Ünipersen Başkanı Güzel: "Tayin Sisteminin Kurulması İçin Mücadelemizi Sürdüreceğiz"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) Başkanı İbrahim Güzel, idari personele yükseköğretim tazminatı verilmesi ve tayin hakkı talep ettiklerini belirterek, "Tayin sisteminin kurulması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

(ANKARA) - Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) Başkanı İbrahim Güzel, idari personele yükseköğretim tazminatı verilmesi ve tayin hakkı talep ettiklerini belirterek, "Tayin sisteminin kurulması için mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.

ÜNİPERSEN, Yükseköğretim Kurumu (YÖK) önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklama sırasında ÜNİPERSEN üyeleri "Yükseköğretim Tazminatı Hakkımızdır", "Geliştirme Ödeneği Hakkımız", "Memuruz, Haklıyız, Kazanacağız", "Üniversitelere Tayin Sistemi Şart" yazılı dövizler taşıdı.

ÜNİPERSEN Başkanı İbrahim Güzel, YÖK'ün uyguladığı becayiş sistemini eleştirerek, şunları söyledi:

"Tayin sorunuyla ilgili bir yıldır devam eden bir süreç vardı. Yaklaşık iki yıl süren bu sürecin sonunda, Ağustos ayında, yedinci dönem toplu sözleşmede alınan karar gereği Yükseköğretim Kurulu tarafından uygulanan becayiş sistemi hayata geçirildi. Ancak bu becayiş sisteminin ne bir mevzuatı vardı, ne usul ve esasları belirlenmişti, ne de takvime bağlanmış bir yapısı bulunuyordu. Adeta demo şeklinde, rektörlüklere e-posta gönderilerek uygulanan bir sistem oldu. Biz bu çalışmayı elbette kıymetli buluyoruz; ancak devlet kurumu ciddiyetiyle oluşturulmuş, kurumsal bir sistem olarak görmüyoruz. Bu nedenle tayin sisteminin kurulması için mücadelemizi sürdüreceğiz."

"11 yıldır süren bu adaletsizliğin sona ermesi şarttır"

Yükseköğretim tazminatının artık idari personele verilmesi gerekmektedir. 11 yıldır süren adaletsizliğin sona ermesi şarttır. Yıllardır ailesinden ayrı yaşamak zorunda kalan; beş yıl, on yıl, on beş yıl eşinden ve çocuğundan uzak kalan idari personel, 2026 yılına gelinmiş olmasına rağmen hala tayin sistemi talep etmektedir. Hala karşı kurumda bir kadro bulabilir miyim diye çaba göstermekte, rektörle görüşürken 'Acaba muvafakat verir mi' endişesi yaşamaktadır. Üniversitelerdeki bu yapıyı kabul etmiyoruz ve en başından beri bunu dile getiriyoruz.

"Bu işin olması gereken şekli, puana dayalı tayin sistemidir"

Bu işin olması gereken şekli, puana dayalı tayin sistemidir. Puana dayalı bir sistem olmadan; ailesinden ayrı yaşamak zorunda kalan, sağlık durumu nedeniyle küçük şehirden büyük şehre nakil olması gereken idari personelin sorununa çözüm üretmemiz mümkün değildir. Milli Eğitim Bakanlığı'nda, Sağlık Bakanlığı'nda ve diğer kamu kurumlarında olduğu gibi üniversitelerde de puana dayalı tayin sisteminin kurulması gerektiğini ifade ettik. O günden bu yana yaklaşık 50 kez eylem ve basın açıklaması gerçekleştirdik.

"Sesimizi yükseltmeye ve idari personelin taleplerini YÖK'e iletmeye devam edeceğiz"

Yükseköğretim Kurulu'nun bu konuda hala net bir açıklaması yoktur. Görüşmeler yaptık; yapılan görüşmelerde çalışmanın devam edeceğine dair iyi niyet beyanında bulundular. Ancak ortada mevzuat, usul ve takvim olmayınca sistemin devam edip etmeyeceğini bilemiyoruz. Bu nedenle sesimizi yükseltmeye ve idari personelin taleplerini Yükseköğretim Kurulu'na iletmeye devam edeceğiz."

"Yükseköğretim tazminatı idari personelin olmazsa olmaz haklarından biridir"

Güzel, yükseköğretim tazminatı konusunda da şu değerlendirmelerde bulundu:

"2014 yılında yükseköğretimde çalışmanın karşılığı olarak getirilen bu tazminat, kamu bütçesinin zorlanmadığı bir dönemde düzenlenmiş; ancak idari personel kapsam dışında bırakılmıştır. O tarihten bu yana yaptığımız her saha ziyaretinde, her ofis görüşmesinde bir kişi tayini soruyorsa, diğeri yükseköğretim tazminatını sormaktadır. Bu nedenle yükseköğretim tazminatı idari personelin olmazsa olmaz haklarından biridir. Bu mücadeleyi büyüterek sürdüreceğiz."

