Tügva Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Erdoğan Açıklaması

Tügva Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Erdoğan Açıklaması

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, "Şimdi bu milleti denize dökmekten bahsedenler, 'emperyalizmle savaşıyoruz' kisvesi altında bu milleti denize dökmek isteyenler, o zaman siz niye Avrupa'da bu emperyalistlerle kol kola 'hayır' kampanyası yapıyorsunuz,...

Tügva Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Erdoğan Açıklaması

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, "Şimdi bu milleti denize dökmekten bahsedenler, 'emperyalizmle savaşıyoruz' kisvesi altında bu milleti denize dökmek isteyenler, o zaman siz niye Avrupa'da bu emperyalistlerle kol kola 'hayır' kampanyası yapıyorsunuz, bunun hesabını verin bakalım." dedi.

Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Vali Mahmut Demirtaş, milletvekilleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, TÜGVA İl Başkanı Ahmet Abdullah Sezen ve TÜGVA üyeleriyle kentteki bir restoranda düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi.

Buradan Adana Valiliğine geçen ve basına kapalı şekilde Vali Demirtaş ile görüşen Bilal Erdoğan, daha sonra dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Adana'daki toplu açılış törenine gelirken midibüsün devrilmesi sonucu yaralananlar arasındaki 3 kişiyi, tedavilerinin sürdüğü Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ziyaret etti.

Büyükşehir Belediyesi Tiyatro ve Konser Salonu'nda organize edilen "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Yeni Anayasa" konulu konferansa da katılan Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, 16 Nisan'da gerçekleştirilecek halk oylamasına az bir zaman kaldığını anımsattı.

Neden böyle bir anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu anlatan Bilal Erdoğan, Türkiye'nin "darbeci zihniyetin" yazdığı 1982 Anayasası ile yönetildiğini belirtti.

Erdoğan, bunun değiştirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Özellikle koalisyon dönemlerinin hemen ardından darbeciler devreye girdi, bu ülkede maalesef darbeleri yaşadık. Ama bu millet her seferinde, o darbeci ve diktatör zihniyete sandıkta bir şekilde dersini vererek gönderdi." diye konuştu.

"15 Temmuz'u yaşadıktan sonra gördük ki bu ülke, depremlerin kaçınılmaz olduğu gibi er ya da geç darbe sarmalına bir şekilde sokulmak isteniyor." diyen Bilal Erdoğan, şöyle devam etti:

"Anayasada karşılığını bulan yönetim sistemimizde gerekli önlemleri almalıyız ki bir daha bu darbeci zihniyet kendine alan bulamasın, kendine boşluk bulamasın, kendine böyle fırsat kapıları aralayamasın. 70'lerde koalisyon hükümetleri vardı, kardeşi kardeşe kırdırdılar. Sonunda darbeyle gelip ülkenin yönetimine el koymak için. Dışarıdan global odakların da bilgisi ve desteğiyle. Türkiye'de koalisyon hükümetlerin olduğu, ekonominin sürekli bocaladığı dönemde 28 Şubat'ı gerçekleştirdiler. Niye? Yine dış odakların bilgisi ve kabulü dahilinde, bu millet kendi kökleriyle, değerleriyle kucaklaşmasın, buluşmasın diye. Şimdi, 15 Temmuz'un da uçları yine dışarı gidiyor. Nitekim elebaşı bakın Amerika'da, kaçanlar ya Amerika'da ya Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde. Oralar bugüne kadar PKK militanlarına, DHKP-C militanlarına nasıl sahip çıktılarsa, nasıl göz-kulak oldularsa, FETÖ'nün terörist militanlarına da aynı hassasiyetle sahip çıktılar. Avrupa'dan başkası beklenebilir miydi, Avrupa'nın bizim için hayır duasına 'amin' diyeceğini düşünür müsünüz?"

