Kılıçdaroğlu'ndan Mayın Tasarısı Tepkisi: Yüce Divandan Kaçmak İçin Parlamento Alet Edilmek İsteniyor

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Mayın Tasarısı Konusunda AKP'yi Yüce Divan'dan Kaçmak İçin Parlamentoyu Alet Etmeye Çalışmakla Suçladı.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, mayın tasarısı konusunda AKP'yi Yüce Divan'dan kaçmak için parlamentoyu alet etmeye çalışmakla suçladı. Kılıçdaroğlu "Yüce Divan'dan kaçınmanın bir yolu olarak eğer parlamento alet edilmek isteniyorsa bu hem demokrasimize hem de bundan sonra demokrasimizin gelişme sürecine vurulmuş en büyük darbedir."diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu Parlamento Muhabirleri Derneği'ni ziyaret etti. Ziyaret sırasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, mayın tasarısıyla ilgili henüz AKP ile bir temaslarının olmadığını kaydetti. Kendilerine ulaşan dolaylı bilgilerin AKP'nin "yap işlet devret modeline göre işin ihale edilmesinin tasarı metninden çıkarılacağı" şeklinde olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Eğer böyle bir gelişme olursa, bu güzel ve doğru bir gelişme olur. Demek ki insanlar kamuoyundan gelen tepkileri dikkate aldığında toplumsal bir uzlaşmayı sağlayabiliyoruz. AKP bu yönde bir adım atarsa bundan mutluluk duyarız" dedi. Tasarının mevcut haliyle yasalaşması halinde ne yapacaklarına ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu Anayasa Mahkemesi'ne götüreceklerini yineleyerek şöyle konuştu:

"Yapılan düzenlemenin bilinçli bir düzenleme olduğundan hiçbir kuşkumuz yok. Bu düzenleme bu şekliyle geçerse adrese teslim ihalenin yolu açılmış oluyor. AKP bunu bilinçli yapıyor. Sağduyu galip gelir, AKP'nin bazı milletvekilleri de buna, ciddi tavır koyarlarsa bu adrese teslim ihaleden, kurtulmuş olacağız. Aslında bu konuda bir yasa niçin parlamentoya geliyor bunu da anlamak mümkün değil. Bir yerde mayın varsa buradaki mayını temizlemek için parlamentodan yasa çıkarmaya gerek yok. Devlette bu işi yapan kurumlar var, kurumları görevlendirirsiniz. İhale yasası var, ihale yasasına göre ihaleye çıkarsınız, ihaleyi kazanan gider mayını temizler. Bunu yapabilecek kapasitede ben inanıyorum ki, Türkiye'de çok sayıda işadamı var. O nedenle Yüce Divan'dan kaçınmanın bir yolu olarak eğer parlamento alet edilmek isteniyorsa bu hem demokrasimize hem de bundan sonra demokrasimizin gelişme sürecine vurulmuş en büyük darbedir. Aycell Avea birleşmesinde bu süreci yaşadık. Bu sürecin mayınlı arazilerde yaşanmasını istemiyoruz."

-"UÇAK ALMAYA PARA VAR MAYIN TEMİZLEMEYE PARA YOK"-

Kamuya ait bir alanın 44 yıllığına kiralanmasının çok dikkatle tartışılması gereken bir olay olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, iktidarın "mayın temizlenmesi için para bulunamadığı' yönündeki açıklamalarına da tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, "Türkiye Cumhuriyeti madem ki dünyanın 17'nci büyük ekonomisinden birisi, nasıl para bulamaz. İstanbul Anakent belediyesini teknoloji hurdalığına dönüştürüyorsunuz, 63 milyon avro para ödüyorsunuz, üstelik borç alıyorsunuz bu parayı. Ona kredi buluyorsunuz, mayın temizlemeye gelince yok. Sayın Başbakana 61 milyon dolar verip uçak alıyorsunuz yine para var. Ama dönüp bakıyorsunuz mayın temizlemeye gelince paramız yok." dedi.

Yap işlet devret modeline Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün de karşı olduğunu, bunu parlamentoda dile getirdiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, mayın döşemek ve temizlemenin sivil bir olay olmadığını belirtti ve

"Bu kamudaki alanı ilgilendiriyorsa, kamuda ilgili alan Milli Savunma Bakanlığıdır. Milli Savunma Bakanlığı da bu yönteme karşı. Siz Milli Savunma Bakanlığını elinizin tersiyle itiyorsunuz başka bir otorite bu sorunu çözsün diyorsunuz "diye konuştu.

-"YÜCE DİVAN OLAYINDAN ÇEKİLMENİN FORMÜLÜ BU"-

AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın mayın tasarısında yapmayı planladıkları değişikliklerle ilgili açıklamalarının hatırlatılması üzerine de Kılıçdaroğlu, "Samimi değiller. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik öneriler. Yarın bu yasa bu haliyle çıkınca; biz ilk ikisini denedik, sonuç alamadık. Mecburen yap işlet devlet modelini uygulayacağız diyecekler. Biz de buna inanacağız. Tutarlı bir yaklaşım değil. Parlamentoda muhalefetin daha yumuşak ve sessiz bir muhalefet yapmasını sağlamaya yönelik bir girişim olarak değerlendiriyorum bunu. Yüce divan olayından çekilmenin bir başka formülü bu. "şeklinde konuştu.

