PORTRE - Yeşilçam oyuncusu Süleyman Turan, vefatının 7. yılında anılıyor

Güncelleme:
+10 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

"Güllü", "İngiliz Kemal", "Küçük Ağa", "Çöl Kartalı" ve "100 Numaralı Adam" adlı yapımların da aralarında bulunduğu çok sayıda film ve dizide rol alan usta oyuncu, karikatürist ve çizer Süleyman Turan'ın vefatının üzerinden 7 yıl geçti.

"Güllü", "İngiliz Kemal", "Küçük Ağa", "Çöl Kartalı" ve "100 Numaralı Adam" adlı yapımların da aralarında bulunduğu çok sayıda film ve dizide rol alan usta oyuncu, karikatürist ve çizer Süleyman Turan'ın vefatının üzerinden 7 yıl geçti.

Turan, İstanbul Kadıköy'de 19 Kasım 1936'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Kadıköy'de, liseyi ise Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı.

Sanat tutkusu erken yaşlarda çizimle filizlenen sanatçı, resim atölyelerine katılarak çizim çalışmalarına başladı.

Süleyman Turan, yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi İngiliz Filolojisi Bölümü'nde sürdürürken eğitimini üçüncü sınıfta noktalayarak hayatına farklı bir yön verdi.

Liseden sonra yedek subay olarak askere giden Turan, gönüllü olarak Kore Savaşı'nda görev yaptı. Usta oyuncu, Kore'deki askeri birliğinde görev yaparken sahneye merak duymaya başladı. NATO bünyesinde organize edilen tiyatro müsabakasında arkadaşlarıyla birincilik elde etti. Bu dönemde Tokyo'da denk geldiği Japonya-Brezilya ortak yapımı bir film setinde figüran olan sanatçı, sinema ortamını ilk kez yerinde soludu.

"Asla dürüstlükten şaşmadım"

Askerden sonra Uzak Doğu ve Amerika'da bir süre daha yaşam sürdüren sanatçı, yaptığı bir açıklamada şunları söylemişti:

"Bizim grupla birlikte dönmedim. Bu da benim Japonya, Amerika, Almanya ve Azor Adaları'nda çok uzun bir süre daha dolaşmamı sağladı. Sonra geldim. Bir iki defa da 'Parasız nasıl gidilir?' denedim. Onu da yaptım sonra. İlkinde param vardı. İkincisinde bir gofret alınca bitecek kadar param vardı ama oldu, gittim, geldim. Asla dürüstlükten şaşmadım. Ufacık ufacık esprilerle, şirinliklerle götürdüm, keyifliydi. Her şeyi parayla halletmekten daha keyifliydi. Bunların hepsi 1963'ten önceydi. Sonra döndüm. İnsanın içinde hep farklı şeyler yapmaya zorlayan bir potansiyeli var. Bu potansiyelin ait olduğu yere kanalize edilmesi gerekiyor. Onun arayışı içinde oldum. Bu, sanat olur diye düşünüyordum, kreatif bir şey yani. Bir şeyler üretmek gerekiyor. Sonra resim çalışmalarımı profesyonel hale getirdim. Ondan sonra 1962'de de tiyatro serüveni başladı."

Kulisten sahneye çıktı

Usta sanatçı, tiyatro oyuncusu Saim Alpago'nun kurduğu, Selim Naşit, Altan Karındaş, Erdoğan Sıcak, Gürdal Onur, Üner İlsever ve Tülin Oral'ın yer aldığı özel tiyatroya sık sık gitti ve ardından ilk kez bir tiyatro oyununda İstanbul'da sahneye çıktı.

Tiyatro topluluğunun provalarını izlerken tüm replikleri hafızasına kazıyan Turan, bir temsile Selim Naşit gelemeyince apar topar sahneye çıkarıldı. Bu beklenmedik başlangıç, onu profesyonel oyunculuğa taşıdı. Turan, bir açıklamasında, "Ben Gürdal'ın iyi arkadaşıyım. Gidiyorum, geliyorum kulise. Meraklıyım da. Bir oyun oynuyorlar. Ben onu seyrederken ezberledim falan. Bir gün Selim Naşit gelmedi. Saim Bey beni yakaladı ve sahneye atıverdi. İnanılır gibi değildi. Korkunç bir şey. Ondan sonra tiyatro başladı." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Yeşilçam'a 1963'te adım attı

Başarılı oyuncu, 1963'te "Ses" dergisinin açtığı yarışmayı kazanan isimlerden biri olarak sinemaya adım attı. Aynı yıl yarışmada Ajda Pekkan ile Ediz Hun birinci seçildi.

