Ahmet Türk'e iki kötü haber birden! Süre yeniden uzatıldı

Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi, Ahmet Türk'ün, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan uzaklaştırma kararına karşı açtığı "yürütmenin durdurulması" talebini reddetti. İçişleri de Türk'ün yerine atanan kayyumun görev süresini uzattı.
- Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi, Ahmet Türk'ün yürütmenin durdurulması talebini 25 Aralık 2025 tarihinde reddetti.
- İçişleri Bakanlığı, Ahmet Türk'ün yerine kayyum olarak atanan Tuncay Akkoyun'un görev süresini 2 ay uzattı.
- Ahmet Türk, İçişleri Bakanlığı tarafından 03 Kasım 2024 tarihinde Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden geçici olarak uzaklaştırıldı.
Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapan Ahmet Türk, İçişleri Bakanlığı tarafından 03 Kasım 2024 tarihinde geçici olarak görevinden uzaklaştırılmıştı. Türk, bu kararın iptali ve yürütmenin durdurulması için mahkemeye başvurmuştu. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 25 Aralık 2025 tarihinde oybirliğiyle talebin reddine karar verdi.
Mahkeme, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ilgili maddeleri çerçevesinde dosyayı inceleyerek, yürütmenin durdurulması talebinin hukuki koşullarının sağlanmadığını belirtti. Kararda, 27. maddenin 2. fıkrasında öngörülen şartların bir arada gerçekleşmediği vurgulandı.
KAYYUMUN GÖREV SÜRESİ 2 AY DAHA UZATILDI
Öte yandan İçişleri Bakanlığı, Ahmet Türk'ün yerine kayyum olarak atanan Tuncay Akkoyun'un görev süresini itibarıyla 2 ay daha uzattı.
KAYYUM ATANMASINA İTİRAZ ETMİŞTİ
Ahmet Türk ve avukatları, Mardin 1. İdare Mahkemesi'nin önceki "davanın reddine" ilişkin kararının hukuka aykırı olduğunu savunmuştu. Davacı, söz konusu işlemin dayanağının kesinleşmemiş bir mahkumiyet kararı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve yürütmenin durdurulmasını talep etmişti.
"SAMİMİYET TESTİNDEN BİR KAZ DAHA SINIFTA KALDINIZ"
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, sosyal medya hesabından, konuyu ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Biz, 'Yanlış teşhisle doğru tedavi olmaz' demiştik. Komisyon raporumuzda 'Kürt sorunu, özünde bir demokrasi ve hukuk sorunudur' diye altını çizerek söylemiştik. İkili hukuk devam ettikçe, seçmenin oyunu değersiz saydıkça; hangi süreçten, hangi toplumsal barıştan bahsedebilirsiniz? Bir elinizle 'gelin konuşalım' işareti yapıp, diğer elinizle halkın iradesine 'kayyum' kelepçesi vuruyorsunuz. Çözümün adresi ne Saray'ın karanlık koridorları ne de polis bariyerleriyle çevrilmiş belediye binalarıdır. Hukuku askıya alarak, seçilmişleri derdest ederek ve bunda ısrar ederek yürünecek bir yol yoktur. Bu yol çıkmaz sokaktır. Samimiyet testinden bir kez daha sınıfta kaldınız. Kayyum rejimi son bulmadan, sandık güvenliği sağlanmadan, adalet tesis edilmeden Türkiye'de toplumsal barış çalışmaları yol alamaz."