-"ARINÇ İSTİFA ETMELİ"-

Kılıçdaroğlu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın RTÜK Başkanı Zahit Akman'ı istifaya davet etmesiyle ilgili bir soruya ise şu karşılığı verdi:

"Sayın Bülent Arınç'ın yolsuzluklar konusundaki duyarlılığını biliyorum; Ama öyle anlaşılıyor ki Sayın Başbakan Akman'ın arkasında durma kararlılığını sürdürüyor. Eğer bir bakan kendisine bağlı bir kurumun başkanını istifaya davet ediyorsa ve kamuoyunun da beklentisi bu yönde ise, buna rağmen bu istifa gerçekleşmiyorsa Sayın Bülent Arınç'ın o görevden ayrılması, çekilmesi lazım. Olay bir Zahit Akman Bülent Arınç olayının ötesine geçmiştir. Başbakanın destek verdiği bir bürokratla, o bürokratın bağlı olduğu bakan arasında ciddi bir sorundur."

-"İYİ POLİS KÖTÜ POLİSİ OYNADIKLARI KAYGISI EGEMEN OLUR"-

Arınç'ın "dürüstlük' sıfatısını sürdürebilmesi için görevden ayrılması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Sayın Arınç bir bürokrata sözünü geçiremiyorsa, Almanya'ya gidemeyen bir bürokrat artık bundan sonra sabah akşam Bülent Arınç'ı ziyaret edecekse, bu olmaz. O nedenle Arınç'ın o görevden ayrılması gerekiyor. Sayın Arınç Başbakana gidecek, "ben istifasını istedim, kamuoyu istifasını bekliyor, tüm muhalefet partileri istifasını bekliyor; ama siz bu kişiye güven veriyorsunuz, destek veriyorsunuz, arkasında olduğunuzu söylüyorsunuz, o kişide görevden ayrılmıyor o zaman kusura bakmayın, ben bu görevden ayrılıyorum' diyecek. Ayrılmazsa o zaman iyi polis kötü polis rolünü oynamış oluyorlar. Bizde de samimi olmadığı kaygısı egemen olur" diye konuştu.

-"TALAT BAŞTAN VERİCİ"-

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın "Toprak verilmesi gerektiği" yönündeki sözlerinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "Uluslar arası pazarlıklarda; masaya kartlarınızı açarak oturmazsınız. Sayın Talat zaten baştan verici. Eğer Sayın Talat, KKTC haklarını savunmaktan acizse, o görevi derhal bırakması lazım. "Biz toprak vermek zorundayız' diyor. Vermek zorundaysanız bari sınırlarını da çizin. Böyle bir anlayış, böyle bir devlet yönetme anlayışı herhalde dünyada ilk kez karşılaşılan bir anlayıştır. Allah Akıl fikir versin söyleyecek başka şey yok."diye konuştu.

-"TOPBAŞ İSTANBULLULARDAN ÖZÜR DİLESİN"-

Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın metrobüs alımıyla ilgili kendisinden özür dilemesi gerektiğine ilişkin sözlerinin sorulması üzerine "Bu kadar hata yapan bir insan hataları dile getiren bir politikacıdan nasıl özür bekler ben onu anlayamıyorum. Dünyanın en pahalı araçlarını alacaksınız, tanesine bir milyon 200 bin avro ödeyeceksiniz, bunlar İstanbul da çalışmayacak, biz bunu dile getirmiş olacağız. Sayın Topbaş da diyecek ki "bizden özür dile'. Sayın Topbaş'ın İstanbullulardan özür dilemesi lazım. 63 milyon avroluk bu otobüsleri hangi akıl ve mantıkla satın alındığını açıklaması lazım. Beyoğlu Cumhuriyet Savcısı'ndan da mı özür bekleyecek. Ayrıca bakacağız, Topbaş bu sürecin içinde mi dışında mı? Dışındaysa suç duyurusunda bulunacağız" dedi.

-"BAKAN SAMİMİ DEĞİL"-

Kılıçdaroğlu, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın kendisinin de telefonlarının dinlendiğine yönelik geçen hafta yaptığı açıklamaya ilişkin bir soruyu da yanıtladı. Bakan Yıldırım'ın telefonunun dinlenmediğini, telefonda konuştuğu iş adamı tarafından konuşmanın kasete alındığını belirten Kılıçdaroğlu, "Bakan bir işadamına telefon açıyor, konuşmayı o kişi kaydediyor. Bantın bir bölümü bana geldi, Meclis kürsüsünde de söyledim. Karşıdaki kişi bakanı "sizin genel müdürünüz benden rüşvet istedi' diyor. Bakan "bunları sonra konuşuruz' diyor. Bakanın söylediği gibi bir dinleme ortada yok. Bakan bu konuda samimi değil" diye konuştu. (ANKA)

(EG/BÜN)

Kaynak: ANKA