Irmak Ayşe Koparan Memleketi İzmir'de Son Yolculuğuna Uğurlandı...
Ağrı'nın Hamur ilçesinde hayatını kaybeden öğretmen Irmak Ayşe Koparan, memleketi İzmir'in Torbalı ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. Cenazeye katılan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, öğretmenlerin yaşadığı ulaşım, barınma sorunlarına dikkati çekerek, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.
(İZMİR) - Ağrı'nın Hamur ilçesinde hayatını kaybeden öğretmen Irmak Ayşe Koparan, memleketi İzmir'in Torbalı ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. Cenazeye katılan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, öğretmenlerin yaşadığı ulaşım, barınma sorunlarına dikkati çekerek, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.
Sınıf öğretmeni 25 yaşındaki Irmak Ayşe Koparan için Torbalı Ayrancılar Mahallesi'ndeki Sultan Abdülhamid Camisi'nde öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı.
Cenazeye, Koparan'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra meslektaşları, vatandaşlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Cenazede Koparan'ın babası annesi Sultan Kocabıyık, babası Mustafa Ali Koparan, kız kardeşleri Raziye Türen ve Rabia Bayraklı gözyaşları döktü. Öğretmen Irmak Ayşe Koparan'ın cenazesi, namazın ardından Ayrancılar Yeni Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlandı.
Ağrı'nın Hamur ilçesinde görev yapan sınıf öğretmeni Irmak Ayşe Koparan'dan 7 Haziran Pazar günü haber alınamaması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunulmuş, eve gelen ekipler Koparan'ın hayatını kaybettiğini tespit etmişti. Mesleğe 2 yıl önce başlayan Irmak Ayşe Koparan'ın Ağrı'nın Hamur ilçesinin ilk görev yeri olduğu belirtildi.
EĞİTİM-İŞ: "SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"
Cenaze töreninin ardından açıklama yapan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Koparan'ın ölümünün yalnızca bir ailenin değil, eğitim camiasının da acısı olduğunu belirterek, yaşananların, öğretmenlerin karşı karşıya kaldığı sorunları bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Özbay, Koparan'ın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine başsağlığı ve sabır dileklerini iletti. Kadem Özbay, şöyle konuştu:
"Acımız çok büyük. Ama bugünkü cenaze töreni de aslında bize bir şey anlatıyor. Her yerde şunu söylüyorum: Devlet dediğiniz, okula girdiğinizde gördüğünüz öğretmendir. Devlet dediğiniz şey, adliyeye girdiğinizde orada gördüğünüz memurdur. Devlet dediğiniz şey, hastaneye girdiğinizde orada gördüğünüz doktordur, sağlık görevlisidir. Bugün devletin bir öğretmeni, Ağrı'da kendi memleketinden çok uzak bir yerde bu ülkenin çocuklarını yetiştiriyordu ve çok acı bir şekilde yaşamını kaybetti. Milli Eğitim Bakanlığından bir tane yetkili gördünüz mü? Aslında bu cenaze töreni çok şey anlatıyor. Valilik düzeyinde bir tane temsilci gördünüz mü burada? İl Milli Eğitim Müdürünün vekaleten birini gönderdiğini duyduk. İlçe Milli Eğitim Müdürü gelmiş. Aslında bugünkü cenaze töreni ve Ağrı'da yaşananlar bize bir şey anlatıyor. Bu ülkede binlerce, on binlerce Irmak öğretmen var. Yalnız bırakılan, kendi kaderine terk edilen, bütün sorunlarıyla, dertleriyle baş başa bırakılan öğretmenler var."