"15 Temmuz'da el ovuşturdular"

CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt'un "Denize dökeriz" açıklamasını eleştiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şimdi bu milleti denize dökmekten bahsedenler, 'emperyalizmle savaşıyoruz' kisvesi altında bu milleti denize dökmek isteyenler, o zaman siz niye Avrupa'da bu emperyalistlerle kol kola 'hayır' kampanyası yapıyorsunuz, bunun hesabını verin bakalım. Bakanımızı sınır dışı eden, konsolosumuzu nezarete alan, bütün uluslararası anlaşmalara, bütün diplomatik teamüllere aykırı şekilde bu aymazlıklara imza atan Hollanda'ya bakın, İsviçre'ye bakın, Almanya'ya bakın. 'Hayır' kampanyası için giden CHP'lilerin yanında, DHKP-C'lileri görüyorsunuz, PKK yandaşlarını görüyorsunuz ve Avrupalı milletvekillerini görüyorsunuz. Bu tablo çok net, çok açık. Aynı Avrupa, aynı Batı bizim birliğimize ve beraberliğimize kasteden, bizi biz olmaktan koparmak isteyen, kimliğimizden, kültürümüzden, inancımızdan, değerlerimizden koparmak isteyen Batı ve onların iş birlikçileri. İşte onlar, 15 Temmuz'da el ovuşturdular, 15 Temmuz'un başarıya ulaşması için beklediler."

"Tek adamın kim olduğunu bu millet çok iyi biliyor"

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi hakkında bilgi veren Bilal Erdoğan, "Şimdi diyorlar ki 'bu sistem tek adamlığı getirecek, tek başlılığı getirecek'. Eskiden yasama da yürütme de tek sandıkta, tek oyla seçiliyordu ve partinin genel başkanı, o oyun yegane merci olarak muhatabıydı. Şimdi yasamaya ayrı yürütmeye ayrı oy kullanacağız. Meclisle yürütme arasındaki çizgi daha da belirgin hale gelecek." ifadesini kullandı.

Erdoğan, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi hakkında muhalefet edenlerin yalan ve yanlışlarla halkı kandırmaya çalıştığını anlatarak, şöyle konuştu:

"Bir partinin lideri, partisinin tabanının oylarıyla, kabulüyle, meşru bir şekilde oraya gelmeyince böyle sorunlar baş gösteriyor. Partisinin başına kasetle-kumpasla gelmiş. Partisinin başına, onu kasetle-kumpasla getirenlere diyet borcunu ödemek için en son şapkadan ne çıkardı, işte 'kontrollü darbeymiş'. Seni oraya getirenlerin kontrolünde darbe, kontrolse kontrol onların kontrolünde. İnsan utanır biraz. Bu milletin o geceki kahramanlığına senin zerre kadar saygın olsaydı, sen Bakırköy'de olmana rağmen bir evde saklanmazdın, gelirdin milletinin yanında, havaalanında mevzi alırdın. Hiç olmaza Cumhurbaşkanı oraya geldikten sonra gelirdin. Ama bu zihniyet milletine, milletinin değerlerine hep düşman olmuş, yabancı olmuş. Öyle bir sistem ki 7 seçim de kaybetseniz, 17 seçim de kaybetseniz partinizin başına çöküyorsunuz oraya kalıyorsunuz, ondan sonra tek adamlıktan bahsediyorsunuz. Yesinler senin tek adamlığını. Tek adamın kim olduğunu bu millet çok iyi biliyor. Bu ülkede bir İnönü diktatörlüğü yaşandı. Millet Menderes'le cevabını verdi. Bu ülkede bir Kenan Evren diktatörlüğü yaşandı, millet merhum Özal'la bunun cevabını verdi. Bu ülkede bir 28 Şubat diktası oluşturulmaya çalışıldı, millet onun cevabını Tayyip Erdoğan'la verdi. Millet diktatörlere bu ülkede prim vermez."

Kaynak: AA