Bakır fiyatları neden artıyor, bakır neden yükseldi?

Bakır fiyatları neden artıyor, bakır neden yükseldi?
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Bakır fiyatları, geçen yıl temmuz ayında başladığı yukarı yönlü seyrini korurken, uluslararası piyasalarda artan arz baskılarıyla birlikte dikkat çekici seviyelere ulaştı. Küresel emtia piyasalarında bakırın libresi 5,96 dolara kadar yükselerek tarihi zirveye oldukça yakın bir görünüm sergiliyor. Uzmanlar, sınırlı üretim ve artan talep beklentilerinin fiyatları desteklediğine işaret ediyor.

Son dönemde küresel ekonomide yaşanan gelişmeler, bakır fiyatlarını yeniden yatırımcıların odağına taşıdı. Özellikle sanayi üretimindeki hareketlilik, Çin'in talep görünümü ve dolar kurundaki dalgalanmalar bakır fiyatlarında belirleyici rol oynuyor. Bu gelişmelerle birlikte "Bakır neden yükseliyor?" ve "Bakır fiyatları neden artışta?" soruları piyasalarda daha sık gündeme gelmeye başladı.

BAKIR FİYATLARI NEDEN YÜKSELİYOR?

Bakır fiyatlarındaki yükselişin arkasında küresel ölçekte etkili olan birçok dinamik bulunuyor. Elektrikli araç üretimindeki artış, yeşil enerji projeleri ve altyapı yatırımlarının hız kazanması, bakıra olan talebi güçlü tutuyor. Dünyanın en büyük bakır tüketicisi konumundaki Çin'den gelen ekonomik toparlanma sinyalleri de fiyatları yukarı yönlü destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra bazı üretici ülkelerde yaşanan tedarik sorunları ve maden faaliyetlerindeki aksamalar arz tarafında baskı oluşturuyor. Dolar endeksindeki zayıflama dönemleri ise bakırı yatırımcılar açısından daha cazip hale getirerek fiyatların yükselmesine katkı sağlıyor.

BAKIR FİYATLARI NASIL BELİRLENİYOR?

Bakır fiyatları, küresel emtia piyasalarında arz ve talep dengesi temel alınarak şekilleniyor. Uluslararası piyasalarda referans kabul edilen Londra Metal Borsası'ndaki işlemler, fiyat oluşumunda belirleyici rol oynuyor. Küresel ekonomik büyüme beklentileri, sanayi üretim verileri ve büyük tüketici ülkelerin talep görünümü bakır fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Aynı zamanda dolar kurundaki hareketlilik, yatırımcı davranışlarını değiştirerek fiyatlar üzerinde etkili oluyor. Jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri ve üretim giderlerindeki değişimler de bakır fiyatlarının yönünü belirleyen önemli faktörler arasında bulunuyor.

Bakır talebindeki artış beklentileri arz endişelerini beraberinde getiriyor

Sanayi ve teknoloji alanında en yaygın kullanılan metallerden olan bakırda ivmelenen talep, gelecek döneme ilişkin bakır arzında endişeleri artırırken, bu emtiadaki küresel talebin 2040 yılına kadar yüzde 50 artması bekleniyor.

2040 yılına kadar 10 milyon metrik tonluk bir arz açığı öngörülüyor

Rapora göre, yer üstü risklerinde iyileşme ve önemli yeni yatırımlar olmadığı takdirde bakırda 2040 yılına kadar 10 milyon metrik tonluk bir arz açığı olacağı tahmin ediliyor. Ortalama bakır cevheri kalitesindeki düşüş ise Güney Amerika gibi büyük üretim bölgelerinde maden çıkarma işlemini daha karmaşık ve pahalı hale getiriyor.

Enflasyon, düşük cevher kalitesi ve daha derin bölgelerdeki madencilik maliyetleri artırıyor

Ortalama bakır madeninin keşfedilmesinden üretime geçmesine kadar 17 yıl geçiyor. Bu sürenin büyük bir kısmı izin süreçlerine, çevresel değerlendirmelere ve halkla yapılan istişarelere ayrılıyor.

Enflasyon, düşük cevher kalitesi ve daha derin bölgelerdeki madencilik faaliyetleri maliyetleri artırıyor.

Bakır fiyatlarının yükselmesi bekleniyordu

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, bakır fiyatlarındaki yükselişin aslında bir süreden beri beklendiğini belirterek, "Geçen yıldan beri hazırlanan raporlara baktığımız zaman özellikle talep tarafındaki artışa rağmen arzın aynı şekilde artış göstermemesi zaten bilinen bir gerçekti. Bunun raporlara yansımalarını da izliyorduk." dedi.

Talep tarafındaki artışın en büyük nedenlerinden bir tanesinin Uzak Doğu tarafındaki artış olabileceğini belirten Ergezen, sözlerine şöyle devam etti:

"Çin tarafında yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar ve daha çok çip ve yapay zeka kaynaklı ürünlerdeki talebin artışı doğal olarak burada bakır kullanımındaki artışı da beraberinde getirmişti. Bunun talep tarafında ciddi bir artış meydana getirdiğini görüyorduk. Fakat bunun fiyatlamalara yansımasını çok fazla izlemedik. Çünkü Çin ekonomisi zayıflamıştı. Artan faizler nedeniyle küresel büyüme de yavaşlama görünüyordu. Bundan dolayı da fiyatlamalarda çok güçlü bir hareket görmemiştik son 6 aya kadar."

Gelinen noktada yeniden faiz indirimlerinin gündeme gelmesi ve ekonomilerde toparlanma olacağı beklentisinin bakır talebindeki artışı da beraberinde getirdiğini ifade eden Ergezen, "Bütün bunlardan bağımsız olarak baktığımız zaman otomotiv sektörü Çin tarafında çok güçlü devam ediyor. Bunun da özellikle bakır talebini artırdığını görüyoruz." dedi.

Çin tarafındaki talepler fiyatlarda belirleyici olacak

Ergezen, yavaş yavaş gümüşteki talebin bakır tarafına da fiziksel olarak da yansımaya başlayabileceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Hala küresel büyüme yavaş, küresel büyüme yavaş olduğu için talep etkisini çok fazla fiyatlamalar içerisinde göremiyoruz. Fakat ne zaman yeniden küresel büyüme canlanır, özellikle Çin ekonomisinin yeniden o eski güçlü büyüme dönemine girdiğini görmeye başlarsak burada ciddi bir bakır talebi artışı olacaktır. Bunun da fiyatları daha yukarı seviyelere götürme potansiyeli oldukça yüksek diyebiliriz. Bunu da zaten arz-talep tarafındaki dengesizlik konusunda görüyoruz."

Ergezen, bakırın belki de son dönemde küresel büyümedeki yavaşlamadan etkilenmeyen nadir emtialardan biri olduğunu belirterek, burada arz tarafı büyüme endişeleriyle bir miktar yavaşlamış olsa da azaldığını söylemenin mümkün olmadığını söyledi.

Arz tarafında beklenildiği gibi o eski artışların yaşanmadığını kaydeden Ergezen, "Burada özellikle hem Güney Amerika tarafında olsun hem de Avustralya tarafında olsun bir miktar kısıntılar var." dedi.

Ergezen, söz konusu kısıntıların arz tarafını bir miktar baskıladığını ifade ederek, diğer taraftan talebin düzenli şekilde artmaya devam ettiğini, bunun da fiyatlardaki yükselişin süreceğini gösterdiğini söyledi.

Osman DEMİR
Haberler.com - Gündem
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.