Akar: Birlik ve beraberlik en önemli savunma gücümüz

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, savunmada birlik ve beraberliğin önemini vurgulayarak, dijital dünyaya hakimiyet, terörle mücadele ve yerli savunma sanayisindeki gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu.
TBMM Milli Savunma Komisyon Başkanı Hulusi Akar, "Savunmamız için, güvenliğimiz için en önemli şey birlik ve beraberlik. Çünkü birlik ve beraberliğimiz olursa, tek yumruk olursak, tek yürek olursak, milli mücadelede yaptığımız gibi biz kazmayla da kürekle de vatanımızı savunuruz." dedi.
Akar, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Senato Salonu'nda düzenlenen "Türkiye Yüzyılında Milli Savunma Vizyonu ve Stratejik Liderlik" konferansında, dijital dünyaya hakim olunmasının önemli olduğunu söyledi.
Dijital dünyanın önemine işaret eden Akar, "Çünkü dijital dünyanın vasıtasıyla her türlü istihbaratı yapılmakta, her türlü saldırı yapılmakta, her türlü yavaşlatma, her türlü hırsızlık, her türlü kırım yapılmakta. Dijital dünya önemli, buna hakim olmamız lazım." diye konuştu.
İsrail'in Gazze'ye, Filistin'e, Batı Şeria'ya, Lübnan'a tarihte görülmemiş bir şekilde zulüm içerisinde olduğunu belirten Akar, şöyle devam etti:
"Bu zulüm etnik temizliğe dönüştü, etnik temizlik soykırıma dönüştü ve burada binlerce gazeteci, sağlıkçı, Birleşmiş Milletler mensubu katledildi. Çocuklar kuvözde öldürüldü. Fakat şu anda dünyada birkaç devlet dışında hiçbir tepki yok. Biz Türkiye olarak ise elimizden geldiğince çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnsani yardım üzerinde duruyoruz. Olabildiğince gücümüzü, kuvvetimizi kullanmak suretiyle ve ayrıca da bu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde, Uluslararası Ceza Mahkemesinde de yapılması gereken ne varsa bunları sonuna kadar destekledik, destekliyoruz."
Terörsüz Türkiye sürecine değinen Akar, "Terörsüz Türkiye konusunda biliyorsunuz 2024'ten itibaren bir süreç başladı ve devam etti. İmralı, 27 Şubat 2025'te çıktı dedi ki, 'örgütü feshedin, silahları bırakın'. Aynı İmralı, 2026'da bunu tekrarladı. Dolayısıyla asıl olan şey örgütün feshi, silahların bırakılması. Bu istikamette çalışmalar devam ediyor." ifadelerini kullandı.
Akar, hiçbir şekilde taviz, alışveriş ve pazarlığın söz konusu olmadığının altını çizerek şunları kaydetti:
"Burada bizim yapmaya çalıştığımız iş, bizim işimiz, gücümüz, mevzumuz, hesabımız terörün bitmesi. Çünkü 40 yıldan beri bu terör bizi çok ciddi şekilde meşgul etti. Özellikle bu Kürt kardeşlerimizin doğuda, güneyde hayatlarını zehir etti. Onlar da bıktılar bu işlerden. Dolayısıyla herkes el ele verdi. Komisyon çalıştı mecliste kararını aldı, raporunu aldı. Şu anda gerekli idari, yasal, pratik çalışmalar devam ediyor. Bunun sonunda inşallah temennimiz, gayretimiz başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere çalışan herkesin canı gönülden desteklediği şekilde bu terörün bitmesi. Bunu çalışacağız ve bu terör belasından kurtulacağız."
"Yapay zeka konusunda çalışın"
Savunma sanayisinde her türlü teçhizata ihtiyaç olduğunu aktaran Akar, "Yapay zeka, robot, silahlar, yani biz burada sadece tüfekle topla uğraşmıyoruz. Bu yazılımlar, ileri teknoloji, yüksek teknoloji bunlarla alakalı." dedi.
Akar, yapay zekanın inanılmaz bir noktaya geldiğini ifade ederek "Bunun anlaşılması bakımından hepimizin, hepinizin iyi bakmamız lazım olaylara. Yapay zeka konusunda çalışın. Bizim sadece böyle klasik konvansiyonel silahlar değil, bunun yanı sıra yüksek teknolojiye dayalı araç, gereç, silah, mühimmat, donatım ne varsa buna da sahip olmak için gece gündüz çalışıyoruz." diye konuştu.
Geçmişte piyade tüfeğinin dahi patentinin yabancılara ait olduğu kaydeden Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Allah'a çok şükür bundan kurtulduk. Çok rahatız. Fikren, zikren, ruhen, pratikte de yani ruhen de rahatız. İnsan utanırdı eskiden. Belimizdeki tabanca Amerika, tüfek Belçika, bilmem ne Alman. Şimdi bu hafif silahlarımızın tamamı yerli ve milli olarak yapılan silahlar. Helikopterlerimiz var, silahlı, silahsız. İHA'larımız var, SİHA'larımız var, TİHA'larımız var, Kızıl Elmalarımız var, ANKA'larımız var. Biz daha düne kadar görevdeyken toplantılara gittiğimizde Amerika'da, Avrupa'da parası hazır olmak kaydıyla istediklerimizi dahi alamadık. Gemileri, uçakları, tankları alamadık, zırhlı araçları alamadık."
Akar, 'tank yapamazsınız' şeklinde söylemler olduğunu ifade ederek Altay tankının seri üretime başladığını belirtti.
Milli Muharip Uçak Projesi çalışmalarına değinen Akar, "Bu F-16'nın, F-35'in muadili. Bu uçak yapımla alakalı. Bu KAAN dediğimiz uçağın yapımı da yoğun bir şekilde devam ediyor. Bunları biz yapıyoruz, sadece kendimiz için yapmıyoruz. Aynı zamanda dostumuz, kardeşimiz, müttefikimiz olan ülkelerin de masum ve mazlum ülkelerin de ihtiyaçlarını karşılamak için bunları gönderiyoruz." diye konuştu.
"86 milyonun birbirine sarılması lazım"
Güvenlik ve savunmada sadece top ve tüfekle başarılı olunamayacağını dile getiren Akar, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Savunmamız için, güvenliğimiz için en önemli şey birlik ve beraberlik. Çünkü birlik ve beraberliğimiz olursa, tek yumruk olursak, tek yürek olursak, milli mücadelede yaptığımız gibi biz kazmayla da kürekle de vatanımızı savunuruz ama birlik ve beraberlikte problem olursa işler zor. Birlik beraberlik olabilmesi için millet olmamız lazım. Millet olabilmek için de her bir bireyimizin aynı duygu ve düşüncelere sahip olması lazım. Benzer duygu ve düşüncelere sahip olması lazım. Millet olmamız lazım. Yani gerçekten 86 milyonun birbirine sarılması lazım."















