Başbakan Erdoğan(2): "Medya Neyin Avukatlığını Yaptığının Farkında Mı?"

Başbakan Erdoğan(2): 'Medya Neyin Avukatlığını Yaptığının Farkında Mı?'
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin merkez kadın kollarının 3 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin merkez kadın kollarının 3.Olağan Kongresinde yaptığı konuşmada basına, CHP'ye ve BDP'ye yüklendi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin merkez kadın kollarının 3 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin merkez kadın kollarının 3. Olağan Kongresinde yaptığı konuşmada basına, CHP'ye ve BDP'ye yüklendi. BDP'nin "terör örgütünün kuklası olduğunu", CHP'nin ise BDP'yle "aynı safı tuttuğunu" söyleyen Erdoğan, "bir kısım medyanın" terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin yaptığı hataları geniş şekilde ele alırken, terör örgütünün eylemlerini yeterince gündeme getirmediğini söyledi. Erdoğan, basını "Neyin avukatlığına soyunduğunuzun farkınızda mısınız? Sizin can güvenliğiniz sağlayanları savunmuyorsunuz, onları şehit edenleri ne yazık ki belli bir kılıf içinde savunmaya yelteniyorsunuz" diye eleştirdi.

-"CHP'NİN LİDERİ DEĞİL GENEL BAŞKANI"-

Başbakan Erdoğan, AKP Genel Merkez Kadın Kollarının 3. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmasında basına, CHP'ye ve BDP'ye yüklendi. CHP'nin AKP döneminde yaşanan yolsuzluklarla ilgili iddiaları hakkında şunları söyledi:

"Anamuhalefet partisinin lideri, lider demeyelim genel başkanı, ikide bir çıkıyor yolsuzluktan bahsediyor. Sevsinler seni Kılıçdaroğlu. Yolsuzluğun olduğu iktidarda bunlar olabilir mi? Bu kadar insan a 2 ayda bir bu maaşı verip 7 milyon 200 bin yavruya süt dağıtacaksın, 15 bin 600 km. duble yolu 9 yıla sığdıracaksın, 170 bin derslik yapacaksın. Havaalanları yapıp 46 noktaya hava ulaşımı sağlayacaksın. Bu dönemde 81 vilayette üniversite kuracaksın. Şu anda 166 üniversite var. Geldiğimizde 76 idi. Nereden nereye geldik?"

-"BU GAYRETLERİN İÇİNE GİREN ŞİZOFRENİK VAKADIR"

Muhalefetin 10 yıllarca hep kadın hakları söylemini kullandığını buna karşı kadınları sürekli ağlattığını ileri süren Erdoğan, CHP'nin kızların okumasını savunup üniversite kapısından kızların çevrilmesini destekleyerek, demokrasi ve özgürlük söylemi kullanıp yasakları savunarak samimiyetsiz davrandığını savundu ve "Biz yasakları tek tek kaldırdıkça Anayasa Mahkemesi ve Danıştay önünde sıraya girip yasakların devamını istediler. Hiç kimse kusura bakmasın artık benim hanım kardeşimi hiç kimse ama hiç kimse üniversite kapısından çeviremez. Bu gayretlerin içine giren olursa anlayın ki bu şizofrenik bir vakadır. Bu ülkede faşizan baskılar AK Parti ile ve Ak Partinin gerçekleştirdiği demokratik reformlarla geri gelmemek üzere kaldırılmıştır" dedi.

-"AKP'Yİ HEDEF ALIYORLAR"-

Terör örgütü PKK'nın bir süredir terör örgütü özellikle asker ve polisle birlikte AKP'yi de hedef almaya başladığını söyleyen Erdoğan, 12 Haziran seçimleri öncesinde Kastamonu'da AKP konvoyuna yapılan silahlı saldırıyı ve bazı doğu illerinde AKP binalarına yapılan saldırıları hatırlattı. Terör örgütünün AKP teşkilatını ve yakınlarını hedef aldığını anlatan Erdoğan, "Gerek terör örgütü, gerek terör örgütünün uzantıları AK Parti'yi hedef gösterdiler. Diyarbakır'da partimizin ilçe başkanı kaçırılınca BDP'li bir bayan milletvekili şunu söylüyor: "Bu tür şeyler savaş süreçlerinde olabiliyor.' Bu parlamentonun çatısı altında bir bayan milletvekili ismini vermeye gerek yok. Bu terör eylemini adeta alenen savunuyor ve destekliyor. Aynı BDP milletvekili geçtiğimiz yıl Hakkari'de 24 askerimizin şehit edilmesinin ardından "Savaşta her iki taraftan insanlar yaşamını yitirebiliyor' diyerek benzer bir tavır ortaya koymuştu. Bu ne biçim yaklaşımdır ya. Yani asker ve polis şehit edilince normaldir, AK Partili yönetici kaçırılırsa, şehit edilirse normaldir, ama BDP yanlısı ya da PKK'lı öldürüldüğü zaman anormaldir" ifadelerini kullandı.

