Doruk Madencilik İşçileri, Açlık Grevinin Altıncı Gününde.

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Hakları ve ödenmeyen maaşlarını almak için Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı'ndaki açlık grevine altıncı gününde devam ediyor. Maden işçisi Satı Kaynak, epilepsi hastası olan özel bir çocuğu olduğunu belirterek, "Dün akşam hastanede nöbet geçirmiş. Eşim de hasta. Eşimde panik atak var. O da bitkin bir durumda. Görün, ben iki hastayı burada bırakıp geldim. Oğlum, epilepsi hastası olduğu için de zeka geriliği yaşıyor, konuşamıyor. Yedi yaşında bu çocuk ve bu çocuğun aklı şuna çalıştı. Ben yürüyerek Ayaş'a geldiğimde 'Baba oyuncağımı satayım, gel' dedi. 'Para yap' dedi. Benim çocuğumun buna aklı çalışıyor da bu şirketin bana maaş vermeye aklı yetmiyor mu" diye tepki gösterdi.

Haber : Berfin BAYIR - Kamera: Hakan KARADUMAN

(ANKARA) - Hakları ve ödenmeyen maaşlarını almak için Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı'ndaki açlık grevine altıncı gününde devam ediyor. Maden işçisi Satı Kaynak, epilepsi hastası olan özel bir çocuğu olduğunu belirterek, "Dün akşam hastanede nöbet geçirmiş. Eşim de hasta. Eşimde panik atak var. O da bitkin bir durumda. Görün, ben iki hastayı burada bırakıp geldim. Oğlum, epilepsi hastası olduğu için de zeka geriliği yaşıyor, konuşamıyor. Yedi yaşında bu çocuk ve bu çocuğun aklı şuna çalıştı. Ben yürüyerek Ayaş'a geldiğimde 'Baba oyuncağımı satayım, gel' dedi. 'Para yap' dedi. Benim çocuğumun buna aklı çalışıyor da bu şirketin bana maaş vermeye aklı yetmiyor mu" diye tepki gösterdi.

Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding'e ait Doruk Madencilik'te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, hakları ve ödenmeyen maaşlarını alabilmek için başlattıkları açlık grevine altıncı gününde Ankara'da Kurtuluş Parkı'nda devam ediyor. Madencilere destek olmak için dün açlık grevine başlayan Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş da madencilerle birlikte açlık grevini sürdürüyor.

ANKA Haber Ajansı'na konuşan maden işçisi Satı Kaynak, içerideki bütün haklarının, TMSF'den kalan sendikalı haklar, özlü haklar, kriz teminatları ve geriye kalan bütün maaşları alabilmek için böyle bir yürüyüş başlattıklarını hatırlatarak, "Bizi şirket çalıştıracaksa şayet bu saatten sonra sıfırdan çalıştırsın çünkü gücümüz yok, takatimiz yok. Kendimden örnek vereyim. Ev sahibine var 80 bin lira kira borcum. Yakınımdaki markete var 70 bin lira kira borcum, bunlar benim en temel gerçeğim. Doğal gazı saymıyorum" dedi.

Doğal gaz ve elektrik faturasının parasının başkalarından borç alarak ödediğini söyleyen Kaynak, "Su da bu arada eşimin adına ona da haciz geldi. Onu da söyleyebilirim. Böyle bir yaşantının içerisindeyiz. Maalesef sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. İnşallah daha da duyulacak, inşallah çözülecek diye umuyorum" diye konuştu.

"Epilepsi hastası olan oğlum dün akşam hastane nöbet geçirdi"

Kaynak, epilepsi hastası olan özel bir çocuğu olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi:

"Onun için buradayım. Dün akşam hastanede nöbet geçirmiş. Eşim de hasta. Eşimde panik atak var. O da bitkin bir durumda. Görün, ben iki hastayı burada bırakıp geldim. Niye geleyim? Niye? Her ay ben maaşımı alsam düzenli böyle bir sıkıntılarımız olmasa işimize gelip gitsek daha iyi değil mi? İyi. Benim hafta tatilim yok. Niye? Maaş alamadığım için bana devletin sağlamış olduğu yeraltı personeli olduğum için 2 gün hafta tatili var. Devletin sağlamış olduğu o hafta tatilim dışarıda ek işlere gidiyorum. Beypazarı, tarımsal bir bölge olduğu için havucuyla, yeşilliğiyle, marulluyla, soğanıyla meşhur. ya tarım zamanında tarlaya giderim ya hayvan yemi dağıtmaya giderim, yemcilik yaparım ya da bir restoranda garsonluk yaparım. Bir günümü çocuğumla geçiremem. Bir dinlencem yok. Ben bunların son bulunması için, bütün haklarımızı alabilmek için hepimiz buradayız."

