Ümmü Gülsüm Genç, Türkiye'nin kalbini kazandı

Ümmü Gülsüm Genç, Türkiye'nin kalbini kazandı

Ömür Gedik: Ben Gülsüm'ün güzelliğine ve azmine olduğu kadar Kenan İmirzalıoğlu'nun sevgi ve samimiyet dolu güzel bakışlarına da hayran kaldım.Çok güzel bir yayındı.

Ümmü Gülsüm Genç, Türkiye'nin kalbini kazandı
13.01.2020 08:38 | Son Güncelleme: 13.01.2020 12:19

Ömür Gedik:  Ben Gülsüm'ün güzelliğine ve azmine olduğu kadar Kenan İmirzalıoğlu'nun sevgi ve samimiyet dolu güzel bakışlarına da hayran kaldım.

Çok güzel bir yayındı. İki gündür gündemde olan Gülsüm haftaya güzel başlama sebebim. Keşke gündemlerimizde hep böyle güzellikler, azim ve başarı hikayeleri olsa.

Cengiz Semercioğlu:  Ümmü Gülsüm, Mısır'ın bülbülüdür, "Mısır'ın 4. Piramidi" olarak da anılan müthiş bir ses sanatçısıdır. Tesadüfe bakın ki sesiyle şöhret olan Mısırlı Ümmü Gülsüm'ün ölümünden 20 yıl sonra doğan bizim Ümmü Gülsüm, sesini kullanamadığı için şöhret oldu.

Yarışmada enerjisi, bilgisi, gülen gözleri ve sempatikliğiyle tüm Türkiye'nin kalbini kazandı. Açıkçası "Sırtlanlarla hangisi akrabadır?" sorusuna ben "çakallar" yanıtı vermiştim.

Ümmü Gülsüm, "Firavun fareleri" doğru cevabını vererek 125 bini fazlasıyla hak etti.

Onur Baştürk:  Gülsüm'e bayıldım. Azmine ve sürekli gülümseyişine. En ilginç yarışmalardan biri oldu onun sayesinde.

Nereden çıktı bu Defne aşkı

Mustafa Sandal hayatını anlattığı "Beni Ağlatma" adlı kitabında Tuba Ünsal'la aşkının yanı sıra Defne Samyeli'yle gözlerden uzak yaşadığı ilişkiyi de anlattı. Magazin Konseyi, Sandal'ın bu sürpriz itirafını değerlendirdi.

Onur Baştürk: Defne Samyeli popüler olmasa Mustafa Sandal bu kimsenin bilmediği ilişkiyi gündeme getirir miydi, tabii ki hayır. Ayıp etmiş!

Cengiz Semercioğlu: Mustafa Sandal'la Defne Samyeli mi! Geçmişte aşk yaşadıklarını biz bile bilmezken Mustafa yıllar sonra neden böyle bir şeyi açıklamak zorunda kaldı? Defne'nin Cem Yılmaz'la gelen popülaritesinden mi faydalanmak istedi? Bir centilmene yakışmaz bu tür hareketler. Defne'ye ayıp etti Mustafa.

Ömür Gedik: Kitapta nasıl söz edildiğini tam olarak bilmiyorum. Birkaç cümle ile değil, bütünün içinde görmek lazım ama Defne Samyeli hepimize sürpriz oldu tabii.

Mustafa kibardır, bu konuları yazarken onların onayını da almıştır diye düşünüyorum. Yani Defne de biliyordur adının orada olacağını ve onay vermiştir herhalde.

Askere gitmese de imaj değiştirecekti

Can Yaman'ın asker pozlarındaki saçsız sakalsız halini nasıl buldunuz? Karizma gitmiş mi, yoksa bu hali de karizmatik mi?

Onur Baştürk:  Gitmemiş ama başka bir şey olmuş. "Top Gun"daki Tom Cruise gibi olmuş ya da saç sakalını çalıştığı kurum dolayısıyla kesmek zorunda kalan beyaz yakalılar gibi...

Bence yakışmış, bir bakıma bu mecburi imajla kendini sıfırlamış Can Yaman.

Ömür Gedik:  Her Türk askeri gibi zıpkın gibi görünüyor Can da. Sakallı halinden çok daha fazla sevdim bu halini.

Cengiz Semercioğlu:  Kısa saçlı iki fotoğrafını gördük Can Yaman'ın.

Biri askere gitmeden önce, diğeri kışladan.

Can Yaman'ın alametifarikası saçları ve sakallarıyla birleşen yapılı vücuduydu.

Saçsız sakalsız hali gibi genç erkek çok var sokakta.

Ama Can Yaman'a yakışmış, ben bu halini de sevdim.

Askere gitmese de yeni projesinde imajını değiştireceğini söylemişti bana.