-"MEDYA NEYİ DESTEKLEDİĞİNİN FARKINDA MI?"-

Medyanın bir kesiminin de bu söylemlere destek verdiğini belirten Erdoğan, "Neyin avukatlığına soyunduğunuzun farkınızda mısınız? Sizin can güvenliğiniz sağlayanları savunmuyorsunuz, onları şehit edenleri ne yazık ki belli bir kılıf içinde savunmaya yelteniyorsunuz" diye seslendi. Erdoğan, terörle mücadele sürecinde güvenlik güçlerinin yaptığı hatalar için "dünyayı ayağa kaldıranların" teröristlerin askerlere ve masum sivillere karşı saldırılarını normal olarak gördüğü eleştirisini getirdi. AKP'nin terör örgütü tarafından meselenin çözümü için gösterdiği çabalar nedeniyle hedef alındığını savunan Erdoğan, hükümet olarak Kürtleri inkar etmediklerini, asimilasyon gibi bir amaçlarının olmadığını, Türkiye'de bir bütün olarak beraber yaşamayı amaçladıklarını kaydetti. "Artık diyorum ki "Kürt sorunu bitti, Kürt vatandaşlarımızın sorunu vardır' diyen Erdoğan, doğuya yapılan yatırımlarla milli birlik ve beraberlik projesini güçlendirdiklerini söyledi. Konuşmasında tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet vurgusu yapan Erdoğan, "Bu vatan bizim vatanımız, bu ülkede operasyona müsaade etmeyiz. Kimse boş hayaller peşinde koşmasın" diye konuştu.

Milletin etnik birliktelik anlamına gelmediğini kaydeden Erdoğan konuşmasında Atatürk'e de yer verdi. Erdoğan, ilk mecliste Atatürk'ün TBMM'yi gösterek "Buradaki bu mevcudunuz, anasır-ı islamiyyeyi (İslami unsurları) teşkil etmektedir" dediğini anlattı.

-"HERGÜN ÖLMEKTENSE BİR GÜN ÖLÜRÜZ"-

Türk bayrağındaki kızılın şehit kanını, hilalin bağımsızlığı, yıldızın ise şehitleri temsil ettiğini belirten Erdoğan, "Bu vatan uğruna hepimizin toprağa düşen canları var" dedi. Özellikle güneydoğu ve doğudaki AKP teşkilatlarına seslenen Erdoğan, "Ev ev dolaşacaksınız, dolaşacağız ve bütün bu yapılanları kardeşlerimize anlatacağız. BDP'nin PKK'nın oy deposu olmaktan oraları çıkaracağız. Benim güneydoğudaki, doğudaki kardeşlerim PKK tehditlerine de Allah'ın izniyle gün gelecek "dur' diyecekler. "Her gün ölmektense bir gün ölürüz' diyecekler" dedi. Erdoğan AKP'nin terör sorunu çözmesinden bazı ülkelerin ve odakların da rahatsız olduğunu, sadece silah tüccarları değil terör örgütünü taşeron olarak kullanan Türkiye düşmanlarının rahatsız olduğunu savundu.

-"KAYSERİ'DE 50 KİLO PATLAYICIYLA EYLEM YAPANI DA YAZIN"-

Dün Kayseri'de yaşanan canlı bomba eylemi sonucu bir polis memurunun şehit edildiğini söyleyen Erdoğan, olayda çocukların da yaralandığını hatırlatarak, "Uludere'yi konuşanlar burayı neden bugün gazete sayfalarına dökmediniz? İşte buyurun canlı bombalarla gelip orada polis karakolu ve üzerindeki lojmanların önünde 50 kilo patlayıcıyla eylem yaptılar. Neden bunları yazmadınız, yazmıyorsunuz?" diye sitem etti. Erdoğan, bazı yazarların "köşelerine akıttığı mürekkebin anlamını bildiğini" vurgulayarak bununla mücadelelerine de sonuna kadar devam edeceklerini belirtti.

