Ankara'da "Fikri Mülkiyet Suçları ve Halk Sağlığı Çalıştayı"nın açılışı yapıldı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Güvenlik Daire Başkanlığı Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Şube Müdürlüğü ve Anadolu Ajansı (AA) işbirliğiyle düzenlenen "Fikri Mülkiyet Suçları ve Halk Sağlığı Çalıştayı" açılış programıyla başladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Güvenlik Daire Başkanlığı Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Şube Müdürlüğü ve Anadolu Ajansı (AA) işbirliğiyle düzenlenen "Fikri Mülkiyet Suçları ve Halk Sağlığı Çalıştayı" açılış programıyla başladı.

EGM Güvenlik Daire Başkanlığı Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Şube Müdürlüğü ile AA işbirliğinde Ankara'da bir otelde düzenlenen "Fikri Mülkiyet Suçları ve Halk Sağlığı Çalıştayı"nın açılışında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Temsilcisi Vekili Dr. Sevil Hüseyinova, Uluslararası Markalar Birliği (INTA) Üst Yöneticisi (CEO) Etienne Sanz de Acedo ve Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Küresel Zorluklar ve Ortaklıklar Sektöründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Edward Kwakwa konuştu.

DSÖ Türkiye Temsilcisi Vekili Dr. Hüseyinova, bu çalıştayın başlığının fikri mülkiyet suçlarını ve halk sağlığını bir araya getirdiğini belirterek bunların, aslında örtüşen alanlar olmadığını dile getirdi.

Hüseyinova, DSÖ olarak başlangıç noktalarının hastaların korunması olduğuna işaret ederek sahte tıbbi cihazlara kasten kimliği, içeriği ya da kaynağı farklı gösterilen ürünler olarak yaklaştıklarını söyledi.

Bunların yetkilendirilmiş ancak kalite standartlarını tutturamayan ürünler olduğunu kaydeden Hüseyinova, her sahte ürünün hastalarda olumsuz ya da etkisiz bir tedavi sürecine neden olabileceğine işaret etti.

Hastalar sağlık sistemine güvenini kaybedebilir

Hüseyinova, bir ilaç işe yaramadığında hastaların sadece ilaca değil, sağlık çalışanlarına ve sistemine de güvenini kaybedebileceğini aktararak, sağlık ürünlerinin tedarik zincirini korumanın güveni artırdığını kaydetti.

Lojistiğin yasa dışı çevrim içi satışların saptanmasında son derece önemli bir rolü olduğunu vurgulayan Hüseyinova, en temel hususun hızlı ve güvenli biçimde bilgi toplamak olduğunu belirtti.

Hüseyinova, Türkiye'nin bu anlamda üstüne inşa edebileceği çok deneyimi olduğuna dikkati çekerek DSÖ'nün bu anlamdaki çalışmalarına dair bilgi verdi.

Sanz de Acedo ise sahte ürünlerin özellikle e-ticaret platformları ve sosyal medya ile daha da fazla satıldığını söyleyerek yapay zekanın ortaya çıkmasıyla üretim ve dağıtımların da arttığını kaydetti.

Tüketicilerin yüzde 52'sinin bilerek ve isteyerek sahte ürün satın aldığına dikkati çeken Sanz de Acedo, sahte ürünlerin sadece kayıt dışı sektörlerde ortaya çıkmadığını; dijital pazar yerlerinde ve ekonominin genelinde bulunduğunu ve özellikle gençler arasında kabul gördüğünü ifade etti.

Sanz de Acedo, tek başına bir kuruluşun sahtecilikle mücadele edemeyeceğine işaret ederek koordineli ve çok paydaşlı bir çaba gerektiğini ve INTA'nın da bu minvalde çalıştığını belirtti.

Türkiye'nin gerçek anlamda güçlü bir üretim ve ihracat üssü haline geldiğine dikkati çeken Sanz de Acedo, "Sadece tekstil üretimi ya da otomotiv üretimi ve ihracatı yapmıyor. Savunma sanayisi konusunda çok güçlü, havacılık konusunda çok güçlü." dedi.

Sahtecilik insanların sağlığını tehdit ediyor

Çalıştaya çevrim içi bağlanan WIPO yetkilisi Kwakwa da sahteciliğin yasal işlere, yeniliğe, gelirlere ve tüketici güvenine zarar verdiğini belirterek tıp, tıbbi cihazlar, gıda ve kozmetik alanlarında sahteciliğin doğrudan insanların sağlığına tehdit teşkil ettiğinin altını çizdi.

Kwakwa, WIPO olarak önleme ve caydırıcılık olmak üzere, iki yaklaşım benimsediklerine işaret ederek sahte ürünlerin zararına dair farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını anlattı.

Caydırıcılık anlamında ise üye devletlerin bu alandaki yasalarını güçlendirmeleri için destek sağladıklarını aktaran Kwakwa, fikri mülkiyet suçuyla mücadelenin hem geleneksel uygulama araçları hem de yeni teknolojik yaklaşımlarla gerçekleşmesi gerektiğine işaret etti.

Kwakwa, WIPO'nun kapasite inşa programları, yargı ve gümrük yetkililerine eğitim verilmesi, üye devletlerin tecrübe paylaşımı yapabileceği küresel bir forum düzenlenmesi gibi faaliyetlerle katkıda bulunduğunu anlattı.

Ankara'da bir otelde düzenlenen etkinlik, fikri mülkiyet suçlarıyla mücadele alanındaki kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, akademi ve özel sektör temsilcilerini bir araya getiriyor.

Çalıştay WIPO, INTA, DSÖ, Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başta olmak üzere yaklaşık 40 ülkenin Türkiye'de görev yapan diplomatik temsilcileri, emniyet personeli, ilgili bakanlıkların uzmanları, meslek birlikleri, e-ticaret platformları, ulusal ve uluslararası marka temsilcilerini buluşturuyor.

Kaynak: AA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.