ATO: "Türkiye'de Kişi Başına Yatırım Yerinde Sayıyor"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ankara Ticaret Odası'nın "Yatırım Açığı" Raporuna Göre, Türkiye'de Kişi Başına Yatırım Son 10 Yıldır Yerinde Sayıyor. 1997 Yılında Kişi Başına Bin 374 Euro Yatırım Yapan Türkiye, Geçen Yıl Bin 451 Euro Yatırım Yapabildi. Türkiye Son 10 Yılda Kişi Başına Yatırımını Sadece 77 Duro Arttırdı.

-Ankara Ticaret Odası'nın "Yatırım Açığı" raporuna göre, Türkiye'de kişi başına yatırım son 10 yıldır yerinde sayıyor. 1997 yılında kişi başına bin 374 Euro yatırım yapan Türkiye, geçen yıl bin 451 Euro yatırım yapabildi. Türkiye son 10 yılda kişi başına yatırımını sadece 77 Duro arttırdı.

ANKARA (ANKA) - Türkiye'de kişi başına yatırım son 10 yıldır yerinde sayıyor. 1997 yılında kişi başına bin 374 Euro yatırım yapan Türkiye, geçen yıl sadece bin 451 Euro yatırım yapabildi. Türkiye son 10 yılda kişi başına yatırımını sadece 77 Euro arttırdı.

Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) Avrupa Birliği İstatistik Ofisi'nin (Eurostat) Ulusal Hesaplar Veri Tabanı Satınalma Gücü Paritesi hesaplarını kullanarak hazırladığı "Yatırım Açığı" raporuna göre, Türkiye'de kişi başına yapılan yatırımda 10 yıldır ciddi artış yaşanmadı.

-KİŞİ BAŞINA GELİR ARTTI, YATIRIM YERİNDE SAYDI-

Raporda, Türkiye'de satınalma gücü paritesine göre, 1997 yılında 5 bin 202 Euro olan kişi başına gelirin, bin 703 Euro artarak 2006 yılında 6 bin 905 Euro'ya yükseldiği belirtildi. Son 10 yılda kişi başına gelirde yüzde 32.7 oranında büyüme yaşandığı ifade edilen raporda, kişi başına yatırım sadece yüzde 5.6 büyüdüğü bildirildi.

Raporda, "1999 yılında meydana gelen Marmara Depremi ve 2001 yılında yaşanan büyük ekonomik kriz, yatırımları vurdu. Depremin yaşandığı 1999 yılında kişi başına yatırım bin 127 Euroya, Türkiye tarihinin en ağır krizinin yaşandığı 2001 yılında ise 947 Euro'ya geriledi" denildi.

Rapora göre, son yıllarda yaşanan ithalata dayalı büyüme modeli de yatırımların istenilen seviyede gerçekleşmesini engelledi. 2002 ve 2003 yıllarındaki büyümeye karşın kişi başına yatırım değişmedi. 2004 yılında yükselmeye başladı ve 2006 sonunda 10 yıl öncesine göre 77 euro artışla, bin 451 Euro olarak gerçekleşti.

-TÜRKİYE TÜM AB ÜLKELERİNİN GERİSİNDE-

Türkiye ile AB ülkeleri arasındaki yatırım farkının kapanmak yerine sürekli büyüdüğü dile getirilen raporda, Türkiye'nin AB'ye üye 27 ülke ile karşılaştırıldığında kişi başına yatırımda sonuncu sırada yer aldığı kaydedildi.

Rapora göre, geçen yıl Türkiye, AB ortalamasının yüzde 30'u kadar kişi başına yatırım yapabildi. Satın alma gücü paritesi hesaplarına göre 2006 yılında AB'ye üye 27 ülkede kişi başına düşen ortalama yatırım 4 bin 858 Euro olurken, Türkiye kişi başına bin 451 Euro yatırım yaptı. AB ülkeleri milli gelirlerinden, Türkiye'nin 3.3 katı fazla kaynağı kişi başına yatırım için ayırdılar. Avrupa Birliği'nin en zengin ülkeleri Lüksemburg ve İrlanda ile karşılaştırıldığında Türkiye'nin yatırım konusundaki eksikliği daha vahim boyuta ulaşıyor. Lüksemburg kişi başına 12 bin Euro, İrlanda ise 9 bin 200 Euro yatırım yapıyor. Lüksemburg kişi başına düşen yatırımda Türkiye 8.3 kat, İrlanda 6.3 kat fark atıyor.

