UAEA 70. Genel Konferansı'nda Türkiye'nin ileri kanser tedavilerindeki bölgesel rolü ele alındı

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) 70. Genel Konferansı kapsamında düzenlenen yan etkinlikte, Türkiye'nin ileri kanser tedavileri alanında bölgesel merkez olarak üstlendiği rol ele alındı.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) 70. Genel Konferansı kapsamında düzenlenen yan etkinlikte, Türkiye'nin ileri kanser tedavileri alanında bölgesel merkez olarak üstlendiği rol ele alındı.
Avusturya'nın başkenti Viyana'da devam eden konferans kapsamında "Savaş Alanındaki Kurşunlardan Moleküler Hedeflemeye: Radyasyon Tıbbında İleri Kanser Yönetiminin Bölgesel Merkezi Olarak Türkiye" başlıklı yan etkinlik düzenlendi.
UAEA'nın "Rays of Hope" girişimi kapsamında ilk "Destek Merkezi" olarak belirlenen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, Türkiye'nin BM Viyana Ofisi Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mustafa Kibaroğlu, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tahir Yağdı, ABD merkezli St. Jude Çocuk Araştırma Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Bölüm Başkanı Dr. Thomas Merchant ve UAEA Uygulamalı Radyobiyoloji ve Radyoterapi Birimi Başkanı Tomoaki Tamaki'nin yanı sıra çok sayıda uzman katıldı.
Büyükelçi Kibaroğlu, etkinliğin açılış konuşmasında, radyasyonun modern sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez dayanaklarından biri olduğunu belirterek, başta kanser olmak üzere hastalıkların teşhisinde oynadığı rolün önemine dikkati çekti.
Kibaroğlu, Türkiye'nin bu alanda köklü geçmişe sahip olduğunu dile getirerek, Türkiye'nin tıp camiasının 19. yüzyılda savaş alanlarında uygulamalara öncülük ettiğini ve 20. yüzyıl boyunca kurumsal kapasitesini istikrarlı şekilde geliştirdiğini söyledi.
Son on yıllarda ise bu temelin son derece nitelikli iş gücü desteğiyle modern bir ulusal altyapıya dönüştüğünü ifade eden Kibaroğlu, "Günümüzde Türkiye, dinamik bir bölgesel merkez olarak sadece kendi vatandaşlarımıza değil, komşu bölgelerdeki hastalara da ileri düzey kanser tedavisi sunmaktadır." dedi.
Türkiye'nin nükleer tıp ve radyasyon onkolojisi alanındaki rolü
Etkinlikte yapılan sunumlarda, Türkiye'nin nükleer tıp ve radyasyon onkolojisi alanında köklü geçmişe sahip olduğu ve ihtiyaç duyan hastaların kolaylıkla erişebileceği geniş bir teşhis ve tedavi altyapısı sunduğu belirtildi.
Türkiye'nin yalnızca kendi vatandaşlarına değil, Balkanlar'dan Orta Asya'ya, Kafkasya'dan Orta Doğu ve Kuzey Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyaya sağlık hizmeti, eğitim ve teknik destek sağladığı anlatıldı. Bu hizmetlerin Türkiye'de ve Türk kuruluşlarının bölgede işlettiği sağlık tesislerinde sunulduğu kaydedildi.
Türkiye'nin nükleer tıp alanında 75 yıllık deneyime sahip olduğu aktarılan sunumlarda, ülkedeki altyapı ve hizmetlerin gelişmiş ülkelerle karşılaştırılabilir düzeyde olduğu ifade edildi. Bilimsel araştırmaları, uluslararası işbirliğini ve Türkiye'nin bu alandaki görünürlüğünü artıracak güçlü bir stratejiye ihtiyaç bulunduğu belirtildi.
Türkiye'de nükleer tıp ve radyasyon onkolojisinin 19. yüzyılda savaş alanlarında kullanılan röntgen uygulamalarından modern onkolojiye uzanan gelişiminin anlatıldığı etkinlikte, ülkenin kanser teşhis ve tedavisi alanındaki teknolojik altyapısı ve yetişmiş insan kaynağına vurgu yapıldı.
Program, UAEA Uygulamalı Radyobiyoloji ve Radyoterapi Birimi Başkanı Tomoaki Tamaki'nin kapanış konuşmasıyla sona erdi.












