Haberler.comUygulamayı yükle! YÜKLE

Dr. Erdem, çocukluk lösemisinde modern tedavilerle başarıya ulaşıldığını söyledi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Dr. Erdem, çocukluk lösemisinde modern tedavilerle başarıya ulaşıldığını söyledi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Dr. Melek Erdem, çocukluk çağı lösemisinde modern tedavilerle yüksek başarı oranlarına ulaşıldığını belirtti. Erdem, 3-8 Kasım Lösemi Haftası'nda ailelerin yalnız olmadığını ve hekim-aile iş birliğinin önemini vurguladı.

ÇOCUKLUK çağı lösemisinin ailelerde kaygı verici bir süreç başlatsa da artık modern tedavilerle hastalıkta yüksek başarı oranlarına ulaşıldığını belirten Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Erdem, "Ailelerimiz unutmamalıdır ki, bu süreçte asla yalnız değiller. Bilimsel gelişmeler ve güçlü hekim-aile iş birliğiyle, umut dolu bir geleceğe birlikte adım atmak mümkün" dedi.

Löseminin kemik iliğinde kan hücrelerinin üretiminden sorumlu hücrelerin kontrolsüz ve anormal çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kan hastalığı olduğunu ifade eden İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Erdem, 3-8 Kasım Lösemi Haftası nedeniyle hastalığın teşhisi ve tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu. Kemik iliğinin vücudumuz için gerekli olan alyuvarları, akyuvarları ve trombositleri ürettiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Melek Erdem, kişide lösemi geliştiğinde anormal hücrelerin çoğalmasının, normal kan hücrelerinin üretimini ve görevlerini yerine getirmesini engellediğini belirtti.

'LÖSEMİ BULAŞICI DEĞİLDİR, KENDİNİZİ SUÇLAMAYIN'

Çocukluk çağında görülen lösemilerin büyük çoğunluğunu akut lösemilerin (Akut Lenfoblastik Lösemi-ALL ve Akut Miyeloid Lösemi-AML) oluşturduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Melek Erdem, "Lösemi bulaşıcı değildir. Ayrıca çocuklarda ortaya çıkan lösemilerin önemli bir bölümünde ailelerin veya çocuğun yaptığı bir davranışın doğrudan neden olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu yüzden tanı sonrasında aileler kendilerini suçlamamalıdır" ifadelerine yer verdi.

'SOLUKLUK, KANAMA VE CİLTTEKİ KIRMIZI- MOR NOKTALARA DİKKAT'

Dr. Erdem, löseminin erken dönem belirtilerini ise şöyle sıraladı:

"Lösemi belirtileri, çoğunlukla kemik iliğinin normal kan hücrelerini yeterince üretememesine bağlı ortaya çıkar. Alyuvarların düşmesi sonucu gelişen kansızlık nedeniyle solukluk, çabuk yorulma ve halsizlik; trombositlerin azalmasına bağlı kolay morarma, burun veya diş eti kanaması ve ciltte toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı-mor noktalar görülebilir. Normal çalışan akyuvarların azalması veya işlevlerinin bozulması ise tekrarlayan ya da uzun süren ateş ve enfeksiyonlara yol açabilir. Bunların dışında, açıklanamayan kemik veya eklem ağrıları, iştahsızlık, kilo kaybı, karında şişkinlik veya dolgunluk, boyun-koltuk altı-kasık bölgelerinde ağrısız lenf bezi büyümeleri ve bazı çocuklarda nefes darlığı görülebilir. Ancak bu belirtilerin görülmesi her zaman çocuğun lösemi olduğu anlamına gelmez. Önemli olan; belirtilerin sürekliliği, tekrarlaması, birlikte görülmesi ve çocuğun genel durumunda belirgin değişiklik oluşturmasıdır."

'BİRKAÇ GÜNLÜK ATEŞ VE İŞTAHSIZLIK HER ZAMAN LÖSEMİYİ İŞARET ETMEZ'

Çocukların özellikle kış aylarında sık enfeksiyon geçirmesinin, birkaç gün süren ateş veya iştahsızlık yaşamasının oldukça yaygın olduğuna işaret eden Dr. Erdem, ancak tek başına kısa süreli ateş veya yorgunluğun genellikle lösemi açısından özgül bir bulgu olmadığının altını çizdi.

