Ulema: "Dershaneler Konusunda Geri Adım Yok"

Ulema: "Dershaneler Konusunda Geri Adım Yok"

AK Parti İzmir Milletvekili Nesrin Ulema, 17 Aralık’ta başlayan operasyonlar, AK Parti Cemaat çekişmesi, dershaneler, emniyetteki görev değişiklikleri, istihbarat ve AK Parti’deki istifalar ve muhalefetin süreç ile ilgili tavrı konusunda gündeme bomba gibi düşecek değerlendirmelerde bulundu.

Ulema:

AK Parti İzmir Milletvekili Nesrin Ulema, 17 Aralık'ta başlayan operasyonlar, AK Parti Cemaat çekişmesi, dershaneler, emniyetteki görev değişiklikleri, istihbarat ve AK Parti'deki istifalar ve muhalefetin süreç ile ilgili tavrı konusunda gündeme bomba gibi düşecek değerlendirmelerde bulundu.

Ulema, 17 Aralık operasyonlarının doğrudan Başbakan Erdoğan'ı hedef aldığını ve amacın Türkiye'ye diz çöktürülmek olduğunu söyledi. "Bugüne kadar diz çöktüremedikleri Erdoğan'a diz çöktürme hareketi var bu senaryonun arkasında" diyen Nesrin Ulema, bu kez farklı bir versiyonla karşı karşıya olduklarını söyledi.

BU KEZ FARKLI BİR VERSİYON UYGULANIYOR

AK Parti 11 yıldır iktidarda kalıyorsa, bu ülkedeki suç örgütleri ile, terör örgütleri ile, illegal yapılaşma ile, küresel finans ve faiz lobilerine karşı verdiği mücadele ile, yolsuzluk ve yoksulluğa karşı verdiği mücadeledeki başarının sonucu olduğunu anlatan Ulema, şöyle konuştu: "Topyekün kalkınmanın artması ve bireysel hak ve özgürlüklerin genişlemesi bunun bir sonucudur. 17 Aralıkta yaşanan operasyona gelince bundan önceki süreçlerde de benzeri olaylarla karşı karşıya geldik. Zaman zaman terör olayları ve şehit haberleri ile gündem yaratıldı. Kapatma davası, Balyoz, Sarıkız, Ergenekon olayları, Gezi Parkı olayları ve olmadı ekonomik kriz çıkarılmak istendi. Ancak bu kez farklı bir versiyonla karşı karşıyayız."

RESMİN BÜYÜĞÜNE BAKMAK GEREK, SORUMLULAR HESAP VERECEK

Operasyonun yapılması sürecinde gözaltına alınanlar ve tutuklananlar ile ilgili elbette bir yargı süreci olacağını belirten Ulema, sözlerine şöyle devam etti: "Yargı bu konuları araştıracak ve kimin suçlu, kimin suçsuz olduğu ortaya çıkacak. Biz yargıya, emniyetimize, askerimize, Genelkurmayımıza güvenmek durumundayız. Ancak bu kurumlarda paralel devlet olma girişiminde bulunanları ayırmak da hükümetin, AK Parti iktidarının görevidir. Bu sorumluluğu her zaman gösterdik ve bu olayda da gösterdik. Biri yolsuzluk girişimi yaptıysa veya illegal yöntemler üzerinden bir takım çalışmalar içindeyse bunun hesabını mutlaka verir."

HALKBANK BU NOKTADA KİLİT BİR BANKA

Üç bakanın oğlu ve Halkbank Genel Müdürü'yle ilgili yürütülen bir operasyonun söz konusu olduğunu anlatan Ulema, şunları söyledi: "Nisan ayından beri başlayan takipler 3 ay öncesinden sonlandırılmış 4'ü bir paket yapılıp vatandaşın önüne konulmuş. Etkisi çok fazla olsun dercesine yapılan bir operasyon bu. Detaya indiğiniz zaman karşınıza çok farklı şeyler çıkıyor. Yolsuzluk dediğiniz zaman devletin malını birilerine peşkeş çekmek girer işin içine. Hükümet, bakanlar, hatta Recep Tayyip Erdoğan burada hedeftir. Bugüne kadar Recep Tayyip Erdoğan ve onun üzerinden bu millet iradesine, onun üzerinden de Türkiye'ye ayar vermek isteyen mekanizmalar oldu. Gezi'de de gördük bundan sonra da farklı senaryolar muhtemelen önümüze gelecektir. Net ve şeffafız ve kendimize güveniyoruz. Her zaman başımız dik alnımız ak oldu. İçimizde yanlış yapanlar olmuşsa temizlemişizdir bundan sonra da öyle olacak. Milletimiz emin olsun."

