Fuat Oktay: Çifte standartlı dünya düzenini kabul etmiyoruz
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Gazze'deki masum çocukların ölümüne göz yuman ve güçlüler lehine işleyen çifte standartlı uluslararası sistemi reddettiklerini belirtti. Türkiye'nin küresel adalet için insani diplomasi ve bölgesel ittifaklarla yeni dünya düzeninde merkez ülke olacağını vurguladı.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, "Batı'da bir sivilin hayatı el üstünde tutulurken, Gazze'de katledilen çaresiz on binlerce masum çocuğa göz yuman bir sistemi reddediyoruz. Güçlüler için esneyen kuralların, zayıflar ve mazlumlar için katılaştığı çifte standartlı bir dünya düzenini kabul etmiyoruz." dedi.
Oktay, Genç Diplomasi Derneğince (GDD) Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen Bosphorus Diplomasi Forumu'nun (BDF'26) kapanış programında konuşma yaptı.
Bir zamanlar milletin iradesine zincir vurulan ve milli hafızada derin yaralar açan vesayet günlerinin acı şahidi olan mekanın tarihin tecellisiyle şimdi "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" olarak anıldığını söyleyen Oktay, bugün bu adada dünyanın dört bir yanından gelen hür fikirli gençlerin adil bir dünyayı, küresel adaleti ve insani diplomasiyi özgürce tartıştığını belirterek, bu uğurda hayatlarını feda eden şehitlere rahmet diledi.
Forumun bu yılki temasının "Krizler Çağında İnsani Diplomasi" olarak seçilmesinin son derece isabetli olduğunu kaydeden Oktay, "Bilge Kral" Aliya İzetbegoviç'in "Çağımızın en büyük krizi değerler krizidir." ifadesini aktardı.
Oktay, çağdaş dünyanın maddi araçlar bakımından devasa bir güce ulaşmış olsa da insani ve ahlaki gayeler bakımından tam bir iflas halinde bulunduğunu anlattı.
Küresel güç dengelerinin Batı'dan Doğu'ya kaymaya başladığı bir dönemden geçildiğine dikkati çeken Oktay, Transatlantik'te yaşanan güven bunalımı, Rusya tehdit algısı ve Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisi arayışının dünya siyasetinin öncelikli konuları arasında yer aldığını vurguladı.
Oktay, 5. yılına ilerleyen Rusya-Ukrayna Savaşı ile Karadeniz'den Hürmüz'e, Kızıldeniz'den Doğu Akdeniz'e kadar genişleyen gerilimlerin, İsrail'in Filistin ve Gazze'deki soykırımının, Lübnan, Sudan, Yemen, Libya ve Myanmar'daki insani dramların hız kesmeden devam ettiğini ifade eden Oktay, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik başlattığı savaşın başta Körfez olmak üzere tüm Orta Doğu'yu tehdit ettiğini söyledi.
Bölgedeki sorunların temelinde İsrail'in ırkçı, yayılmacı ve soykırımcı politikaları ile Batılı devletlerin bunlara verdiği şartsız destek ve çifte standartlı yaklaşımların bulunduğunun altını çizen Oktay, "Bütün bunlar bizlere tek bir gerçeği haykırıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası sistem, yapısal olarak tamamen iflas etmiştir. Batı'da bir sivilin hayatı el üstünde tutulurken, Gazze'de katledilen çaresiz on binlerce masum çocuğa göz yuman bir sistemi reddediyoruz. Güçlüler için esneyen kuralların, zayıflar ve mazlumlar için katılaştığı çifte standartlı bir dünya düzenini kabul etmiyoruz." diye konuştu.
Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gür bir sesle haykırdığı "Dünya 5'ten büyüktür." itirazı ve "Daha adil bir dünya mümkün." çağrısının bu küresel vicdansızlığa karşı yükseltilmiş en güçlü adalet manifestosu olduğunu vurguladı.
"Diplomatik ağımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü lider diplomasisiyle birleşmiştir"
Türkiye'nin ilkeli dik duruşuyla yeni oluşturulmaya çalışılan uluslararası sistemin kutup başlarından biri olduğuna işaret eden Oktay, sahadaki gücü masadaki iradeyle birleştiren, krizlerde inisiyatif alan, "Türkiye'nin Küresel Etki Doktrini" diyebilecekleri bütüncül bir güç bileşeniyle hareket eden merkez ülke konumunda bulunduklarını belirtti.
