Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı: 'Gazi Uyumevi'nde Rehin Edildik'

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı: 'Gazi Uyumevi'nde Rehin Edildik'
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, er şehitlerin yakınları ve er gazilerin Güvenpark'tan polis zoruyla Gazi Uyumevi'ne götürülmelerine ilişkin, "Gazi Uyumevi'nden, Bilkent'ten çıkartılmadık. Rehin edildik orada" dedi.

(ANKARA) - Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, er şehitlerin yakınları ve er gazilerin Güvenpark'tan polis zoruyla Gazi Uyumevi'ne götürülmelerine ilişkin, "Gazi Uyumevi'nden, Bilkent'ten çıkartılmadık. Rehin edildik orada" dedi.

Er şehit yakınları ve er gaziler, Güvenpark'ta sürdürdükleri oturma eyleminin 38'inci gününde polis müdahalesiyle parktan çıkarıldı, gaziler ve şehit aileleri, Gazi Uyumevi'ne götürüldü.

Duruma tepki gösteren gaziler İçişleri Bakanlığı önünde açıklama yapmak istedi ancak polis ekipleri protestocuların uyumevinden çıkışlarına müsade etmedi. Polis ile uzlaşamayan gaziler yere yatarak eylem yaptı.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları Cenk Özatıcı ve Kevser Ofluoğlu ile Genel Başkan Başdanışmanı ve emekli Tümgeneral Rafet Kılıç destek verdi.

"ALANDAN KALDIRILIRKEN TAVŞAN AVLIYORLARMIŞ GİBİ GÖZÜMÜZE PROJEKTÖR TUTTULAR"

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, yaptığı açıklamada, Güvenpark'taki eylemlerinin yalnızca özlük haklarının teslim edilmesi amacı taşıdığını belirterek, "Ankara Güvenpark'ta emsal özlük haklarımız için toplandık, bir eylem yapıyoruz. Orada yaptığımız eylem sadece haklarımızı almak içindi. Bizim hakkımız olanı almak içindi. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız ve bu ülkenin ortak değerleriyiz, şehit aileleriyiz ve gazileriyiz" dedi.

Çerçioğlu, "bugün sabah düşmanca bir tavırla yaka paça alandan çıkarıldıklarını" söyleyen Çerçioğlu, şunları kaydetti:

"Alandan kaldırılırken sanki tavşan avlıyorlarmış gibi gözümüze projektörler tuttular. Çok kötü bir muameleye maruz kaldık. Buradan Türk polisini kınıyorum demek istemiyorum, onlar da bizim vatandaşımız ama böyle bir muamele yapılamaz. Benim orada gördüğüm hepsinin yüzü maskeliydi, sadece bir tanesininki açıktı. Sanırım o da emniyet amiriydi. O, Türk bayrağına düşmanca bir tavırla, ağaca asılı Türk bayrağını böyle asılmak suretiyle nasıl kopardığını ben kendi gözlerimle gördüm. Biz çekemedik kameraya, polis kameraları eğer bunu yayınlarsa siz de göreceksiniz."

Çerçioğlu, Gazi Uyumevi'ne götürüldüklerini, İçişleri Bakanlığı'na yürümelerine izin verilmediğini belirterek "Bizi rehin aldılar, rehin. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Gazi Uyumevi'nden, Bilkent'ten çıkartılmadık. Rehin edildik orada, rehin... Ey Türk halkı, size sesleniyorum. Sizin evlatlarınız rehin edildi orada. Bugün bizeyse yarın sizin çocuklarınıza. Biz tüm Türkiye'de 86 milyon yaşayan insanın çoluğunu çocuğunu korumak için güvence altına almak için biz bu eylemi yaptık. Ama rehin alınmış durumdayız. Daha sonra yola çıktık, İçişleri Bakanlığı'na yürümek istedik. Orada da polis ablukasıyla karşılaştık. Şu an yolda, bura ne olarak geçiyor bilmiyorum, yolu kapattık, oturduk. Yürüyemiyoruz, kalkacağız birazdan. İçişleri Bakanlığı'na yürüyeceğiz, orada basın açıklaması yapacağız" diye konuştu.

