İki Kolu Olmayan Milli Yüzücünün Hedefi Dünya Şampiyonluğu

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: - Milli yüzücü Beytullah Eroğlu'nun yüzme öncesi ısınma çalışması- Havuza Atlaması ve yüzmesi- Havuz içinden detay görüntüler- Yüzme detayları- Milli yüzücü Beytullah Eroğlu'nun röportajı İki kolu olmayan milli yüzücünün hedefi dünya şampiyonluğu- Milli yüzücü Beytullah Eroğlu: - "Uluslararası Paralimpik Komitesi Dünya Yüzme Şampiyonası'nda artık bayrağımızı en yüksekte tutmak istiyorum"- "Hem kendim için hem de ülkemdeki bütün engelliler için mücadele ediyorum" ERCAN DOĞAN - İki kolu olmayan ve bir ayağı diğerinden kısa olan engelli yüzücü Beytullah Eroğlu, Avrupa şampiyonluğunun ardından dünya şampiyonluğunu hedefliyor.

İki Kolu Olmayan Milli Yüzücünün Hedefi Dünya Şampiyonluğu

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: - Milli yüzücü Beytullah Eroğlu'nun yüzme öncesi ısınma çalışması- Havuza Atlaması ve yüzmesi- Havuz içinden detay görüntüler- Yüzme detayları- Milli yüzücü Beytullah Eroğlu'nun röportajı İki kolu olmayan milli yüzücünün hedefi dünya şampiyonluğu- Milli yüzücü Beytullah Eroğlu: - "Uluslararası Paralimpik Komitesi Dünya Yüzme Şampiyonası'nda artık bayrağımızı en yüksekte tutmak istiyorum"- "Hem kendim için hem de ülkemdeki bütün engelliler için mücadele ediyorum" ERCAN DOĞAN - İki kolu olmayan ve bir ayağı diğerinden kısa olan engelli yüzücü Beytullah Eroğlu, Avrupa şampiyonluğunun ardından dünya şampiyonluğunu hedefliyor.İskoçya'nın Glasgow kentinde 13-19 Temmuz'da gerçekleştirilecek Uluslararası Paralimpik Komitesi (IPC) Dünya Yüzme Şampiyonası'nda yarışacak genç sporcu, 2011'de milli takımda yarışmaya başladığını hatırlatarak, "Engelli yüzme tarihimizde ilk defa finalde yarışıp altıncı oldum. 2012'de Londra Paralimpik Oyunları'na katılmaya hak kazandım ve yedinciliği elde ettim. Bu da tarihte bir ilkti. 2013'teki Dünya Şampiyonası'nda dördüncü oldum. Geçen sene Avrupa ikinciliğini yakaladım. Önümüzdeki Uluslararası Paralimpik Komitesi Dünya Şampiyonası'nda artık bayrağımızı en yüksekte tutmak istiyorum. Bayrağımızın en yüksekte olmayı hak ettiğini düşünüyorum" dedi.Beytullah Eroğlu, en önemli hedefinin ise 2016 Rio Paralimpik Oyunları'nda altın madalya almak olduğunu dile getirdi. Spora çok küçük yaşta başladığını kaydeden Eroğlu, "Küçükken kıyafetlerim kirlenir diye sokakta oynamazdım. Biri dalga geçer diye düşünürdüm. Spora başladıktan sonra bu düşüncelerim değişti ve öz güvenim arttı" diye konuştu.En önemli başarılarına İstanbul Büyükşehir Belediyespor (İBB) bünyesine geçtikten sonra imza attığını anımsatan genç yüzücü, şunları söyledi: "İBB'ye gelmeden önce amatör olarak spor yapıyordum. Kulübüm beni destekledi, maddi ve manevi yanımda oldular. Daha profesyonel oldum. Başarı profesyonellikle geliyor. Tam anlamıyla odaklanmakla alakalı. Ben de yavaş yavaş bu kademeye geldiğimi düşünüyorum. Tam anlamıyla bunu başardığımda dünya şampiyonu olacağım. Onun da bu yıl olmasını istiyorum." - "Enerjik çocuk oldum"Yüzmenin hayata bakış açısını değiştirdiğini anlatan Beytullah Eroğlu, "Evde dahi az konuşan bir çocuktum. Okula gitmek istemedim. Okula başladıktan sonra tüm arkadaşlarım benim sınıf başkanı olmamı istediler. Artık kimi zaman 'Beytullah