Dr. Erdem, "Çocukta durmayan veya tekrarlayan mukozal kanama (diş eti kanaması, burun kanaması vb.), çok sayıda açıklanamayan morluk veya ciltte noktasal kanamalar, belirgin solukluk ve halsizlik, nefes almada güçlük, şiddetli veya sürekli kemik ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, uzun süren ateş ya da çocuğun genel durumunda belirgin bozulma varsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Özellikle ateşle birlikte çocuğun genel durumunun hızla bozulması, bilinç değişikliği, nefes darlığı veya ciddi kanama gibi acil durum belirtileri olduğunda ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi.

'GELİŞMİŞ TEDAVİ VE BAKIM HİZMETLERİ İLE SAĞ KALIM ORANLARI ARTTI'

Çocukluk çağı lösemilerinin tedavisinin löseminin türüne ve çocuğun hastalığının özelliklerine göre kişiselleştirildiğini dile getiren Dr. Erdem, "Kemoterapi, özellikle ALL ve AML tedavisinin temelini oluşturur. ALL tedavisi genellikle remisyon indüksiyonu, pekiştirme/yoğunlaştırma ve idame dönemlerinden oluşan uzun soluklu bir tedavi programıdır. Merkezi sinir sistemini korumak veya burada bulunan lösemi hücrelerini tedavi etmek amacıyla omurilik sıvısına uygulanan tedaviler de tedavi planının önemli bir parçasıdır. Hastalığın özelliklerine göre hedefe yönelik tedaviler, bağışıklık sistemini kullanan bazı tedaviler, uygun hastalarda kök hücre nakli ve seçilmiş durumlarda radyoterapi kullanılabilir. Özellikle günümüzde lösemi hücrelerinin genetik ve biyolojik özelliklerinin daha iyi anlaşılması, dirençli vakalarda hedefe yönelik moleküler tedavilerin de kullanılmasının önünü açmaktadır.

'YETERLİ ENERJİ VE PROTEİN ALIMI İHMAL EDİLMEMELİ'

Lösemi tedavisi sırasında çocuğun yeterli enerji ve protein almasının büyüme ve gelişmesi açısından önemli olduğunun altını çizen Dr. Erdem, iştahsızlık, bulantı, ağız yaraları veya tat değişiklikleri nedeniyle beslenme güçleşebildiğinden beslenmenin çocuğun tedavi sürecine göre düzenlenmesi ve çocuk onkoloji ekibindeki diyetisyenlerden destek alınması gerektiğini belirtti.

Kemoterapi sırasında bağışıklık sistemi zayıflayabileceğinden, enfeksiyonlardan korunmanın da önemli olduğuna değinen Dr. Erdem, "El hijyeni, hasta kişilerle yakın temasın azaltılması, gıdaların güvenli hazırlanması ve tedavi ekibinin önerdiği korunma önlemlerine uyulması gerekir. Ateş geliştiğinde ise özellikle kemoterapi alan çocuklarda durum hızlı şekilde değerlendirilmelidir" ifadelerine yer verdi.

'OYUN VE EĞİTİM FAALİYETLERİNİN SÜRDÜRÜLMESİ PSİKOSOSYAL AÇIDAN DEĞERLİ'

Löseminin yalnızca çocuğun bedenini değil, çocuğun ve ailesinin duygusal dünyasını da etkilediğini kaydeden Dr. Erdem, "Hastaneye yatışlar, tedavi sürecinin uzunluğu, okuldan uzak kalma ve belirsizlik çocukta kaygı yaratabilir. Bu yüzden psikolog, psikiyatrist, sosyal hizmet uzmanı, öğretmen ve diğer sağlık çalışanlarının oluşturduğu multidisipliner destek tedavinin önemli bir parçasıdır. Çocuğun yaşına uygun biçimde bilgilendirilmesi (onu korumak amacıyla hiçbir şey söylememek yerine, anlayabileceği ölçüde sorularını yanıtlamak), oyun ve eğitim faaliyetlerinin mümkün olduğunca sürdürülmesi psikososyal açıdan değerlidir" dedi.

Lösemi tanısının aile için çok zor ve kaygı verici bir dönem olduğunu hatırlatan Dr. Erdem, günümüzde çocukluk çağı lösemilerinin önemli bir bölümünün tedavi edilebilir hastalıklar olduğunu bilmenin; bu süreçte ailelere güç verebileceğini belirterek açıklamalarını sonlandırdı.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.