-GELİR-YATIRIM MAKASI AÇILDI-

Son 10 yılda Avrupa Birliği ülkeleri ortalamasında kişi başına gelirin yüzde 45 artarak, 16 bin 146 Euro'dan 23 bin 464 Euro'ya yükseldiği ifade edilen raporda, "Aynı dönemde Avrupa Birliği ortalamasında kişi başına düşen yatırım 3 bin 156 Euro'dan 4 bin 858 Euro'ya çıktı. Diğer bir ifade ile Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına düşen yatırımdaki artış, yüzde 54 ile gelirden fazla oldu. Böylelikle Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki 'gelir-yatırım makası' daha da açıldı" denildi.

Raporda, satın alma gücü paritesi hesaplamalarına göre, 1997 yılında kişi başına düşen gelirde AB ortalamasının yüzde 32'si kadar gelir yaratabilen Türkiye'de, kişi başına düşen yatırımın AB'nin yüzde 44'ü düzeyinde gerçekleştiği belirtildi. Geçen yıl ise Türkiye'nin AB ortalamasının yüzde 29'u kadar gelir yarattığı ve yarattığı yatırımın da yüzde 30 olarak gerçekleştiği kaydedilen raporda, 1997 yılında kişi başına Türkiye'nin yaptığı yatırımın kişi başına yarattığı gelirin yüzde 26'sı olduğu, geçen yıl yüzde 21'ine gerilediği dile getirildi.

-AB'NİN ZENGİNLERİ ÇOK PAY AYIRIYOR-

Rapora göre, geçen yıl kişi başına yatırımı fazla olan ülkelerde, yatırımların milli gelirden aldıkları pay zaman içinde sürekli artarak bugünkü seviyesine ulaştı. Örneğin, Avrupa Birliği'nin en zengin ikinci ülkesi olan İrlanda, 1997 yılında milli gelirinin yüzde 20.5'ini yatırıma ayırırken, 2006 yılında yüzde 27.3'ünü ayırdı. Türkiye'de ise durum tersine gelişti. Yatırımların GSYİH içindeki payı artırılamadı. Yatırımlar GSYİH'dan en yüksek payı 1993 ve 1997 yıllarında aldı ve bir daha bu seviyeye ulaşamadı. 1997 yılında yatırımların milli gelir içindeki payı yüzde 26.4 iken, 2006 yılında yüzde 21'e düştü. Bu yıl ilk altı ayında da yüzde 22.5 olarak gerçekleşti.

-KAMUNUN AĞIRLIĞI AZALIYOR-

Raporda, altyapı yatırımlarını tamamlamış ve Türkiye'nin çok üzerinde kişi başına gelir elde eden AB ülkelerinde kamu yatırımlarının milli gelirden aldığı payın son 10 yıldır yüzde 2.5 civarında sabit kaldığı belirtildi. Bu dönemde Türkiye'nin kamu yatırımlarına milli gelirinden ayırdığı payın yüzde 6.1 ile yüzde 3.7 arasında değiştiştiği belirtilen raporda, şöyle denildi:

"Altyapı yatırımlarında büyük eksikliği bulunan ve genç bir nüfusa sahip olan Türkiye'de yatırımlar içinde kamunun payının çok daha fazla olması gerekirken, 2000 yılından sonra kamunun ağırlığı azaldı. 2004 yılında milli gelirden kamu yatırımlarına ayrılan pay yüzde 3.7'ye geriledi. 2005 ve 2006 yıllarında biraz artarak yüzde 4.3'e yükselse de 2007 yılının ilk altı ayında yine yüzde 3.4 oldu. 2002 yılına kadar AB ortalamasının dörtte üçü kadar kişi başına devlet yatırımı yapılırken, 2006 yılında AB ortalamasında kişi başına düşen kamu yatırımı 600 euro, Türkiye'de 300 euro oldu. Türkiye 2006 yılında AB ortalamasının yarısı kadar kişi başına devlet yatırımı gerçekleştirdi."

