Ankara Bilkent Şehir Hastanesi: Türkiye'nin ve Avrupa'nın En Büyük Sağlık Merkezi

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi: Türkiye'nin ve Avrupa'nın En Büyük Sağlık Merkezi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, hastanenin Türkiye’nin en büyük ve ileri düzey sağlık merkezi olduğunu belirtti. 2025 yılında yaklaşık 7 milyon poliklinik muayenesi yapıldığı ve 200 bin ameliyat gerçekleştirildiği ifade edildi. Ayrıca, hastanenin uluslararası düzeyde hasta kabul ettiğini ve eğitim merkezi olarak da öne çıktığını vurgulayan Öztürk, dijitalleşme çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

ANKARA Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, "Hastanemiz ileri düzey bir hastane olduğu için diğer hastanelerde çözülemeyen, bazen tedavi edilemeyen hastalar ister istemez bize başvuruyor. Hastanemiz Türkiye için bir son basamak hastanedir. Buraya gelen bir hastayı göndereceğimiz başka bir merkez yok. Tüm doktorlarımız bu bilinçle çalışıyor" dedi.

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, sağlık muhabirleriyle bir araya geldi. Prof. Dr. Öztürk, şehir hastanelerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'hayalim' dediği projelerden en büyüğü olduğunu söyleyerek, "Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, 4 bin 50 yatağıyla Türkiye'nin, Avrupa'nın en büyük hastanelerinden birisi. Günlük muayene sayımız; pazartesiden cumaya çok ufak değişiklik olsa da 30 bin hasta hastanemize giriş yapıyor. Acillerimizde de 2 bin 300 hastaya acil sağlık hizmeti sunuyoruz. Çocuk acilimiz var, kadın doğum acilimiz var, erişkin acilimiz var. 2025 yılını tamamladık. 2026 yılı için de sağlık hizmetinin kalitesini artırmak için yeni projelerimiz var. Türkiye'nin fiziki olarak en büyük hastanelerinden birisi, aynı zamanda bir eğitim merkezi. Hastanemizde şu anda halihazırda 2 bin 700 uzmanlık öğrencisi asistan eğitim görüyor. 300 yan dal asistan eğitim görüyor. Yaklaşık 3 binin üzerinde asistana biz burada eğitim veriyoruz. Yılda 10 binin üzerinde sağlık alanında hemşire, diyetisyen, fizyoterapist, acil tıp teknisyeni (ATT), stajyer de yine bu hastanede eğitim alıyor. Türkiye'nin sağlık ordusunu yetiştiren en önemli merkezlerden biriyiz. Hastanemizde 800'ün üzerinde öğretim görevlisi hocamız var. Çok nitelikli bir insan kaynağına sahibiz. Gerek doktor olsun, hemşire olsun, tecrübesi yüksek sağlık kadromuz mevcut. Aynı zamanda Türkiye'nin tek akredite kampüs hastanesiyiz. Uluslararası akreditasyonumuzu almış durumdayız" dedi.

'2025'TE 200 BİN AMELİYAT GERÇEKLEŞTİRDİK'

Prof. Dr. Öztürk, 2025 yılında hastane bünyesinde yaklaşık 7 milyon poliklinik muayenesi yapıldığını açıklayarak, "Toplam acil sayısı da 550 bin. 2025'te; bu hastaların 400 binini erişkin acilde tedavi ettik. Hastanemiz sadece Ankara'ya değil, Ankara'nın çevresindeki illere, tüm Türkiye'ye ve giderek oranı artarak uluslararası düzeyde hasta kabul etmektedir. 2025 yılı verilerine baktığımızda; biz resmi olarak da Türkiye'nin her yerinden, Ankara dışından 2 bin civarında yoğun bakım hastasını kabul etmişiz ve hastanemizde tedavi için yatırmışız. 2025'te hastanemizde gerçekleştirilen ameliyat sayısı da 200 bin civarında. Ameliyat grupları A, B, C, D, E diye gruplanır. Hastanemiz ileri düzey bir tedavi merkezi olduğu için ağırlıklı olarak hastanemizde A, B ve C grubu ameliyatlar yapılmaktadır. Bunlar büyük ameliyatlardır. Özellikle yapılması zor ameliyatları hastanemizin hocaları gerçekleştiriyor. Hastanemiz 4 solid organın naklini gerçekleştirebilecek bir ekibe sahiptir. Akciğer, kalp, karaciğer ve böbrek naklini yapabilecek ekiplerimiz vardır. 7 gün 24 saat, 365 gün organ nakli yapabilecek ekibimiz bulunmaktadır. Organ nakli ameliyatlarında biliyorsunuz ki hız kısıtlayıcı basamak organ bağışıdır. Organ bağışı ne kadar fazla olursa, biz hastane olarak organ nakli ameliyatlarını gerçekleştirebilecek imkana sahibiz. Açıldığımızdan bu yana 200 üzerinde karaciğer nakli gerçekleştirdik. Böbrek nakli ameliyatları keza daha çok sayıda yapılmıştır. Akciğer nakli ameliyatları da burada yapılmaktadır. Biliyorsunuz bunun için doğrudan vefat etmiş bir kişiden bağış gereklidir. Akciğer için böyle bir bağış olduğunda bunu da yapıyoruz. Aynı şekilde kalp nakli için de yine vefat eden, organ bağışında bulunmuş hastalarımızdan alınan organlarla kalp nakli de hastanemizde yapılmaktadır" ifadelerini kullandı.

