Kalori Saymanın Sağlığa Etkileri

Kalori Saymanın Sağlığa Etkileri
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Kalori sayımı, uzun süredir kilo yönetimi için en çok tercih edilen yöntem olarak görülüyor.

Uyarı: Bu makale, yeme bozukluğu olan (veya bu riski taşıyan) kişiler için önemli olabilecek kalori sayımı hakkında ayrıntılı bilgi vermektedir.

Kalori sayımı, uzun süredir kilo yönetimi için en çok tercih edilen yöntem olarak görülüyor. Ancak bu yöntem, insanları strese sokabilir, kafalarını karıştırabilir ve sürekli takip gibi yorucu bir alışkanlığa saplanıp kalmalarına neden olabilir.

Yeme bozukluğu konusunda uzman bir diyetisyen olarak, işimin büyük bir kısmı insanların yemekle olan ilişkilerini geliştirmelerine yardımcı olmak.

Bu süreçte bana her zaman şu soru soruluyor: "Kalori saymak en iyi yöntem midir ve sağlıklı mıdır?"

Kalori saymak, kontrolün sizde olduğunu hissetmenize yardımcı olabilir.

Yeni bir danışanımla ilk konuşmamızda genellikle bana, "aşırıya kaçmadıklarından" emin olmak veya yoğun yaşamlarına enerji sağladıklarına emin olmak için bunu yaptıklarını söylerler.

Bunun arkasında mantıklı bir gerekçe var: Vücudumuz yiyeceklerden aldığımız enerjiyle çalışır ve kilomuzu kontrol etmek istiyorsak, ne kadar yakıt aldığımızı ve ne kadar yaktığımızı bilmemiz gerekir.

Ancak sıkı bir takip genellikle stres yaratır. Öyleyse, bunu yapmalı mıyız?

Önerilen kalori alımı

Halk sağlığı kılavuzları günlük kalori alım miktarımızın şu şekilde olmasını öneriyor:

Buna karşın ben insanlara her zaman şunu söylerim: Bunlar, tipik aktivite düzeyine sahip "ortalama" bir yetişkine dayanan, sadece yaklaşık rakamlardır.

Ancak vücudunuz, hesaplanacak bir dizi rakamdan ibaret değildir.

Gerçekte enerji ihtiyacınız uyku kalitenize, stres seviyenize, sağlığınıza, hormon döngünüze ve ne kadar hareket ettiğinize bağlı olarak her gün değişir.

Kalori farkındalığı, diyetinizde fazladan enerjinin nereden eklendiğini belirlemenize yardımcı olabilir, ancak bir sayıya katı bir şekilde bağlı kalmak, vücudunuzun gerçekten neye ihtiyacı olduğunu anlamanızı engelleyebilir.

Bazıları için kalori saymak, kısıtlayıcı bir diyete giden yol olabilir.

Bir diyetisyen olarak, besin gruplarını tamamen terk etmenin, sevdiğiniz yiyeceklerden kaçınmanın ve hızlı kilo vermenin çoğu insan için işe yaramadığını söyleyebilirim.

Bu yöntem ilk başta etkili görünebilir, ancak uzun vadede kaybettiğiniz kiloları geri almanız muhtemeldir. Hatta daha fazlasını da geri alabilirsiniz.

Yani, yiyeceklerle ilgili matematiksel yaklaşımdan bıktıysanız, vücudunuz ve zihniniz için çok daha sağlıklı olan başka diyet yönetimlerini düşünebilirsiniz.

Ben tüm yiyeceklerin "iyi" olduğuna inanıyorum. Bu, yiyeceklerin iyi veya kötü olarak etiketlenmesi kavramını reddeden "diyetsiz" sezgisel beslenmenin önemli bir parçası.

Moda diyetler uzun vadede işe yaramadığından, yoğun kalori sayma ve kilo verme alışkanlıkları edinmek yerine, genel fiziksel ve zihinsel sağlığımız için neyin iyi olduğuna odaklanmalıyız.

Sezgisel beslenme, vücudunuzun doğal sinyallerini dinlemenizi (yemek yeme, dinlenme veya egzersiz yapma gibi) ve vücudunuzun ne yapması gerektiğini bildiğine güvenmenizi teşvik eder.

Bu yaklaşım, vücudun sağlığınız için gerekli olan yiyecek miktarını ve türünü bildiği varsayımına dayanır. Bu sinyalleri dinlemeyi öğrenerek, kalori saymadan uzun vadede işe yarayan iyi bir beslenme şekli bulabilirsiniz.

Yıllarca diyet yaptıysanız, ilk başta biraz kaybolmuş hissedebilirsiniz. Kalori saymazsanız hiç durmadan yemek yiyeceğinizden endişe edebilirsiniz.

Bu geçişe sabırla yaklaşın. Bu, hepimizin doğuştan sahip olduğu, ancak zamanla kaybettiğimiz açlık ve tokluk sinyallerini yeniden öğrenmekle ilgilidir.

Açlık ölçeğini kullanmayı deneyin (1 açlık, 10 rahatsız edici derecede tokluk). Üç veya dört civarında yemek yemeyi hedefleyin ve yediye ulaştığınızda durun.

Besin kalitesine odaklanın

Tüm kaloriler eşit yaratılmamıştır. Yüz kalori değerindeki brokoli, vücudunuzda aynı miktardaki jelibondan çok farklı bir etki yapar. Biri size lif, vitamin ve düzenli enerji katarken, diğeri ise size hızlı bir enerji patlaması ve zevk verir.

Her ikisi de iyi olabilir, ancak genel beslenmeye bakmak önemlidir.

Sadece bir sayıya ulaşmak yerine vücudunuzu beslemeye odaklandığınızda, doğal olarak daha tok hissedersiniz. Lif, sağlıklı yağlar ve proteinler bu konuda dostunuzdur, sizi tok tutar ve sürekli bir sonraki atıştırmalığı düşünmenizi engeller.

Daha dinamik ve bütünsel bir beslenme yaklaşımına geçtiğinizde, enerji seviyeniz daha istikrarlı hale gelecek ve öğleden sonra yaşanan enerji düşüşleri azalacaktır.

Vücudunuzun ihtiyaç duyduğu besinleri aldığınız için sağlığınızı çok daha etkili bir şekilde koruyacaksınız.

Hala ihtiyacınız olandan fazla yediğinizden mi endişeleniyorsunuz? Kalori saymak yerine ellerinizi kılavuz olarak kullanın.

Her yemek vaktinde tartıyı çıkarmak yerine, avuç içi büyüklüğünde bir porsiyon protein, iki avuç dolusu sebze ve başparmak büyüklüğünde bir porsiyon yağ almak çok daha kolaydır.

Kalori saymak kısa vadede yararlı olabilir ve gözlerinizi açabilir, ancak bu bir ömür boyu sürecek bir ceza olmamalıdır.

Sağlıklı diyet, beslenme ve zevk ile ilgilidir, matematikle değil. Vücudunuzun sinyallerine güvenerek, takip etmekten uzaklaşıp sürdürülebilir, sağlıklı bir yaşam tarzına doğru ilerleyebilirsiniz.

BBC
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.