İsveç'te Çete Suçlarıyla Mücadele: 13 Yaşındaki Çocuklar Yargılanabilecek

İsveç'te Çete Suçlarıyla Mücadele: 13 Yaşındaki Çocuklar Yargılanabilecek
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İsveç, organize suç çetelerinin 15 yaş altı çocukları kullanmasını engellemek için cezai ehliyet yaşını 13'e indirmeyi planlıyor. Danimarka ve Hollanda gibi AB ülkelerindeki farklı uygulamalar tartışılırken, uzmanlar erken yaşta cezalandırmanın caydırıcı olmayabileceği ve çocukları suça daha fazla itebileceği konusunda uyarıyor. İsveç parlamentosu kararını Haziran ortasında verecek.

İsveç, çete suçlarıyla mücadelede 13 yaşındaki çocukları yargılamayı planlıyor. Diğer AB ülkelerinde de suça sürüklenen çocukların durumu tartışma konusu. İsveç'te çete suçları, yıllardır tırmanma eğiliminde. Ülkede yaşayan gençler, artık bu suçların yalnızca kurbanı değil, aynı zamanda giderek artan bir sıklıkla bizzat failleri konumuna düşürülüyor. 13 ya da 14 yaşındaki çocuklar, kriminal ağlar tarafından devşirilerek saldırılarda, silahlı eylemlerde ve hatta ücretli cinayetlerde kullanılıyor.

Organize suç çeteleri bu süreçte İsveç sisteminin açık bir zaafiyetini bilinçli biçimde sömürüyor. İsveç hukukuna göre, 15 yaşının altındaki çocuklar bugüne dek cezai ehliyetten yoksun sayılıyordu. Bu durum, söz konusu çocukların suçlu sıfatıyla mahküm edilememesi anlamına geliyor. Bu yaştaki çocuklar suç işlediklerinde, yargı yerine sosyal hizmet birimleri ve gençlik destek kuruluşları devreye giriyor.

Organize suça karşı hamle

İsveç siyaseti şimdi bu mantığı ve çetelerin hesabını bozmaya çalışıyor. Parlamento, 15-17 yaş grubundaki gençlerin, ağır suçlar işlemeleri halinde, bundan böyle gençlere normal hapis cezasına çarptırılabilmesini onayladı.

Hükümet ayrıca özellikle ağır suçlarda cezai ehliyet yaşını deneme amacıyla 13'e indirmeyi planlıyor. Bu uygulama adam öldürme, ağır patlayıcı saldırıları ve yüksek asgari ceza öngörülen diğer suçları kapsıyor. Parlamento bu reforma ilişkin kararı Haziran ortasında verecek.

Söz konusu düzenleme beş yıl sonra yeniden gözden geçirilecek.

Danimarka örneği başarısız mı oldu?

Cezai ehliyet yaşına ilişkin tartışma yalnızca İsveç'e özgü değil.

Danimarka, 2010 yılında görevde olan muhafazakar hükümet döneminde cezai ehliyet yaşını 15'ten 14'e indirdi. Ancak bu reform iki yıl sonra geri alındı. Geriye dönük yapılan bilimsel değerlendirmeler, söz konusu indirimin caydırıcı herhangi bir etki yaratmadığını ortaya koydu. Üstelik bu uygulamadan etkilenen gençler daha sık suç tekrarına düştü ve okuldaki başarıları da belirgin biçimde geriledi.

Danimarka, bu nedenle bugün pek çok uzman tarafından bir uyarı işareti olarak değerlendiriliyor. Çocukları daha erken yaşta suçlu ilan etmek, gençlik şiddeti sorununu kendiliğinden çözmüyor. En kötü senaryoda ceza sistemiyle kurulan erken temas, gençleri kriminal çevrelere daha da kuvvetli biçimde bağlayabiliyor.

Hollanda: Cezai ehliyet evet, yetişkin cezaevi hayır

AB karşılaştırmasında Hollanda ve İrlanda, özellikle düşük yaş sınırına sahip ülkeler arasında öne çıkıyor. Hollanda'da çocuklar 12 yaşından itibaren cezai kovuşturmaya maruz kalabiliyor.

İrlanda'da ise kural olarak 12 yaş sınırı geçerli. Ancak cinayet, adam öldürme, tecavüz ve ağır cinsel suçlar gibi en ağır eylemler söz konusu olduğunda 10 ve 11 yaşındaki çocuklar bile yargılanabiliyor.

