Satıcı: Artık İhracatla Kur Arasında Doğrudan Bağ Yok

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Tim Başkanı Oğuz Satıcı, "İhracatçılar Döviz Kuru İçin Şunu Söylüyor; Stabilite Çok Önemli. Bir Gün, İki Gün Arasında Değişen, Yöneticilerin Verdiği Yanlış Kararlar Sonrası Zararlar Etmek İstemiyoruz. Kur İhracatı Etkileyen Bir Şey, Ama Direkt Olarak Korelasyon Artık Kalmadı. İhraç Ederken İthal Ediyorsun" Dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, geçmişte ihracatın performansını belirleyen en temel unsur olan kur ile ihracat arasında artık doğrudan bir ilişki olmadığını, ihracat ve ithalatın birbirine bağlı hale geldiğini söyledi.

Satıcı, "İhracatçılar döviz kuru için şunu söylüyor; stabilite çok önemli. Bir gün, iki gün arasında değişen, yöneticilerin verdiği yanlış kararlar sonrası zararlar etmek istemiyoruz. Kur ihracatı etkileyen bir şey ama direkt olarak korelasyonu artık kalmadı. İhraç ederken ithal ediyorsun" dedi.

MÜSİAD'ın konuğu olan TİM Başkanı Oğuz Satıcı, Dernek üyelerine Türkiye'nin ihracattaki hedefleri ve beklentilerine ilişkin bilgi verdi, soruları yanıtladı.

-EKONOMİK KRİZ TÜRKİYE'DE 36 BİN YENİ ÜRETİCİ VE İHRACATÇI ÜRETTİ-

Satıcı, yaptığı konuşmada, geçmişte Türkiye'nin üç haneli tutarlarda ihracat yapacağını söyledikleri zaman bazı kesimlerin bunu "hayal ürünü" olarak değerlendirerek, bıyık altında güldüklerini söyledi. Türkiye'nin geçen yıl 100 milyar dolarlık üç haneli ihracatı yakaladığını, tarihi bir zamanın yaşandığını vurgulayan Satıcı, bunun keyfini geçen yıl yaşayamadıklarını ve bu fırsatın algılanamadığını kaydetti. Satıcı, Türkiye'nin dünyada az sayıda üç haneli ihracat yapan ülkeler arasına girdiğine dikkat çekti.

Türkiye'de 23 bin ihracatçı birliği üye sayısının 46 bine çıktığını, bu firmaların kendi gücüyle ihracat ve ithalatla üretim yapmayı becerdiğini ifade eden Satıcı, 23 binden 46 bine gelirken, 13 bin firmanın çeşitli nedenlerle yok olduğunu, yeni 36 bin firmayla Türkiye'nin yoluna devam ettiğini söyledi. Satıcı, "Ekonomik kriz sonrası Türkiye 36 bin yeni üretici ve ihracatçı üretti" dedi.

-KÜRESELLEŞMEDEN KAÇAMAYIZ-

Küreselleşme sürecinden bahseden Oğuz Satıcı, kimsenin küreselleşmeden kaçamayacağını kaydetti. Küreselleşme sürecine dahil olmanın önemine işaret eden Satıcı, "Bu çağda rekabetçi olamadığın taktirde kendi fabrikamızın bulunduğu mahallede bile iş yapma şansı yok. Kendi mahallenizde satamazsanız dünyanın hiçbir yerinde de satamazsınız. Küreselleşme çağında önemli olan üretimin katma değerli bölümünün nerede yapıldığı, küresel çağın temel değer hangi ülke sınırları içinde kaldığı, karın nereye transfer edildiği meselesi. Küreselleşme, hamasetten uzak, kendi kendini kandıran politikalara asla izin vermeyen, mutlaka doğruyu bulup üretmek zorundayız. Türkiye'nin küresel çağda onurlu ve eşit entegrasyonu, komplo üreterek, ekonomik olarak güçlü, siyasi olarak saygın ve kültürel olarak da yaygın bir ülke olmaktan geçiyor" diye konuştu. Satıcı, Türkiye'nin ekonomik gücünün üretimde ve ihracattan, rekabetçi üretim ve katma değeri yüksek üretimden geçtiğini söyledi.

-FAİZLE İLGİLİ NE SÖYLERSEK SÖYLEYELİM BİRŞEY DEĞİŞMEDİ-

Satıcı, faiz ve kur ile ilgili sürekli dile getirdikleri görüşlere karşın bir şey değişmediğini ifade ederken, "Benim annem bana şöyle derdi; "Oğlum sana ne kadar tuz atsam sen o kadar tuzsuzsun' Biz de bu konuda ne kadar tuz atsak, yapılan işler o kadar tuzsuz" dedi.

Türkiye'nin 100'ler kulübüne girdiğini, 600 milyar doları geçen bir milli gelire sahip, ancak adil dağıtım konusunda sıkıntıları bulunduğunu vurgulayan Satıcı, ekonomik başarının toplumca hissedilememesinin gelir dağılımı adaletsizliğinden kaynaklandığını ifade etti.

