Gazeteci Alican Uludağ için adliye önünde basın açıklaması
Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ’ın yarın görülecek duruşması öncesinde Ankara Adliyesi önünde açıklama yaptı, İstanbul'da tutuklu bulunan Uludağ’ın Ankara’daki duruşmaya getirilmesi talep edildi.
(ANKARA) - Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın yarın görülecek duruşması öncesinde Ankara Adliyesi önünde açıklama yaptı, İstanbul'da tutuklu bulunan Uludağ'ın Ankara'daki duruşmaya getirilmesi talep edildi.
İstanbul Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde üç aydır tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ hakkında, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek, "Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" suçlarından açılan davanın ilk duruşması, yarın Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılacak.
Basın meslek örgütleri, yarın yapılacak duruşmaya İstanbul'daki cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlanacağı belirtilen Alican Uludağ için Ankara Adliyesi önünde toplandı.
Gazeteciler, "Özgür basın susturulamaz", "Alican'a, Merdan'a, İsmail'e özgürlük", "Pınar çıkacak yine yazacak" sloganları attı, "Gazetecilik suç değildir" ve "Alican Uludağ'a özgürlük" yazılı dövizler taşıdı, Basın Konseyi, DİSK Basın-İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Gazeteciler Cemiyeti, KESK Haber Sen ve Türkiye Gazeteciler Sendikası imzalı "Gazetecilik suç değildir" pankartı açıldı.
Burada konuşan Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Kıvanç El, Alican Uludağ'ın, yarın bu adliyede yargılanacağını ancak kendisinin şu an İstanbul'da bulunduğunu söyledi. El, "Öncelikli talebimiz, Alican'ın yarın duruşmaya kadar Ankara'ya getirilerek, hakimin karşısında yüz yüze savunmasını yapması. Bu en doğal hakkımız. Alican'ın da talebi bu yönde. Alican savunma yapmaktan kaçınacak birisi değil. Suçlamalara zaten tek tek cevap veriyor aylardır. Bunu hakimle yüz yüze yapmasını istiyoruz. Hala vakit var, hala Alican Ankara'ya getirilebilir" diye konuştu.
Temel taleplerinin, hiçbir gazetecinin haber nedeniyle tutuklu yargılanmaması olduğunu vurgulayan Kıvanç El, şunları kaydetti:
"Elbette gazeteciler yargılanabilir, buna bir itirazımız yok. Ancak haber nedeniyle, halkın haber alma hakkı ve kamu çıkarı için yaptığı haberle gazetecilerin yargılanmamasını, tutuklu yargılanmamasını talep ediyoruz. Alican, İsmail, Merdan, Pınar birçok meslektaşımız, ondan fazla gazeteci şu an cezaevinde. Hepsinin tahliye edilmesini ve mahkemelerde ifadelerini yüz yüze vermelerini talep ediyoruz. 5 Haziran'da İsmail'in duruşması var. İsmail'in de bu duruşma öncesinde hemen tahliye edilmesi gerekiyor. Alican zaten 3 aydır cezaevinde. Bugüne kadar defalarca itiraz yaptı ama hiçbir karşılık alamadı. Tahliyesini istiyoruz ama tahliye edilmiyorsa da burada duruşmaya getirilmesi ve duruşmada tahliye edilmesini talep ediyoruz."
Türkiye'de gazeteciliğin zor şartlardan geçtiğini ifade eden El, "Hem ekonomik şartlar hem ülkenin geldiği şartlar bir de yargı üzerinden gazetecilerin sadece haberleriyle yargılanmasını kabul etmiyoruz. Sesimizi biz basın meslek örgütleri olarak yükseltmeye devam edeceğiz. Bu ayıba artık son verilsin. Tutuklu gazetecilik kavramına, tutuklu gazetecilerin olduğu bir ülke ayıbına artık son verilsin" diye konuştu.