-ÖZEL SEKTÖRÜN ARTIŞI YETERSİZ-

Raporda, özel sektör yatırımlarının milli gelir içindeki payının en yüksek olduğu dönem de yüzde 20.7 ile 1997 yılı olduğu kaydedildi. 2001 yılı krizi ile yaşanan yatırım kayıplarının 2002 ve 2003 yıllarında da devam ettiği belirtilen raporda, "2004 yılından itibaren özel sektör yatırımları artmaya başladı. 2006 yılında yüzde 16.7'ye, 2007 yılının ilk altı ayında da yüzde 19.1'e yükseldi. Bu artışa karşın Türkiye, AB ortalamasını yine de yakalayamadı" denildi.

-YATIRIM FİYATLARI AB ORTALAMASINA YAKLAŞIYOR-

Türkiye'nin AB ile arasındaki yatırım açığının yıllarla birlikte arttığı ve yatırım fiyatlarının da AB ortalamasına yaklaştığı ifade edilen raporda, AB İstatistik Ofisi'nin 2006 yılı yatırım malları fiyatları veri setini henüz yayınlamadığı bildirildi. Son yayınlanan veri setinin 2005 yılına ait ve geriye dönük 1999 yılına kadar gittiği ifade edilen raporda şöyle denildi:

"AB ortalaması 100 kabul edildiğinde toplam yatırım fiyat indeksi 1999 yılında 59.3 iken, 2005 yılında 74.1'e yükseldi. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın ana gruplarından oluşan gayri safi sabit sermaye oluşumu, makine teçhizat yatırımlarıyla inşaat yatırımlarından oluşuyor. 1999 yılında AB ortalaması 100 kabul edildiğinde Türkiye'de 91.7 olan makine ve teçhizat yatırım malları indeksi 102.3'e, inşaat malları fiyat indeksi 41.6'dan 57.7'ye yükseldi.

Türkiye, üretime yönelik yatırım olarak kabul edilen makine ve teçhizat mallarının önemli bir bölümünü yurtdışından ithal ediyor. Son yıllarda Türkiye'nin düşük döviz kuru ile yaptığı yatırım malları ithalatı bu ürünlerin fiyatları üzerinde etkili oldu ve üretime yönelik yatırım fiyatları artış hızı, inşaat fiyatları artış hızından daha az gerçekleşti. Geçen sürede inşaat malları fiyatları 16.1 puan artarken, makine ve teçhizat fiyatları 10.6 puan arttı."

-AYGÜN: "YATIRIMLAR YATTI"-

ATO Başkanı Sinan Aygün yaptığı açıklamada, "Türkiye'de yatırımlar yattı. Kişi başına yatırımını 10 yılda sadece 77 Euro artırabilen bir Türkiye, Avrupa takımının yedek kulübesinde oturmaya mahkumdur" dedi.

Türkiye'nin sağlıksız büyüdüğünü söyleyen Aygün, "Türkiye yatırım yaparak değil ithalat yaparak büyüyor. Kişi başına ithalat artarken kişi başına yatırım yerinde sayıyor. Hormonlu büyüme dediğimiz budur" diye konuştu.

Bu yıl Haziran sonu itibariyle 428.5 milyar dolar Gayri Safi Milli Hasılası olan Türkiye'nin yatırımlara yeteri kadar pay ayıramadığını vurgulayan Aygün, yatırımların 2007 yılının ilk altı ayında milli gelirden yüzde 22.5 pay aldığını hatırlattı. Aygün, "Bir ülkenin gücü, yatırım ve üretim kapasitesiyle ölçülür. Yatırım ve üretim kapasitesi, ülkelerin küresel ekonomideki yerini tayin eder. Türkiye mevcut yatırım kapasitesiyle Avrupa içinde yer bulamaz" dedi.

Kaynak: ANKA