-"ENERJİ MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMEYECEK, HESABINIZI ONA GÖRE YAPIN"-

Türkiye sanayisinin enerji, otomotiv, kimya ve demir çelik gibi sektörlerinde büyük yatırımlar olduğunu, ancak hiçbirinin ölçek ekonomisi koşullarına uygun olmadığını belirten Satıcı, "Bu sektörlerimizde Türkiye'nin dünyada rekabet etmesine imkan yok. Eski efsanelerden uzak durup, kendi gerçeklerimizde hareket etmek zorundayız" dedi.

Satıcı, Türkiye'de enerji maliyetlerinin hala yüksek olduğunu ve dolaylı vergi toplama aracı haline geldiğini dile getirirken, "Bu kısır döngüde de enerji maliyetleri aşağı çekilecek gibi görünmüyor. Biz hesabımızı petrol fiyatlarının daha da artacağına göre yapmalıyız" diye konuştu.

-TEKSTİL VE HAZIR GİYİM

Oğuz Satıcı, tekstil ve hazır giyim sektörünün yaptığı hatayı anladığını belirtirken, "Sektörün kötüsü yok. Sektörü okuyamayan kötü girişimci var. Tekstil her zaman var olmaya devam edecek. Kabuk değiştirecek, değiştirdi, biçim değiştirdi.1980'li yıllarda 2 milyar dolar iken tekstil ihracatı, bugün 40 milyar dolar, 2023'te de 150 milyar dolar olacak. 'Sektör şöyle kötü, böyle kötü' deniliyor. Bankacı olsanız batan sektöra kredi verir misiniz?" dedi.

-İHRACAT VE KUR ARASINDA DOĞRUDAN KORELASYON YOK-

Türkiye'nin ihracat ve ithalat potansiyeli çerçevesinde doğru yolda koştuğunu belirten Satıcı, döviz kuru konusuna da değinerek, şöyle konuştu:

"İhracatçılar döviz kuru için şunu söylüyor; stabilite çok önemli. Bir gün, iki gün arasında değişen, yöneticilerin verdiği yanlış kararlar sonrası zararlar etmek istemiyoruz. Kur ihracatı etkileyen bir şey ama direkt olarak korelasyonu artık kalmadı. İhracat ederken ithal ediyorsun."

-"ÖZEL SEKTÖRÜN BORÇ YÜKÜNÜN ARTMASI İYİ"-

Özel sektörün borç stokunun artmasının iyi bir şey olduğunu, buna kimsenin üzülmemesi gerektiğini savunan Satıcı, "Özel sektör bu parayı ona, buna yatırmıyor, işletmelere yatırıyor. Onlar zannediyor ki, dolaylı bir sonuç. Faizler bu kadar yükseldiğinde senin sermayen olsa iş yapmıyor. Ne yapacak bankaya verecek. Yüksek faiz, sermayenin üretime gitmesine neden oluyor. Türk girişimcisi 154 milyar dolar almış, inşallah 254 milyar dolar alır" dedi.

Satıcı, cari açıkta iplerin ihracat ve ithalatçının elinde değil, ülkeyi yönetenlerin elinde olduğunu belirterek, cari açığın artık konjonktürel değil, yapısal bir sorun olduğunu kaydetti.

-KOMŞU ÜLKELERDE ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER KURACAĞIZ-

Satıcı, Türkiye'nin komşu ülkelerle ticaretinin geliştiğini, şimdi yeni bir boyuta geçtiğini kaydederken, "Çok uluslu şirket olmak için büyük şirket olmalıyız" ezberini, küçük ve orta boy işletmelerin komşu ülkelerde çok uluslu şirket haline getirerek bozacaklarını söyledi. Satıcı, "Helvacı olacaksak çok uluslu helvacı olmalıyız. Çok uluslu şirketler olmak zorundayız. Becerirsek bölgede bir güç haline gelebiliriz" dedi.

-2008'İN SON ÇEYREĞİNDE BULUTLAR KALKACAK-

MÜSİAD üyelerinin küresel krizin Türkiye'ye etkisine ilişkin soruyu yanıtlayan Satıcı, krizin dünyayı silkelediğini, bunun ise hafif bir şekilde geçtiğini ifade etti. Satıcı, Türkiye'nin ise sıkıntının yaşandığı bölgede fazla faaliyet göstermemesi nedeniyle az etkilendiğini vurgularken, krizin Amerika'ya mermer satışlarının azalması yol açtığını anlattı. Satıcı, 2008'in son çeyreğinde "bulutların kalkacağı" umudunu taşıdıklarını söyledi.

-İLK TÜRK TİCARET MERKEZİ RUSYA VE B.A.E.'DE-

Satıcı, ihracat yapılan ülkelerde yaşanan ticari sıkıntılara çözüm olması amacıyla öncelikle Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde Türk Ticaret Merkezleri açacaklarını ve bunu da başka ülkelerin izleyeceğini kaydetti. Satıcı, "30 yıl gecikmeli dahi olsa A'dan Z'ye işlerinizi yapabileceğiniz, hayal ettiğinizden daha fazlasını bu merkezlerde bulacaksınız" diye konuştu.

MÜSİAD Başkanı Ömer Vardan da dünya liginde üst sıralara çıkmanın, insanların refahının artması hedeflerini yakalaşabilmek, elde edilen kazanımları bir anda kaybetmemek ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak için tüm kesimlerin milli mücadele şuuruyla "işlerine, güçlerine bakması" gerektiğini söyledi. (ANKA)

(EYL/NB/ZG)

Kaynak: ANKA