"Yakın zamanda öğrenci affı ve akademisyenlerin yaş haddine ilişkin çalışmalar beklenmektedir"

Yükseköğretim tazminatı kanuni değişiklik gerektirmektedir. Mecliste siyasi parti temsilcilerini ziyaret ettiğimizde, 'Haklısınız; ancak Yükseköğretim Kurulu'ndan bir talep ya da taslak gelmezse bizim çalışma yapmamız zor' şeklinde cevaplar alıyoruz. Bu nedenle Yükseköğretim Kurulu, idari personeli yükseköğretim personeli olarak görüyorsa, bu sorunun çözümü için sorumluluk almalıdır. Yakın zamanda öğrenci affı ve akademisyenlerin yaş haddine ilişkin çalışmalar beklenmektedir. Bu pakete yükseköğretim tazminatının da eklenerek 11 yıllık mağduriyetin sona erdirilmesini bekliyoruz."

"Sınavların iki yılda bir, merkezi ve düzenli şekilde yapılmasını yıllardır talep ediyoruz"

Güzel, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarına ilişkin de şunları söyledi:

"Yükseköğretim Kurumları Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nde, kurumların sınavı kendilerinin yapabileceği, başka bir kuruma yaptırabileceği ya da her yılın Şubat ayı sonuna kadar Yükseköğretim Kurulu'ndan talepte bulunabileceği düzenlenmiştir. Bu yapı, diğer kurumlara göre farklıdır ve rektörlere geniş takdir yetkisi tanımaktadır. Bu durum idari personelin kariyer hakkını zedelemektedir. Sınavların iki yılda bir, merkezi ve düzenli şekilde yapılmasını yıllardır talep ediyoruz."

2019 yılında merkezi sınav yapılmış, ardından 5 yıl sınav açılmamış, 2024 yılında tekrar merkezi sınav gerçekleştirilmiştir. Ancak merkezi sınav zorunlu olmadığı için 130 üniversitenin yalnızca 75'i katılmıştır. Bazı üniversiteler kendi sınavını yapmış, bazıları hiç yapmamıştır. On yıldır sınav yapmayan kurumlar bulunmaktadır. Bu nedenle yönetmelikte değişiklik yapılarak sınavların iki yılda bir Yükseköğretim Kurulu tarafından merkezi ve zorunlu şekilde yapılması gerekmektedir.

"Bu durum kamu kurumu ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır"

Yükseköğretim Kurulu'nun bu yıl Ocak ayında kurumlara gönderdiği yazıyla, 2 Mart'a kadar görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına girmek isteyenlerin kadro taleplerinin bildirilmesi istenmiştir. Bu da 2026 yılında sınav yapılacağı anlamına gelmektedir. İki yılda bir yapılması yönündeki talebimizin dikkate alınmış olmasından dolayı teşekkür ediyoruz. Ancak bunun mevzuata açıkça yazılması gerekmektedir. Aksi halde idari personelin kariyer hakkının tam anlamıyla güvence altında olduğunu söyleyemeyiz. Ayrıca sınav takvimine ilişkin resmi bir açıklama yapılmamıştır. Buna karşın bazı sendikalar tarih açıklamaktadır. Bu durum kamu kurumu ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır."

"Bu durum liyakat ilkesini zedelemektedir"

Güzel, şunları kaydetti:

"Tayin hakkı, yükseköğretim tazminatı ve görevde yükselme–unvan değişikliği sınavları bizim temel üç talebimizdir: tayin, tazminat ve liyakat. Üniversitelerde sınavsız atama yapılan fakülte, enstitü, yüksekokul sekreterlikleri; daire başkanlığı, genel sekreterlik, genel sekreter yardımcılığı ve hukuk müşavirliği gibi kadrolar da bulunmaktadır. Bu kadrolar sınava tabi değildir ve çoğu zaman birim amiri konumundadır. Bu durum liyakat ilkesini zedelemektedir. İdari personelin verimli çalışabilmesi için sınavsız kadroların da sınav kapsamına alınması gerekmektedir."

Yükseköğretim Kurulu; tayin sistemi, yükseköğretim tazminatı, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ile 2547 sayılı Kanun'un rektörlere geniş yetki tanıyan ilgili maddelerinde gerekli düzenlemeleri yapmak zorundadır. Biz bu talepleri hem burada hem sosyal medyada hem Meclis nezdinde hem Çalışma Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde dile getirmeye devam edeceğiz."

"Tayinler aile birliğini zedelemektedir"

ÜNİPERSEN üyesi Ramazan Yaşar, "Tayinler aile birliğini zedelemektedir. Eşi polis, hemşire, teknisyen ya da başka kamu görevlisi olan personel ciddi sorunlar yaşamaktadır. Çocuklar ebeveynlerinden ayrı kalmaktadır" dedi. Erdoğan Erdoğan ise, "2014 yılında çıkarılan düzenlemeyle akademisyenlere ödenen yükseköğretim tazminatı bugün 15 bin liranın üzerindedir. Ancak üniversitelerde aynı şekilde çalışan idari personel bu haktan yararlanamamaktadır. Ayrıca bazı üniversitelerde sınava tabi kadrolara dahi keyfi atamalar yapılabilmektedir. Bu tür uygulamalara karşı hukuki mücadele veriyoruz ve iptal kararları alıyoruz" diye konuştu.

"Geçen yıl atılan becayiş adımını da destekledik; ancak artık bu adımın ileri taşınması gerekmektedir"

ÜNİPERSEN Genel Başkan Yardımcısı Zeynel Kaman ise, "Geçen yıl atılan becayiş adımını da destekledik; ancak artık bu adımın ileri taşınması gerekmektedir. Bir yıl geçti ve mağdur arkadaşlarımız hala çözüm beklemektedir" dedi.

Kaynak: ANKA / Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.