Bindallı ustası, öğretici olup mesleğini yaşatmak istiyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

EDİRNE'de garsonluk yapan Levent Döngel (48), çocuk yaşlarda öğrendiği bindallı sanatını, boş zamanlarında evinde kurduğu atölyesinde yaşatmaya çalışıyor.

EDİRNE'de garsonluk yapan Levent Döngel (48), çocuk yaşlarda öğrendiği bindallı sanatını, boş zamanlarında evinde kurduğu atölyesinde yaşatmaya çalışıyor. Döngel, mesleği gelecek nesillere aktarmak istediğini belirterek, "Fakat önümüze belge diye bir engel çıkıyor. Belgem yok, ustamın da yok, onun ustasının da yok. Çünkü biz alaylı bir şekilde yetiştik. Yani bunun okulu yok sonuçta. Biz çocukluktan, çıraklıktan çok özveriyle öğrendik bu işi. Yetkililerden istediğim; bir usta öğretici belgesi alıp usta öğretici olmak istiyorum" dedi.

Kente 9 yıl önce İstanbul'dan gelip garsonluk yapan evli ve 3 çocuk babası Levent Döngel, 13 yaşında öğrendiği bindallı sanatını boş zamanlarında evinde kurduğu atölyesinde yaşatıyor. Döngel, İstanbul'da öğrendiği sanatında ustalaşarak, 35 yıldır el emeğini kumaşa işliyor. Bir motifin tamamlanması için 3-4 gün çalıştığını anlatan Levent Döngel, mesleği öğrenmek isteyen olmamasına dikkat çekti. İlkokul mezunu olduğu için usta öğretici belgesi alamadığını belirten Döngel, yetkililerden bu konuda destek bekliyor.

'ZENGİNLİĞİN İFADESİ'

Bindallının yoğun işlemeli bir el sanatı olduğunu anlatan Levent Döngel, "Osmanlı Dönemi'nde saray mensuplarının daha çok tercih ettikleri işlemeler bunlar. Biz de onları yaşatmaya çalışıyoruz. Öncelikle çizim aşaması var. Çizimden sonra bir taslak oluşturuyoruz, kalıp hazırlıyoruz. Daha sonrasında makineye alıp işlemeye başlıyoruz. Her kumaşa yapılabiliyor bindallı, yani kumaş fark etmiyor. Özelliği, el emeği olması. Aslında zenginliğin ifadesi. Daha çok elit kesimler giyiyormuş o dönemlerde. Gösterişi seven insanlar giyiyormuş. Günümüzde de Roman camiasında daha çok seviliyor" diye konuştu.

'EL, AYAK VE BEYİN KOMBİNASYONUYLA ÇALIŞMANIZ GEREKİYOR'

Bu sanatı mesleğin ustalarından öğrendiğini dile getiren Döngel, "1993 yılında Gedikpaşa'da başladım mesleğe. Orada en iyi ustalardan eğitim aldım, 13-14 yaşlarında falandım. Bir nakışçı vardır, bir de üreten nakışçı vardır. Nakışçının önüne hazır materyal gelir, oturur makinede onu yapar. Bir de üretmek var. Desen yönünde, çizim yönünde veya nasıl bir motif oraya oturtturulacak? Burada işte ustalık devreye giriyor. Şu an bu işi yapan otomatik makineler var ama onlar el emeği değil. Bizim özelliğimiz el, ayak ve beyin kombinasyonuyla çalışmamız; göz, el, ayak, beyin. Yani makineye oturduğunuz makineyle bütünleşmeniz gerekiyor bir ürün yapabilmeniz için" ifadelerini kullandı.

'MESLEĞİ ÖĞRENEN YOK'

Mesleği öğrenmek isteyen olmamasına da değinen Levent Döngel, şöyle konuştu:

"Şu anda bu mesleği öğrenen hiç yok, yetişmiyor. Biz son temsilcileriz. Edirne'de benden başka bu şekilde el yardımıyla yapan da yok. İstanbul, Bursa, bir de daha çok Denizli'de bu makineden vardır ve kadınlar çeyizlerine kendileri yaparlar. Çeyizlerini işlerler, koyarlar. Ama tabii ki eğitim şart. Yani burada bir eğitim alınması gerekiyor. Üretim aşamasındaysa ilk kumaşın rengi tayin ediliyor. Terziler, belirlenen modele göre kesimini hazırlıyorlar. Daha sonrasında kesim bittikten sonra ben de desen tasarımını yapıyorum. İş bittikten sonra tekrardan terziye gidiyor ve giysi bütünleniyor. Bütünledikten sonra gördüğünüz gibi bir model çıkıyor ortaya çıkıyor. El işlemesi, eğer tam gün çalışırsam tam gün çalışırsam yaklaşık 3-4 gün içerisinde bitirmiş oluyorum."

HER ÇEŞİT KUMAŞA YAPILABİLİYOR

Bindallının her çeşit kumaşa işlenebildiğini belirten Döngel, "Daha önce İstanbul'da deri üzerine de çalıştım bunu. Orijinal deri daha da zor bir şeydir. Çünkü iğne girdiği zaman hata affetmez. Düzeltmesini yapamazsın ama kumaşta hata yaptın, onu düzeltebilirsin. Tecrübemiz olduğu için yıllar içerisinde kumaş ne olursa olsun bizim için fark etmiyor. Ona göre makine ayarları yapılır. Ona göre işlemesi yapılır. Bornozlar, havlular, kına kıyafetlerini bindallı olarak yapabiliyoruz. Mendile bile işlem yapabiliyoruz. Kumaş olan her şey bizim için potansiyel bir iş. Ayakkabı kaplaması dahi yapıyorum" dedi.

'USTA ÖĞRETİCİ OLMAK İSTİYORUM'

Levent Döngel, usta öğretici belgesi alıp mesleği gelecek nesillere aktarmak istediğini dile getirerek, "Yetkililerden de bu konuda destek bekliyorum. Ben bu işi başkalarına da taşımak istiyorum. Başkalarının da öğrenmesini istiyorum. Fakat önümüze belge diye bir engel çıkıyor. Belgem yok, ustamın da yok, onun ustasının da yok. Çünkü biz alaylı bir şekilde yetiştik. Yani bunun okulu yok sonuçta. Biz çocukluktan, çıraklıktan özveriyle öğrendik bu işi. Yetkililerden istediğim; bir usta öğretici belgesi alıp usta öğretici olmak istiyorum. Buradaki insanlara da faydalı olmak isterim. Buranın tanıtımında da katkıda bulunmak isterim ama bu konuda şu an için herhangi bir yardım göremedim. Eğer belge verirler, biz de en azından gelecek nesillere bilgimizi aktarırız" diye konuştu.

Haber - Kamera: Umut IŞIK – Batuhan SEVER / EDİRNE,

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.