzu diri tutmak, İkincisi ise bu ruh doğrultusunda sırtımızda akması gereken son damla ter de akıncaya kadar çalışmak, çalışmak, çalışmak. Bir başka şekilde ifade etmek gerekirse, İlkelerimiz siyasetimizin ruhunu, hedeflerimiz ise siyasetimizin bedenini temsil eder. AK Parti Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde siyaset sahnesine çıkarken, olmazsa olmaz önemdeki temel siyaset ilkesi de gayet açık şekilde ortaya konulmuştu. Siyaseti milletle yapmak. Siyaseti milletin özüyle, milletin ruhuyla bütünleşerek yapmak. Siyaseti, sadece Milletin bağrından çıkarak değil, milletin bağrında kalarak yapmak! Bu noktada milletten başka hiçbir meşruiyet kaynağı aramamak. Milletin gözündeki sevinçten, milletin dilindeki hayır duanın sıcaklığından başka hiçbir hazza, lezzete ve aldatıcı pırıltılara kapılmamak ve milletten başka hiçbir güce boyun eğmemek. Siyaseti, şu veya bu mevkilere gelmek için değil, pırıl pırıl bir dava ahlakını ve sorumluluğunu kuşanarak yapmaktır. Aslolan davadır, dava büyüktür ve onun büyüklüğü karşısında bizim adımızın, sanımızın, unvanlarımızın, mevkilerimizin bir detay olmak dışında hiçbir önemi yoktur. Davası olmak derdi olmaktır. Davası olmak sızısı olmaktır. Davası olmak gerektiğinde uykusuz geceler, gerektiğinde yaşaran gözler, yeri geldiğinde hem yardan hem serden geçmek demektir. Bu ilkeler doğrultusunda siyasetteki hedefimize gelince; İçeride gerçek bir demokrasi ve hukuk devleti standartlarını yakalayarak milletimizin birlik ve beraberliğini, refah ve mutluluğunu sağlamak, dışarıda da ülkemizin gücünü, saygınlığını ve itibarını bir dünya devletine yaraşır hale getirmek.'

Referandumun geride kaldığına değinen İl Başkanı Koca, sözlerine şöyle devam etti:

'Şimdi önümüzde iyice yaklaşmış olan 2011 Genel seçimi var. Bundan dolayı da büyük bir sevinç, heyecan ve coşku duyuyoruz. Çünkü biliyoruz ki, AK Parti için seçim süreçleri bir bayramdır. Biz milletimizi nasıl seviyorsak, milletimizin önüne konacak sandığı da severiz. Sandık millettir. Sandık, bu milletin kendisiyle kavga edenlere, kendisini küçümseyip hor görenlere her zaman en okkalı cevabı verdiği yerdir. 2011 seçimlerinin Cumhuriyet tarihimizin en önemli ve en kritik seçimi olacağı noktasında daha önce birçok zeminde konuştuğumuz üzere tam bir görüş birliği içindeyiz. Referandumda Türkiye'nin 'Evet' demiş olması, gözümüzde farklı şimşeklerin çakmasına neden olmuştur. Düşünelim, bu şehrin yüzde 46'sı daha çok özgürlük ve vesayetsiz bir demokrasi yönünde oy kullanmadı mı? Kullandı. Bu ülkede özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti denince ilk akla gelecek parti AK Parti değil mi? AK Parti. O halde daha çok demokrasi istiyorum diyen bu yüzde 46'lık potansiyel ve bunun daha üzeri, neden Türkiye'nin en demokrat partisine kanalize edilemesin, neden onların oyu, demokrasi tarihimizde çığır açmış AK Parti'nin oyu haline gelmesin.

Partimize karşı ön yargısı olan hemşehrilerimizin bu ön yargıları değiştirmek için önümüzdeki seçim sürecinde büyük bir çaba göstermemiz gerektiğinin bilincindeyiz. Şuna içtenlikle inanıyoruz ki, referandumda 'hayır' diyen çevreler içinde de demokrasi ve özgürlükler konusunda duyarlı, partimize karşı bazı ön yargıları olmakla birlikte sıcak bir atmosferde bunları kırmaya hazır, birtakım menfi propaganda ve şablonların etkisinden sıyrılmaya meyilli vatandaşlarımız çoktur ve bu vatandaşlarımızın da gönlünü kazanıp AK Parti saflarına dahil etmek, bizim için öncelikli görevlerdendir. Bu vesile ile buğun burada Partimize teveccüh göstermiş olan dostlarımıza ilk rozet takma töreni gerçekleştireceğiz. 2011 seçimlerine referandum sonuçlarının işaret ettiği bu gerçekler ışığında bakıyor, sorumluluğumuzu hakkıyla kuşanıyoruz. 2011'de Eskişehir'in yüzünü Türkiye'nin bahtını ağartacağız inşallah.'

İl Danışma Meclisi toplantısına, koordinatör Milletvekili Altan Karapaşaoğlu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nedim Öztürk, belediye başkanları, ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları başkanları, il genel meclisi üyeleri ve meclis üyelerinin katıldı.

Konuşmaların ardından çeşitli partilere üye olup AK Parti'ye katılan 40 kişiye rozetleri takıldı.

(EMR-ÜNS) - ESKİŞEHİR

Kaynak: AA