"GAZİLERİMİZİ ADETA REHİN ALMIŞ DURUMDALAR"

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özatıcı da gazilerin taleplerinin karşılanması gerektiğini belirterek, "En başından beri gazilerimizin yanındayız. İstedikleri çok bir şey değil. Şehit aileleri arasında haksızlıklar, farklılıklar var. Protez bacaklarını zamanında temin edemiyorlar, bunların temin edilmesini istiyorlar. ve bunu barışçıl yöntemlerle, bir kamu alanında, bir parkta yapıyorlar. Ama buna bile müsaade gösterilmiyor" dedi.

Gazilerin Gazi Uyumevi'nde tutulduğunu söyleyen Özatıcı, "Gazileri sürükleyerek, yerlerde sürükleyerek çıkaranlar şu anda arkada Gazi Uyumevi'nde gazilerimizi adeta rehin almış durumdalar. Hürriyetten tahdit... Bir şekilde gazilerimiz orada, uyumevinden dışarı çıkamıyor, yürüyemiyor" diye konuştu.

Özatıcı, gazilerin geçmişte memleketin en ücra köşelerinde görev yaptıklarını ifade ederek, şöyle devam etti:

"'Şehit ol' dendiğinde tereddüt etmediler, gerektiğinde gaziliği de şeref bildiler. Devlet ne zaman istediyse bu askerlerimiz, gazilerimiz orada oldular. Bu gazilerimiz bir kere bir talepte bulundukları zaman devletin yetkilileri neredeler? Hükümet yetkilileri neredeler? TBMM'de PKK'ya af yasası çıkarmakla meşguller. Öcalan posterlerine müsamaha gösteren, PKK'nın havai fişeklerine müsamaha gösteren, PKK'nın gösterilerine, sloganlarına müsamaha gösteren hükümet; kendi gazilerine burada müsamaha göstermiyor, gece 03.30'da yerlerde sürüklüyor.

1991 yılında Çetinkaya Mağazası'na molotofkokteyli atan, attığı molotofkokteyliyle 12 vatandaşımızı diri diri yakan, yananlardan bir tanesi iki yaşında bir bebek olan saldırının başfaili Çetin Arkaş denilen terörist serbest bırakılıyor, meydanlarda geziyor, önüne mikrofonlar verilip konuşma yaptırılıyor ama gazilerin konuşmasına müsaade edilmiyor. Böyle bir düzen olmaz. Haklarını teslim etmediğiniz bu gaziler Fransız lejyonerleri değil, bu memleketin askerleridir. Bu neferlerdir El-Bab'da, Cerablus'ta, Azez'de mücadele eden, terörle mücadele eden gazilerdir.

Şimdi talimatla bizim çevremizi sarmış arkadaşlar. Hatta beni de gözaltına almaya çalıştılar. Zaten PKK'lıların serbest bırakıldığı yerde Türk milletinin evlatlarının dışarıda hür bir şekilde gezmesi bize zuldür. Bizi de alabilirsiniz istiyorsanız.

"BİZİ GÖZALTINA ALSANIZ DA SONUNA KADAR GAZİLERLE NEREYE GİDİLECEKSE ORAYA GİDECEĞİZ"

Binlerce PKK'lıyı serbest bırakacak yasa çıkarken gazilerimizi yerlerde sürükleyenlere şu soruyu soruyorum, dört yıl önce 15 Ağustos 2026'da Şemdinli ve Eruh saldırısında Türk askerinin kanını döken PKK'lılar Mardin'de, Mersin'de, Türk şehirlerinde havai fişeklerle kutlamalar yapıyor. Türk askerine ilk saldırı günü Türk yurdunda havai fişeklerle kutlanacak, meydanlarda Öcalan posterleri asılacak, Öcalan lehine sloganlar atılacak; siz de 'İçişleri Bakanıyım' diye ortalarda gezeceksiniz.

Zannediyorlar ki biz azız, biz azınlıktayız. Biz hiç de az değiliz. Biz öz yurdumuzda garip, öz vatanımızda parya da değiliz. Biz büyük Türk milletiyiz ve bu memleketin de gerçek sahipleriyiz. Dolayısıyla bizi gözaltına alsanız da yerlerde sürükleseniz de sonuna kadar o gazilerle nereye gidilecekse menzil, oraya kadar gideceğiz."

Açıklamanın ardından gaziler ve vekiller barikatlara yüklendi. Kısa süren arbede sonrası bir gazi fenalaştı. Gaziler, İçişleri Bakanlığı önünde açıklama yapana kadar alandan ayrılmayacaklarını söyledi.

Kaynak: ANKA