Kayıhan Pala: "Hasta güvenliğini odağına alacak ücretsiz, erişilebilir sağlık sistemine ihtiyacımız var"

YENİ Parti Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, "yenidoğan çetesi" soruşturmasında, yaşanan skandalların AK Parti'nin "Sağlıkta Dönüşüm" politikalarının sonucu olduğunu belirtti. Pala, "Bu sistemle bu sorunları çözemezsiniz. Hasta güvenliğini odağına alacak kamucu, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli bir sağlık sistemine ihtiyacımız var" dedi.
(TBMM) - YENİ Parti Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, "yenidoğan çetesi" soruşturmasında, yaşanan skandalların AK Parti'nin "Sağlıkta Dönüşüm" politikalarının sonucu olduğunu belirtti. Pala, "Bu sistemle bu sorunları çözemezsiniz. Hasta güvenliğini odağına alacak kamucu, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli bir sağlık sistemine ihtiyacımız var" dedi.
YENİ Parti Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, "yenidoğan çetesi" soruşturmasının ardından Meclis'te kurulun Bebek Ölümlerini Araştırma Komisyonu'nun raporundaki bulgulara ve Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Komisyon ve Adli Tıp Kurumu raporlarına işaret eden Pala, "Bu raporlara baktığımızda her şeyden önce sistemden kaynaklanan usulsüzlükler ve hatalı tıbbi yaklaşımlar olduğunu görüyoruz. Örneğin epikrizlerde ve belgelerde sahtecilik yapılmış, tıbbi veriler manipüle edilmiş, yetersiz beslenme ile ilgili sorunlar ve ilaç ihmalleri var, hatalı tedaviler ve izlemler söz konusu. Ayrıca bu süreçte yer alan sağlık çalışanları ile ilgili çok ciddi sorunların varlığını da söylemiş olalım" diye konuştu.
Bebeklere ait raporlara dikkati çeken Pala, bir bebekte hatalı ventilasyon uygulandığını, bir diğerinde ise hastanede gerekli solunum devresi ekipmanı bulunmadığı için entübasyonun geciktiğini söyledi. Yapısal dinamometre bulunmamasına rağmen varmış gibi tıbbi yaklaşım sergilendiğini ifade eden Pala, bazı vakalarda ise pasif ötanazi olarak adlandırılabilecek şekilde bebeklerin ölu¨me terk edildiğinin ATK raporlarına yansıdığını kaydetti.
"ÖZEL HASTANELER YÖNETMELİĞİNİ YOK SAYAN BİR İSTİSMAR VAR"
İncelemelerde Özel Reyap, Medilife, Bağcılar TRG Hospital ve Avcılar Hastanesi gibi kurumların adlarının öne çıktığını ve ciddi bir organizasyon hatası içinde olduklarını dile getiren Pala, mevzuata aykırı şekilde yoğun bakım ünitelerinin kiralandığını veya devredildiğini, hastanelerin iç denetim yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve yetersiz şartlarına rağmen bebek kabul ettiklerini söyledi. Pala, organizasyonun finansal boyutuna ilişkin şunları söyledi:
"112 sevk sisteminin devreden çıkartılmasını da içeren, Özel Hastaneler Yönetmeliği'ni yok sayan bir istismardan söz etmek mümkün. 'Kiralanmış' diye adlandırılan yoğun bakım ünitelerine kapasite aşımıyla bebek kabulü söz konusu. Gereksiz yere SGK'den para alabilmek için uzun süre yatırılan bebeklerden söz ediliyor. SGK'den en üst sınırdan ödeme alınırken kullanılmayan pahalı ilaçlar karaborsada el altından satılıyor, 'hak ediş' adı altında bu örgüt içerisinde yer aldığı söylenen kişilere rüşvet dağıtılıyor. SGK'den ödeme alabilmek için o bebeğe ait olmayan başka görüntülerin sanki o bebeğin görüntüsüymüş gibi dosyaya konduğuna ilişkin bilgiler var. Laboratuvar verilerinin de manipüle edildiği, kan gazı sonuçları ve bazı değerlerin bebeklerin gerçek durumuna göre değil, yazılan sahte senaryoya göre bir sistemle işlendiği de anlaşılıyor."
DENETİM KARARTMA İDDİASI
Söz konusu hastanelerin mülkiyet ve denetim yapılarına değinen Pala, Özel Avcılar Hastanesi'nin sahibi ve ortağının eski Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu olduğunu hatırlattı. Hastanenin aynı zamanda bir vakıf tıp fakültesinin afiliye hastanesi olduğunu belirten Pala, karmaşık ilişkiler ağına rağmen ne Sağlık Bakanlığı'nın ne de YÖK'ün süreci denetlediğini vurguladı.
Komisyon raporunda yer alan 101 öneri hakkında Sağlık Bakanlığına verdikleri soru önergelerinin yanıtsız bırakıldığını ifade eden Pala, muhalefet olarak rapora karşı oy verdiklerini söyledi. Pala, şu ifadeleri kullandı:
"' Yenidoğan Çetesi' diye adlandırılan süreç, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 'Sağlıkta Dönüşüm' adıyla bilinen bu neoliberal sağlık politikalarının bir sonucudur. Sağlık alanını ticarileştirmeye dayanan bu sistem, eninde sonunda hayatı değil kazancı ön plana çıkardığı için bebeklerin ölümünü karşımıza getirmiş durumdadır. Hal böyleyken bunları önleyecek çok ciddi mekanizmalar ortaya konmamışken Sayın Sağlık Bakanı'nın 'Türkiye'de özel sektörün payı yüzde 18, biz bunu önce yüzde 25'e sonra yüzde 30'a çıkaracağız' diye bir hedefi ortaya koyması, hem bugünlerde hem de önümüzdeki günlerde yeni yenidoğan çetelerinin, hatta yenidoğanla sınırlı kalmayan bebek, çocuk, erişkin çetelerinin karşımıza çıkma ihtimalini güçlendirmektedir. Buradan sesleniyoruz: Bu sistemle bu sorunları çözemezsiniz. Hasta güvenliğini odağına alacak kamucu, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli bir sağlık sistemine ihtiyacımız var. Bunu bir an önce kurmalıyız."














