Iron Maiden'ın Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasındaki Kırım Savaşını Anlatan Şarkısı: The...

Iron Maiden'ın Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasındaki Kırım Savaşını Anlatan Şarkısı: The...
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

The Trooper Alfred Lord Tennyson'ın 1854 yılında Kırım Savaşı sırasında gerçekleşen Balıklava Muharebesi'ni anlatan Hafif Süvari Alayının Hücumu - Charge of The Light Brigade adlı şiirinden esinlenilerek yazılmıştır.

The Trooper Alfred Lord Tennyson'ın 1854 yılında Kırım Savaşı sırasında gerçekleşen Balıklava Muharebesi'ni anlatan Hafif Süvari Alayının Hücumu - Charge of The Light Brigade adlı şiirinden esinlenilerek yazılmıştır.

Charge of The Light Brigade (Hafif Süvari Alayının Hücumu) şiirinin Türkçeye çevrilip uyarlanmış bir kısmı şöyledir:

Karşılık vermek değil onların işi;

Ya da sorgulamak herhangi bir şeyi,

Savaşıp ölmek hepsinin kaderi…

Hepsi ölümün vadisine,

Sürdü atlarını altıyüzü de…"

Kırım Savaşı, 4 Ekim 1853-30 Mart 1856 tarihleri arasındaki Osmanlı-Rus savaşıdır. Birleşik Krallık, Fransa ve Piyemonte-Sardinya'nın Osmanlı tarafında savaşa dahil olmasıyla savaş, Avrupalı devletlerin Rusya'yı Avrupa ve Akdeniz dışında tutmak amacıyla verdiği bir savaş halini almıştır. Savaş, müttefik güçlerinin zaferiyle sonuçlanmıştır.

You'll take my life but I'll take yours too

Canımı alacaksın ama ben de alacağım seninkini

You'll fire your musket but I'll run you through

Ateşleyeceksin tüfeğini ama ben de ezip geçeceğim seni

So when you're waiting for the next attack

Bu yüzden bir sonraki saldırıyı beklediğinde

You'd better stand there's no turning back.

Ayakta dursan iyi olur dönüş yok artık geriye

***

The Bugle sounds and the charge begins

Boru çalıyor ve hucum başlıyor

But on this battlefield no one wins

Ama bu savas meydaninda kimse kazanmiyor

The smell of acrid smoke and horses breath

Dumanın keskin kokusu ve atların nefesleri

As I plunge on into certain death.

Ben atılırken kesin ölüme

***

The horse he sweats with fear we break to run

At korkuyla terliyor ayrılıyoruz koşmak için

The mighty roar of the Russian guns

Güçlü sesleri Rus tüfeklerinin

And as we race towards the human wall

Ve yarış ederken yönelerek o insan duvarına

The screams of pain as my comrades fall.

Düşen arkadaşlarım haykırıyorlar acıyla

***

We hurdle bodies that lay on the ground

Atlıyoruz yerde duran cesetlerin üzerinden

And the Russians fire another round

Ve ruslar ateşe başlıyor yeniden

We get so near yet so far away

Çok yaklaşıyoruz ama çok uzağız yine de

We won't live to fight another day.

Yaşamayacağız savaşmak için bir başka günde.

***

We get so close near enough to fight

Artık dövüşecek kadar yakınız onlara

When a Russian gets me in his sights

Bir Rus gözüne kestiriyor beni o sırada

He pulls the trigger and I feel the blow

Tetiği çekiyor ve hissediyorum darbeyi

A burst of rounds take my horse below.

Atımı alaşağı ediyor bir yaylım atesi

***

And as I lay there gazing at the sky

Ve orada yatıp gökyüzüne bakarken

My body's numb and my throat is dry

Bedenim hissiz ve boğazım kuru

And as I lay forgotten and alone

Ve unutulmuş ve yalnız orada yatarken

Without a tear I draw my parting groan.

Gözyaşı dökmeden veriyorum son soluğumu

*Bilgiler: Vikipedi

Kaynak: TheGeyik