Adli Tıp'ta uyuşturucu testinin bilimsel yolculuğu

Adli Tıp'ta uyuşturucu testinin bilimsel yolculuğu
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Adli Tıp Kurumu laboratuvarlarında uyuşturucu testleri kan, idrar, saç ve tırnak örnekleriyle yapılıyor. 2025'te 242 bin örnek incelendi, 1425 ölüm uyuşturucu kaynaklı. En çok esrar, sentetik kannabinoid ve metamfetamin tespit edildi.

Güvenlik ve yargı birimlerinin uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürüttüğü operasyonlar aralıksız sürerken, AA ekibi uyuşturucu madde kullanıp kullanılmadığının en kesin şekilde belirlendiği Adli Tıp Kurumu (ATK) Kimya İhtisas Dairesi laboratuvarlarını görüntüledi.

Türkiye'de neredeyse her gün uyuşturucu madde imalatı, ticareti ve kullanımına ilişkin güvenlik ve yargı birimlerinin koordinasyonunda operasyonlar düzenleniyor.

Uyuşturucunun dağıtımına ilişkin yapılan takipler neticesinde halk arasında torbacı denilen satıcılar tespit ediliyor, Türk Ceza Kanunu'nda "uyuşturucu madde kullanmak" suçunu işleyenler de emniyet ve yargının radarından kaçamıyor.

Özellikle bu yıl düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında kamuoyunun yakından tanıdığı isimlere adli işlem yapılırken savcılıkların uyuşturucu maddeyle mücadelesi de son dönemde daha görünür hale geldi. Gözaltına alınan kişilerin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespiti Adalet Bakanlığına bağlı ATK'de yapılıyor.

Testlerde kişilerin kullandıkları ilaç veya maddenin bileşenlerine kadar tespit edilip kayıtlara geçiriliyor.

Anadolu Ajansı ekibi, ATK'de uyuşturucu madde testlerinin yapıldığı Kimya İhtisas Dairesi laboratuvarlarında yapılan işlemleri görüntülerken, burada görevli uzmanlar da işleyişe ilişkin bilgi verdi.

Buna göre, bir kişiye uyuşturucu testi yapılması için adli makamlar tarafından kuruma sevk edilmesi gerekiyor. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına dair testler için kişiden kan, saç, tırnak ve idrar örneği alınıyor.

Kuruma getirilen kişinin kimliği sisteme işleniyor. Uzman, hemşire ve yardımcı personelden oluşan ekip kişinin önce kan örneğini kamera kaydı yapılan ortamda alıyor, ardından işlemin yapıldığına dair tutanak tutuluyor.

İdrar örneği ise manipülasyonun önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin uygulandığı bir ortamda alınıyor, idrarın sıcaklığı dahi ölçülerek kayıtlara geçiriliyor.

Tırnak örneği alımında 10 el parmağının tırnakları tek kullanımlık makasla kesiliyor, kişi protez tırnak yaptırmışsa veya tırnak uzunluğu kesmeye elverişli değilse ayak tırnaklarından örnek alınıyor.

Saç boyatılsa da sonucu değiştiremiyor

Saç örneği alımında kadın veya erkek fark etmeksizin saç dibine çok yakın mesafeden köke dokunulmadan kurşun kalem kalınlığında kesim yapılıyor. Dip ve uç kısımları işaretlenen saç örneği üzerinde çalışılırken hangi bölümünün incelendiğine önem veriliyor. Bu çalışma saç uzunluğuna göre kişinin ne kadar süre önce madde kullandığının belirlenmesini sağlıyor. Kişi kelse bıyık, sakal veya göğüs kılı alınıp teste yollanıyor.

Halk arasında saçta açma, boyama, çok fazla kimyasal madde kullanma gibi işlemlerin pozitif test sonucunu negatife dönüştüreceği gibi bir dezenformasyon dolaşsa da laboratuvarlardaki uluslararası kurallara uygun yapılan bilimsel çalışmalarla doğru sonuçlar elde ediliyor. İşlemler bazı durumlarda testleri etkilese de sonucu değiştiremiyor.

Toplamda 20'ye yakın görevlinin dahil olduğu örnek alma işleminin ardından numuneler barkod numaralarıyla sisteme kaydedilip Kimya İhtisas Dairesinin ilgili laboratuvarlarına dağıtılıyor.

Laboratuvar teknikerleri, kime ait olduğunu bilmedikleri yalnızca barkod numarasından takip ettikleri numuneleri ATK'nin son teknolojiye sahip cihazlarına konulmak üzere hazırlıyor.

Saçların sıvılaştırılması, kan örneklerinin ayrıştırılması gibi aşamalardan sonra hazırlanan numunelerde, cihazlara önceden tanıtılan uyuşturucu ve uyarıcının etken maddelerinin olup olmadığı aranıyor.

Piyasaya yeni bir uyuşturucu etken maddesi girdiğinde de ATK laboratuvarlarında incelenip cihazlara kaydediliyor. Böylece kişiden alınan örnekte bilinmeyen bir maddenin bulunması durumu ortadan kaldırılıyor.

