Teravih namazı 8 rekat kılınır mı? Teravih namazı kaç rekat? Teravih namazı 20 rekat mı, 8 rekat mı?

Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşlar teravih namazlarını da kılmaya başladılar. Ramazan'da yanıtı en çok merak edilen soruların başında Teravih namazı 8 rekat kılınır mı? Teravih namazı kaç rekat? Teravih namazı 20 rekat mı, 8 rekat mı? soruları geliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı kaynaklarına göre Teravih namazı 8 rekat kılınabilir mi? sorusunun yanıtı haberimizde...
Teravih namazı 8 rekat kılınır mı? Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşlar teravih namazlarını da kılmaya başladılar. Ramazan'da yanıtı en çok merak edilen soruların başında Teravih namazı 8 rekat kılınır mı? Teravih namazı kaç rekat? Teravih namazı 20 rekat mı, 8 rekat mı?soruları geliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı kaynaklarına göre Teravih namazı 8 rekat kılınabilir mi? sorusunun yanıtı haberimizde...
TERAVİH NAMAZI 8 REKAT KILINIR MI?
Teravih namazının 8 rekat olduğu görüşü şu şekildedir:
Teravih namazının sekiz rekât olduğu görüşü son dönemlerde ileri sürülmeye başlanmıştır. Kamil Miras'ın (ö. 1958) da tespit ettiği gibi bu düşünce sahipleri esasen Hz. Peygamber'in ramazan dâhil devamlı kıldığı gece namazının vitirle birlikte on bir rekât olduğunu ifade eden Hz. Aişe'nin meşhur rivayetine dayanmaktadırlar. Bunlar vitri üç rekât kabul ederek teravih namazının sekiz rekât olduğunu savunurlar. Temelde aynı rivayetten hareket eden merhum Elbânî (ö. 1999) teravih namazının rekât sayısının vitir dâhil on bir rekât olduğunu kabul etmekte, ancak vitrin rekât sayısının tam olarak belli olmadığını düşündüğünden teravihin rekât sayısının tam olarak belirlenemeyeceğini, ayrıca özel bir namazı değiştirmek anlamına geleceğinden on bir rekâttan fazla kılmanın caiz olmayacağını ileri sürmektedir. Elbânî'nin dayanakları şu şekilde özetlenebilir: a) Hz. Aişe'nin aralarında bulunduğu bazı sahabîlerin tespitine göre Hz. Peygamber ramazan ve diğer gecelerde vitir dâhil on bir rek'attan fazla namaz kılmamıştır. Söz konusu rivayet şöyledir: Hz. Aişe'ye Hz. Peygamber'in ramazan nafilesi (teravih) sorulunca, o "Allah resulü ne Ramazanda, ne de diğer zamanlarda on bir rekâttan fazla namaz kılmazdı. Dört rekât namaz kılardı ki, güzelliği ve uzunluğunu sorma! Nihayet üç rekât daha kılardı. Bir defasında, Ey Allah'ın Resûlü! Vitir namazını kılmadan uyuyor musun, diye sorduğumda 'Aişe! Benim gözlerim uyur, fakat kalbim uyumaz' buyurdu." demiştir. Rivayetin değerlendirilmesi aşağıda yapılacaktır. b) Hz. Peygamber'in ve sahabenin yirmi rekât kıldığına dair rivayetler zayıf olduğu için delil alınamaz. c) Üstelik yirmi rekât üzerinde icma da oluşmamıştır.
Bu delillere dayanan Elbânî'ye göre ilgili rivayetlerde belirtildiği üzere Hz. Peygamber'in on bir rekâta devam etmesi üzerine ziyade yapılamayacağını göstermektedir. Ancak kılınacak teravihin kıyam, rükû ve secde süreleri sünnetin ruhuna uygun olarak uzun tutulmalıdır.
TERAVİH NAMAZININ 20 REKAT OLDUĞU GÖRÜŞÜ
Teravih namazının 20 rekat olduğu görüşü şu şekildedir:
Teravih namazının yirmi rekât olduğunu benimseyenler başta Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezhebi olmak üzere, Süfyan es-Sevrî (ö.161/778), İbnü'l-Mübârek (ö. 181/797) ve Dâvûd ez-Zâhirî'nin (ö. 273/884) de aralarında bulunduğu fukahanın büyük çoğunluğudur.
İmam Mâlik'ten yirmi rekâtı tercih ettiği nakledildiği gibi, İbnü'l-Kâsım'dan otuz altı rekâtı müstahsen gördüğü de bildirilmektedir. Ne var ki Mâlik'in konuyla ilgili açıklamaları incelendiğinde ona göre esas olanın yirmi rekât olduğu, otuz altı rekât sayısını ise sadece Medine'ye ait bir uygulama olarak onayladığı kanaati hâsıl olmaktadır.
