Sezai Temelli'den Doruk Madencileri Açıklaması: Madencilere Yönelik Bu Saldırıları Kabul Etmiyoruz

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Ankara’da açlık grevi yapan Doruk madencilik işçilerine yönelik polis müdahalesine tepki gösterdi. Temelli, maden işçilerinin demokratik haklarını kullandığını belirterek, "Kolluk gücünün bu şekilde şiddet uygulaması bir an önce son bulmalıdır" dedi.

(ANKARA) - DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Ankara'da açlık grevi yapan Doruk madencilik işçilerine yönelik polis müdahalesine tepki gösterdi. Temelli, maden işçilerinin demokratik haklarını kullandığını belirterek, "Kolluk gücünün bu şekilde şiddet uygulaması bir an önce son bulmalıdır" dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Ankara'da eylemlerini sürdüren Doruk madencilerinin durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Temelli, açıklamasında şunları söyledi:

"Ankara'nın tam da orta yerinde madenciler 8 gündür açlık grevi yaparak direniyorlar. Doruk madenciliğe bağlı olarak çalışan madencilerin haklarının nasıl gasbedildiğini defalarca dile getirdik. Hem maaşları hem kıdem tazminatları hem de diğer haklarına yönelik bu şirketin yapmış olduğu icraat ortada. Buna karşılık da madenciler demokratik bir şekilde haklarını savunuyorlar. Ankara'ya geldiler. Ankara'da bakanlıkla görüşmek istediler. Dolayısıyla bakanlığın önünde açıklama yaptılar. Sonra da Kurtuluş Parkı'nda, biliyorsunuz oturma eylemi ve açlık grevi gerçekleştiriyorlar. Şimdi bugün yeniden bakanlığın önüne gitmek istediklerinde bir polis saldırısıyla karşı karşıya kaldılar ve polis hem madencilere saldırdı hem madencilerin içinden belli kişileri gözaltına aldı. Bunların başında da Başarın Aksu geliyor. ve diğer taraftan etrafta onlara destek için gelen insanlara da biber gazıyla yine bir saldırı gerçekleştirdi."

Madencilere yönelik bu saldırıları kabul etmiyoruz. Bu polis şiddetini kabul etmiyoruz. Kolluk gücünün bu şekilde şiddet uygulaması bir an önce son bulmalıdır. Bu bir demokratik haktır ve madencilerin demokratik hakkını savunmasının önüne bu şekilde geçilemez. Diğer taraftan bu şirketle ilgili defalarca dile getirmiş olduğumuz meseleye dair hala bakanlığın gerekli adımı atmadığını ve bu mağduriyeti devam ettirdiğini de görüyoruz. Şimdi tabii burada en önemli meselelerden biri Türkiye'deki maden işçilerinin durumu.

"Çok ciddi bir doğa talanı, doğa katliamıyla da karşı karşıyayız"

Bu olay üzerinden dönüp baktığımızda aslında Türkiye'deki bütün madenlerde çalışan emekçilerin ciddi bir mağduriyetle karşı karşıya olduğunu çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla maden ruhsatlarını dağıtıp denetimsiz bir şekilde bütün Türkiye sahasını neredeyse madenleştiren bu iktidar maalesef madencilerin haklarını korumaya geldiğinde adeta bu konuyu görmezden gelerek bu sömürünün derinleşmesine çanak tutuyor. Dolayısıyla maden işçileri sömürülmeye devam ediliyor. Tabii Türkiye'de madencilik meselesine dönüp baktığımızda sadece mesele emek sömürüsüyle de sınırlı değil. Çok ciddi bir doğa talanı, doğa katliamıyla da karşı karşıyayız. Bunların bir an önce durdurulması adil bir geçiş programıyla madenlerin aslında rehabilite edilmesi, yeni maden sahasına izin verilmemesi ve maden işçilerinin haklarının korunarak onların her türlü hakkının karşılığı verilerek aslında bir düzenlemeye acilen gidilmesi gerekiyor. Biz bunu kime söylüyoruz? İktidara söylüyoruz. İktidar bunu dinliyor mu? Hayır. Tam tersine ruhsat vermeye devam ediyor. Bütün yaşam alanlarını, ormanları, meraları, tarım arazilerini madenlere açmaya devam ediyor ve bu devam ettiği sürece de hem ekolojik yıkım hem de sömürü de derinleşecektir.

"Varto Karlıova hattında da yine bir maden faciasyla karşı karşıya kalabiliriz"

Tabii madenlerden bahsetmişken 24 Nisan'da Varto'da çok güçlü bir miting yapıldı. Ertesi gün de Karlıova'da yapıldı. Bu sahada da Varto Karlıova hattında da yine bir maden faciasyla karşı karşıya kalabiliriz. Bölgede bir jest uygulaması, jeotermal elektrik santrali uygulamasına yönelik bir ruhsatlandırma söz konusu. Bu bölgedeki bu arazi bir tarım arazisi, bir mera. Diğer taraftan burada yaşayan insanların, Alevi toplumunun inanç merkezleri burada bulunuyor. Tüm bunları yok sayarak buraya bir ruhsatlandırma söz konusu. Mesele burayla da sınırlı kalmıyor. Biliyorsunuz buradaki maden çalışması yapılacak arazi tam fay hattının üzerinde ve yine bugün bulanıkta bir deprem gerçekleşti. 4.1 şiddetinde evet düşük şiddetli olabilir fakat o bölgenin fay hatlarının hareketli olduğunu biliyoruz. Ben buradan Bulanık halkına geçmiş olsun diyorum ve bu vesileyle bir kez daha iktidarı uyarıyoruz. Dolayısıyla bir deprem ülkesi olan bu ülkede bu türden izinler verilirken bu konuya mutlaka dikkat edilmeli ve bu izinler bir an önce iptal edilmelidir."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.