Erdoğan: NATO Zirvesi'nden güçlü dayanışma bekliyoruz

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki NATO Zirvesi'nden ittifak dayanışmasını güçlendirecek sonuçlar beklediklerini belirterek, Türkiye'nin AB savunma girişimlerine dahil edilmesi için parlamenterlerden destek istedi.

(ANKARA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Parlamento Başkanları onuruna verilen öğle yemeğinde yaptığı konuşmada, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nden müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten ve ittifak dayanışmasını güçlendiren sonuçlar beklediklerini ifade etti. Türkiye'nin Avrupa güvenliği için vazgeçilmez bir aktör olduğunu belirten Erdoğan, "AB'nin savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dahil edilmesinde siz parlamenterlerin ilgi ve desteğini bekliyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesi İstanbul'da düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi kapsamında NATO Parlamento Başkanları onuruna verilen öğle yemeğine katıldı.

Erdoğan yemekte yaptığı konuşmada, "NATO Parlamenter Zirvesi vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesini temenni ediyor; Zirve'ye katkı sunacak tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum. Bu önemli toplantının 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum" dedi.

"AVRUPA ATLANTİK GÜVENLİĞİ TARİHİ BİR DÖNEMEÇTEN GEÇİYOR"

Avrupa Atlantik Güvenliği'nin tarihi bir dönemeçten geçtiğini söyleyen Erdoğan, ittifakın bilhassa Doğu ve Güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditlerin, güvenlik anlayışını yeniden şekillendirmeyi gerekli kıldığını vurguladı.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eski kalıplar, eski ön kabuller, bir bir yıkılırken; yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah ne ile karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız."

Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamalar, bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirmiştir. Başta Gazze ve Lübnan'da yaşananlar olmak üzere yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar, insanlığın vicdanında derin yaralar açarken; aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu ortamda hem NATO'nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hale geldiğine inanıyorum.

"MEVCUT JEOPOLİTİK DENKLEM, NATO'NUN ÜSTLENDİĞİ ROLÜN ÖNEMİNİ ARTIRMIŞTIR"

Mevcut jeopolitik denklem, NATO'nun üstlendiği rolün önemini artırmıştır. Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle bin 800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisi ile 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi, gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz. Ankara Zirvesi, tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ediyoruz.

Parlamenterler olarak, en temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkını garanti altına almak gibi çok önemli bir sorumluluğu üstleniyorsunuz. Halklarımızın bizden talebi, gelecek nesillerin huzur, refah ve barış içinde yaşamasını sağlayacak koşulların oluşturulmasıdır. Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten, ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir. Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak şunu da ifade etmek isterim ki bu alanda ittifaktan beklentimiz çoktur.

"AB SAVUNMA GİRİŞİMLERİNE TÜRKİYE DE DAHİL EDİLMELİ"

Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken; savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Her iki ana başlıkta da evvelki zirvelerde aldığımız kararların uygulanması, bu bakımdan çok ama çok mühimdir. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Son olarak olarak Lahey Zirvesi'nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda,savunma harcamalarımızı artırıyor; NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Ancak bu katkılarımıza rağmen Türkiye'nin Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiği de bir vakadır. İttifakın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz.

Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Türkiye'nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi, dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. Bu noktada ittifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız."

ANKARA ZİRVESİ'NDE SAVUNMA SANAYİİ İŞBİRLİĞİ VURGUSU

Ankara'daki zirvenin bir diğer ayırt edici özelliğinin savunma sanayi iş birliğine yapacağı vurgu olduğunu ifade eden Erdoğan, "Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayi Forumu'nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken; diğer yandan da bu iş birliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız. Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz, Türkiye'nin savunma sanayi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacak. Ayrıca NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz" dedi.

Bu noktada, ABD ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar'ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bölgemize ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan özellikle Lübnan'ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz. Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz. Orta Doğu'daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail'in sürekli artan toprak gaspı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne haiz bir Filistin devleti mutlaka kurulmalıdır. Bu süreçte siz parlamenterlere de önemli görevler düşmektedir."

"TÜRKİYE, GENİŞ COĞRAFYAYLA AYNI ANDA İLETİŞİM KURABİLEN GÜÇLÜ BİR ÜLKEDİR"

Türkiye gerek tarihiyle gerek toplumsal yapısıyla gerek yol stratejik konumuyla, Avrupa'dan Asya'ya ve Balkanlar'dan Afrika'ya uzanan geniş coğrafyayla, aynı anda iletişim sağlama tecrübesine sahip güçlü bir ülkedir. Biz, bu potansiyelimizi bölge barışı ve dünya barışı için azami ölçüde kullanmayı arzu ediyoruz. Rusya-Ukrayna savaşının diyalogla çözümü noktasında önümüzdeki dönemde netice almamız gerektiğini bilhassa vurgulamak istiyorum. Her iki tarafla da konuşabilen, netice veren süreçleri başlatan, hakkaniyetli duruşuyla her iki tarafın da güvenini kazanmış bir müttefik olarak barış çabalarına aktif katkı vermeyi sürdüreceğiz."

Erdoğan, katılımcıların bugün savunma sanayi şirketlerine inceleme gezisi yapacağını belirterek, "Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımı'za bu güzel buluşma için teşekkür ediyorum. İstişarelerinizin ve aldığınız kararların ittifakımız ve dünya barışı için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.

Kaynak: ANKA