-ERDOĞAN, ŞEHİT ANNESİNİN MEKTUBUNU OKUDU-

Kayseri'deki saldırıda şehit olan polis memuru Ahmet Gebel'in ağabeyinin de şehit olduğunu hatırlayan Erdoğan, iki oğlunu şehit veren bir annenin oğlunun mezar taşına yapıştırdığı bir mektubu AKP'li kadınlara okudu. Mektubu göz yaşları içinde dinleyen AKP'li kadınlar, Erdoğan'ın sözlerini alkışlarla karşıladı. Yaşanan duygusal anların ardından, askerlerin bir mağaradan "seni annene götüreceğiz" diyerek çıkardığı çocuk yaştaki bir PKK'lı ile bir mağarada örgütten kaçtığı için haftalarca işkence görerek öldürülen kadın teröristlerin annelerine haber verilmediğini anlattı. Erdoğan, birkaç gün önce telsiz konuşmalarına yansıyan "Yaralıları orada bırakın, infaz edin" diyen PKK'lıları "alçak, hain ve insanlıktan nasipsiz" olarak niteledi.

-"KARDEŞLİĞİ KALLEŞLER BOZAMAZ"

Annenin ideolojisi, ırkı, kavmi olmadığını ama bu ülkede kadına anne demeyi hazmedemeyenlerin de olduğunu belirten Erdoğan, "Bu kardeşliği ne PKK ne PKK'nın kuklası oyuncağı haline gelen BDP bozabilir. Allah bizİ birbirimize kardeş eyledi. Bu coğrafyada bizi Allah kardeş etti. Allah'ın kardeş gördüğünü hiçbir kalleş bozamayacak" dedi.

Türkiye'de bazı kesimlerin "gazete kılığında, televizyon kılığında ve yazar kılığında" terörün değirmenine su taşındığını ileri süren Başbakan Erdoğan, "Tüm Türkiye'ye ve dünyaya ilan ediyorum. Kimi ve neyi istismar ederlerse etsinler bizim kardeşliğimizi, birliğimizi ve bütünlüğümüzü asla bozamazlar. Bu topraklar üzerinde ne terör örgünün ne de uzantılarının, kuklalarının operasyon yapmasına izin vermeyeceğiz. Çözümden vazgeçmeyeceğiz. Biz bu yola sizlerle çıktık varsın bir kısım medya bizimle olmasın, bir kısım siyasetçiler istismar siyaseti yapsın. Hiçbir tahrike, provokasyona yurt içinde veya yurt dışında yürütülen hiçbir kampanyaya boyun eğmeden milli birlik ve kardeşlik sürecini sonuna kadar götüreceğiz" dedi.

Türkiye'de bazı uluslararası çetelerin taşeronluğunu yapanların olduğunu, en acı olayları bile istismar edecek kadar kalbi karmış siyasetçiler olduğunu kaydeden Erdoğan, "Kürt meselesini bu boyuta taşıyan CHP'dir. Yasakla inkarla doğuya üvey evlat muamelesi yapan, milli birlik ve kardeşlilik projesinin önünde adeta bir duvar gibi duran yine CHP'dir. Bugün de acı bir olayı istismar ederek rant devşirmeye çalışıyorlar" dedi. CHP'nin 12 Eylül referandumu ve 12 Haziran seçimleri sürecinde BDP ile aynı safı tuttuklarını savunan Başbakan Erdoğan, CHP'nin Hakkari'de Türk bayrağı açmadan miting yaptığını buna rağmen Hakkari'de 4. parti olmaktan kurtulamadığını söyledi. Terörle mücadelede çabaları nedeniyle güvenlik güçlerine ve istihbarat birimlerine teşekkür eden Erdoğan, arkalarındaki dualarla verilen emaneti gururla ve cesaretle taşıyacaklarını, terörü sona erdireceklerini ifade etti.

AKP'li kadınlardan önümüzdeki yerel seçimlerde de heyecanla çalışmalarını isteyen Erdoğan, sözlerini şöyle bitirdi:

"Ak Parti kamuoyu araştırmalarıyla bilimsel olarak süreci takip eder. En güçlü yine bizim partimiz. Yine CHP yerini korumaya çalışıyor, MHP aynı şekilde, diğeri aynı şekilde. Biz milletimizle kucaklaşmaya ve muhabbete devam edeceğiz. Tek ricam şu: Durmak yok yola devam. Nifakı, fitmeyi ve fesadı asla ve asla yanımıza yaklaştırmayacağız. Ben demeyeceğiz, biz diyeceğiz. Kıskançlığı, hırsı ayaklarımızın altında çiğneyeceğiz." (ANKA/SON)

(OE/ZHR) - Ankara

Kaynak: ANKA