YOLSUZLUK BUNUN NERESİNDE?

30 yıldır terör için verilen uğraş, yitirilen hayatlar, maddi alanda harcananların sona erdiğini anlatan Ulema, sözlerini şöyle sürdürdü: "1 yıldır bu ülkede bir tek şehit haberi gelmemiştir ve bölgede önemli oranda kardeşlik ortamı tesis edilmiştir. O prangaları yeniden takmaya çalışanlar her zaman olacak ama millet arkamızda olduğu sürece bunları aşacağız. 2001 yılında 17 banka battı, milyar liralarımız birilerinin cebine gitti. Biz hortumları kestik ve bu milletin parası millete hizmet olarak döndü. Nereye giderseniz gidin, AK Parti'nin yaptığı bir eser var. Bütün bunlar yolsuzluğu olan bir hükümet tarafından gerçekleştirilemez. Dün her 100 liramızın 73 lirasını borç olarak ödüyorduk bugün 36 lirasını ödüyoruz. Gezi olaylarından önce faiz yüzde 4.6 idi ve şimdi yüzde 9'a çıktı. Bunları görmek lazım."

CEMAATLE GÖNÜL BAĞIMIZ VAR

Ulema, cemaatle gönül birliği yaptıklarını ve hala iç içe olduklarını belirterek şunları söyledi: "Kimsenin olayı farklı yöne çekmesi yarar sağlamaz. Yaşanan süreç ve ortaya koyan tabloyu da cemaat tabanının da çok iyi gördüğüne inanıyoruz. Bu konuda çok hassasız. Bizim inancımızda beddua yoktur. Bunlar ümit ediyoruz duaya çevrilir. Kişiler farklı yorumlar yapabilir hizmet tabanı, cemaate mensup olan arkadaşlarla gönül birliği ve fikir birliği yaptık bundan sonra da bunun değişeceğine inanmıyorum."

PARALEL DEVLET GİRİŞİMLERİNE KARŞI GEREKEN YAPILACAKTIR

Devlet içinde paralel devlet kurma gayretinde olanlara karşı bu iktidarın dimdik duracağını anlatan Ulema, şu konulara dikkat çekti: "Dün olduğu gibi bugün de gereken yapılacaktır. Aslında buna sadece tokadı vuracak olan AK Parti değildir, AK Parti gücünü bu milletten almaktadır. O tokadı da 30 Martta halkımız atacaktır. Özellikle cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde bu tip senaryolar devreye sokulmuştur. Siyaseti itibarsızlaştırma senaryoları ortaya konulmuştur. Halkbank, Ziraat Bankası gibi bankalar 2001 öncesinde zarar beyan eden bankalar olmasına rağmen bugün sadece Halkbank 87 milyar lira ile bu ülke ekonomisine destekte bulunan bir bankadır. Sadece Türkiye için değil çevre ülkeler için de güvenli bir liman konumundadır Halkbank. Uluslararası basın organlarında konu Halkbank'a mal edilmeye çalışılıyor. Sadece 17 Aralıktan bugüne kadar ülke olarak zararımız 25 milyar lira. Bunun 1.6 milyar lirası sadece Halkbank'ta. Bu paranın kimin cebine gittiği bir süre sonra ortaya çıkacak. Faizlerin yükselmesi, ülkede borsanın düşmesi, ekonomik krizin yaşanması birilerinin dışarıda avuçlarını ovuşturmasına neden oluyor. Bunlar planlı bir şekilde yürütülen bir senaryonun parçalarıdır."

BU SENARYONUN ARKASINDA NE VAR?

Bunun arkasında Erdoğan'a diz çöktürme gayreti olduğunu anlatan Ulema, şöyle konuştu: "Çünkü Sayın Erdoğan, Suriye'de yaşanan insanlık dramına karşı dik duruş sergiliyor. Mısır'da yapılanlara karşı doğru bir duruş sergiliyor. Birilerinin oyununa evet diyen bir lider olsa bu kadar rahat konuşamaz. Bugüne kadar diz çöktüremedikleri Erdoğan'a diz çöktürme hareketi var bu senaryonun arkasında. Sayın Erdoğan bu ülkenin menfaatlerini pazarlık konusu yapmadı hiç bir zaman."

EMNİYETTEKİ GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ GEREKLİ MİYDİ?