Turan'ın sinema kariyeri, yönetmenliğini Osman Seden'in üstlendiği ve başrollerinde Türkan Şoray, Tamer Yiğit, Öztürk Serengil ve Hulusi Kentmen'in olduğu "Sayın Bayan" filmiyle başladı. Filmde küçük bir rolü olan Turan, sonraki filmi "Koçum Benim"de ise Ayhan Işık'la kamera karşısına geçti.

Yaklaşık 200 yapımda yer alan usta isim, çoğunlukla dürüst, sevecen ve fedakar dost karakterlerini canlandırarak seyircinin kalbinde özel bir bağ kurdu.

Sanatçı, "Dikkat Kan Aranıyor" (1970), "Yarın Son Gündür" (1971) ve "Güllü" (1972) adlı yapımlardaki performansıyla hafızalarda yer edindi.

Usta oyuncu, 1971'de Yılmaz Güney ile oynadığı "Yarın Son Gündür" adlı filmdeki rolüyle 9. Antalya Film Şenliği, "Güllü"deki rolüyle 1972'de gerçekleşen Antalya Film Festivali'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödüllerine layık görüldü.

Karikatür ve çizgi roman çizdi

Bir dönem dergi ressamı olarak çalışan sanatçı, filmlerin dışında uzun zaman karikatür ve resim yaptı. Çizimleri "Akbaba" dergisinde yayımlandı. Turan, Akşam gazetesinde çizgi roman çizmeye başladı. Senaryolar da yazan Turan, bu arada afişler ve kitap kapakları yaptı, Sabah gazetesinde 15 yıldan uzun süre çizgi roman çizdi.

Birkaç sene sinemadan uzak kalan Turan, bu dönemde çizgi roman ve senaryo yazarlığı yaptı. TRT'den gelen bir teklifi değerlendirerek sesli çekilen ilk dizi filmlerden biri olan "Sarıpınar 1914"te oynayan Turan, "Dönme Dolap" (1983), "Baş Belası" (1982) ve "Sevgili Dayım" (1977) filmlerinin de senaryolarını kaleme aldı.

"Bir ayrıcalık gibi geliyor bana Kadıköylü olmak"

Süleyman Turan, her fırsatta Kadıköylü olmakla övünürken, bir açıklamasında Kadıköy sevgisini şu sözlerle aktarmıştı:

"Bir ayrıcalık gibi geliyor bana Kadıköylü olmak. İstanbul'da böyle semtler vardır. Gariptir, oralar hep sanatçı yetiştiren muhitler gibidir. Kadıköy kocaman bir dünyaydı. İstanbul tarafını pek bilmezdik. Ben üniversiteye başlayana kadar gerçekten bilmiyordum."

Canlandırdığı rollerle Türk izleyicisinin beğenisini kazanan sanatçı Süleyman Turan, 10 Eylül 2019'da İstanbul'da vefat etti.

Yönetmen Tunç Başaran, 1966'da film çekimleri sırasında arkadaş olduğu ve pek çok projeye birlikte imza attığı Süleyman Turan ile ilgili, İKSV'den Onur Ödülü aldığı sırada şunları söylemişti:

"Hiç ayrılmadık. Benim en çok çalıştığım aktör Süleyman, Süleyman'ın en çok çalıştığı yönetmen de bendim. Çok iyi aktördür. Her türlü rolün altından kalkar, mükemmeli arar, oynadığı sahneleri beğenmez, tekrar çekimini ister. Büyük foto direktörümüz Kriton İlyadis onun için bir sette 'Tunç, bilirsin bu adam çok sinematografiktir.' demişti. Oyuncudur o ama ressamdır aynı zamanda. Çizgi romanlarıyla da ünlüdür. Bir de sabahları uyanamamasıyla... O benim vazgeçemediğim oyuncudur. İhtiyarlamayan delikanlısıdır Türk sinemasının. Türk sinemasının büyük kazancıdır. Turanların turanı, baş turan. Sinemamız Süleyman Turan gibi bir aktöre sahip olduğu için gurur duymalıdır. Ben onunla gurur duyuyorum."

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.