Ne var ki düşük yaş sınırı, yetişkin ceza hukukundakine benzer ağır hapis cezaları anlamına gelmiyor. Hollanda'da 12-15 yaş grubundaki gençler için azami gözaltı süresi bir yıl. 16-17 yaşındakiler içinse ağır suçlarda, özel istisnalar saklı kalmak kaydıyla, en fazla iki yıl gençlik gözaltısı uygulanabiliyor. Bunun yanı sıra gençlik cezaevlerinde de okul, rehberlik ve pedagojik tedbirler ön planda tutuluyor.

Pek çok devlet koruma ve eğitimi önceliyor

Almanya veya İspanya'da 12 yaşında ağır bir suç işleyen bir çocuk cezai açıdan sorumlu tutulmuyor. Ancak bu durum, devletin hiçbir şey yapamayacağı anlamına gelmiyor. Gençlik hizmetleri, aile mahkemeleri ya da koruyucu tedbirler devreye girebiliyor. Belirli koşullar altında kapalı bir kurumda barındırma mümkün olsa da bu, ceza hukukundaki anlamda bir ceza sayılmıyor.

Başka bir yaklaşım ise doğrudan çocukların çevresini hedef alıyor. İtalya, yeni bir kararname aracılığıyla denetim ve okula devam yükümlülüklerinin ihlali halinde ebeveynlere yönelik baskıyı artırmış bulunuyor. Okul devamsızlığının ağır boyutlara ulaşması durumunda ebeveynler cezai yaptırımlarla karşılaşabiliyor.

Bununla birlikte İtalya, İsveç'in izlediği çizginin tam karşıtı bir model değil. Kararname gençlik adaleti sistemini bir bütün olarak daha sert hale getirdi. Konuya eleştirel yaklaşan çevreler, kararnamenin yürürlüğe girmesinin ardından gençlik cezaevlerindeki genç sayısının belirgin biçimde arttığına dikkat çekiyor.

Avusturya çevreye baskı yapıyor

Pek çok AB üyesi devlet için 14 yaş sınırı temel referans değeri olmayı sürdürüyor. Avusturya da bu çizgide kalıyor. 14 yaşın altındaki çocuklar bu ülkede cezai ehliyetten yoksun sayılıyor. Buna karşın işlenen suçların sonuçsuz kalması da söz konusu değil. Polisle ve ebeveynlerle yapılan görüşmeler, uyarılar, gençlik hizmetlerinin devreye alınması ya da eğitici tedbirler bu çerçevede uygulanabiliyor.

Avrupa'da düşük ceza ehliyeti yaşının otomatik olarak yetişkin ceza hukuku anlamına gelmediği görülüyor. Çoğunlukla gençlik mahkemeleri, uzmanlaşmış kurumlar, eğitici tedbirler ve koruma kavramları ön plana çıkıyor.

Bilim ne diyor?

Avrupa'nın çok küçük yaştaki çocukları cezalandırma konusundaki yaygın çekingen tutumu, gelişim psikolojisinin bulgularıyla büyük ölçüde örtüşüyor. Çocuklar ve erken ergenlik dönemindeki gençler anlık ödüle, grup baskısına ve duygusal onaya daha güçlü tepkiler veriyor.

Bu nedenle klasik caydırıcılık 13 yaşındaki çocuklarda ancak sınırlı ölçüde işe yarıyor. İleride hapis yatma ihtimali, para, takdir görme, ait olma duygusu, sonunda bir rol üstlenme hissi gibi anlık bir ödülle ya da tam tersi yönde çete korkusuyla rekabet etmek zorunda kalıyor. Tam da bu yüzden uzmanlar, gençlik suçluluğuyla yalnızca daha düşük yaş sınırları ve daha ağır cezalar aracılığıyla mücadele etme fikrine karşı uyarıda bulunuyor.

Çetelerin kaçış stratejileri

Buna ek olarak pratik bir sorun da gündemde: Suç örgütleri hızla öğreniyor. İsveç ağır suçlarda cezai ehliyet yaşını 13'e indirirse çeteler daha da küçük çocukları devşirmeye yönelecek olabilir. Bu durumda sorun çözüme kavuşmak bir yana, daha küçük çocuklar suç örgütlerinin hedef kitlesi haline gelebilir.

Uzmanlar, İsveç hükümetinin planlarının istenen sonucu doğurup doğurmayacağı konusunda kuşkulu. İsveç Hukuk Komisyonu, Barolar Birliği ve birçok yardım kuruluşu projeye sert eleştiriler yöneltti. Parlamento'nun tüm bu itirazlara karşın yasayı kabul etmesi halinde 13 yaşındaki çocuklar yaz sonundan itibaren hapis cezasına çarptırılabilecek.

Kaynak: Deutsche Welle
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.