İki basamaklı doğrulama yapılıyor

Öte yandan her işlem iki basamaklı doğrulamaya tabi tutuluyor. Örneğin kişiden alınan saç numunesi incelenirken uyuşturucu madde barındırmadığı kesin olarak bilinen bir saç örneğine de aynı anda negatif kontrol işlemi yapılıyor. Bu sayede negatif olduğu bilinen örnekte cihaz uyuşturucu madde tespit ederse çalışma iptal ediliyor ve kişiden yeniden numune alınıyor.

Ortalama 1 hafta süren, her aşaması imzalı ve kamera kaydı altında yapılan işlemlerden sonra çıkan sonuçlar heyet tarafından onaylanıp testi talep eden adli merciye gönderiliyor.

Sonuçların gönderilmesinin ardından kişilerden alınan biyolojik numuneler yasal mevzuat gereği 6 ay, üzerinde inceleme yapılan uyuşturucu maddeler ise 7 yıl boyunca ATK'de saklanıyor.

Uyuşturucu madde kullanımının tespitine yönelik çalışmaları AA muhabirine anlatan ATK Başkanı Dr. Hızır Aslıyüksek, Kimya İhtisas Dairesinde Toksikoloji, Narkotik ve Alkolmetri adlı üç şube olduğunu, İstanbul dahil Türkiye genelinde toplam 17 ilde Kimya İhtisas Grup Başkanlığı bulunduğunu söyledi.

Aslıyüksek, 2025'te İstanbul'daki Kimya İhtisas Dairesince 42 bin 336 örneğin incelendiğini belirterek, "Türkiye genelinde 2025'te 242 bin 490 örnek üzerinde çalıştık." dedi.

Uyuşturucu madde kaynaklı ölümlere dair istatistikleri paylaşan Aslıyüksek, "2025'te direkt uyuşturucudan kaynaklı 557 ölüm meydana gelmiş, indirekt ölümlerin sayısı ise 868. Yani 2025'te toplam 1425 ölüm direkt ve indirekt olmak üzere uyuşturucu nedenli. Bu sayıların en alt düzeye düşeceğini ümit ediyoruz. Savcılıklar, emniyet ve jandarma tarafından son bir yıldır çok daha fazla mücadele ediliyor." diye konuştu.

"Bu iddialar çoğu kişiler tarafından daha sonra itiraf edilmekte"

Aslıyüksek, kamuoyunda tanınan bazı kişilerin pozitif çıkan uyuşturucu testi sonuçlarını kabul etmeyerek teste müdahale edilmiş gibi açıklamalarda bulunmasına ilişkin, "Kurumumuz 2009'dan itibaren kalite ve akreditasyon üyesidir. Yine ENFSI (European Network of Forensic Science Institutes) üyesidir. Tüm laboratuvarlarımızda delil güvenlik zinciri mevcut. Ayrıca şahit numuneler kullandığımızdan dolayı bu iddialar yanlış. Kişinin kanında ortalama bir gün, idrarında ortalama bir hafta, tırnakta ortalama üç ay ve saçında da her 1 santimetre için ortalama bir ay öncesine kadar uyarıcı veya uyuşturucu bir madde tespit edebiliyoruz. Bu iddialar çoğu kişiler tarafından daha sonra itiraf edilmekte." ifadelerini kullandı.

Uyuşturucu maddelerle ilgili 17 laboratuvarla Türkiye'nin dünyada ilk üçte yer aldığını belirten Aslıyüksek, laboratuvarlarda kan, idrar, tırnak ve saç örneklerinin incelendiğini, en güvenilir örneğin ise saç olduğunu söyledi.

Aslıyüksek, bu nedenle 2026 yılı başında Saç Analiz Laboratuvarını açtıklarını kaydederek, "Türkiye'de ilkiz ve diğer dünya ülkelerinden bu konuya en çok önem veren ve laboratuvar kuran birkaç ülkeden biriyiz." dedi.

Aslıyüksek, 2025'te yapılan testlerde en sık rastlanan uyuşturucu maddeleri sıralayarak, "2025'te ilk sırada esrar, ikinci sırada halk arasında bonzai olarak bilinen sentetik kannabinoidler, üçüncü sırada metamfetamin ve amfetamin, dördüncü sırada kokain, beşinci sırada ise sentetik ecza olarak bilinen, bağımlılık yapan ilaçlar tespit edildi. İlaçlar arasında en çok pregabalin ve gabapentin içeren örneklere rastlandı. Pregabalin yeşil reçete, gabapentin ise kontrole tabi normal reçetelerle alınır. Bunlar genelde nöroloji uzmanları tarafından yazılmaktadır." açıklamalarında bulundu.

Uyuşturucu maddelere sentetik madde eklenerek yeni ürünler üretildiğinin de Kimya İhtisas Dairesi Uyuşturucu Laboratuvarında tespit edildiğini aktaran Aslıyüksek, bunun Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezine bildirilerek yasaklı madde kapsamına alındığını kaydetti.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.