Teravih namazının yirmi rekât olduğu hususunda mezhebin görüşünü benimseyen Hanefîlerden İbnü'l-Hümâm (ö. 861/1457), onun hükmü konusunda farklı bir yorumla ilk sekiz rekâtının sünnet, sonrasında kılınan on iki rek'atın ise müstehap olduğunu söylemiştir.
Bu grup görüşlerinde sahabe uygulamasını ve bu uygulama üzerinde meydana gelen icmayı kullanmakta, ayrıca değişik bakımlardan Kur'an ve sünnetten de yaralanmaktadırlar.
TERAVİH NAMAZI KAÇ REKAT?
Hz. Peygamberin (s.a.s.) kıldığı teravih namazlarının kaç rekât olduğu konusunda, üzerinde ittifak edilen bir rivayet bulunmamaktadır. Her ne kadar onun vitir dâhil yirmi üç rekât teravih kıldığı yönünde bazı rivayetler varsa da (İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, III, 395; Beyhakî, es-Sünenü'l-kübrâ, II, 698) bunlar fukaha tarafından farklı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla bu konuda Hz. Âişe'nin, Hz. Peygamberin (s.a.s.) Ramazan ayındaki gece namazlarıyla ilgili hadisinden ve Hz. Ömer'in teravihin cemaatle kılınmasını başlatmasıyla ilgili haberlerden hareketle bir sonuca ulaşılmaya çalışılmaktadır. Bu konudaki haberler şöyle değerlendirilebilir:
Resûlullah'ın (s.a.s.) Ramazan'daki gece namazları sorulduğunda, Hz. Âişe, "Resûlullah, Ramazan ve Ramazan dışındaki gecelerde on bir rekâttan fazla (nafile namaz) kılmamıştır." (Buhârî, Teheccüd, 16) karşılığını vermiştir. Başka bir rivayette bu sayı on üç olarak zikredilmektedir (Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn, 123-124). Öncelikle bu hadisin teravih namazı hakkında olduğu konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Diğer taraftan Hz. Âişe'nin, Allah'ın elçisinin Ramazan ayında ve Ramazan dışındaki gecelerde on bir veya on üç rekât namaz kıldığını belirtmesi, onun teravih dışında devamlı olarak kıldığı bir gece namazının bulunduğunu göstermektedir. Zaten Kur'an-ı Kerim'de de, "Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak üzere namaz kıl. Umulur ki Rabbin, seni övgüye değer bir makama gönderir." (İsrâ, 17/79) buyurulmaktadır.
Yukarıda zikredilenlerden, söz konusu sorunun, Ramazan ayında Hz. Peygamberin (s.a.s.) diğer ibadetlerinde olduğu gibi, gece namazlarında da bir artış olup olmadığını öğrenmek amacıyla sorulduğu ve teravih namazıyla bir ilişkisinin olmadığı anlaşılmaktadır. Hz. Âişe'den rivayet edilen, "Resûlullah (s.a.s.) Ramazan ayında, diğer aylarda görülmeyen bir gayrete girerdi. Ramazan'ın son on gününde ise çok daha fazla bir gayret gösterirdi. Son on günde, geceyi ihya eder, ailesini de uyandırırdı." (Buhârî, Fazlu Leyleti'l-Kadr, 5; Müslim, İtikâf, 7, 8) hadisi bu görüşü desteklemektedir. Diğer yandan, bu hadisin teravihin meşru kılınmasından önce mi, yoksa sonra mı olduğu da belli değildir.
Öte yandan Hz. Ömer zamanındaki cemaatle kılınan teravih namazlarının rekâtları konusunda yirmi ve on bir rekât şeklinde iki rivayet vardır (İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, III, 392, 394). Kaynaklarımızda Hz. Ömer'in dönemiyle ilgili farklı rivayetler olmakla birlikte daha sonra teravihin yirmi rekât olarak yerleştiği ve günümüze kadar da cemaatle kılınarak böyle devam ettiği ifade edilmiştir (Bkz. İbnü'l-Hümâm, Feth, I, 485; Aynî, Umde, XI, 126-127; Mâverdî, el-Hâvî, II, 291; Şevkânî, Neylü'l-evtâr, III, 516, 521).
Teravih namazı, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali dönemlerinden başlayarak günümüze kadar cemaatle yirmi rekât olarak kılınmıştır. Sahabeden kimse buna itiraz etmemiş ve âlimler tarafından da bu şekilde kabul edilmiştir. Günümüzde de, başta ülkemiz olmak üzere pek çok İslam ülkesinde teravih namazı cemaatle 20 rekât olarak kılınmaktadır.
Bununla birlikte şunu da ifade etmek gerekir ki, teravih namazı nafile bir ibadet olduğundan, farz gibi telakki edilmesi de doğru değildir. Bu nedenle, yorgunluk, meşguliyet ve benzeri sebeplerle, teravih namazının evde 8, 10, 12, 14, 16 veya 18 rekât kılınması hâlinde de sünnet yerine getirilmiş olur. Ancak cemaate iştirak etmeye çalışmak daha iyidir.

