"BİR CEZA SİSTEMİNE GEÇİLMİŞ DURUMDA"
DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu da Alican Uludağ'ın, "Bugün Türkiye'de gazetecilik mayın tarlasında hakikat aramaya benziyor. Ama umutsuzluğa yer yok. Korku iklimine karşı yapılacak tek şey cesareti büyütmek ve gazetecilikte ısrar etmektir" şeklindeki açıklamasını hatırlatarak, şunları söyledi:
"Cezaevinde olan pek çok gazeteci arkadaşımız var. Bir tanesi Alican Uludağ, diğeri Cengiz Oğlağı, Cihan Berk, Elif Bayburt, Erdal Süsem, Erol Zavar, Hatice Duman, Merdan Yanardağ, Müslüm Koyun, Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp, Sami Tunca, Semih Elitaş, Ziya Ataman, Murat Kemaneci, Bilal Özcan ve en son Yeliz Ayaz. Pınar'lar Şubat ayının 6'sında tutuklandılar. Hala iddianameleri hazırlanmadı. Biliyorsunuz İsmail'in de iddianamesi son dönemde hazırlandı. Artık bizlere karşı bu uygulanan bir ceza, bir adalet sistemi değil, bir ceza sistemine geçilmiş durumda. Gazetecilik yapmak gerçekten mayın tarlasında hakikati aramak. Türkiye'de cezaevlerinde olan gazetecilere baktığınız zaman görüyoruz ki halkın haber alma hakkını savunan gazeteciler cezaevlerinde ve cezalandırılıyorlar. Sarayın ve sermayenin gazeteciliğini yapmak bu ortamda, bu ülkede gayet rahat, gayet konforlu. Biz diyoruz ki: Selam olsun cezaevlerinde tutsak olan bütün gazeteci arkadaşlarımıza. Selam olsun bu halk için, gerçekler için cezaevinde bedel ödeyen gazeteci dostlarımıza."
"GAZETECİLİĞİ GAZETECİLERE BIRAKIN"
Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu, gazeteciliğin suç olmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Neredeyse ayda bir, ayda iki kere bir gazeteci arkadaşımızın haklarını savunmak için bir araya geliyoruz. Her seferinde diyoruz ki 'Gazetecilik, savcıların, hakimlerin, polislerin dediği gibi yapılmıyor'. Türkiye'de de dünyada da gazeteciliği yapmanın çok net kuralları var. Bugün hapiste olan, bugün yargılanan bütün gazeteci arkadaşlarımız da bu kurallara uygun olarak gazetecilik yapıyorlar, mesleklerini yapıyorlar. Biz Alican Uludağ'ın yarınki duruşmadan önce bir an önce tahliyesini, sonra beraatini, eğer bunlar olmayacaksa Ankara'ya getirilmesini istiyoruz. Bütün gazetecilerin serbest kalmasını, bütün gazetecilerin serbestçe mesleklerini yürütebilmelerini istiyoruz. 'Gazetecilik suç değildir' demeyi sürekli tekrarlamak istemiyoruz. Arkadaşlarımıza yöneltilen suçlamaları onların yapmadığını çok iyi biliyoruz. Eğer onları yapsalardı zaten gazeteciler gazeteci değildir diyoruz. ve artık gazeteciliği gazetecilere bırakmalarını talep ediyoruz. Gazeteciliği bizim yerimize, savcıların, hakimlerin, birtakım siyasetçilerin, siyasetin yanında, çevresinde bulunanların tayin etmemesini istiyoruz."
"GAZETECİLER TECRİTTE TUTULMAYA DEVAM EDİLİYOR"
Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Akarsu Çelik, tutuklu gazetecilerin görüşme taleplerinin gerekçesiz şekilde engellendiğini söyleyerek, "Meslek örgütleri olarak tutuklu meslektaşlarımıza dair ziyaret taleplerimiz gerekçesiz biçimde reddediliyor. Yani tecritte tutulmaya devam ediliyorlar. Bunun bir uzantısı da SEGBİS'le bağlamak. Alican buraya gelmeli, salında bizimle beraber hakimin yüzüne bakarak ifade vermeli" diye konuştu.
ULUDAĞ ÜÇ AYDIR TUTUKLU
Alican Uludağ, sosyal medyadaki paylaşımları gerekçe gösterilerek, Ankara'daki evinde gözaltına alınmış, İstanbul'a getirildikten sonra 19 Şubat 2026'da tutuklanmıştı. DW yargı muhabiri Alican Uludağ'ın, yarın Ankara'da 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde, "Cumhurbaşkanı'na alenen hakaret", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" suçlamalarından yargılanmasına başlanacak.