Ulema, son yaşananları hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti: "Son yaşadığımız olay gösterdi ki evet değişiklik şarttır bir savcı ve şube müdürü bu ülkede 4 günde 25 milyar lira yok olmasına neden oluyor ve böylesi bir operasyonda valinin, İstanbul cumhuriyet savcısının bırakın bunları, Sayın başbakanın bile bu konuda bilgisi yok ve bunu basından ve televizyondan öğreniyor. Aynı gizlilikle sürdürülen operasyonla ilgili tüm bilgi ve belgelerin 19 Aralık tarihinde 7 gazetede aynı başlık ve aynı fotoğraflarla manşet olmasının iyi tahlil edilmesi gerekiyor. Eğer bu niyetle bu girişimler yapılıyorsa başka operasyonlar da yapılacaktır. Gizlilikle yürütülmesi gereken bir durum varsa bunu haber vermek zorundasınız. İsimleri söylemek zorunda değilsiniz. Ama böyle bir operasyonun yapılacağından bu ülkenin başbakanının haberi olmalı."

KILIÇDAROĞLU'NUN BAŞKANLIĞI BİR KOMPLONUN ÜRÜNÜDÜR

Bireysel konular üzerinden siyaset kurumunu yıpratmaya çalışan zihniyetin Kemal Kılıçdaroğlu zihniyeti olduğunu belirten Ulema, "Kendisinin nasıl genel başkan koltuğuna oturduğunu bu ülke unutmadı. Bir kaset komplosuyla o makama oturdu. Aynı CHP parti içi maddi kayıpların yolsuzlukların olduğu AYM tarafından da tespit edilmiş bir CHP'dir. Nisan ayında Amerikalı 47 milletvekili 'Halkbank'ı durdurun' diye çağrı yapıyor. "İmparatorluğun çöküşünü izleyeceğiz" diye basına yansıyan ifadeler var. Bugün muhalefet partisi lideri Amerika'ya bir gezi gerçekleştirdi bu 17 Aralık olayının ardından da ABD Büyükelçiliğine çağırıldı görüşüldü. Bugün yaşananlar iddiaları doğrular nitelikte. Bugün CHP, aslında bu ülkenin ihtiyacı olan kaliteli muhalefet anlayışına keşke ulaşsaydı. MHP için de bu böyle. CHP sadece kıyı bölgelerinden oy alıyor, MHP'nin hitap ettiği kesim farklı, BDP'nin hitap ettiği kesim farklı ama 81 vilayette siyaset yapan tek parti AK Parti. Biz istiyoruz ki muhalefet de aynı dili 81 ilde kullanabilsin. Onlar maalesef gücünü milletten almıyor. Bu milleti bugüne kadar hep ötelediler ve unuttular."

ÇIKARACAĞIMIZ DERSLER VAR

Türkiye'de istihbari anlamda bir açık olduğunu düşünmediğini anlatan Ulema, "Özellikle son dönemde hem MİT, hem Genelkurmay hem de Emniyete bağlı istihbarat birimlerinin tek çatı altında toplanması AK Parti sayesinde olan bir durum. Biz bundan önceki düzenle mücadele verdik ve başarılı olduk ama bu kez şekil değiştirdiler ve her girişimden bizim de çıkaracağımız dersler vardır. 11 yıldır iktidarda olan bir hükümete hiç kimse bir talimat verme cüretinde bulunamaz. Buradan farklı sonuçlar çıkarılabilir."

DERSHANELER KONUSU

Dershaneler konusunda bundan önce AK Parti'nin duruşu ne ise bundan sonra da aynen devam edeceğini anlatan Ulema, "Zira süreç öncesinde gerekli düzenlemeler konuşuldu. İki yıllık bir geçiş süreci tanındı. Süreçle, dershane çalışanları ile ilgili düzenlemeler devam edecektir"dedi.

SADECE PARTİDEN İSTİFA ETMEK YETMEZ

Buna cevabı bütçe görüşmelerinin oylaması sırasında AK Parti grubunun 318 milletvekili ile verdiğini belirten Ulema, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu 'biz biriz bütünüz birlikteyiz' mesajıdır. Yaprak ağaçtan düştükten sonra rüzgarın oyuncağı olurmuş. Bu tarz dedikodular olacaktır. Ayrılanların bireysel tercihleridir. AK Parti grubunda bulunan 324 milletvekili AK Parti milletvekili olarak seçilmişlerdir. İstifa eden milletvekilliğinden de istifa etmelidir." - İZMİR

Kaynak: İHA