Cem bunu planlı yapmamıştır

Cem Yılmaz tam da "Karakomik Filmler 2" için gün sayarken, adının aşk dedikodularına karıştığı Serenay Sarıkaya'yla ilgili konuşup espri yaparak dikkatleri oraya çekti. Yılmaz'ın filmi öncesi bile bile bu gündemi yaratması ne anlama geliyor?

Cengiz Semercioğlu:  Eğer bu hikayeden bir aşk çıkmayacaksa Cem Yılmaz'ın filminin reklamı için bunu yaptığını düşüneceğiz ki, Cem'den alışık olmadığımız hareketler bunlar. İlk "Karakomik Filmler"in gişesinin düşük olması, Cem Yılmaz'ı ikinci filminde daha çok tanıtım çalışmasına itti.

Bunu da ağırlıklı olarak televizyon yerine internet röportajları üzerinden götürüyor.

"Serenay'a dalıp gidiyorum" çıkışı bir PR çalışmasının parçasıysa, en başta Serenay'a ayıp...

Ömür Gedik:  Ben Cem'in bunu planlı yaptığını düşünmüyorum. Yaptığı espri gündem oldu o kadar. Bile bile olsa böyle yapmaz, filmle ilgili bir gündem yaratırdı.

Onur Baştürk:  Serenay esprisi yüzünden filmini gündeme getirme çabası yoktur, ona eminim. Ama yine de hoş olmadı Serenay haberleri...

Rafet'in ifşası gereksiz ama komik 

Önce Rafet El Roman'ın attığı mesajlar ifşa oldu, sonra da ünlü şarkıcı intikam için kendine gelen mesajları ifşa etti. Rafet El Roman büyük tepki topladı. Bu "kısasa kısas" ifşa olayına yorumunuz nedir?

Onur Baştürk:  Bir ifşa modasıdır gidiyor. Rafet El Roman'ın yaptığı hoş olmayabilir tamam da, onun mesajlarını yayınlayanlar da ayıp ediyor. Adı üstünde özel mesaj o.

Elbette mesajlarda flört edebilir, bunda ne gariplik var? Artık bu DM mesajlarını ifşa etme ergenliği sona ermeli.

Ömür Gedik:  Rafet'i ifşa eden kızların niyeti belli; bir ünlü üzerinden polemik yaratıp tanınmak, konuşulmak.

Rafet'in çocuk gibi kısasa kısas yapıp topa girmesi ise gereksiz ama diğer yanda da efsane komik bir hareket oldu.

Ayrıca ifşa ediyorum dediği mesajlarda masum hayranlıktan öte bir şey de göremedim.

Onlar da bir şey mi, ben bana DM'den gelen hayran mesajlarını ifşa etsem, Türkiye karışır.

Cengiz Semercioğlu:  Bekar ünlü erkekler DM'den gelen her mesaja balıklama atlıyor. Rafet de bunlardan biri.

Bu yaşında hala sosyal medyada nasıl yazışacağını öğrenemediyse böyle sosyal medyada şöhret olmak isteyenler tarafından ifşa edilir işte.

Sonra yaptığı daha da ayıp.

Önemli olan sana gelen mesajlar değil ki, senin gelen mesajlara ne yanıt verdiğin. Rafet kendini kurtarmaya çalışırken daha beter battı...

Dijital dünya bazen saçmalıyor

Aleyna Tilki ve Danla Biliç öpüşürken çekildiği iddia edilen bir video önce sosyal medyayı çalkaladı, sonra da öyle bir videonun olmadığı anlaşıldı. Dijital dünyadaki bu pervasız iddialara ne diyorsunuz?

Ömür Gedik:  "Bir deli kuyuya taş atar, kırk akıllı çıkaramaz" cümlesi aklıma geliyor bu durumlarda. Olmayan bir video üzerinden insanlar etiketleniyor, haberler yapılıyor. Gerçekten de olacak iş değil.

Cengiz Semercioğlu:  Evet, bir deli kuyuya taş atıyor, halka halka büyüyüp yayılıyor dedikodu, sonunda da 40 akıllı çıkaramıyor. Kim görmüş, nerede görmüş, fotoğraf var mı?

Nereden çıkmış bu dedikodu? Kimin fantezisi bu? Üstelik tüm bu saçmalıklar gazetecilik kisvesi altında yapılıyor.

Gazetecilik falan değil bu, sosyal medya tezviratları. Ama gelin görün ki orada başlayan yalan dolanlar bizim bile gündemimize geliyor işte.

Onur Baştürk:  Gerçekten manasızdı. Her hesap dikkat çekme uğruna bir şey ortaya atarsa ünlüler yandı!

Bir de ortada net bir fotoğraf ve video da yok, sadece laf var.

Dijital dünya saçmalıyor böyle bazen.

Cengiz Semercioğlu - Ömür Gedik - Onur Baştürk

Kaynak: Hürriyet

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title