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'mizin yöneten liderlerden, Sayın Enerji Bakanımızdan, Çalışma Bakanımızdan ivedilikle bu konuyu çözmesini talep ediyoruz. Başka bir arzumuz yok. Bu konu çözülsün. Hepimiz yolumuza dönelim. Çoluğumuz, çocuğumuz var. Fotoğrafını gösterdim. Belki benim gibi göstermeyen ama böyle hastası olan birçok arkadaşımız var. Benimki kritik. Epilepsi hastası olduğu için de zeka geriliği yaşıyor. Konuşamıyor ve 7 yaşında bu çocuk ve bu çocuğun aklı şuna çalıştı. Ben yürüyerek Ayaş'a geldiğimde 'Baba oyuncağımı satayım, gel' dedi. 'Para yap' dedi. Benim çocuğumun buna aklı çalışıyor da bu şirketin bana maaş vermeye aklı yetmiyor mu? Bunu soruyorum Türkiye'ye."

"Şirket, benden kızımın nafakasını kesiyor ödemiyor"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın dün yaptığı yazılı açıklamanın ardından Doruk Madenciliğin çalışan personele yarım maaş yatırdığına dikkati çeken Kaynak, "Herhalde bizi grevi bitirelim diye yaptılar. İki maaş alanımız var, dört maaş alanımız var, altı maaş alanımız var. Altı maaş alanına üç maaş yatırmış. Üç maaş alanına iki maaş yatırmış. Öyle bir problem var. Ben de 1.5 maaş aldım. Bu TMSF zamanında maaşlar aksandığı için benim yuvam dağıldı. Dışarıda bir kızım var. Benden kızımın nafakasını kesiyor, ödemiyor. Benim yetimimin nafakasını bile ödemiyor. İcralı arkadaşlarımızın icra kısmı kesiyor ama karşı tarafa ödemiyor. Bunu muhasebeden birine sordum. Bana 'Senden kestiği icra büyük meblağ olunca bunun cezası küçük, cezayı ödüyor. Öyle bir bu işten sıyrılıyor' dedi. Yani onlarca avukatla çalışıyor ve hukukun her ayrıntısını kullanıyor. Devleti de kandırıyor. Bu yüzden bütün bakanlarımıza, üç bakanımıza, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımıza ve TMSF'ye sesleniyorum. Lütfen bu şirkete bir dur deyin. Lütfen bizim haklarımızı gasp ettirmeyin" diye konuştu.

"Haklarımızı alana kadar dönmeyeceğiz"

Maden işçisi Coşkun Gençoğlu da haklarının tümünü alana kadar ayrılmayacaklarını ve açlık grevinden vazgeçmeyeceklerini belirterek, "Ben maden emeklisiyim. Bu şirketten emekli oldum,yaklaşık 3,5 yıl oldu. Ben tazminatımı alamadım. Tazminatımı ve bütün haklarımı almadan kesinlikle buradan gitmek istemiyorum" dedi. Şirketle olan dava sürecinin sonuçlanmasına rağmen hakkı olanı alamadığına dikkati çeken Gençoğlu, "En sonunda böyle bir eylem yapmaya karar verdik" diye ekledi.

Bakanlık açıklamasından sonra çalışan işçilere yaklaşık 2-3 aylık maaş yattığını kaydeden Gençoğlu, "Daha tazminatlarımız yatmadı. Özlük haklarımız yatmadı. Şirket açıklama yapmış galiba 36 milyon falan yatırdım diye ama hepsi yalan. Doğru değil, kesinlikle doğru değil. Yani arkadaşlara yatan o para üçte biri bile değil. Bundan sonra biz haklarımızı alana kadar bütün haklarımızı almadan dönmeyeceğiz yani kararlıyız. Bütün arkadaşlar olarak bütün haklarımızın verilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Daha önce Doruk Madencilik şirketinde çalışıp yaşamını yitiren bazı maden işçilerinin ailelerinin de tazminatını alamamasına ilişkin Gençoğlu, "Şehit olan arkadaşım benim kendi öz akrabam Uğur Erikoğlu. Ona buradan hiç tazminat, özlük hakları hiçbiri verilmedi, ödenmedi. Onun da alacağı vardı" dedi.

Kaynak: ANKA