Fetö İtirafçısı Olan Eşine Kırgın Değilmiş

Fetö İtirafçısı Olan Eşine Kırgın Değilmiş

Siirt'te, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında valiliği ablukaya almaya çalıştıkları iddia edilen, rütbeli eski askerlerin de aralarında yer aldığı 88'i tutuklu 332 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.

Fetö İtirafçısı Olan Eşine Kırgın Değilmiş

Siirt'te, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında valiliği ablukaya almaya çalıştıkları iddia edilen, rütbeli eski askerlerin de aralarında yer aldığı 88'i tutuklu 332 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.

Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesince, Siirt Üniversitesi Merkez Yerleşkesi'ndeki konferans salonunda görülen duruşmaya tutuklu sanıklar, geniş güvenlik önlemleri altında getirildi.

Eski İl Jandarma Komutan Vekili albay Necati Metin ve FETÖ'nün Siirt'teki "askeri mahrem sorumlusu" olmakla suçlanan eski Siirt Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Akbulak, Elazığ 1 No'lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Duruşmada Başbakanlık adına avukat Sinem Çalapkulu Aslan, bazı tutuklu sanıklar ve avukatları da hazır bulundu.

Duruşmada, katalog yolu ile evlendiği eşi Özlem Akbulak'a, 2010 ve 2011'de yapılan KPSS öncesi soruları verdiği mütalaada yer alan sanık Akbulak, savunma yaptı.

İtirafçı olan eşinin, "KPSS'ye girdiğimde eşimin bana verdiği sorularla bire bir aynısı olduğunu gördüm. Soruları da daha önce ezberlediğim için 100 üzerinden 91 puan aldım." ifadesine açıklık getirmek istediğini belirten Akbulak, nezarethanede bekar FETÖ'cülerin bile dayanamayarak itirafçı olma yolunu seçtiğini, bu nezaret şartlarında eşinin dayanamamasını normal karşıladığını kaydetti.

"Bugün eşime hiçbir kırgınlığım da yoktur. Eşim bu şartlar altındaki mülakatlarda kabul etmeye zorlandığı için iddiaları içeren ifadeyi imzalamak zorunda kalmıştır." iddiasında bulunan Akbulak, ileri sürüldüğü gibi eşi ile katalog yolu ile evlenmediğini savundu.

Eşi ile ilgili KPSS iddialarının medyaya yansıdığını, medyadan buna ilişkin savunmasını da haber yapmasını beklediğini belirten Akbulak, "Eşim Isparta'da Almanca ağırlıklı eğitim veren bir süper liseden okul birincisi olarak mezun olan, üniversiteye de okul birinciliği kontenjanından yerleşen başarılı bir kişidir. Fizik öğretmenlerinin atama kontenjanlarının çok az olması ve her yıl yapılan ortalama 40-50 civarında atamanın tamamının Doğu ve Güneydoğu illerine yapılması, 4-5 yıl o bölgede çalışma zorunluluğu bulunması nedeniyle aile bütünlüğümüz bozulmasın diye Konya'da yaşadığımız 2009 yılına kadar KPSS sınavına girmedi. Ancak 2009 yılında taşındığım Siirt ili zaten bir Güneydoğu ili olduğu için KPSS'ye çalışmaya başladı." ifadelerini kullandı.

2010'da yapılan KPSS'de eğitim bilimleri sınavının kopya nedeniyle iptal edildiğini, eşinin bu sınavda 91 puan aldığını belirten Akbulak, toplamda 100 ve üzerinde doğrusu olan herkesin bir tespit olmaksızın şüpheli olarak değerlendirildiğini ileri sürdü.

O sıralarda ikinci çocuklarını beklediklerini ve iptal edilen sınavın yerine 31 Ekim 2010 pazar günü tekrar eğitim bilimleri sınavının yapılmasına karar verildiğini, sınavın yapılmasına üç veya dört gün kala sınav giriş belgesini bastırmak için ÖSYM'nin sistemine girdiğinde eşinin sınav merkezinin Ankara'ya alındığını öğrendiğini iddia eden Akbulak, o dönemde 37 aylık hamile olan eşinin Ankara'ya gidememesi nedeniyle rapor aldıklarını ve eşi için özel bir sınıf açıldığını öne sürdü.

Akbulak, kopya olarak değerlendirilmesi, sınava girmek için bu kadar çaba sarf etmesi ve sınavda sancılanması nedeniyle eşinin tekrar edilen sınavının çok başarılı geçmediğini ve bu nedenle 76 puan aldığını ileri sürdü.

Yeni doğmuş bebeklerine rağmen eşinin yine sınava hazırlandığını ve bu defa 89 puan aldığını ileri süren Akbulak, eşinin ikinci atama döneminde Siirt'e atandığını söyledi.

Akbulak, şunları savundu:

"Bu olaya ilişkin eşim bir defa bile ifadeye çağrılmamışken bu konuda onlarca, belki de yüzlerce kişi tutuklanmışken eşim 15 Temmuz darbe girişimi sonrası 3 ay açıkta kalarak tekrar görevine iade edilmişken bu iddialar neden bu dosya kapsamında mütalaaya yazılmıştır anlayamıyorum."

Akbulak, 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra örgütsel yazışmalar için tablet bilgisayar kullandığıyla ilgili iddiaların da doğru olmadığını öne sürdü.

Örgütün kriptolu mesajlaşma programı ByLock'u kullanmadığını iddia eden Akbulak, "ByLock programı kullanma iddiasını kabul etmemekle beraber bir an için bu programı kullandığım kabul edilse bile dosyamdaki ByLock raporuna göre bu programdan atılmış hiçbir mesaj ve mail, yapılmış hiçbir sesli arama bulunmamaktadır." ifadesini kullandı.

Örgütün talimatıyla bu ağa katıldığına dair teknik verilerle elde edilmiş hiçbir tespitin bulunmadığını savunan Akbulak, bu programı kullanmış varsayılması durumunda da bunun örgüt bağlantısını gösteren bir delil anlamına gelemeyeceğini iddia etti.

Akbulak, üzerine atılı suçlamaları reddederek beraatini istedi.

Duruşma, diğer sanıklar ve avukatlarının mütalaaya ilişkin savunmalarıyla yarın devam edecek.

309 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis isteniyor

Mütalaada, eski Siirt 3. Komando Tugay Komutanı tuğgeneral Ahmet Şimşek, eski Tugay Komutan Yardımcısı albay Alican Erkiletlioğlu, eski İl Jandarma Komutan Vekili albay Necati Metin, eski Eruh 2. Komando Tabur Komutanı yarbay İsmet Çehreli, eski Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı Tabur Komutanı kurmay yarbay Coşkun Karğın'ın da aralarında bulunduğu 309 sanığın "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle, bir sanığın da "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan cezalandırılması, 22 sanığın ise beraati talep edilmişti.

Şimşek, Erkiletlioğlu, Metin ve Çehreli'nin de aralarında bulunduğu sanıklar, "Anayasa'yı ihlal", "yasama organına karşı suç işlemek", "hükümete karşı suç işlemek" ve "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlarından yargılanıyor.