artık sus' dedikleri oluyordu. O kadar enerjik çocuk oldum. Spor bana öz güven aşıladı. (Engelliler) başarılı olmak zorunda değiller ama spor yapmalılar. Kişiliklerini geliştirmede büyük fayda sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. - "Büyük bir temponun içindeyim"Beytullah Eroğlu, bir yandan Dünya Şampiyonası'na hazırlanırken bir yandan İstanbul Üniversitesi Spor Okulu'nda eğitimine devam ettiğini vurgulayarak, "Büyük bir tempoyla gidiyorum. Hayatım antrenmanla okul arasında geçiyor. Yorucu bir süreç içindeyim. Bu yorucu sürecin karşılığında Dünya Şampiyonası'nda madalya almak istiyorum. Ayrıca akademik anlamda ilerleyip tecrübelerimi aktarmak istiyorum" şeklinde konuştu.Yaşadığı tempodan dolayı zorluklar yaşadığını aktaran Eroğlu, "Sabah saat 6'da kalkıyorum antrenmana geliyorum. Sonra okul tekrar antrenmana geliyorum. Babam da menajerliğimi yapıyor. Esnaflığı bıraktı ve bana odaklandı. Onun emeklerini de boşa çıkarmayacağım" dedi.Kendisinin elde ettiği başarıların engellilerin spora ilgisini de artırdığına dikkati çeken milli yüzücü, sözlerini şöyle sürdürdü: "2011'de Avrupa şampiyonu oldum. Olmadan önce Türkiye Şampiyonası'na 26 sporcu katılmıştı. Ben şampiyon olduktan sonra bu sayı 200'e çıktı. Dünya Şampiyonası'nda madalya alırsam bütün sporcuların katılacağını düşünüyorum. Organizasyondan haberi olmayan çok sporcu var. Hem kendim için hem de ülkemdeki bütün engelliler için mücadele ediyorum. Ben yaptıysam onlar da yapar." - Amcası Şeref Eroğlu'nun desteğiAvrupa ve Dünya şampiyonu güreşçi Şeref Eroğlu'nun yeğeni olan genç sporcu, amcasının kendisine büyük destek verdiğini söyledi.Profesyonel spora geçmesinin ardından Şeref Eroğlu'nun, hep yanında olduğunu vurgulayan Beytullah Eroğlu, "Profesyonel olarak sporu yaptığımda bana çok fayda sağladı. O şampiyon olur gelirdi ben çok sevinirdim. Kutlamalar yapılırdı çok sevinirdim. Onun izinde devam ettim. Bu yolda tecrübelerinden faydalanıyorum" diye konuştu. - "Ortalama 6-7 kilometre yüzüyorum"Genç sporcu, günde ortalama 6-7 kilometre yüzdüğünü ve geçmiş yıllarda en rahat ettiği yerin havuz olduğunu ifade etti.Geçmişte yüzerken özgürlük hissettiğini belirten Beytullah Eroğlu, "Suda insanın ağırlığı onda birine düşer. Suda olmak mutluluktu. Bu mutluluğun üzerinde şimdi profesyonelim. Yüzerken marşımızı okutmayı düşünüyorum. Bizim bayrağımız ve marşımız en güzeli. Her yerde marşımızın okutulması azmiyle çalışıyorum" değerlendirmesinde bulundu.Kendisinin artık her yerde rahat ettiğini kaydeden genç yüzücü, şöyle konuştu: "Arkadaşlarıma bakıyorum. Engelini aşamamış insanlarla karşılaşıyoruz. En rahat ettikleri yerin havuz olduğunu söylüyorlar. Dışarıya çıktığımızda ben dahil insanların bakışları etkileyebiliyor. Bu mantaliteyi aşmayı hedefliyorum. Umursamasam bile içimde burukluk bırakabiliyor. İnsanlar engelli ya da engelsiz diye ayrılmaz, kadın ve erkek diye ayrılır. Evinden çıkıp havuza gelmesi büyük bir olay. Bunu aşması lazım ki antrenmana zaman kalsın. Uluslararası anlamda çok arkadaşım var. İspanya ve benzeri yerlerde kamp yaptım. Tekerlekli sandalyeyle antrenmana giden ülkemizde daha yorgunluk yaşayacaktır. Oralarda hiç zorluk yaşamadan gidip geliyorlar. Bizim başarmamız onlara göre daha zor ama biz yenilmeyi sevmeyiz."