Irmak öğretmenin sürecine baktığımızda, yanında Ağrı'da bir tek Eğitim-İş Ağrı Şubesi Başkanı ve yöneticileri vardı. Eğitim-İş üyesi değildi öğretmenimiz ama her seferinde söylediğimiz gibi bütün eğitim emekçilerinin sorunları bizim sorunumuz. Orada da arkadaşlarımızdan aldığımız bilgiler inanın yüreğimizi sızlatıyor. Diyorlar ki ailesi geldi. Düşünsenize, gencecik kızınızı, daha bir yıllık öğretmenken orada kaybetmişsiniz. Acı bir şekilde bir ölüme şahitlik ediyorsunuz ve orada yanında devletin bürokrasisinden, mülki amirlerden bir kişi olmaz mı? Orada da valilik, kaymakamlık, Milli Eğitim Müdürlüğü yoktu. Cenazesi uçakla buraya yolcu edildiğinde, ailesi karayoluyla buraya geldiğinde yanlarında kimse yoktu. İşte bugün Irmak öğretmeni ve binlerce Irmak öğretmeni yalnız bırakan anlayış, bugün maalesef öğretmenimizin yaşamdan koparılmasının da bir sebebi olmuştur. Hayalleri olan, umutları olan, atanmak için günlerce, yıllarca bekleyen, çalışan bir öğretmenimiz. Sınavda da derece yaparak atanmış bir öğretmenimiz."
KOPARAN'IN YAŞADIĞI SORUNLARI DİLE GETİRDİ
Koparan'ın görev yaptığı bölgede yaşadığı sorunlara ilişkin iddiaları da gündeme getiren Özbay, öğretmenin çeşitli taleplerinin karşılanmadığını öne sürdü. Özbay, şöyle konuştu:
"Defalarca verdiği dilekçesi var, yüz yüze görüşmeleri var. Diyor ki: Ben, beni görevlendirdiğiniz bu okula nasıl gideceğim? Araç yok diyor. Ulaşım şansım yok diyor. Orada barınma imkanım yok diyor. 'Nasıl yapacağım?' diyor. 'Nasıl yaparsan yap' diyorlar. İşte bugün Türkiye'nin gerçekten acı özeti bu. Kendi kaderine terk edilmiş, mesleki olarak tüketilmiş, ekonomik olarak tüketilmiş ve bir de yalnız bırakılmış binlerce öğretmenimiz var. Bu olayla ilgili tepkimizi ortaya koyduktan sonra şunu gördük: Benzeri durumları, benzeri sorunları yaşayan, liyakatsiz yöneticilerin baskısına maruz kalan, oradaki bütün sorunlarıyla ve dertleriyle baş başa bırakılan bu ülkede binlerce öğretmen var. Bunu basın mensupları Milli Eğitim Bakanına sorduğunuzda o yüzündeki tebessümü herkes gördü. O Milli Eğitim Bakanına diyorum ki; gelsen ya buraya. Gel, burada babanın, annenin, kardeşlerin yüzüne bakarak 'Soruşturma açacağız tabii' derken aynı gülümsemeyi yapabilecek misin? İnsan olmak, bir başkasının acısını hissetmekle başlar. Eğer sizin dışınızda bir başkasının acısını hissetmiyorsanız, bu yaşamını kaybeden gencecik öğretmeni kendi çocuğunuz gibi görmüyorsanız, aslında bütün sorunların kaynağı da tam olarak burada."
Yaşananların münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Özbay, Eğitim-İş olarak hukuki sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.
Özbay, "Maalesef bugün devlet otoritesini temsil eden siyasi iktidar ve onların atadıkları liyakatsiz yöneticiler eliyle tam bir yozlaşmayla, çürümeyle ve adaletsizlikle karşı karşıyayız. Son yolculuğuna bile uğurlarken yanlarında değillerdi. Yaşarken yanlarında değillerdi. Son yolculuğuna uğurlarken yanlarında değillerdi. Ama biz Eğitim-İş örgütü olarak bir söz veriyoruz. Ailesine de aynı sözü verdik. Ağrı Şubemiz de bugün orada. MYK üyemiz de orada. Birlikte açıklama yapacaklar. Biz de İzmir şubelerimizle birlikte, Denizli'den, Aydın'dan gelen şube başkanlarımız ve yöneticilerimizle bugün buradayız. ve aileye şu sözü veriyoruz: Tüm hukuki süreci takip edeceğiz. Asla üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz" diye konuştu.