Oktay, bu doktrinde birinci boyutun çok yönlü dış politika ve lider diplomasisi olduğunu aktararak, "360 derece diplomasi yaklaşımımız ve dünyanın dört bir köşesine uzanan diplomatik ağımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü lider diplomasisiyle birleşmiştir. Bugün Rusya ile Ukrayna arasında müzakere zemini oluşturabilmemizin, Somali ile Etiyopya'yı Ankara'da aynı masada buluşturabilmemizin, Gazze konusunda geniş bir diplomatik trafik yürütebilmemizin arkasında bu erişim ve güven kapasitesi bulunmaktadır." şeklinde konuştu.
İkinci boyutun savunma diplomasisi ve caydırıcılık olduğunu belirten Oktay, savunma sanayindeki yerli ve milli kapasitenin bağımsız dış politikadaki hareket alanını genişlettiğini, NATO içerisinde ittifak güvenliğine kapasite üreten temel ülkelerden biri olan Türkiye'nin Ankara'daki NATO Zirvesi'nde ittifakın geleceğinin belirlenmesinde kritik rol oynadığını anlattı.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, bunun üçüncü boyutunu "bölgesel sahiplenme temelinde bölgesel ittifaklar geliştirmek" şeklinde ifade etti.
Oktay, "dış müdahalelere kapalı", "yerel dinamiklere dayalı bir barış" ve "istikrar kuşağı inşa etme kararlılığı" çerçevesinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile Mısır'ı içeren "Regional Four"un bu yaklaşımın somut sonuçları arasında yer aldığını söyledi.
Dördüncü boyut olarak Türkiye'nin "kazan kazan" temelinde bir ticaret merkezi ve "enerji hubu" olması hedefi olduğuna dikkati çeken Oktay, Kalkınma Yolu Projesi, Zengezur Koridoru, Hicaz Demiryolu ve Orta Koridor'u cazip hale getirecek bağlantısallık projelerinin ticaret merkezi olma hedefine katkı sağladığını vurguladı.
Oktay, beşinci boyutun ise "herkes için adalet temelinde insani diplomasi" olduğunu aktararak, "Bizim geleneğimizde diplomasi, soğuk çıkar hesaplarından ibaret değildir. Dış politika anlayışımızın merkezinde hep insan olmuş, insanlık onuru gözetilmiştir. Gözümüzün önünde cereyan eden her krizde TİKA, AFAD, Türk Kızılay ve ilgili tüm kurumlarımız bu değerlerle hareket etmiştir." dedi.
Dış politikada fırtınalara karşı dimdik durmanın ilk ve en temel şartının iç cepheyi sağlam tutmak olduğunu belirten Oktay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kararlı duruşu ve TBMM Başkanı'nın süreci sahiplenmesiyle Meclis çatısı altında güçlü bir iradeyle ortaya konulan "Terörsüz Türkiye" açılımının dış politikadaki hareket alanının en büyük dayanağı olduğunu ifade etti.
"Uluslararası boyutta mevcut düzeni sorgulayın, ezberleri bozun"
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, foruma katılan gençlere şöyle seslendi:
"Krizlere çözüm arayışında birileri size 'Olmaz.' derse, 'Neden olmasın?" deme cesaretini gösterin. Uluslararası boyutta mevcut düzeni sorgulayın, ezberleri bozun. Başkalarının çizdiği sınırların, başkalarının yazdığı senaryoların figüranı değil, yeni dünyanın kurallarını belirleyen asıl aktörler olun. Bir zamanlar demokrasinin imkansız gibi göründüğü bu ada, bugün nasıl özgürlüğün abidesine dönüştüyse, unutmayın. Bugün imkansız gibi duran küresel adalet, Filistin'de özlemle beklenen barış ve özgürlük ve mazlum coğrafyalardaki huzur, sizlerin azmi ve iradesiyle mümkün olacaktır."