'BÜYÜK ORANDA DİJİTALİZASYONA GEÇMİŞ DURUMDA'

Sağlıkta Türkiye'de kullanılan cihazların büyük bir kısmının yurt dışından ithal edildiğini söyleyen Öztürk, "Bu alanda devletimiz özellikle önem veriyor. Sağlık teknolojisinde kullandığımız araçların, cihazların, malzemelerin yerli üretimi konusunda tüm çalışmalara devletimiz destek veriyor. Sağlıkta kullandığımız araçların, cihazların yerli üretimini artırmak için her türlü faaliyet Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde yürütülüyor. TÜSEB'in hastanemizde de bir ofisi, bağlantı bürosu var. Aynı zamanda teknolojideki gelişmeleri yakından hastanemizde takip ediyoruz. Yapay zeka ile radyolojik görüntülerin değerlendirilmesi üzerine çalışmalarımız devam ediyor. Hasta güvenliği ve etik kurallar ana prensibimizdir. Bunun dışına çıkmadan her türlü teknolojik altyapıyı hastanemize getirmek için hazırız. Dijital hastane konusundaki çalışmalarımız devam ediyor. Hastanemiz büyük oranda zaten dijitalizasyona geçmiş bulunmakta. Tamamen kağıttan uzak, dijital bir hastaneye doğru hızlıca ilerliyoruz. Hastanemize giren her hasta, yatan her hasta, koluna takılan bir bileklik kullanmaktadır; buna 'RFID' diyoruz. Bileklikle hastane içerisinde girdiği her yer; ameliyathane, tetkik, laboratuvar anında takip edilebilmektedir. Hastanın buralarda yapılan tüm tetkikleri ve verileri de merkezi olarak bilgisayar sistemine anında aktarılabilmektedir. Bir sonraki aşama, HIMSS (Healthcare Information and Management Systems Society) yani Uluslararası Dijital Hastane Sertifikasyon Merkezi'nin 7 sertifikasını alabilmektir" diye konuştu.

'MEVSİMSEL BAŞVURULARIN ARTTIĞINI GÖRÜYORUZ'

Hastane bünyesinde mesai dışı poliklinik hizmetleri de verildiğine dikkat çeken Öztürk, "Bunu talebe göre değerlendiriyoruz. Eğer günlük poliklinik, bazı polikliniklerde örneğin göz, örneğin dahiliyede günlük açtığımız poliklinik talebi karşılayamazsa ve randevu verme süremiz uzarsa, o zaman akşam polikliniklerini çalıştırmaya başlıyoruz. Halihazırda hastanemizde dahiliye, göz, kulak burun boğaz branşlarında mesai dışı poliklinik hizmetlerimiz yürütülmektedir. Gündüz randevu bulamayan vatandaşlarımız akşam hastanemizde muayene olabilmektedir. Son dönemde 1-2 haftadır acillere başvuran hasta sayısında bir artış vardır. Ancak geçen yılla karşılaştırdığımızda yine yılın bu dönemlerinde mevsimsel olarak acillere başvuru sayısının arttığını görüyoruz. Yani geçmiş yıllardan bir farkı yoktur. Bu durum, yılın bu döneminde acil servislerde üst solunum yolu enfeksiyonları şikayetiyle başvuran hastalarda artış olmasının mevsimin getirdiği doğal bir artış olduğunu göstermektedir. Buna yönelik tedbirleri de alıyoruz. 2025 yılında çok özellikli çok sayıda ameliyat yaptık. Hastanemiz ileri düzey bir hastane olduğu için diğer hastanelerde çözülemeyen, bazen tedavi edilemeyen hastalar ister istemez bize başvuruyor. Biz devletin verdiği imkanlarla bunları tedavi edecek hocalara sahibiz. Elimizden geleni yaparak, hastalarımızın şifa bulması için her türlü desteği veriyoruz. Hastanemiz Türkiye için bir son basamak hastanedir. Buraya gelen bir hastayı göndereceğimiz başka bir merkez yok. Gelen hastanın tedavisini burada tamamlamak zorundayız. Tüm doktorlarımız bu bilinçle çalışıyor" dedi.

'ULUSLARARASI EĞİTİM PROGRAMLARIMIZI HAZIRLADIK'

Prof. Dr. Öztürk, hem ulusal hem de uluslararası hizmet verdiklerini söyleyerek, "Uluslararası kriz veya afet durumlarında anında komşu ve dost ülkelere veya sıkıntı çeken ülkelere kapılarımızı açıyoruz. Makedonya'da 2025 yılında büyük bir yangın yaşandı. Oradan yanık hastalarını doğrudan hastanemize kabul ettik ve tedavilerini yaptık. Yeri geldiğinde uluslararası düzeyde felaket veya afet yaşayan ülkelere anında destek verecek imkana sahibiz. Hastanemize hem kara yoluyla hem helikopterle hava yoluyla hasta kabul edebilme imkanımız olduğu için afet veya felaket durumlarında tüm imkanlarımızı anında hastaların hizmetine sunabiliyoruz. Hızlı bir şekilde hareket edebiliyoruz. 2026 yılında yeni işlem alanları açacağız. Rezerv olarak hem girişimsel kardiyolojide hem girişimsel radyolojide yeni işlem alanları açacağız. Çünkü bunlar nitelikli alanlar ve talep yüksek. Aynı zamanda hastanemizin bir eğitim merkezi olduğu için Laparoskopi konusunda 'Mavi Oda' adı verilen bir eğitim alanımız var. Burada uluslararası eğitim vermek için eğitim programlarını hazırladık. Yurt dışından ve yurt içinden tıp fakültesi sonrası öğrencileri burada eğitmek için programlarımızı hazırladık. Bunları sırayla belirli bir program dahilinde kabul edeceğiz. Aylık veya iki aylık periyotlarla düzenli eğitim vereceğiz" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Sağlık
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.